Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

FACEBOOK TARTIŞMASI

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

 

17 Kasım 2011 Perşembe, 23.43 tarihinde Coşkun Büktel tarafından eklendi

 

(Aynı konudaki 2. başlığımızın linki sayfanın altında)

 


MUSTAFA DEMİRKANLI DERGİSİNİN HAZİRAN 2009 KAPAĞINDA Ömer F. Kurhan'ın "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlıklı (ve şaibe yaratma amaçlı) yazısının (iftirasının) duyurusu.

 

 

 
· · · Paylaş · Düzenle · Dün
  • Burak Bozdoğan bunu beğendi.
    • Coşkun Büktel

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      Dün, 15:46 ·

    • Dergi kapağından kimse bir şey anlayamaz, iyisi mi yazının linkini ekleyeyim de Ömer Faruk Kurhan'ın büyük bir titizlikle kaleme alınmış bilimsel yazısını da merak edenler okusun. http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1154

      Dün, 15:56 · ·

    • Coşkun Büktel

      Ah, be güzelim! Ne kadar çaresizsin! Ömer F. Kurhan, senin bilimsel dediğin, aslında yalnızca şaibe yaratmaya yönelik sinsi imalardan ve kafa karıştırıcı bir alay bulanık laf salatasından ibaret ve asıl gerçeği laf salatası içine gömüp bir-iki kısa cümleyle ve dipnotla geçiştiriveren o dezenformatif yazısını savunmaktan çoktan vazgeçti... Tam tarih verebilirim: Benim "Linççi Gerizekâlılar İçin Alfabe Düzeyinde Özdemir Nutku Skandalı Rehberi"
      (
      http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm) başlıklı yazım yayınlandığından beri, gerizekâlı durumuna düşmemek için, o yazıyla ilgili olarak, Kurhan'ın ağzını bıçak açmıyor. E, tabii, adamın hâlâ kaybedecek bir şeyleri var. Ama senin için durum farklı: Sen nasılsa daha fazla batamayacak kadar battığın, daha fazla kirlenemeyecek kadar kirlendiğin, kısacası daha fazla rezil olamayacak kadar rezil olduğun için, artık kaybedecek bir şeyin yok! Battı balık yan gider, diyorsun! Yazarının bile hatasını anlayıp artık sahiplenmediği Mimesisçe yazılmış o sinsi, o dezenformatif yazıyı bilimsel diye lanse ediyorsun! Ben senin, (iki gündür, sayfalarımdaki "sıfır sansürden" yararlanarak linkini çaresizce her yere ekleyip durduğun ve başlığını derginin kapağından duyurduğun) "Evet, ikinci bir Theope var" başlıklı o yazının neyi kanıtladığını da okurlara açıklasana dediğimde ise, bu teklifimi duymazdan geliyorsun!

      Bir kez daha tekrarlıyorum: Benim "Linççi Gerizekâlılar İçin Alfabe Düzeyinde Özdemir Nutku Skandalı Rehberi" (
      http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm) başlıklı yazım yayınlandıktan sonra, hâlâ kalkıp da, yeryüzünde ikinci bir Theope oyunu bulunduğunu söyleyen herkes, orospu çocuğudur.

      Dün, 18:02 ·

    • Dert etme be Büktel, telaşa gerek yok. Senin hiç bir zaman linkini veremediğin yazının linki sadece merak edenler için... Merak eden baksın kararını versin... Yorumunu kendine sakla, başkaları adına karar verme...

      Dün, 20:03 ·

    • Coşkun Büktel Peki!

      23 saat önce ·

    • Coşkun Büktel İstersen, eğer telaş edip de sansür etmezsen, sen de kendi sitende, olayın aslını anlatan şu linkteki yazıyı yayınla da, o çok düşkün olduğun (ve tek yanlı olarak Kurhan'ın dezenformatif yazısıyla zehirlediğin) "başkaları", merak ederse, onu da okusun: http://coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm
      Hem böylece senin benim kadar "telaşlı" olmadığını dosta düşmana göstermiş olursun!

