Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir örnek: "119. bölüm"den...

 

 

 
 

Kemal hoca, tecavüz konusunda niçin mağdurun değil de asıl saldırganın  aşağılanması, niçin mağdurun değil de asıl saldırganın "namusunu kaybetmiş" sayılması gerektiğini anlatıyor.

 

6 Haziran 2010 Pazar günü gösterilecek olan 119. bölümden

 

 

 

 

 

 

 

Kemal hoca hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için tıklayınız:

www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all

  

 

 

 

1.      SINIF/İÇ/GÜN

----------------------------------------------------------------------------------------------------

(...)

OKTAY – Şimdi de dolaşıyor. Özgürce yaşıyor hayatını. Anlamıyorum bu nasıl bir kanun ki Kanunlarımızdaki bir açık sayesinde, Zehra’ya yaptıkları ortaya çıktığı halde, suçunu itiraf ettiği halde, sırf Zehra ortada olmadığı için, Zehra’nın ifadesi henüz alınamadığı için, onu serbest bırakabiliyorlar.

RABARBA – Evet yaa… Çok saçma ya... Şeytan diyo, git bul şu herifi ve... vs.

KEMAL – Çocuklar… Şunu asla unutmayın. Tecavüze uğrayan kişi suçlu değildir, mağdurdur. Ve bir tecavüz olayında zaten mağdur olmuş birini suçlayarak ya da aşağılayarak bir kez daha mağdur etmenin, tecavüze katılmaktan hiç farkı yoktur. Ne Bu talihsizliğe uğrayanlar suçu hiçbir zaman kendilerinde aramamalılar aramalı, ne de üçüncü kişiler tecavüz mağdurunu suçlamaya veya aşağılamaya kalkmalı. Bir tecavüz olayının tek suçlusu tecavüz edendir. O nedenle, cezayı ve utancı hak eden tek kişi de tecavüz eden olmalıdır. Mağdurlar Hak etmedikleri bir utancı asla sahiplenmemeliler. Ve bizler mağdurlara asla kötü gözle bakmamalı, zaten maruz kaldıkları travmanın zorluklarını yaşamakta olan bu zedelenmiş kişilerin hayatını daha da zorlaştıracak tutum ve davranışlardan kaçınmalıyız. Bizler, toplum olarak, eğer adaletli davranmayı başarabilirsek, yani tecavüz mağduruna şefkatle yanaşır ve tecavüz suçlusunu lanetleyip onu yalnızca hapse değil, utanca da mahkum edersek; bu adil yaklaşımı toplumsal bir gelenek haline getirebilirsek; işte o zaman, tecavüz mağdurları kendilerini yalnızlığa ve sessizliğe gömmek zorunda kalmazlar. Şu an, toplum olarak adil bir gelenek yaratmayı başarabildiğimiz söylenemez. Ama birileri bi yerden başlamak zorunda... Biz kendi kapımızın önünü süpürdüğümüzde, yani Büyük Zafer’i, doğru ve adil olanın hüküm sürdüğü örnek bir topluluk haline getirmeyi başardığımızda, üstümüze düşeni yapmış olucaz. Herkes kendi kapısının önünü süpürmeye başladığında, tecavüzcülerin cesaretlendirilmek yerine utandırıldığı, yüceltilmek yerine aşağılandığı temiz bir toplum yolunda önemli mesafeler alındığı zaman, ancak o zaman, tecavüzlerin caydırılarak en aza indiğini görebilecez. O yüzden, tecavüz mağdurları Zehra gibi sessiz kalmamalılar. O yüzden, bizler Zehra gibilerin başları dimdik yürüyeceği medeni ve sağlıklı ortamları yaratmalı, saklanmak yerine konuşmaları ve tecavüzü utanmadan anlatarak tecavüzcüyü suçlamaları için onlara cesaret aşılamalıyız. Başına böyle bi acı olay gelen insanlar varsa etrafınızda onlara bunu anlatın, sessiz kalmamaları için ikna edin.

Kemal üzgün, Zehra’nın boş sırasına bakar.

KEMAL – Bu konuyla ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Ayrıca sizden bi isteğim var. Bugün okulumuza bir arkadaşım gelecek. Konusunda uzman biri. Size meslek seçimi konusunda altın değerinde öğütleri ve önerileri olacak. Onu can kulağı ile dinlemenizi ve söyleşisine mutlaka katılmanızı rica ediyorum.

RABARBA – Tamam hocam. Mutlaka katılırız.

KEMAL – Peki çocuklar. Hepinize iyi dersler.

Kemal çıkarken keseriz.

 

***

 

BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

Not: youtube kapatıldığı için "Arka Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni bölümlerin videoları için "Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine bakabilirsiniz:

http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5