![]() |
| Anasayfa | Polemik | İnceleme | Büktel Hakkında | İlkemiz | Büktel'in Gör Dediği | Arşiv | İletişim |
|
FACEBOOK YAZISI
COŞKUN BÜKTEL'İ "KÜFRETMEKLE"
SUÇLAYAN ÜSTÜN AKMEN, YÜCEL ERTEN'İN "DALYARAK" DOZUNDA KÜFÜRLERİNİ
HATIRLAMAK İSTEMİYOR
Dün akşam Küçük Sahne'de yapılan "açık(?) oturumun" yöneticisi, linççi Üstün Akmen, durup dururken, tek kelime etmeksizin seyirciler arasında oturmuş efendice paneli izlemekte olan Coşkun Büktel'e, adını da vererek, küfürbaz olduğu iddiasıyla sataştı. Büktel'in belgeli yazılarına cevap veremeyen linççilerin, o yazılardaki bazı (haklı olduğu oranda sert) ifadeleri bahane ve o ifadelerdeki haklılığı göz ardı ederek, Büktel yazılarını "küfür" ya da "hakaret" diye karaladıkları biliniyordu. Ama karalama, hiçbir zaman dün akşamki kadar damdan düşme, dün akşamki kadar kışkırtıcı, dün akşamki kadar tutarsız olmamıştı. Çünkü, Büktel'in asla kullanamayacağı kadar galiz, apaçık küfürleri yazı diline dökebilmiş tiyatromuzdaki tek adam olan Yücel Erten, oturumun yöneticisi Akmen'in hemen yanıbaşında konuşmacı sıfatıyla oturmaktaydı. Akmen, "Ortadaki sandık sike sike usandık", "dalyarak", "dörtveren", "Çüktel" gibi, (sözlüklere asla giremeyecek kadar galiz) küfürleri yazı dilimize "kazandıran" Yücel Erten'in yanı başında oturmakta olduğunu mu unutmuştu? Yoksa o küfürleri Mustafa Demirkanlı gibi Akmen de mi mazur görüyordu? (Bakınız: http://www.coskunbuktel.com/buktelyildizsahnesikapatmasi.htm) Yoksa "ben küfüre küfür demem Büktel söylemedikçe" diye (tezekten daha değersiz) bir teze mi inanıyordu? Yoksa yamacına oturttuğu Yücel Erten'in adlı adınca yazdığı o galiz küfürleri hatırlamak bile istemiyor muydu? Üstün Akmen'e ve bilmeyen/hatırlamayan/hatırlamak istemeyen herkese, bir arşiv yazımızla, kaynak ve belge göstererek açıklıyor/hatırlatıyoruz:
ARŞİV: Linççilerin "sıvaları"
dökülüyor:
(KAYNAK: Yücel Erten'in kendi facebook
sayfası.
http://www.coskunbuktel.com/yucelertenkufur.htm
)
http://www.coskunbuktel.com/bukteldemirkanlisavcibuktelianlamadi.htm
BONUS
BEN, FOTOĞRAFIMI FOTOSHOP'LA PENİSE
YAPIŞTIRAN, BENİ DANSÖZ OLARAK GÖSTEREN
TAKMA İSİMLİ SAPIKLARA
BİLE (YÜCEL ERTEN'İN ADEM DİNÇ ADLI MASUM VATANDAŞA
YÖNELTTİĞİ KÜFÜRLER KADAR) GALİZ KÜFÜRLER YÖNELTMEDİM; (Bakınız:
Yücel Erten'in belgeli küfürleri)
ONLARA (YALNIZCA O TAKMA İSİMLİ SAPIKLARA) OROSPU ÇOCUĞU DEYİP
GEÇTİM. ÜSTÜN AKMEN'E İSE HİÇ HAKARET ETMEDİM.
BENİM AKMEN'E KARŞI HİÇBİR KİŞİSEL KİNİM BULUNMADIĞI, ZAMANINDA ONU HAMİT DEMİR'İN ÖFKESİNE KARŞI SAVUNAN ŞU DEĞİNİ YAZIMDAN DA BELLİ:
Hamit Demir'den, Üstün Akmen'e veryansın: "Üstün Akmen'in seviyesizliğidir bu!"