      22 saat önce ·

    • Büktel, beni biraz yordu ama bilgilenmeme de neden olduğu için ayrıca teşekkür ederim. İzniyle art arda bir kaç ileti gireceğim. Birincisi şunu öğrendim, örneğin benim facebook'um da kim isterse başlık açabilir (Ben sansürcüyüm ya...) ama Büktel'in sayfasında bu şansınız yok, sadece onun açtığı başlığa yazabilirsiniz o da işine gelmediği zaman başlık buydu deme hakkını kendine saklamış olur. Büktel; sıfır sansürcü ya, benim sayfamda serbest, ben sansürcü olduğum için. Demek ki Büktel'in de sınırları varmış, ayarlara girip bazı şeyleri, örneğin bir başkasının başlık açmasını engelliyormuş, benim sayfamda serbest. Bu bir.

      21 saat önce ·

    • Bilirsiniz bir özdeyiş vardır: "Kötü komşu, ev sahibi yapar." Benim için de Büktel'in link ısrarı böyle oldu. Facebook'daki yazıya link nasıl verilir bilmiyordum, bundan dolayı da savcılığa vereceğim yeni suç duyurusunda link vermeden, sadece sayfasının çıktısını, resim olarak kaydettiğim görselini ve metni ekliyordum. Şimdi linki de ekleyebileceğim. Belki daha basit bir yöntemi vardır ama ben şöyle çözdüm: İlgili yazıyı kendi facebook'umda paylaştım orada yazının üzerine tıkladığımda link çıkıyor. Daha basit yöntemi bilen varsa ve paylaşırsa sevinirim.

      Gelelim Büktel'in link'de link dediği iftirasına neydi hatırlayalım: "HİÇ KİMSE BÜKTEL'İ MAHKEMEYE VERMEYE CÜRET EDEMEDİ. LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI BÜKTEL'E KARŞI SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERDİ AMA BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ. AMA ALÇAKLAR YİNE DE İFTİRALARINI DÜZELTMEKSİZİN SÜRDÜRÜYORLAR" linki de şu, diyecektim ki diyemedim, bu tarihten geriye Haziran'a gitmek çok zor, ikinci iletiye ulaştım, kaydettim ama facebook dondu, bir daha 20 ya da 30 sf geriye gidemem, kimse kusura bakmasın. İkinci iletisinin linki aşağıda...

      Diğer iftirası ise şöyleydi: "SAVCI DEMİRKANLI'NIN ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI" DEMİŞTİM; DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ. SAVCI, BUGÜN, YÜCEL ERTEN'İN "ORTADA SANDIK SİKE SİKE USANDIK" İFADESİNİ BİLE BANA MAL EDEN YALAN YANLIŞ BİR İDDİANEMEYLE MAHKEME TEBLİĞİ GÖNDERDİ ADRESİME." bunun linki de:
      http://www.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fwww.coskunbuktel.com%2Fbukteldemirkanlisavci.htm&h=xAQGoBJbIAQF_aMUfoYI4E-N1aD7VNUwvmz2eDY1x9g32-g

      Ancak, bu linke girdiğinizde facebook sayfasına gider gibi yapıp, (linke bakın başı facebook) Büktel'in sitesindeki dava dosyalarına gidiyor, gitsin.

      Bu linkten istediği iletiye ulaşamayanlar, sayfanın fotografına şuradan ulaşabilir:
      http://www.tiyatrodergisi.com.tr/ilgincfotokategori.php?hng=40

      Sanırım artık, iftirasının iftira olmadığını kanıtlamaya başlayabilir Büktel... Başkaca isteği varsa onları da sunmaya çalışırım. Başka bir talebi yoksa, "ben iftira atmadım, işte belgesi..." cümlesini kurmaya başlayabilir ya da "özür dilerim" diyebilir, ben de bu konuyu kapatırım...

