Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

"Ölüleri Gömün" skandalı: 5

 

 

SKANDAL KONUSUNDA

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İFTİRALARINI

HİLMİ BULUNMAZ NASIL YANITLADI?

 

 

 

 

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI / 28 Temmuz 2007

 

    

"Ölüleri Gömün skandalı" (Bu da yeni, onu da bir ara belki ele alırım, ama şu kadarını söyleyeyim ki, çevirisinin artık oynanması ve 3-5 kuruş kazanmasına yönelik, hepsi bu.)

 

(Bakınız: Demirkanlı, "Hay Allah". Bu yazı ilk kez tiyatrom.com'da yayınlanmıştır. 28 Temmuz 2007.)

 

 

 

HİLMİ BULUNMAZ / 31 Temmuz 2007

    

Gelelim, Demirkanlı'nın en zavallı iftirasına / yalanına:

Demirkanlı diyor ki:

"… 'Ölüleri Gömün skandalı' (Bu da yeni, onu da bir ara belki ele alırım, ama şu kadarını söyleyeyim ki, çevirisinin artık  oynanması ve 3-5 kuruş kazanmasına yönelik, hepsi bu)"

Demirkanlı'yı değerlendirelim:

Ortada bir gerçek var: "Ölüleri Gömün", İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Şakir Gürzumar yönetiminde sahnelenmek üzere gündeme geliyor ve provaların başlaması için oyuncular ve teknik kadronun genel müdürlük tarafından onanmış/imzalanmış listesi DT'nin panosuna "asılıyor"… Ne var ki, sansürcüler tarafından engellenip, oynatılmıyor. Sol memesinin altında lağım çukuru değil de yürek bulunan herkesin bu engellemeye karşı çıkması gerekiyor. Ama Demirkanlı gibi sansürcü alçaklarda o yürek nerede? Onlar sansüre karşı çıkmak yerine, bu olayda da, sansürü ve sansürcüleri savunuyor. Demirkanlı da, sansürcü olduğundan, bu alçaklığı yapıyor

Yaşamımda gördüğüm, para için sanatsal onurunu satmayacak ender kişilerden biri olan Büktel, AKBANK çanağını yalayan sansürcü Demirkanlı tarafından, nasıl olur da, böyle alçakça değerlendirilir?!... "Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi"nin şu anda onuncu bölümünü yazmakta olan, artık bir Demirkanlı uzmanı olmuş olan ben Hilmi Bulunmaz bile, alçaklığın bu derecesini anlamakta zorlanıyorum!!!

(Bakınız: Bulunmaz, "Demirkanlı Yalanlarını Sürdürüyor". Bu yazı ilk kez tiyatrom.com'da yayınlanmıştır. 31 Temmuz 2007)

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI / 1 Ağustos 2007

 

    

Sayın Vekil, “Ölüleri Gömün” ile ilgili Sayın Müvekkiliniz aklı sıra aba altından sopa gösterme kurnazlığı yapıyor. Sayın Vekil, “Ölüleri Gömün” değil sadece, tüm oyunlar askıya alındı İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda ve diğerlerinde de, henüz Koordinasyon Toplantısı bile yapılamadı. Nedeni ise, tamamen akçasal, kendi sorunları yani. Seçilmiş oyunlar vs değil. Zaten Sayın Vekiliniz de eski defterleri açarak, aklı sıra gözdağı vermeye çalışıyor. “Bakın sizin için de yazarım ha!” demeye getiriyor. Ve müvekkiliniz, ön almak için, 22 Haziran 2007 tarihinde “’Ölüleri Gömün’ skandalının günümüzde vardığı yeni aşamaları aktarmaya başlamadan önce, skandalın geçmişini hatırlatmayı uygun buluyoruz.” başlığı ile yazılarına başlıyor, aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen, bir türlü “Skandal” ile buluşamıyoruz ve merakımız her geçen gün büyüyor. Bunun nedenini siz hiç merak ettiniz mi Sayın Vekil, merak edip de müvekkilinize sordunuz mu? Ben söyleyeyim size, önce kaldırıldığını sandı, sonrasında arada kaldı, dur bakalım, belki de sahnelenecektir, deyip, beklemeye başladı. Sahnelenirse, Türk Tiyatrosu yeni bir skandaldan mahrum kalacak, sahnelenmezse, yeni, nur topu gibi bir skandalımız daha olacak. Ve eğer repertuvar değişirse, -ki sanırım değişecek- değişen oyunların hepsi bir yana konulacak, varsa yoksa müvekkilinizin çevirdiği oyun için sayfalar dolusu yazılar yazılacak. Bunları da kendi üslubumuzla haber yapmamız yetmeyecek, tüm portalı/portalları müvekkilinize ayırmamız istenecek, olmadı mı, gelsin “Vay sansürcüler” feryatları. Yani müvekkiliniz şımarık çocuklar gibi sürekli ağlıyor/ağlayacak. Bakın, tiyatrom.com’daki anket de size bir şeyler anlatmıyorsa, üzgünüm yapacak bir şey yok veya okurlar da sansürcü.

