"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV
DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir
örnek:
"23. bölüm"den...

Bülent Emin Yarar'ın canlandırdığı Kemal hoca,
eğitimden ne anladığını anlatıyor:
Coşkun Büktel
Kemal hoca
hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için
tıklayınız:
www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all
KEMAL –
Özge yok mu?
RIZA:
Artık yok, Hocam!
KEMAL: Ne
demek “artık yok”?
OKTAY:
Okulu bıraktı.
KEMAL: Ne
dedin?!
OKTAY:
Ailesi çok zor durumda. Çalışması gerekiyormuş.
DİZDAR:
Aslında çoğumuz aynı durumdayız. Keşke ben de bırakabilsem. Ama biz
erkek olduğumuz için bırakamıyoruz.
İBO: Kız
olsam, ben de bırakırdım, Hocam!
YADİGAR:
Askerde subay olalım diye okuyoruz.
KEMAL:
Yani eğitim, senin sırf askerlik hatırına katlandığın bir şey mi?
YADİGAR:
Elbette, Hocam! Öteki arkadaşlar meslek hatırına da geliyorlar
okula, ama benim mesleğim zaten hazır! Babamın tamirhanesini
işleticem. Yalnız, tamirci de olsam, askerde subay olmak isterim.
RIZA: Ben
de.
İBO: Ben
de.
KEMAL: Ya
kızlar? Kızlar niçin geliyor okula? İrem?
İREM:
Hocam, doğrusunu isterseniz, ben evde pineklemek istemediğim için
geliyorum.
KEMAL: Ya
sen Gamze?
GAMZE:
Arkadaşları seviyorum. Burası çok daha eğlenceli. Evde oturup koca
beklemektense...
KEMAL:
Büşra?
BÜŞRA: Ben
evden kaçmak için her şeye razıyım, Hocam.
KEMAL: Çok
yazık! Eda?
EDA: Ben
konuşmasam, Hocam?
KEMAL:
Niye?
EDA: Şey,
arkadaşlardan farklı düşünüyorum da...
KEMAL: Bu çok mu kötü?
EDA: Şimdi
çıkıntılık yapmış olmak istemiyorum.
KEMAL:
Pekala! Bu bir sınav sorusu olmadığına göre, susma hakkına saygılı
olucaz! Arkadaşlar, anlaşılan içinizde okula sırf eğitim almak için
gelen pek az kişi var. Bu çok acıklı bir tablo. Çıkıntılık gibi
olucak ama, bu konuda feci bir yanılgı içinde olduğunuzu söylemek
zorundayım. Eğitimin gerçek önemini hâlâ anlayamamış olmanıza
inanamıyorum.
OKTAY:
Hocam, bu konuda boşa nefes tüketmeseniz?... Bize neler
söyleyeceğinizi tahmin edebiliyoruz. Eğitimin yararları konusunda
çok şey dinledik.
RIZA:
“Eğitim şart!”
Sınıfta
gülüşmeler. Kemal de güler.
OKTAY:
Hani Türk filmlerinde olurdu ya, Hocam, çocuk okulu bırakıp ailesine
yardım için çalışmaya karar verir. Ama ağbisi karşı çıkar. Bu ağbi,
evin büyük oğludur ve bir tamircide çalışmaktadır. Çocuğa der ki:
“Hayır, sen okuyup adam olacaksın. Ben tamircide çalışıp sana ve
ailemize bakıcam.” O okuyan çocuğun filmin sonunda diploma alıp
doktor olduğunu ve mesleğini yaparak hem tamirci ağbisine, hem de
anne ve babasına sahip çıktığını görmeye alışmıştık. Ama şimdi işler
değişti, Hocam. Bi karikatürde gördüm: Çocuk, tamirci ağbisinin
yardımıyla okuyup doktor olmuş, ağbisine diyor ki “Alçak herif, beni
okuttun, doktor yaptın, ne oldu şimdi? Memleketin ücra köşelerinden
birinin sağlık ocağında üç kuruş maaşa talim ederek doktorluk
yapıyorum. Ama kendin, tamircilikte ilerledin ve koskoca bir
otomotiv şirketi kurup milyonlarla oynamaya başladın! Kendin zengin
olma yolunda ilerlerken, beni okula gönderip mahvettin.
Sınıfta
gülüşmeler.
RABARBA:
Çok iyi ya... Nefis bir karikatürmüş... Ters köşeye yatırmış... E,
artık okuyan değil, gemisini kurtaran, kaptan.