      21 saat önce · ·

    • DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ. Bu cümlede savcının özgür iradesiyle ve hukuk gereği davayı başlattığını değil, benim ve avukatımın savcıyı dava açmaya ikna ettiğimiz iddiası vardır, bu savcının özgür iadesiyle dava açmadığı iddiasıdır. Delili, belgesi varsa kanıtlar yoksa bu savcıya da, savcıyı etkilediği iddia edilen bana ve avukatıma da yapılmış düpedüz iftiradır. Coşkun, Savcıyı bizim etkilediğimizi düşünüyor ve düşünmekle kalmayıp bunu yazılı olarak ifade ediyorsa bunu belgelemek zorundadır, belgesiz bu iddia iftiradır, belki de kanıtlarını mahkeme safahatına saklıyordur, ona da sadece saygı duyarım... Ancak, Büktel'in izniyle" Hilmi facebook'a bakmıyor, ciddiye almıyor" dediği suçlamasına ilgili pencerede bir belge sunmak istiyorum, sanırım Büktel bu izni verir, dedim ya kötü komşu...

      21 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      O konuyu senin yeni suç duyurunda savcıyla konuşurum, burada doğmamış çocuğa don biçmeyelim. Biliyorsun, yasal girişimleriniz ilk meyvasını verdi: Beraat! Bende şimdi burada beraatın gelecekteki parasal acı sonuçları hakkında senin gözünü korkutmaya çalışabilirim ama asıl konudan sapmak işime gelmiyor. Ne diyorduk?

      İstersen, eğer telaş edip de sansür etmezsen, sen de kendi sitende, olayın aslını anlatan şu linkteki yazıyı yayınla da, o çok düşkün olduğun (ve tek yanlı olarak Kurhan'ın dezenformatif yazısıyla zehirlediğin) "başkaları", merak ederse, onu da okusun:
      http://coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm
      Hem böylece senin benim kadar "telaşlı" olmadığını dosta düşmana göstermiş olursun!

      21 saat önce ·

    • Büktel, orası benim şahsi sitem değil, adı: mustafademirkanli.com değil. bir yazının yayınlamasını isteyenler, mail adresine iletir, sen de zahmet et, bunu yap, yayınlanmasını istiyorsan.. Bir de şunu diyordun: "Hilmi'yi suçlayacaksan ve suçlaman ciddiyse (yani osuruktan tayyare değilse) onu onun sana cevap vereceği yerde suçla. Eğer suçlamaların her zaman olduğu gibi yalan ve iftira değilse, Hilmi'yi kendi sitende veya derginde suçla! Hilmi'nin facebook'ta yazılan yazıları değerlendirmediğini, facebook'tan alıntı yapmadığını ve facebook yazılarını cevaplamadığını domuz gibi bildiğin halde" 4 Kasım 2011, bu cümleni hâlâ savunuyor musun? Çok merak ettim, yoksa dün dündür mü diyorsun?

      20 saat önce ·

    • Okuyanlar merak etmesin, Büktel bu konuyu yine geçiştirecek, yanıtını da maalesef yine ben vereceğim... Napalım bulaştık bir kere...

      20 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Şimdi anladın mı kim telaşa kapılıyormuş. Ben sansür yapacak olsam, seninkinden çok daha kandırıcı bin tane bahane bulurum. Ama ben sansür yapmam. Takma isimli sapıkların en iğrenç iftira ve saldırılarına rağmen onları bile sansür etmem. Çünkü çiğ yemediğim için kimsenin hiçbir yazısı benim başımı ağrıtmaz, kimsenin hiçbir iftira ya da hakareti üzerime yapışmaz. Sen ise, hakkında "ırkçılığın avukatı" diye suçlama yazısı yayınladığın adamın (Feridun Çetinkaya'nın) sana "gönderdiği" (evet, sana "gönderdiği", neymiş, "gönderdiği") cevap yazısını bile sansür ettiğin halde; demokratlığın en kutsal vazgeçilmezi sayılan ve Engizisyon'da bile tanınan "cevap hakkını" bile tanımadığın halde; kalkıp burada, "ben sansürcüyüm ya" diye salakça ironiler yapmaya yeltenen bir hilekârsın. Sansürcüsün tabii, ulan, başka nesin? Sen bile sansürcü değilsen, Gobbels'in anısına barış ödülü verelim.

      Bir de utanmadan kalkmış, "yayınlamamı istiyorsan, yazını bana gönder" diyorsun. Çok beklersin! Senden hiçbir şey istemiyorum. Yazıyı ancak kendi isteğinle, tek yanlı yayın yapmak gibi bir orostopolluğu kendine asla yakıştıramadığın için kendi iradenle, yayınlarsan yayınlarsın! Tercihin de benim umurumda değil.