 

Evet Sayın Vekil, “…’Ölüleri Gömün Skandalı’ (Bu da yeni, onu da bir ara belki ele alırım, ama şu kadarını söyleyeyim ki, çevirisinin artık oynanması ve 3-5 kuruş kazanmasına yönelik, hepsi bu)" diye belirttiğim görüşlerimin arkasındayım. Sayın Müvekkilinizin tek derdi oyunun sahnelenmesi ve 3-5 kuruş kazanması, kötü de olmaz, bence bir sakıncası da yok ama kendi şahsi menfaatlerini “Skandal” başlıklarıyla sunup, ilgilenmeyenleri de sansürcülükle itham etmesin, ayıp oluyor ama.

 

Yok, bununla ilgili değil, diyorsa/diyorsanız, şu “Ölüleri Gömün Skandalı”nı daha da bekletmeden okura sunun. Hemen, beklemeden. Ya sahnelenirse umudu tükendi, artık yayımlayabilir, eğer azıcık umudu varsa da, umutlanmasın derim. Ağlamaya başlayabilir artık, ama göreceksiniz bir önceki sanat yönetmeninin repertuvarında olup da, yeni sanat yönetmeninin uygun bulmayıp, oluşturduğu kendi repertuvarındaki tek “Skandal” Ölüleri Gömün olacaktır. Sayın Vekil, yazınızda:  Ortada bir gerçek var: ‘Ölüleri Gömün’, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Şakir Gürzumar yönetiminde sahnelenmek üzere gündeme geliyor ve provaların başlaması için oyuncular ve teknik kadronun genel müdürlük tarafından onanmış/imzalanmış listesi DT'nin panosuna "asılıyor"… Ne var ki, sansürcüler tarafından engellenip, oynatılmıyor.” Bu açıklamanızı yapmadan önce müvekkilinize danışmış mıydınız? Onu zor durumda bırakmış olmayasınız?!

 

Neyse dürüstlükleriyle maruf vekil ve müvekkil, ben kendi adıma gerçekten şu “Ölüleri Gömün Skandalı”nı iyice merak etmeye başladım. Hoş, sizler için Sayın Müvekkilinizin kuyruğuna basmayan hiçbir şey skandal olmuyor ya bu ülkede, neyse.

 

(Bakınız: Demirkanlı, "Vekalet Dönemi". Bu yazı ilk kez tiyatrom.com'da yayınlanmıştır. 1 Ağustos 2007.)

 

 

 

HİLMİ BULUNMAZ / 3 Ağustos 2007

    

Demirkanlı diyor ki:

"Sayın Vekil, 'Ölüleri Gömün' ile ilgili Sayın Müvekkiliniz aklı sıra aba altından sopa gösterme kurnazlığı yapıyor."

Demirkanlı'yı değerlendirelim:

Bizce, Büktel, aba altından sopa gösterecek denli alçalamaz. O daima "açıkça mertçe Türkçe" konuşur. Sopayı açık seçik gösterir ve gösteriyor… DT yöneticilerini uyarıyor, "Ölüleri Gömün" gibi savaş karşıtı şaheserlerin en önde geleni olan bu müthiş oyunu, hele de dünyanın kana boğulduğu böyle bir dönemde sahnelememek, ödenekli bir kurum için büyük bir ayıp ve suçtur diyor.

Hele hele, bu oyun DT yönetimince kadrosu onaylanmışken, Şakir Gürzumar gibi yüksek kalibreli bir yönetmen tarafından oyuncu seçmeleri yapılmışken, 500 kadar genç oyuncu bu seçmelere katılmışken, seçilen gençlerden ve deneyimlilerden pırıl pırıl bir kadro oluşturulmuş ve bu kadro genel müdürlükçe onanmış, listesi "asılmışken", okuma provaları yapılmışken, (Coşkun Büktel'in çok önceden tahmin ettiği ve Şakir Gürzumar'a da söylediği üzere) "Ölüleri Gömün"ü panodan kaldırmak, suçtan öte skandaldır...