KEMAL:
(Hâlâ gülümseyerek) Eğitim konusunda ben de size pek çok aykırı
şey anlatabilirim. Adamın biri, “eğitim, öğrendiğimiz her şey
unutulduktan sonra kalan şeydir” demiş. Bir başkası, demiş ki:
“Eğitim, aptalları akıllı yapmaz; ‘eğitimli aptal’ yapar ki,
eğitimli aptallar, aptallardan on kat daha tehlikelidirler.” Bir
yerli atasözümüz ise şöyle: “Eğitim cahilliği alır, ama eşeklik
baki kalır.” Eğitim çabalarını tiye alan, eğitim karşıtı pek çok
zekice yorum sıralamak mümkündür. Yalnız unutmayın: Eğitimi
aşağılayan bütün bu ifadelerin sahipleri eğitimli insanlardı.
Oktay’ın gördüğü karikatürü çizen arkadaş da muhtemelen Güzel
Sanatlar Fakültesi’ni bitirmiş bir sanatçıydı. Çünkü eğitimi
aşağılamak, cahillerin harcı olamaz. Size eğitimin faydalarını
anlatsam, biliyorum, fasülyenin faydalarını anlatmaktan daha anlamlı
bir iş yapmış olmıycam. Ama unutmayın, eğitimin diğer seçeneği,
eğitimsizlik. Yani cehalet... Cehaletin zararlarını da ne kadar
anlatsam azdır. Çünkü biliyorsunuz, cehalet ölümcül olup ölümlere
yol açabiliyor. Söz gelimi, feodal dönemin gayrı insani
geleneklerini aşamamış eğitimsiz insanları düşünün! Erkek çocuk
isteyen feodal kafalı bir baba, karısı kız doğurduğu için, çocuğunu
boğabiliyor. Kız çocukları çağdaş eğitimden uzak kalmış feodal
kafalar yüzünden, satılabiliyor, tanımadıkları insanlarla
evlendirilerek hayatları karartılabiliyor ya da intihara
zorlanabiliyor. Cehaletin ne korkunç sonuçlara yol açabildiği
saymakla biter mi? Cehalete cahiller bile karşıdır. Ne var ki,
cahiller cehaleti kendilerine konduramazlar. Çünkü insanın ne kadar
cahil olduğunu anlaması bile eğitimle mümkün olabiliyor. Aslında
eğitim, sürekli olarak cehaletinizi keşfetmenizden başka anlam
taşımıyor. Yontma taş devri’nde insanların nasıl yaşadığını, hangi
tehlikelerle boğuşmak zorunda kaldıklarını düşünün. Yalnızca narkoz
ya da ağrı kesici nedir bilmedikleri için, çekmek zorunda kaldıkları
acıları hayal edin! Ve bugün aya gitmişiz. Aradaki mesafeyi nasıl
kat ettik dersiniz? Eğitim sistemindeki arızalar nedeniyle, tarihin
her döneminde ve her ülkede eğitim çabalarını alaya alan bazı
zekalar çıkmış ve eğitim aleyhinde zekice yorumlar yapmışlardır. Ama
ben, yontma Taş devrinden bugünlere, eğitimle alay ederek
gelmediğimize eminim. Bence, bugünden itibaren, ne kadar cahil
olduğunuzu kendinize sormaya başlasanız iyi olur! Ben kendime bu
soruyu otuz yıldır hâlâ soruyorum. Yararlı oluyor. İnsanı uyanık
tutuyor, kendini aşmaya zorluyor. Eğitim hırsı aşılıyor.
Zil çalar.
KEMAL:
Özge’nin sorunlarına başka türlü bir çözüm bulabileceğimizden
eminim. Eğitimi terk etmek çözüm değil. Çıkabilirsiniz.
BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E
KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN
TIKLAYINIZ!
Yukarıdaki sahnenin yer aldığı "23. bölüm"ü
video olarak izlemek için, aşağıdaki başlığı tıklayabilirsiniz:
"ARKA SIRADAKİLER 23"
(NOT: youtube kapatıldığından, "Arka
Sıradakiler"in 30. Bölüm öncesi videoları seyredilememektedir.
Sonraki bölümleri seyretmek,
dizinin resmi sitesinde
mümkündür:
http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/index.php?cat=5)
14 HAZİRAN 2008
Kemal hoca
hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için
tıklayınız:
www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all
|