Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir örnek: "17. bölüm"den...

 

 

 
Bülent Emin Yarar'ın canlandırdığı Kemal hoca,

diyor ki: "Kuralları anlamadan kuralları aşmaya kalkmak, yer çekimini aşmak için havaya

zıplayıp durmak veya  uçuruma atlamak gibi

bir saçmalıktır. Ya komik düşer ya felakete uğrarsınız. Yer çekimini aşmak için uçak ya da paraşüte sahip olmalısınız. Kuralları aşmak                Coşkun Büktel içinse, bilim ve sanatla donanmalısınız."

 

 

 

 

 

 

Kemal hoca hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için tıklayınız:

www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all

  

 

 

 

KEMAL: Bu karneyi bugün yerde buldum. Bir arkadaşınız adına hazırlanmış sahte bi karne... (sınıfa) Bütün derslerden iyi notlar almış. Ama   gerçekte durum öyle mi? Hayır! Peki bunu neden yapmış?... Ailesinden korktuğu için... Ya da ailesine yalandan bir mutluluk yaşatmak için. Nedeni her ne olursa olsun! Bu arkadaş bu sahtekarlığı gerçekle yüzleşmekten kaçınmak için yapmış. Bugüne gelinceye dek, sahtekarlık ya da gerçekle yüzleşmekten kaçınmak gibi davranışların ahlakla bağdaşmadığı hakkında pek çok öğüt dinlediğinizden eminim. O öğütlerin size palavra gibi geldiğinden de eminim. Korkmayın! Yıllardır dinleye dinleye, belli ki, gına getirdiğiniz toplumsal kuralları tek tek hatırlatarak, sizlerin deyimiyle, kafanızı ütülemek niyetinde değilim. Belli ki, kuralları umursamıyorsunuz. Belli ki, o kurallları aşmak gerektiğine, aştığınıza inanıyorsunuz. Belli ki, o kurallarla uyum içinde yaşayan insanları, "sıradan insan" sayıyor ve sıradan insanlara acıyorsunuz. O kuralları çiğnemekten çekinmediğinize göre, belli ki kendinizi o kuralların üstünde görüyor ve o kuralları yaratanlardan çok daha akıllı olduğunuza inanıyorsunuz. Bazen kuralların aşılması gerçekten gereklidir. Uygarlık, kuralları aşan insanlar sayesinde gelişir. Ama kuralları gerçekten aşabilmek için, kuralların mantığını, felsefesini, sosyolojisini, matematiğini kavramış olgun ve donanımlı insanlar olmanız gerekir. Hem cahil kalıp hem kuralları aşmaya kalkarsanız, kurallar üstünüze yıkılır, altında kalırsınız. Kuralları anlamadan kuralları aşmaya kalkmak, yer çekimini aşmak için havaya zıplayıp durmak veya  uçuruma atlamak gibi bir saçmalıktır. Ya komik düşer ya felakete uğrarsınız. Yer çekimini aşmak için uçak ya da paraşüte sahip olmalısınız. Kuralları aşmak içinse, bilim ve sanatla donanmalısınız. Yoksa akıllı hamleler yapamazsınız. Gerçekle yüzleşmekten kaçınmak için sahtekarlığa başvurmak, size akıllıca geliyor mu? İnsan gerçeklerle yüzleşmekten kaçabildiği kadar kaçmaya çalışmalı mı? Hayır, ben bu tavrı akıllıca değil, zavallıca, korkakça, buluyorum. Ve sizlerin korkaklığı kendinize nasıl olup da yakıştırabildiğinizi anlayamıyorum. Üstelik korktuğunuz ve kaçtığınız şeyle er veya geç yüzleşmek zorunda kalacaksınız. Aileniz gerçeği er veya geç öğrenecek ve ne kadar geç öğrenirse, korktuğunuz tepki o kadar daha büyük olacak. Bu durumda, kaçınılmaz olanı geciktirmeye çalışmanın yalnızca korkakça değil, aynı zamanda aptalca da olduğunu nasıl göremezsiniz? Kaldı ki, karnenizdeki kırıklar yüzünden utanç ve suçluluk duyması gerekenler asıl bizleriz; biz öğretmenleriz. O kırıklardan sizler bizim kadar suçlu değilsiniz.