      Ayrıca, verir gibi yaptığın o linkler hakkında fazla bir şey söylemeyeceğim; linklerini tıklayanlar sahtekârlığının yeni kanıtlarını görecekler nasılsa...

      20 saat önce ·

    • Büktel, bu yazışmaları okuyan herkes benim için kesinlikle şunu söylüyordur: "Salak mısın be Demirkanlı? Adam iftira atmış, bunu halının altına süpürmek için alakasız ne varsa söylüyor, senin sorduğun şu sorunun yanından bile geçmiyor: "HİÇ KİMSE BÜKTEL'İ MAHKEMEYE VERMEYE CÜRET EDEMEDİ. LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI BÜKTEL'E KARŞI SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERDİ AMA BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ. AMA ALÇAKLAR YİNE DE İFTİRALARINI DÜZELTMEKSİZİN SÜRDÜRÜYORLAR." Farkında değil misin adam ne kadar oportünist olduğunu neredeyse haykırıyor? Sen görmemezlikten geliyorsun, bu gerçek de, asıl sen yukarıda Büktel bunu yok sayacak, sonrasında da gerçeği açıklamak bana düşecek dediğin neyse onu anlat" diyor. Na'pim anlatayım mı? Yüreğin yeter mi? Anlatma dersen anlatmam, söz...

      19 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Bence sen gene içmeye başladın. Ne dediğin anlaşılmıyor. Kaynağını bile gösteremediğin o alıntıda, iftira dediğin şeyin ne olduğunu zaten anlatmıyorsun. İftira iftira diye kırk kere söylersen, belge göstermene gerek kalmadan insanların kafasında iftira ile Büktel sözcüklerinin yan yana yerleşmesini sağlarım hesabındasın! Ama bu tehlikeli bir hesap! Facebook sayfalarında benim gibi bir adama iftiracı diye pervasızca hakaret ederek beni kışkırtacaksın, ben bu kışkırtmalara karşı aklın sıra ana avrat düz gideceğim. Sonra sen Kış ortasında yeni bir Bahar temizliğiyle bana yönelttiğin tüm o iftira suçlamalarını ve kışkırtmalarını tamamen silecek, sildikten sonra sayfanın fotoğrafını savcıya götürüp "bakın yine bana hakaret etti" diyeceksin. Savcıyı bununla etkileyebilirsen, savcı bana dava açacak. Ben, senin gibi tükürdüğünü yalayan bir alçak olmadığım için, kendini kahraman şövalye sanan bir enayi gibi, yazdığım şeylerin yine bir tek kelimesini bile silmeyeceğimden suçum sabit olacak ve sen davayı kazanacaksın. Yani sahtekârın fendi şövalyeyi yendi gibi bir sonuç ortaya çıkacak. Ben adaletin bu hesabı bozacağına, hukuk usullerinin iftiraları somut biçimde belgelenmiş hilekârlar lehine yorumlanamayacağına inanıyorum. Bakalım ne olacak.

      En büyük hakaret, iftiradır. Ve sen bana en ağır hakareti yöneltiyorsun, beni iftirayla suçluyorsun. Ama iftirayla suçlamak, suç kanıtlanamadığında çok ciddi bir suçtur. O yüzden sakın unutma: Sen beni iftirayla suçladın!

      Beni iftirayla suçladın, unutma! Sen beni iftirayla suçladın unutma! Beni, benim gibi bir adamı iftirayla suçladın! İftirayla suçladın! Neyle suçladın? İftirayla suçladın! İftirayla suçladın! İftirayla suçladın! Büyük harflerle de yazalım ki, kimse unutmasın: MUSTAFA DEMİRKANLI, COŞKUN BÜKTEL'İ İFTİRAYLA SUÇLADI!

