1.
MEKAN/İÇ/GÜN
Asiye ve Oktay’ı görürüz.
Hemşire yoktur. Asiye Oktay’ı
sakal traşını bitirmek üzeredir.
Son
köpüğü sildikten sonra Oktay’ın
yüzüne kısa bir an duygusal dokunur.
Teli çalar. Bakar. Asiye telefonla
konuşarak odadan çıkar.
ASİYE – Alo?
Selin? İyiyim, sağol. Seni sormalı. Sen nasılsın, işler nasıl
gidiyo?
Asiye’nin sesini duyarız.
ASİYE SES – Ben
seni kaç defa aradım hayatım. Telefonuna ulaşılmıyo ki bi türlü…
Oktay’ın önce bir parmağı oynar.
Kısa bir süre sonra yavaşça gözlerini açar.
Nerde olduğunu anlamaya çalışır gibi
bir
ifadeyle etrafına bakarken…
ASİYE SES - Yok
yok, çalışıyorum ben. Yeni bi iş buldum. Evde hasta bakıyorum. Sen
ne yaptın? Çok sevindim canım. Hayırlısı olsun. Olur. Ben seni izin
gününde ararım o zaman. Daha rahat konuşuruz.
Oktay gözlerini kapatıp yeniden
uykuya dalar.
ASİYE SES –
Tamam canım. Ben de öptüm seni. Cihan’a selam söyle. Görüşürüz.
Asiye telefonu kapatıp geri gelir.
Oktay eski halindedir. Asiye Oktay’a bakar.
ASİYE – Şiir
sever misin Oktay?
Oktay uyumaya devam ederken…
ASİYE –
Attila İlhan’dan Coşkun
Büktel’den bazı dizeler okuycam sana. Bak bu benim en
sevdiğim şiiri şiirlerden
biri…
Asiye kitabı alır, açar, okumaya
başlarken keseriz.
ASİYE:
Bir göktaşı gibi apansız çıkagelip hayatıma girdiğinde
annenizin yüzünden o bembeyaz suçsuzluk daha kazınmamıştı
kentteki takvimlerin uğursuz kehaneti henüz haklı çıkmamıştı
Ben uzak bir denizden yeni döndüğüm için kendime çok benziyordum
kristal bir kadehten yudumlamak yerine
hayatın özsuyunu tas tas içmek istiyordum
Annenize gelince nerde bir ayna görse
oturup yüzündeki o güzelim suçsuzluğu örtbas etmek istiyordu
bir makyaj hilesiyle ve ödünç mimiklerle
Hava tahmin raporları hiç umut vermiyordu
gökten kükürt ve ateş yağacak deniyordu
altı irinle dolu kocaman bir yaranın kabuğunu andıran kentin çopur
yüzeyinde
aşklar barınmak için pastoral bir leke aranıyordu
(...)
Ey doğmamış çocuklarım
sizi anneniz intihar etti
siz arkaik aynaları örten tozlar altında taammüden unutulmuş
o büyük aşklar kadar güzel ve imkânsızdınız
o patates suratlılar doğsunlar diye
doğamadınız
Oktay’ın uyuyan yüzü...
ASİYE: Ben seni asla intihar etmiycem, Oktay!
***
Büktel'in bu
sahnede kısa bir parçası yer alan "Bir İntihar Mektubu
Teşebbüsü -2" başlıklı şiirinin tam metnini okumak için,
lütfen,
TIKLAYINIZ!
"Arka Sıradakiler"in Ali'si
Barış Büktel hakkındaki seyirci
görüşlerini okumak için tıklayınız:
http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=553
Not: youtube kapatıldığı için "Arka
Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni
bölümlerin videoları için
"Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine
bakabilirsiniz:
http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5
Ayrıca bakınız:
BARIŞ BÜKTEL BİYOGRAFİSİ