Ama Demirkanlı gibi sol memesinin altında yürek yerine lağım çukuru bulunan reziller, sırf Coşkun Büktel üç kuruş para kazanacak korkusuyla, bu skandala/engellemeye karşı çıkmak yerine, engelcileri/sansürcüleri destekliyorlar. Eğer Coşkun Büktel güneşin doğmasından para kazanıyor olsa, siz karanlık yarasalar, güneşin doğmasına da karşı çıkacaksınız! Alçak herifler! İnsanda bir gıdım utanma olmaz mı, yahu!...

Demirkanlı diyor ki:

"Sayın Vekil, 'Ölüleri Gömün' değil sadece, tüm oyunlar askıya alındı İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda ve diğerlerinde de, henüz Koordinasyon Toplantısı bile yapılamadı. Nedeni ise, tamamen akçasal, kendi sorunları yani. Seçilmiş oyunlar vs değil"

Demirkanlı'yı değerlendirelim:

O dolmaları sana yutturmuş ve herkese yutturabileceklerini sanıyor olabilirler. Hayır, tüm oyunlar askıya alınmadı. Mesela, Yücel Erten'in oyunu askıya alınmadı. Evet, tek başına "Ölüleri Gömün"ü kaldıracak kadar şapşal değiller. Ama bu ince taktiklerle sadece senin gibi şapşal kurnazları kandırabilirler. Para yokmuş. Ne olacak yani? DT'nin kapısına kilit mi vurulacak? Artık yeni oyun yapılmayacak mı? Hayır, elbette yapılacak! Ama bakalım "Ölüleri Gömün" o zaman ne olacak. Bakalım skandal bu kadarla mı kalacak, yoksa her şeyin (bütün o oyunların askıya alınmasının) Büktel tarafından çok önce tahmin edildiği gibi, aslında "Ölüleri Gömün"ü iptal etmenin bir bahanesi olduğu mu anlaşılacak. Bekleyip göreceğiz bakalım! Evet, haklısın, Büktel de bekliyor. Skandal hakkında yazacağı yeni yazıyı planlamak için, skandalın varacağı son aşamayı bekliyor. Çakacağı tokadın ne kadar şiddetli olması gerektiğine karar vermek için bekliyor.

Demirkanlı diyor ki:

"Zaten Sayın Vekiliniz (kimin vekili, kim kimin vekili, kim kime vekil, kim kime dum duma vekil?!... - Oyun) eski defterleri açarak,aklı sıra gözdağı vermeye çalışıyor. 'Bakın sizin için de yazarım ha!' demeye getiriyor."

Demirkanlı'yı değerlendirelim:

Gözdağı filan vermiyor: Adam açıkça, "Ölüleri Gömün" gibi bir oyunu iptal etmenin skandal olduğunu bunu geçmişte affetmediğini, gelecekte de affetmeyeceğini, gümbür gümbür söylüyor. (Editör notu: Bakınız: Coşkun Büktel, "
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN DEVLET TİYATROSU "EVET" DEDİ, FAZİLET PARTİSİ'NİN ŞEHİR TİYATROSU "HAYIR" DİYOR") Merak etme, Büktel'in ne dediğini herkes anlıyor. İnsanların Büktel'i anlamak için senin tercümanlığına (yada niyet okumana) ihtiyaçları yok.

Demirkanlı diyor ki:

"Ve müvekkiliniz, ön almak için 22 Haziran 2007 tarihinde ' 'Ölüleri Gömün' skandalının günümüzde vardığı yeni aşamaları aktarmaya başlamadan önce, skandalın geçmişini hatırlatmayı uygun buluyoruz' başlığı ile yazılarına başlıyor, aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen, bir türlü 'Skandal' ile buluşamıyoruz ve merakımız her geçen gün büyüyor."