Sınıfta tam bir şaşkınlık. Herkes, gülümseyerek "yanlış mı duydum" ifadesiyle birbirine bakmakta...

RIZA: Nasıl yani, Hoca'm? Bizim karnelerdeki kırıklardan öğretmenler mi suçlu?

KEMAL: Evet, o kırıklar sizlerden çok bizlerin başarısızlığını belgeliyor.

İBO: Hocam, bu iddianız elbette hoşuma gitti ama... yani yine de... gerçekle yüzleşebilmek dediniz ya hani... işte gerçekle yüzleşebilmek için... yani ne bileyim! Ben her türlü haytalığı yapıcam. derslere uğramıycam. Sonra karneye kırıklar gelince, suçlu öğretmen olucak. Açıkçası, bana çok saçma geldi... Tutmaz, Hocam, tutmaz bu! Kimse yemez bunu!

KEMAL: Mesela, kim yemez?

DİZDAR: Mesela benim babam yemez. Düşünsenize Hocam! Babama gidiyorum, "baba, işte karnem" diyorum, "On tane kırık var, ama benim suçum değil, öğretmenlerin suçu"!... Babam bunu yer mi sanıyorsunuz?

İBO: Dizdar'ın babasını tanıyorum. Dizdar'dan iki kat iri. Bence yemez. Tam tersine, Dizdar'ı yatırıp "yer misin yemez misin diye" girişir hemen.

Sınıfta kahkahalar....

KEMAL: (Gülümseyerek) Öğretmenleri bilirsiniz: Bizler, mezun ettiğimiz öğrencilerin başarılarıyla övünmeyi çok severiz. Şu bakan benim öğrencimdi, bu yönetmen benim sınıfımda yetişti, şu romancı benim dersimde hep el kaldırırdı gibi anılarımızı   anlatmaktan büyük keyif duyarız. Başarılı öğrencilerimizin başarılarında pay sahibi olduğumuzu düşünmekten kendimizi          alamayız. Eğer böyle düşünmekte haklıysak, başarısız öğrencilerimizin başarısızlığında da pay sahibi olmamız gerekmiyor mu? Madem ki başarılı öğrencileri kendi zaferimiz olarak sahipleniyoruz, başarısız öğrencileri de, kendi mağlubiyetimiz olarak sahiplenmek zorunda değil miyiz? Onların mağlubiyetini kendi mağlubiyetimiz, onların kırıklarını kendi başarısızlığımız saymak zorunda değil miyiz? Sonuçta siz haytalık ediyor, okula uğramıyor bile olsanız; sizi yanlışlardan çevirmeyi, size okulu, bilimi ve sanatı sevdirmeyi başaramamış olmak, sizden çok daha deneyimli olan bizlerin suçu değil mi?

İBO: Valla çok mantıklı!

YADİGAR: Bence çok haklısınız, Hocam!

OKTAY: Gerçekten çok mantıklı. Yalnızca öndekiler değil, arka sıradakiler de sizin eseriniz, Hocam.

ÖZGE: Evet, ya, bariz haklı!

RABARBA: Yaşasın! Evet, ya, haklı! Yaşasın Kemal hoca! Haklısınız, hocam! Haklı! Haklı! Kemal hoca haklı!

DİZDAR: Haklı olmasına haklı, fakat gel de bunu bizim pedere anlat!

KEMAL: Gerekirse, gelip bunu babana anlatırım, Dizdar! Ben gerçekle yüzleşmekten kaçınmam. Ayrıca, mağlubiyeti de öyle kolay kolay kabul edemem. Sizler benim mağlubiyetim değil, zaferim olacaksınız. Henüz her şey bitmedi. Tatilde tatil yapmayı düşünmüyorum.

ÖZGE: Ya ne düşünüyorsunuz, Hocam?

KEMAL: Mağlubiyeti zafere çevirmeyi düşünüyorum.   

 

BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN TIKLAYINIZ!

 

Yukarıdaki sahnenin yer aldığı "17. bölüm"ü video olarak izlemek için, aşağıdaki başlığı tıklayabilirsiniz:

"ARKA SIRADAKİLER 17"

 

Not: youtube kapatıldığı için "Arka Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni bölümlerin videoları için "Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine bakabilirsiniz:

http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5