"ARKA SIRADAKİLER" ADLI TV
DİZİSİNDE
Büktel katkısından bir
örnek:
"19. bölüm"den...

Bülent Emin Yarar'ın canlandırdığı Kemal hoca,
diyor ki: "Adam,
suratına tükürmek isteyecek kadar nefret ettiği bir başka adamı,
sırf çıkar beklentisiyle, ceket ilikleyerek selamlıyorsa ve herkes
buna nezaket diyorsa, genç ve yürekli bir insanın nezaket denen bu
ikiyüzlülüğü benimsemesi ve uygulaması beklenemez."

Kemal hoca
hakkındaki seyirci görüşlerini okumak için
tıklayınız:
www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?p=4&cp=all
KEMAL: Kibarlık ve nezaketin seni bozduğunu düşünüyorsan, asıl o
zaman bozulmuşsun demektir, Rıza! Yapmacık bir kibarlık ya da sahte
bir nezaketten söz etmiyorum. Biliyorum, hayatta pek çok zaman, en
iğrenç insan davranışlarını bile size nezaket diye takdim
ettiklerini görmüş ve nezaket dedikleri ikiyüzlülüğe karşı bir
tepki geliştirmişsiniz. Adam, suratına tükürmek isteyecek kadar
nefret ettiği bir başka adamı, sırf çıkar beklentisiyle, ceket
ilikleyerek selamlıyorsa ve herkes buna nezaket diyorsa, genç ve
yürekli bir insanın nezaket denen bu ikiyüzlülüğü benimsemesi ve
uygulaması beklenemez. Bir insana sırf senden güçlü olduğu için,
ondan korktuğun için saygı gösteriyorsan, bu nezaket değil,
yalakalıktır. Bir insana sırf güçsüz olduğu için saygı
gösteriyorsan, bu da nezaket değil, acımaktır. Kibar görünmek,
çevreye ve modaya uymak için acaip kılıklara bürünüyor ve kendine
yakışmayan davranış kalıplarına giriyorsan, yaptığın şey büyük bir
ihtimalle nezaket değil, rüküşlüktür. Size nezaket diye sunulan yoz
değerlere karşı isyanınızı anlayabilirim. Sizden yapmacık bir
nezaket beklemediğim için, her durumda samimi davranmanızı takdir
ediyorum. Ama samimiyet asla kabalık ve cehalete evrilmemeli. Çünkü
yozlaşmanın alternatifi kabalık ve cehalet olamaz. Yozlaşmanın
alternatifi bilgi ve nezakettir. Gerçek nezaketten söz ediyorum.
Kendini bilen, Türkçe'yi doğru kullanıp kendini doğru ifade
edebilen, kendine ve başkalarına saygı duyan ve başkalarında saygı
uyandıran insanların nezaketinden... Gerçek kibarlık ve nezaket,
insanı bozmaz, yozlaştırmaz; tam tersine yüceltir, saygınlığını
arttırır. O nedenle, küfre, kabalığa, cehalete heveslenmek, çıtanızı
yükseltip yüksek hedeflere yönelmek yerine; bulunduğunuz çukurda
hiçbir ilerleme kaydetmeden debelenmeyi kader olarak kabul etmek
demektir. Böyle bir kadere razı olmayın! Cehalet ve kabalık denen
çukurdan çıkmaya, kendinizi ve kaderinizi aşmaya bakın! Küfürle
kendinizi aşamaz ancak aşağılarsınız. Çünkü, küfür, küfredileni
değil, küfredeni aşağılar.
BÜKTEL'İN "ARKA SIRADAKİLER"E
KATKILARINDAN BAŞKA ÖRNEKLER OKUMAK İÇİN, LÜTFEN
TIKLAYINIZ!
Yukarıdaki sahnenin yer aldığı "19. bölüm"ü
video olarak izlemek için, aşağıdaki başlığı tıklayabilirsiniz:
"ARKA SIRADAKİLER
19"
Not: youtube kapatıldığı için "Arka
Sıradakiler"in eski bölümlerinin videolarına ulaşılamıyor. Yeni
bölümlerin videoları için
"Arka Sıradakiler"in resmi web sitesine
bakabilirsiniz:
http://www.mint.com.tr/arkasiradakiler/?cat=5
|