      Senin beni iftirayla suçlaman, benim seni iftirayla suçlamama benzemez. Ben sana yönelik iftira suçlamamı savcıya verdiğim dilekçelerime yazabildim, hakim önünde tekrarlayabildim. Ama sen beni "ancak facebook'ta" iftirayla suçlayabiliyorsun. Savcıya verdiğin dilekçede ve hakim önünde bana asla iftira suçlaması yöneltemiyorsun. Niye? Çünkü mahkemede iftirayla suçlarsan, somut biçimde belgelemek ve kanıtlamak zorunda kalırsın. Ama facebook'ta kolay! Hiçbir şeyi belgelemeden, hiçbir şeyi kanıtlamadan, "belgeledim ya işte, kanıtladım ya işte, daha ne istiyorsun, Büktel, bu iş yenim dar yerim darı da geçti" gibi laf salatasıyla, Büktel'e zaten gıcık olan birtakım linççileri kafaya alabilir, bir de, ("belgeledim" lafını belge, linkledim lafını "orijinal kaynağa link vermek" zannedecek kadar dangalak) birkaç zavallının yolu tesadüfen bu sayfaya düşmüşse, onları yanıltabilirsin. Ama adaleti yanıltamazsın! Adaletin önünde, bana öyle "iftira" gibi somut kanıt gerektiren somut bir suçlama yöneltemezsin! Adaletin önünde tek yapabileceğin, "Amca bu, bana küfretti" diye şikayet etmek. "Küfür" ya da "hakaret", kapsamı kişilerin keyfince genişletilebilen, esnek bir kavram! Herkes, kendine yönelik her incitici eleştiriyi "küfür" ya da "hakaret" sayabilir. Ama yalan ve iftira, öyle küfür ya da hakaret gibi, sınırı belirsiz, esnek kavramlar değil. Herkesin, örneğin, "beybaba" ya da "hanımanne" sözcüklerini (ya da hatta "Çorumlu", "Kayserili", "Bursalı", İzmirli" gibi gayet olağan ve gündelik sözcükleri bile) kendine ya da keyfine göre bazı nedenlerle, hakaret ya da hatta küfür sayması mümkündür. Ama kendine ya da keyfine göre nedenlerle "Türkiye'nin başkenti Ankara'dır" cümlesini, yalan ya da iftira sayamazsın. Mahkemeler, "kanıtla" derler adama! Kanıtlayamazsın! Mahkemelerde, şu yukarıda yaptığın gibi laf salatası da yapamazsın. Şikayet ettiğin adam beraat eder ve açtığı karşı davayı kesinlikle kazanacağı için, bedel ödemek zorunda kalırsın. Ama burada bedel yok, istediğin gibi iftira edersin, sayfa gündemden düşüp unutulunca, kendisi bir iftira olan iftira suçlamanı siler, suç belgesini örtbas edersin, olur biter.

      Ama senin beni "iftirayla" suçladığını kimse unutmayacak. Adamsan, suç duyuruna da, Coşkun bana (ve de savcıya) iftira etti diye yazarsın!

      Bu arada, bu yararlı dersin bile asıl konumuzu unutturmasına izin vermeyelim. Neydi asıl konumuz? İşte:

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      13 saat önce ·

    • ‎"Hilmi'yi suçlayacaksan ve suçlaman ciddiyse (yani osuruktan tayyare değilse) onu onun sana cevap vereceği yerde suçla. Eğer suçlamaların her zaman olduğu gibi yalan ve iftira değilse, Hilmi'yi kendi sitende veya derginde suçla! Hilmi'nin facebook'ta yazılan yazıları değerlendirmediğini, facebook'tan alıntı yapmadığını ve facebook yazılarını cevaplamadığını domuz gibi bildiğin halde" 4 Kasım 2011, C.B. facebook

      ***

      HİLMİ BULUNMAZ FACEBOOK'TA YAZANLAR HAKKINDA HİÇBİR DAYANAK GÖSTERMEDEN KARAKUŞİ BİÇİMDE ÜRETTİĞİ BAZILARI DOĞRU, BAZILARI YARI DOĞRU, BAZILARI TAMAMEN YANLIŞ, HAKSIZ VE MANTIKSIZ İFADELERİ İÇİN "ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMA" NİTELEMESİNİ KULLANMAKLA; YAPTIĞI GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ BİR SÜRÜ AÇIKLAMAYI SIRADANLAŞTIRMIŞ OLUYOR. HİLMİ'NİN KENDİNDEN MENKUL FACEBOOK HÜKÜMLERİ LİNKİN UCUNDA... 4 Ağustos 2011

