Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir örnek: "99. bölümden"

 

 

 
 

 

Doktor Asiye, bitkisel hayattaki hastası Oktay'a, Coşkun Büktel'den bir şiir okur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Nurhan Yılma (Asiye)                                                   Bülent Çetinarslan (Oktay)

 

 

Üstü sarıya boyanmış bölümler Coşkun Büktel tarafından senaryoya eklenmiştir.

 

 

1.      MEKAN/İÇ/GÜN

 

Asiye ve Oktay’ı görürüz.

Hemşire yoktur. Asiye Oktay’ı

sakal traşını bitirmek üzeredir.

Son köpüğü sildikten sonra Oktay’ın

yüzüne kısa bir an duygusal dokunur.

Teli çalar. Bakar. Asiye telefonla

konuşarak odadan çıkar.

ASİYE – Alo? Selin? İyiyim, sağol. Seni sormalı. Sen nasılsın, işler nasıl gidiyo?

Asiye’nin sesini duyarız.

ASİYE SES – Ben seni kaç defa aradım hayatım. Telefonuna ulaşılmıyo ki bi türlü…

Oktay’ın önce bir parmağı oynar.

Kısa bir süre sonra yavaşça gözlerini açar.

Nerde olduğunu anlamaya çalışır gibi

bir ifadeyle etrafına bakarken…

ASİYE SES - Yok yok, çalışıyorum ben. Yeni bi iş buldum. Evde hasta bakıyorum. Sen ne yaptın? Çok sevindim canım. Hayırlısı olsun. Olur. Ben seni izin gününde ararım o zaman. Daha rahat konuşuruz.

Oktay gözlerini kapatıp yeniden

uykuya dalar.

ASİYE SES – Tamam canım. Ben de öptüm seni. Cihan’a selam söyle. Görüşürüz.

Asiye telefonu kapatıp geri gelir.

Oktay eski halindedir. Asiye Oktay’a bakar.

ASİYE – Şiir sever misin Oktay?

Oktay uyumaya devam ederken…

ASİYE Attila İlhan’dan Coşkun Büktel’den bazı dizeler okuycam sana. Bak bu benim en sevdiğim şiiri şiirlerden biri

Asiye kitabı alır, açar, okumaya

başlarken keseriz.

ASİYE:

Bir göktaşı gibi apansız çıkagelip hayatıma girdiğinde
annenizin yüzünden o bembeyaz suçsuzluk daha kazınmamıştı
kentteki takvimlerin uğursuz kehaneti henüz haklı çıkmamıştı

 

Ben uzak bir denizden yeni döndüğüm için kendime çok benziyordum
kristal bir kadehten yudumlamak yerine
hayatın özsuyunu tas tas içmek istiyordum

 

Annenize gelince nerde bir ayna görse
oturup yüzündeki o güzelim suçsuzluğu örtbas etmek istiyordu
bir makyaj hilesiyle ve ödünç mimiklerle

 

Hava tahmin raporları hiç umut vermiyordu
gökten kükürt ve ateş yağacak deniyordu
altı irinle dolu kocaman bir yaranın kabuğunu andıran kentin çopur yüzeyinde
aşklar barınmak için pastoral bir leke aranıyordu

 

(...)

 

Ey doğmamış çocuklarım
sizi anneniz intihar etti
siz arkaik aynaları örten tozlar altında taammüden unutulmuş
o büyük aşklar kadar güzel ve imkânsızdınız
o patates suratlılar doğsunlar diye
doğamadınız

 

Oktay’ın uyuyan yüzü...

ASİYE: Ben seni asla intihar etmiycem, Oktay!

 

***

Büktel'in bu sahnede kısa bir parçası yer alan "Bir İntihar Mektubu Teşebbüsü -2" başlıklı şiirinin tam metnini okumak için, lütfen, TIKLAYINIZ!

 

"Arka Sıradakiler"in Ali'si Barış Büktel hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için tıklayınız:

http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=553

 

 

Not: youtube kapatıldığı için "Arka Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni bölümlerin videoları için "Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine bakabilirsiniz:

http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5

 

Ayrıca bakınız: BARIŞ BÜKTEL BİYOGRAFİSİ