Coşkun Büktel Akmen'in beni ve Hilmi Bulunmaz'ı da kızdırmış olan bu ifadesi, Demir'i çok daha fazla kızdırmış; yaptığı açıklamada Akmen'i "elitist" ve "megaloman" olmakla, "ayrımcılık ve kafatasçılık" yapmakla suçladığı gibi, açıklamasını "Binlerce kere 'yuh' sizlere..." diye bitirmekten de geri durmuyor. Bu siteyi izleyen herkes bilir ki, sözünü sakınmadan konuşan insanları severim (bu ülkede öyle insanların sayıları nesli tükenmekte olan kelaynakların sayılarından bile çok daha azdır.) Yine herkes bilir ki, Üstün Akmen'i sevmem. Ama hakikati (en çok hakikati) sevdiğim için, Demir'in açıklamasını hakikat adına eleştirmek zorundayım: Demir diyor ki:
"N'olurmuş acaba tinerciler
ve berduşlar iki saatliğine sıcak bir yuvaya girseler? Tabi canım
girmesinler. Sizin sırça köşklerinizi kirletmesinler, elyaf
koltuklarınızı işgal etmesinler. Sonra o koltuklara tekrar oturmak
için dezenfekte parası çıkar cebinizden mazallah!
Ben, tinerci olmasam bile, okumak için İstanbul'a ilk geldiğimde aylarca sokakta yatmış ve bitlenmiş bir kişiyim. (Bakınız: Büktel'in Postexpress'e verdiği röportaj: "Haklılar Değil, Suçlular Güçlü") Üstün Akmen'in tinercileri ve berduşları "kaliteli" saydığı insanlardan ayrı tutarak aşağılayan elitist tavrı, hiç kuşkusuz, beni de öfkelendirdi ve Hilmi Bulunmaz'ın bu konuda yazdığı yazıya link verirken bu öfkemi belirttim. (Bakınız: "Link yazısı") Ama ben, insanların, tinercilere olan sempatilerini belirtmek için, onlarla yan yana tiyatro seyrederek, onlar gibi bitlenmesini şart koşmayı mantıklı bulamam. Tiyatroları tinercilere ve berduşlara mekan yapmayı da öneremem. Tinerciler ve berduşlar için elbette bazı mekanlar olmalı ama bu mekanların adı tiyatro olmamalı. Böyle bazı mekanlar zaten var; ama yalnızca sayıları değil, tecrübeyle biliyorum ki, tinercilere yaklaşımları da yetersiz: Bundan on yıl kadar önce, Hayri Alan adlı bir arkadaşımla birlikte (kendisi ÇASOD üyesidir ve yıllardır Berlin'de yaşıyor) üç ya da dört tinerci çocuğu, ikna ederek, Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları hastanesinin, o tür bağımlılarla ilgili birimine götürmüş ve yerleştirmiştik. Ama çocuklar üç gün sonra geri dönmüşlerdi. O birimin sorumluları, o çocukları, tedavi tamamlanıncaya kadar orada tutabilecek bir yaklaşım göstermeyi ya tercih etmemiş ya da becerememişti. Tinercileri ve berduşları sahiplenmek, onlara kamunun tiyatrolarını vermek gibi aydan arsa bağışlamaya benzer absürd önerilerle ya da Akmen'e "yuh" çekmekle olmaz! (Ne de olsa, tiyatroda oyun seyrederken bitlenmek ya da tiner koklamak, yalnızca Akmen'in değil, hiçbirimizin hoşuna gitmez.) Hilmi Bulunmaz, Akmen'i cevapladığında, tinercilere ve berduşlara kamu kesesinden cömertlik yapıp aydan arsa bağışlamak yerine, kendi cebinden ve "somut" bir taahhütte bulunmuştu: (Bakınız: Bulunmaz, "Berduşlar tiyatromuza gelip ısınabilir!") Hamit Demir, "Üstün Akmen'in seviyesizliğidir bu" başlıklı açıklamasını, 22 Kasım 2006'da yapmış. Böylesine çarpıcı bir başlıkla yapılmış bir açıklamayı daha önce görseydim, kesinlikle, "gördüğüm anda" link verirdim. Ama tiyatromuzun belli başlı sitelerinin en azından ana sayfalarını her gün (bazen günde iki-üç kez) mutlaka ziyaret etmeme rağmen, aynı özenle Demir'in sitesinin ana sayfasına da her gün bakıyor olmama rağmen, "Üstün Akmen'in seviyesizliğidir bu!" şeklindeki o çarpıcı başlığı daha önce görmemiştim. Çünkü Demir, o başlıkla yaptığı açıklamayı, kendi sitesinde, bir okur yorumu olarak, farklı başlıktaki bir sayfanın en dibinde bir dipnot gibi yayımlamış. Söz konusu sayfanın linkini aşağıda veriyorum. Demir'in açıklamasını okumak için sayfanın en dibine bakmalısınız: "Üstün Akmen'in Seviyesizliğidir bu!"
NOT: 2006 tarihli yazımızda Hamit Demir'in yazısına verdiğimiz yukarıdaki link (Demir'in tiyatroevi.com adlı sitesi kapandığından) artık çalışmıyor.
|
© coskunbuktel.com