Demirkanlı'yı değerlendirelim:

Skandalla buluşabilmen için, önce skandallara gülüp geçmeyen, ahlaklı ve mert bir insan olman gerekir. Senin gibilerin skandalla buluşabilmesi mümkün değildir. Çünkü sen zaten kendin skandalsın. Skandalla buluşamıyormuş!... Yahu, "Ölüleri Gömün" gibi bir oyun, onca insanı rencide etmek pahasına ve tam Büktel'in tahmin ettiği üzere, iptal edilmiş. Daha hangi skandalla buluşmayı bekliyorsun?! Dangalak herif! Skandal nedir ki senin için? Erbakan'ın deyimiyle: Fasa fiso! Büktel'in açıkladığı her skandal sizin için fasa fiso değil mi?

"Ölüleri Gömün", şimdiye dek halktan, doğrudan, iyiden… yana pek az iş yapmış Devlet Tiyatroları'nı, estetik ve etik anlamda, önemsememize yarayabilir. Küçücük de olsa, umutlanmamıza neden olabilir. İnsanların milliyetçilik, vatanseverlik sözleriyle ölüme sürüklendiği günümüzde, bu tür oyunlara ivedilikle gereksinim duyuyoruz. Sırf Coşkun Büktel 3-5 kuruş kazanamasın diye, böyle bir oyunun engellenmesini istemek; alçaklıktır, pespayeliktir, şerefsizliktir!... Eh, bu saydıklarım zaten senin tescilli özelliklerin olduğuna göre, sansürden yana olmanda şaşırtıcı bir şey yok!

Demirkanlı diyor ki:

"Sayın Vekil, yazınızda: 'Ortada bir gerçek var: 'Ölüleri Gömün', İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Şakir Gürzumar yönetiminde sahnelenmek üzere gündeme geliyor ve provaların başlaması için oyuncular ve teknik kadronun genel müdürlük tarafından onanmış / imzalanmış listesi DT'nin panosuna 'asılıyor'… Ne var ki, sansürcüler tarafından engellenip, oynatılmıyor.' Bu açıklamanızı yapmadan önce müvekkilinize danışmış mıydınız? Onu zor durumda bırakmış olmayasınız?!"

Demirkanlı'yı değerlendirelim:

Salt bu açıklamamı yapmadan önce değil, her zaman görüşüyorum Coşkun Büktel ile… Sizin deyiminizle müvekkilimle… Büktel'i zor durumda bırakmak isteyen, ama bir türlü bırakamayan alçaklardan biri olmadığımdan, sürekli olarak görüşme halindeyiz… Büktel ile ilgili bir yazı yazdığımda, kendisine göstermek zorunda olmasam da, ben gösterip, yazarlık deneyiminden yararlanma anlamında, mutabakat sağlıyorum. "Ölüleri Gömün" ile ilgili de, kendisiyle görüştüm ve mutabakat sağladık. Büktel, Devlet Tiyatroları'ndan 3-5 kuruş sadaka almak için, pusuya yatıp bekleyecek denli alçak biri değil!...

Demirkanlı diyor ki:

"Gelsin 'Vay sansürcüler' feryatları."

Demirkanlı'yı değerlendirelim:

Büktel'in hiçbir zaman feryat ettiğini, (senin kastettiğin anlamda) "ağladığını" görmedim. Ancak, şunu çok gördüm: Büktel'in sopasını yiyenler (Demirkanlı dahil) feryat figan etmişlerdir; Büktel hiçbir zaman ağlamamış ama Demirkanlı gibilerin analarını ağlatmıştır. Büktel'in yazılarını okuyanlar, üslubunu tanıyanlar, bu feryat-figan iddiasına acaba nereleriyle gülecek?...

Büktel'i kendinle karıştırma! O, aforoz edilmiştir, tüm yeteneklerine rağmen parasızdır, kirasını ödemekte sorunlar yaşar, açlığa, soğuğa, sefalete dayanmak zorunda kalır; ama asla "Çığlık" atıp dilenmez! Seyyar satıcılık yapar, yine dilenmez! Hakkını istemek için, feryat figan etmez! Adamın yakasına yapışıp hesap sorar! Alçakları, çanak yalayıcı yalancıları, şerefsizleri teşhir ve kepaze eder. Vandallara dünyayı dar eder. Bak, Özdemir Nutku, OYÇED'in başında kalabildi mi? Büktel'den onca sopa yedikleri halde, OYÇED üyeleri gık diyebildi mi? Hesapta onlar da yazar! Ama Büktel'e gık diyemezler! Çünkü Büktel, insanları senin gibi kanıta muhtaç salakça iddialarla, niyet okumalarla suçlamak yerine; reddedilmez, karşı konulmaz, matematik kesinlikte somut kanıtlarla, somut doğrularla, zeka, vicdan ve mantıkla darmadağın eder. Teşhir ve kepaze eder. Cezalandırır...

Feryat-figan, ha!... Siz rüyada geziyorsunuz. Havada yürüyorsunuz. Ayaklarınız yere basmıyor. O nedenle, Büktel'den cevap aldığınızda, kıç üstü düşmüş gibi fena halde yaralanıyor, daha fazla hırslanıyor, rövanş alana kadar, bu iş sürsün diye, feryat-figan gibi salakça kışkırtmalarla Büktel'i kendi çukurunuza çekmeye çalışıyorsunuz. Ama Büktel bir yazar olarak kendini tekrarlamaktan elbette hoşlanmıyor. O nedenle, sana cevap vermek için, önce kanıtlanmış yalanların için özür dilemeni şart koşuyor...

Ama ben, Büktel kadar "yazar" değilim. Seninle uğraşmayı iş edinebilirim. Seni sıçtığın yere kadar kovalayabilirim. Ve kovalamaya kararlıyım. Ne demişler? Dinsizin hakkından imansız gelir...

(Bakınız: Bulunmaz, "Yalanı Yalanla Örtmek". Bu yazı ilk kez tiyatrom.com'a gönderilmiş ama tiyatrom.com sahibi A. Ertuğrul Timur tarafından sansür edilerek, yayınlanması reddedilmiştir. Yazı, bunun üzerine ancak ertesi gün ve ilk kez tiyatroyun.com'da yayınlanmıştır. 3 Ağustos 2007.)

 

"ÖLÜLERİ GÖMÜN" SKANDALI:

 

Yazıların tümü Coşkun Büktel tarafından yazılmış ve tarih sırasıyla sıralanmıştır.

 

1. Neler Olmuştu?

2. Devlet Tiyatrosu "Evet" dedi, Şehir Tiyatrosu "Hayır" diyor

3. Büktel'in dilekçesi ve Şehir Tiyatrosu'nun "cevabı"(!)

4. 2003 Yılındaki bir röportajda neler demiştim?

5. Skandal konusunda Mustafa Demirkanlı'nın iftiralarını Hilmi Bulunmaz nasıl yanıtladı?

6. 2007 Yılındaki Vatan gazetesi röportajında neler dedim (demiş oldum)?

7. KÜltür Bakanı Ertuğrul Günay, DT Genel Müdürü Lemi Bilgin'i Derhal Görevden Almalıdır

 

8. Firuzan Tercan Olayına dair Büktel Yorumuna Sansür

 

 

coskunbuktel.com'dan

 

BONUS:

 

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN tiyatroyun.com'DA YAYINLANMIŞ

"DEMİRKANLI'NIN KİRLİ ÇAMAŞIRLARI SERİSİ"NİN LİNKLERİ:

 

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Bir
YENİ YAZARIMIZ: MUSTAFA DEMİRKANLI

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: İki
DEMİRKANLI İKİNCİ YAZISIYLA DERGİMİZDE

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Üç
DEMİRKANLI ÖLÜNÜN ARKASINDAN YAZIYOR

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Dört
DEMİRKANLI İŞBAŞINDA

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Beş
DEMİRKANLI TEMİZ OLMAYA ÇAĞIRIYOR

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Altı
DEMİRKANLI ANA AVRAT KÜFREDİYOR

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Yedi
DEMİRKANLI KİŞİLERLE UĞRAŞIYOR

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Sekiz
DEMİRKANLI TİYATROYU ZEHİRLİYOR

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: Dokuz
DEMİRKANLI PANELİZME BEL BAĞLAMIŞ

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: On
DEMİRKANLI YALANLARINI SÜRDÜRÜYOR

Demirkanlı'nın Kirli Çamaşırları Serisi: On Bir
YALANI YALANLA ÖRTMEK

 

 

Bulunmaz'ın sitemizde yayınlanmış diğer yazılarına ulaşmak için mavi renkli Hilmi Bulunmaz sözcüklerini tıklamanız yeterli olacaktır. 

 

Büktel/Demirkanlı/Bulunmaz polemiğinin tüm yazılarına ulaşmak için aşağıdaki başlığı tıklayınız:

BÜKTEL/DEMİRKANLI/BULUNMAZ POLEMİĞİ