      Coşkun Büktel Hilmi Bulunmaz, sürekli olarak gündemde tuttuğu yukarıda bir kez daha linkini verdiğimiz video hakkında yukarıdaki başlıkta cevap olarak yaptığımız eleştiriyi ne yazık ki yayınlamıyor ya da o videoyla birlikte yayınlamıyor. Facebook'ta yazan hiçbir kişi ve kurumu ciddiye almadığı için o kişilerin cevap hakkını da ciddiye almamak gerektiğini düşünüyor olmalı. Tabii, eleştirecek kadar ciddiye aldığın insanların cevap hakkını ciddiye almamak için bunun ne kadar sağlam bir gerekçe olduğuna okurlar karar verecek. Ama yalnızca bu sansürsüz sayfanın okurları... Hilmi'nin okurları değil. 4 Ağustos 2011, C.B. facebook

      3 ay arayla 2 Büktel yaklaşımı, bana önerdiğine bakın bir de kendi yaptığına...

      4 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Evet, Mustafa'nin iftiralarına kaç kere cevap verirsem vereyim, bir başka sayfaya gidip inatla kaynak göstermediği ya da ölü veya alakasız linkler verdiği iftiralarını orada sürdürecektir. Orada cevap verirsem, başka sayfaya gidecek, aynı pisliği orada yapacaktır. Haklı! Azılı bir sansürcü olarak "Sıfır sansür" ilkesinden nefret ediyor ve bu ilkenin sürdürülebilir olmadığını (elinden gelen her türlü pislikle) kanıtlamaya çalışıyor. Ya cevap bile gerektirmeyen gayet normal bir açıklamamı kriminal bir olaymış gibi göstermeye çalışan saptırıcı sorularla, ya cevabı çoktan verilmiş sorularla, ya da soru şekline sokulmuş iftiralarla açtığım gündemi saptırmaya, gündem yaptığım suçlarını örtbas etmeye, apaçık ve kaynağına link verilmiş belgelerle somut biçimde teşhir ettiğim iğrenç suçlarını unutturmaya umutsuzca çıppınıyor ve umutsuzca beni kışkırtmaya çalışıyor. Her türlü pisliği yaptığı halde, konuları saptırmayı ve beni kışkırtmayı başaramıyor. Bundan böyle bana mesai harcatmayı da başaramayacak: Evet, ne diyorduk:

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor.

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      13 saat önce ·

      yaklaşık bir saat önce ·

    • Büktel, yukarıdaki cümleler noktasına virgülüne kadar sana ait, neye itiraz ediyorsun? Bana Hilmi facebook'u ciidiye almaz, ona buradan yazma diyorsun ama aynı şeyi sen yapıyorsun. Ben, sen konu açtığın için Hilmi hakkında görüş bildirmiştim sen ise doğudan, onun yanıt veremeyeceği yerde yazıyorsun ve beni suçluyorsun. Çeliişkilerini gündeme getirdikçe rahatsız mı oluyorsun?

      yaklaşık bir saat önce ·

    • Coşkun Büktel ARŞİV: İşte benim çıkmazım burada: Onursuzları rezil etmeye çalışıyorum; yalanlarını belgeliyor, belgelerin kaynaklarını ve linklerini veriyor, iğrenç hakikatleri teşhir ederek onursuzluklarını iki kere iki dört gibi kanıtlıyorum, ama rezil olmak onursuzlara vız geliyor. Murathan Mungan'ın yazılarımda defalarca tekrarladığım ifadesiyle: "Türkiye'de her şey olunuyor, rezil olunmuyor." Onursuzlar rezil olmuyor. Sayıları ve destekleyenleri o kadar fazla ki... Onlara ilişkin iğrenç hakikatleri Hürriyet'in ana sayfasında yayınlamadığınız sürece, hiç tınmıyor ve yeni yeni yalanlarla karşınıza çıkmaktan zerre kadar utanmıyorlar.
      KAYNAK:
      http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanlipusula.htm

      10 dakika önce ·

 

KAYNAK: facebook


 

