![]() |
| Anasayfa | Polemik | İnceleme | Büktel Hakkında | İlkemiz | Büktel'in Gör Dediği | Arşiv | İletişim |
"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV DİZİSİNDEBüktel katkısından bir örnek: "122. bölüm"den...
Oktay ve İbo, Can düşmanları Saffet'e teşekkür etmeye gider
Bülent Çetinarslan (Oktay) Fırat Çöloğlu (İbo) Barış Atay (Saffet) Caner Erdem (Memo)
EK SAHNE SAFFET EV ÖNÜ OKTAY/ İBO/ SAFFET/ MEMO
Saffet, kapıyı açınca Oktay ve İbo’yu görür. SAFFET: Ooo, hayrola!? İBO: Şu yüzündeki alaycı gülümsemeye gerek yok, Saffet! Buraya kötü bi niyetle gelmedik. SAFFET: Kusura bakmayın, sizi ne zaman görsem başıma bi şeyler geliyor da. O yüzden bu tebessüm bende bi tür savunma refleksi haline geldi... Sizi görür görmez, hoop, beliriveriyor yüzümde... OKTAY: Buraya sana teşekkür etmek için geldik, Saffet! SAFFET: Teşekkür mü?! Hadi ya? Ah, evet, hatırladım, şu hastane meselesi... İBO: Sen hatırlamakta bile zorluk çekiyor olabilirsin ama ben Sibel’e yaptığın bu iyiliği hayatım boyunca unutmıycam. SAFFET: Sibel’e özel bi şey değildi... OKTAY: Biliyoruz! Yaralı tüm arkadaşların masraflarını üstlenmişsin. SAFFET: O kadar abartılıcak bi şey değil, muhasebecim, hepsini vergiden düşebileceğimizi söylüyor. İBO: (Ağlamak üzeredir) Sen, sen nasıl bi adamsın ya!... Sibel’in hayatını kurtarıyorsun ve sana minnettar olmamıza bile izin vermiyorsun... OKTAY: Gamze için gazete ilanları veriyorsun. Bulunduğu zaman döneceği adresin sen olmayacağını bile bile... SAFFET: Sibel nasıl? İBO: (Göz yaşları içinde) Saffet... Ben... ben... ben sana sarılmak... seni kucaklamak istiyorum ya... SAFFET: Peki ne bekliyosun ki? Utanıyosan, ben seni kucaklayabilirim. İbo, bir duygu patlamasıyla Saffet’i kucaklar! Müzikte kreşendo... Derken, Memo kapıya çıkar. Manzara’yı görünce, İbo’nun Saffet’e saldırdığını sanarak olaya derhal müdahale eder. MEMO: Lan, sarı çıyan!! Bırak, lan, herifi! Yettiniz lan artık!! Ne bitmez kinmiş bu lan, bırak, bırak herifi, kırıcam kafanı! Memo’nun tavrı ve sözleri, Saffet, İbo ve Oktay’ı önce gıdıklanmış gibi hafiften güldürmeye başlar, Gülmeler giderek kahkahalara dönüşür. Öyle ki, Saffet, İbo ve Oktay kahkahadan ayakta duramayarak, kapı önünde yere oturmak zorunda kalırlar. Memo afallamış halde... MEMO: Ben bi espri mi kaçırdım! SAFFET: (Gülmesini zorlukla tutarak) Hayır, espriyi sen yaptın. OKTAY: (Kahkahalar arasında) Daha doğrusu: Espri sensin! MEMO: (Saffet’e) Bana soytarı mı demeye çalışıyor bu? Yeniden kahkahalar. İBO: (Yaşlı gözlerle hâlâ gülerek) Sana asıl espriyi ben söyliyim: Biz Saffet’le kavga filan etmiyorduk! MEMO: Git, lan, gözüme mi inanayım, sözüne mi inanayım?... Herifi kavrayıp kündeye getirmeye kalkıştığını gözlerimle gördüm. Bu cevap, yatışmaya başlamış olan üçlüyü yeniden uzun süre kahkahaya boğar. MEMO: Allah, allah! Ortada içki şişesi filan da yok! Bu replik de kahkahaları yükseltir. Kamera uzak çekime geçer. Konuşulanları artık duymuyoruz. Ama arada bir patlayan kahkahaları duymamak imkansızdır. Belli ki Memo’ya durumu açıklamaktalar. En sonunda Memo’nun gür ve solo kahkahalarını duyarız. Kahkahalar devam ederken, görüntü yavaşça kararır.
(Sahneyi çok beğeniyorum ama tüm başarının oyunculara ve ritme bağlı olduğunun farkındayım. Sıcak ve samimi olmayı, birbirlerini gerçekten sevmeyi başaramazlarsa, kahkahalar da başarısız olacak ve sahtekarlığın soğukluğu sahneyi çökertip seyircide iğrenç bir naylon tadı bırakacak. Evet, her şey onlara bağlı.)
***
BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN TIKLAYINIZ!
Not: youtube kapatıldığı için "Arka Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni bölümlerin videoları için "Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine bakabilirsiniz: http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5
|
© coskunbuktel.com