Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir örnek: "123. bölüm"den...

 

 

 
 
 
Barış Büktel'in canlandırdığı öğrenci Ali,
Zehra'yı kaçıran çetenin adamlarıyla pazarlık ediyor

 

 

 

 

Coşkun Büktel

 

 

 

  

   

                              Barış Büktel

 

ÜSTÜ SARIYA BOYANMIŞ SATIRLAR COŞKUN BÜKTEL'İN SENARYOYA EKLEDİKLERİDİR.

(ÜSTÜ ÇİZİLİ SATIRLAR BÜKTEL'İN SENARYODAN ÇIKARDIKLARIDIR.)

 

1.      MEKAN/İÇ/GÜN

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

2.Adam’ın silahı hala Ali’nin başına dayalı,

1.Adam Ali’nin üstünü aramayı

bitirir. 1.Adam da silahını Ali’ye

doğrultur.

2.ADAM – Geç geç geç... Şuraya çabuk...

Ali’yi iterler, Ali yere düşer.

1.ADAM – Diğeri nerde?

ALİ – Kim?

1.Adam Ali’ye bir tane vurur.

1.ADAM – Salağa yatma lan! Kızı sokak sokak ararken yanında olan adamı soruyorum?! Kızın dayısı. Nerde o?!

ALİ – Kemal Hoca mı? O... O korktu... Gelemedi. O, geride kaldı, tedbir olarak... Herhangi bir kalleşliğe uğrama ihtimalini düşünerek, ikimiz birlikte gelmek istemedik. İyi düşünmüşüz.

2.Adam Ali’nin yakasına yapışır,

yerden hızla kaldırıp duvara çarparken...

2.ADAM – Dalga mı geçiyosun lan sen bizimle. İkinizin de gelmesi gerekiyordu! Nerde öteki?!

Ali adamlara bir kafa darbesiyle

saldırarak karşılık verir. Adamlar

Ali’yi yeniden kıskıvrak yakalar.

ALİ: Bırakın beni salaklar! Buraya her ihtimali hesaplayarak geldiğimi düşünemiyor musunuz?

Adresiniz, Kemal hoca’nın elinde! Polis de Kemal hoca’nın peşinde... Bana bi şey olursa, hepiniz yanarsınız.

2. ADAM: Neden geldin buraya? Bizi yakalamak ya da yakalatmak için mi?

ALİ: Belki makul insanlarsınızdır diye düşündüm. Bu işten başınız ağrımadan sıyrılmak hatta bi miktar para da kazanmak, sizi ilgilendirir diye düşündüm.

1. ADAM: Para mı? Ara şunun üstünü!

ALİ: Ya saçmalamayın! Cebimdeki bozukluklardan bahsetmiyorum. Elli bin Dolar’dan bahsediyorum.

2. Adam Ali’nin ceplerini aramayı

bitirerek, üç-beş banknotu gösterir.

2. ADAM: Bundan başka bi şey yok!

1. ADAM: İyi ya, at cebine!

2. ADAM: Onun cebine mi?

1. ADAM: Kendi cebine, Salak! Ölülerin paraya ihtiyacı olmaz.

ALİ: Bu saçma laflarla korkutamazsınız beni! Elli bin Doları alıp bu işten sıyrılmak varken, beni niye öldüresiniz ki?

1. ADAM: Nasıl alıcaz o parayı?

ALİ: Çok basit, Zehra’yı getireceksiniz ve size parayı seve seve ödeyip üstüne teşekkür bile edicez. Zehra’yı teslim ederseniz, tüm olanları bir anda unutacak kadar mutlu olacağımızdan emin olabilirsiniz.

1. ADAM: Peki 50 bin Dolar’ı nerden bulucaksınız?

ALİ: Orası kolay! Para Türkiye’den istediğiniz hesaba yatacak.

1. ADAM: Peki ya kabul etmezsek?

ALİ: Kabul etmezseniz, delisiniz demektir. O zaman bi delilik edip beni öldürebilir ve birkaç saat içinde yakalanıp beş parasız olarak hapsi boylarsınız. Ve ömrünüz boyunca hücre duvarındaki karafatmaları sayarak eğlenmeye çalışırsınız.

2. ADAM: Hey, bu herifin ağzı bayağı iyi laf yapıyo!

1.ADAM: Kendini çok akıllı sanıyorsun, di mi?

ALİ: Eh, aklımdan bi zorum yok!

1. ADAM: Oysa aptalın tekisin! Buraya her ihtimali düşünerek geldiğini söylüyosun. Ama neye bulaştığının farkında bile değilsin. Bu işin çapından haberin bile yok. Olsaydı, bize 50 bin Dolar teklif etmenin ne kadar komik olduğunu bilirdin. Sen bizi ne sanıyosun, gerzek?!! Kenar mahalle çetecileri mi? Bu, milyar Dolarlık bi iş! Elli bin Dolar’ın yüz katını sırf rüşvet dağıtmak için harcıyoruz biz.

ALİ: Ben size yalnızca elli bin Dolar teklif etmedim. O sadece bonustu. Ben size hayatınızı kurtarmayı teklif ettim.

1. ADAM: (2. Adam’a) Hakkımızda hiçbi şey bilmiyo! Vur onu!

Ali’nin renk vermemeye çalışan

endişeli bakışlarında keseriz.

 

1.Adam Ali’yi diğer adamın

elinden alıp dövmeye başlarken...

1.ADAM – Tuzak kurdunuz dii mi bize? Polisleri de getirdin buraya dii mi? Nerdeler?! (2.Adam’a) Bak etrafa bakalım gelen giden var mı?

2.Adam pencereden dışarıya bakar.

1.ADAM – Nerdeler söyle!

ALİ – Yemin ederim tuzak falan yok. Yalnızca ben geldim!

1.ADAM – Kes lan! Biz de yedik! Ne hikmetse Zehra’nın dayısı, korkusundan yeğeni için kılını bile kıpırdatmıyor ama sen hiçbir şeyin olmayan biri için hiç düşünmeden gelebiliyorsun buraya...

ALİ – (güçlükle konuşur) Zehra benim arkadaşım! Lütfen! Yalan söylemiyorum! Kimsenin tuzak kurduğu falan yok. Polislere haber verseydim Zehra’ya zarar vericeğinizi biliyorum! Böyle bi şeyi niye yapayım? İnanın bana. Polis yok, başka kimse yok. Sadece ben varım.

Adamlar, biraz sakinleşmiştir.

1.ADAM– Şimdi söyle bakalım. Bizim hakkımızda ne biliyorsun?

Ali, şaşkındır.

2.ADAM – Dilini mi yuttun lan? Günlerdir peşimizdesiniz? Ne bulduysan anlat!

Ali, bir şey diyemez.

1.ADAM – Noldu lan üzüldün mü? Buraya sahiden de kızın yerini sana söyleyecek birilerini bulmaya mı geldin. Biz istemezsek o kızın yerini size kimse söylemez. Kolay mı lan bizim elimizden birini almak.

Ali, adamların Kâhir’in adamları

olduğunu anlamıştır.

 

 

 

BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

Yukarıdaki sahnenin yer aldığı "47. bölüm"ü video olarak izlemek için, aşağıdaki başlığı tıklayabilirsiniz:

Not: youtube kapatıldığı için "Arka Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni bölümlerin videoları için "Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine bakabilirsiniz:

http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5

 

Ayrıca bakınız: BARIŞ BÜKTEL BİYOGRAFİSİ