MUSTAFA'NIN, SÖYLEDİĞİM BİR SÖZÜ (GERÇEĞİ) ÇARPITMA YÖNTEMİ İLE, FACEBOOK'TAKİ SAYFALARIMDA ÇEŞİTLİ TAKMA İSİMLERLE (DENİZ DUYGULU, BURAK OTAKÇI, ÖZGÜR BAŞKAN VE NİCE BAŞKALARI) KARŞIMA ÇIKAN MEÇHUL SAPIKLARIN GERÇEĞİ ÇARPITMA YÖNTEMLERİ ARASINDAKİ BENZERLİĞİ VE SAPIKLARIN NEDENSE BANA KARŞI DAİMA MUSTAFA'YLA AYNI İFTİRALARI KULLANDIKLARINI VE AYNI TEMALARI İŞLEDİKLERİNİ KEŞFETMEK İSTEYEN OKURLAR, ÖRNEĞİN, ŞU SAYFAYI TIKLAYABİLİRLER:

http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanlidenizduygulu.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm

 

MERAK KONUSU:

Arşiv: SANSÜRCÜ LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI, FERİDUN ÇETİNKAYA'YA "IRKÇILIĞIN AVUKATI" DİYE İFTİRA ATAN BİR YAZIYI SİTESİNDE YAYINLADIĞI HALDE, ÇETİNKAYA'NIN GÖNDERDİĞİ CEVAP YAZISINI NEDEN YAYINLAMADIĞI; ÇETİNKAYA'NIN (ENGİZİSYON'DA BİLE TANINAN) CEVAP HAKKINI NİÇİN TANIMADIĞI, ÇETİNKAYA'YI NİÇİN EN AŞAĞILIK (EN SAVUNULAMAZ, EN AÇIKLANAMAZ) BİÇİMDE AÇIKÇA SANSÜR ETTİĞİ KONUSUNDA HESAP VERMEYE DE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMIYOR.

 

 

BONUS:

 

Öylesine seviyesizsin ki, tek başına, "tüm insanlığın" seviye ortalamasını düşürüyorsun.

 

VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -4

MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM

MUSTAFA'NIN HALUK BİLGİNER'CE AÇILMIŞ "YAVŞAK DAVASI"NDA ÇIKAN KARAR HAKKINDA FACEBOOK'TA BAŞLATTIĞI TARTIŞMA

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 

 

Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz?

Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011

 

Çünkü Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun, fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini önemsiyoruz.

Yani bizim önemsediğimiz şey, (2005'te
Özdemir Nutku'nun "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var" demesinden sonra, 2009'da dergisinin kapağında "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlığı attığı halde, iki gün önce "kimse ikinci bir Theope var demedi ki" diyebilmiş) iftiracı Demirkanlı'nın kendisi değil... Biz halkın bizzat kendi parasıyla ve Kültür Bakanlığı, İBBŞT ve DT'nin izni, desteği ve aracılığıyla ve "kasıtlı olarak" dezenforme edilmesini önemsiyoruz.

Keşke bu işlerle başkaları uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa; keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi yapabilsem.

Kimse bana, "yeter artık, herkes durumu anladı, sen bak kendi işine" demesin! Durumu herkesin anladığına dair belirtiler görmedikçe, imzalı tepkiler yayınlanmadıkça, "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" korkusu egemen oldukça, kimsenin anlatmaya çalıştığım şeyi anladığına ikna olamam.

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ

 

Ağustos'ta (bir ara) insan (güya), Kasım'da kurt...


Coşkun BÜKTEL /
20 Kasım 2011

 

MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:


MUSTAFA DEMİRKANLI (30 AĞUSTOS, 23.53, 2011)

Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)

MUSTAFA DEMİRKANLI (19 KASIM, 06.25, 2011)

Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367)

ARŞİV

Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.

 

TÜRK TİYATROSUNDA ASRIN (zincirleme) YALANI:


 

ÖZDEMİR NUTKU 2005:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

KAYNAK: DT'nin CD kaydı



 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN DERGİSİNDE KAPAK DUYURUSU (Haziran 2009): 

"Evet, ikinci bir Theope var."

KAYNAK: Derginin Haziran 2009 kapağı / Kapağı büyük görmek ve "Evet, İkinci Bir Theope var" başlığını okumak için, lütfen aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayınız!

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI 2011:

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"

KAYNAK:
http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanliikincitheopegercegi%20saptirmak.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm