Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

FACEBOOK TARTIŞMASI

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2

 

17 Kasım 2011 Perşembe, 23.43 tarihinde Coşkun Büktel tarafından eklendi





Coşkun Büktel
MUSTAFA DEMİRKANLI: "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu," İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak): "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”
Beğen · · Gönderiyi Takip Etmeyi Bırak · Paylaş · Pazartesi, 23:02

Coşkun Büktel
Ne diyor Özdemir Nutku? "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor. Yani ne diyor? İkinci bir Theope var diyor. Yani ne diyor? "Var" diyor. Ne diyor? "Var" diyor. Ne diyor "var" diyor. Moronlar için bile Nutku'nun dediği açık mı? Açık. Kesin mi? Kesin. Ne diyor? "Var" diyor.

Peki, yalan makinası, iftiracı ve linççi ve gerçekleri saptırmayı (gerçekleri saptırmak gibi, iyi niyetli, dürüst insanlar için imkansız denecek kadar zor; ama kötü niyetli vicdansız alçaklar için parmak şıklatmak kadar kolay bir işi) sanat zanneden ve sanat edinen Mustafa Demirkanlı ne diyor?

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" diyor. Ne diyor? "Kimse var demedi ki" diyor. Ne diyor? "Kimse var demedi" diyor.

Nutku "var" diyor, Mustafa "kimse var demedi" diyor.

İşte Mustafa budur! Nutku'nun "var" dediğini belgeleyen videonun linki de budur: http://www.coskunbuktel.com/buktelnihayet.htm

Mustafa'nın "kimse var demedi ki" dediğinin belgesi ise, dün 12. 57'de girdiğim, biraz aşağıdaki,

"ÖZDEMİR NUTKU SUÇUNU BİLİP, DİZİNİ KIRIP, EFENDİCE SUSARAK OTURDUĞU HALDE, NUTKU'DAN ÇOK NUTKU'CU, YALAKA HINK DEYİCİLER, KAN TER İÇİNDE DEZENFORMASYONU SÜRDÜRÜYORLAR. HÂLÂ YALAN, HİLE, YANILTMACA VE KAFA KARIŞTIRMACA VE İFTİRALARLA DOLU UPUZUN LAF SALATASI METİNLERİN DEZENFORMATİF SAYFALARINA LİNK VERENLER, VANDALCA BİR ŞAİBE YARATMAYA ÇALIŞARAK DÜPEDÜZ ALÇAKLIK ETMEKTEDİR. KENDİME GÜVENMESEM, ŞU CÜMLEYİ BU KADAR AÇIK VE NET KURABİLİR MİYDİM: ORTAYA KOYDUĞUM BELGELERDEN SONRA, HÂLÂ ÇIKIP DA THEOPE ADLI İKİNCİ BİR OYUNUN VAR OLDUĞUNU SÖYLEYEN HERKES, OROSPU ÇOCUĞUDUR!"

başlıklı yazımın altına Demirkanlı'nın eklediği ilk yorumdur.
Pazartesi, 23:06 · Beğen

Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
Ne diyor Büktel? "BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ.", "Savcı Demirkanlı'nın yalan dolu dilekçesini çöpe attı" dedi mi? Dedi, yani ne diyor Büktel? "Savcı Demirkanlı'nın dilekçesini çöpe attı" Ne diyormuş? "Savcı çöpe atıı" diyor mu, diyor. Ne diyormuş Büktel "Savcı Demirkanlı'nın yalan dolu dilekçesini çöpe attı", sonra ne diyor Büktel: "Büktel, yedi aydır dava açmadığına göre, savcının Demirkanlı şikayetini çöpe attığını söylemiş." öyle mi söylemiş, tırnak içinde aktardığı ümlesinin orijinali var mı? yok. Sayın Nutku da hem toplantı da hem de sonrasında "kimseyi itham etmiyorum" demedi mi, dedi.... Tıpkı senin yaptığın gibi, eee aradaki fark ne? Sen; "BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ.", dedin mi demedin mi? Dedin, ama şunu demedin: "Büktel, yedi aydır dava açmadığına göre, savcının Demirkanlı şikayetini çöpe attığını söylemiş.". Sonrasında, sanırım anlamına gelecek bir biçimde ifade ettin ama öncesinde iftiranı attın -senin mantığınla konuşuyorum-. Büktel, sen bu konuda ne kadar temizsen, Nıutku da o kadar temiz. Sen ne kadar iftiracıysan, Nutku da o kadar iftiracı. İki olay arasında ve iki olaydaki yorumlarınız arasında tek milim fark yok. Benim görüşümü sorarsan, senin "Büktel, yedi aydır dava açmadığına göre, savcının Demirkanlı şikayetini çöpe attığını söylemiş." lafın da Nutku'nun lafı da üzerinde durulmayacak kadar basit bir yanılgı. Sen hâlâ Nutku'nun bütün konuşmasının tek cümlesini alıp papağan gibi tekrarlayacaksan önce kendi kesinliği olmayan, bilmediğin bir konudaki suçlamandan dolayı özür dile... Bana göre her ikiniz de özrünüzü dilediniz... Senin tek sorunun, kendi hatanı kabul etmeyip, yok sayarak bire bir aynı hatayı yapan insana anlamsız olarak saldırman. Bir kere, sadece bir kere aklı selimle iki örneğe bakabilsen zaten anlayacaksın ama artık bu saatten sonra hata yapmışım da diyemeyeceğin için, son nefesine kadar bu tekerlemeyi tekrarlayacaksın. Keşke, olayı algılayabilsen, rahatlasan da idialı olduğun konuda; oyun yazma konusunda yeni bir oyun yazabilsen, ne kadar iyi olur, en azından kendin için.
Salı, 02:42 · Beğen

Coşkun Büktel
İyi de ben onu dediğimde, savcı yedi aydır senin dilekçeni işleme koymamış durumdaydı. Bu durumda benim "Savcı dilekçeni çöpe attı" yani dilekçenin yalan ve iftiralardan ibaret olduğunu savcı bile anladı demem, tamamen doğru bir ifadeydi. Ama ne oldu? Benim bunu dememden kısa süre sonra, savcı (herhalde sizin etkilemeniz sonucu) somut maddi yanlışlar da içeren bir iddianame hazırlayarak davayı açtı. Peki savcı davayı açınca ben ne yaptım? Eyvah, okurlar bunu sakın duymasın mı dedim? Hayır. Dürüst bir insan olarak, durumun değiştiğini ve savcının yedi buçuk ay sonra da olsa, işleme koymadığı ("çöpe attığı") dilekçenizi nihayet işleme koyduğunu ve davayı açtığını okurlara açıkladım. Yani ben olayın öncesinde de sonrasında da, okurlara ya gerçeği ya da "haklı olarak inandığım" gerçeği söyledim, yani ben her zaman gerçeği söyledim.

O yüzden, benim durumumu Özdemir Nutku iftirasını aklamak amacıyla kullanmaya kalkacak bir sahtekâr, senin yukarıdaki ifadelerin kadar, belirsiz, bulanık, netlikten yoksun, yalnızca kafa karıştırmaya yönelik, sarhoş kusmuğu gibi karmakarışık, karman çorman cümleler kurmak zorunda kalır.
Salı, 06:54 · Beğen

Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
Yukarıda yazdıklarında tek bir doğru, tek bir belge, tek bir duyum yok. Sadece; bana, avukatıma ve savcıya yönelik iftiraların var. Burada kanıtlayamıyorsun, umarım yargı da açıklayacak kanıtların vardır. Sen yargının yükünün ne kadar yoğun olduğunu bilmediğin için böylesine hayali suçlamalar yapıyorsun, hata ediyorsun.
Salı, 07:43 · Beğen


Coşkun Büktel
Ah, gülüm, ne kadar da düşünürmüş yargıyı!... Sen ne benim için ne yargı için üzül! Sen onca yalan ve iftiranla birlikte az sonra yargıcın ve benim karşıma hangi yüzle çıkacağını düşün! Yoksa duruşmaya avukatını gönderip, kendin burada beni kışkırtarak lafa tutmayı ve bana duruşma kaçırtmayı mı tasarlıyorsun?
Salı, 07:52 · Beğen


Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
Büktel, ben yargıyı ya da seni düşünerek yazmadım, sadece yargının dosya yükünün ne kadar yoğun olduğuna işaret edip, bu gerçeği gözden kaçırarak, oturduğun yerden iftira atmayasın diye yazdım. Savcı, şikayeti yerinde bulmasa dosyayı çöpe atmaz, taraflara bildirir, sen de o dakikadan sonra sağlıklı yani bilgili, kanıtlı yorum yapabilirsini anlatmak için yazdım.
Salı, 08:36 · Beğen


Coşkun Büktel

Yani "savcı senin yalan dolu dilekçenle kıçını sildi" desem, sen bundan savcının bu işi gerçekten yaptığını mı anlayacaktın? Hayır öyle anlamayacaktın ama evet, öyle anlamış gibi yapacaktın ve yine savcıya iftira ettiğime insanları inandırmaya çalışacaktın. "Savcı senin yalan dolu dilekçeni çöpe attı" veya "savcı senin dilekçenle kıçını sildi" gibi ifadeler, savcıyı değil, senin yalanlarını eleştiren ifadelerdir. Ben "kıçını sildi" gibi bir ifadeyi savcıya yakıştıramadığımdan, senin yalan dolu dilekçeni işleme koyup dava açmadığını anlatmak için "dilekçeni çöpe attığını" söyledim. Biri sana, "dergine verilecek bir sayfalık pavyon reklamı karşılığında yirmi bin Dolar'ı reddetmekle, hayatının fırsatını çöpe attın" dese, sen Dolar'ları toplamak için hemen çöpe mi koşarsın? Hayır, öyle bir dangalaklık yapmazsın! Çünkü ilkokul öğretmeninden "deyim" ne demek öğrenmiştin; deyim olarak kullanıldığında kelimelerin anlam değiştirdiğini (örneğin "adam çöp gibi" dendiğinde, cümlenin bağlamına göre, çöp kelimesinin adamın "kirli" olduğunu da, "zayıf" olduğunu da anlatabileceğini) biliyordun. Hangi kelimenin hangi bağlamda hangi anlama geldiğini bilmeyecek kadar dangalak değildin. Ama her nasılsa, ben, "savcı yalan dolu dilekçeni çöpe attı" dediğimde, hemen dangalak numarasına yatıp, "çöpe atmak" deyimini (işine öyle geldiği için) kelimelerin düz anlamıyla algılamaya kalkıyorsun (daha doğrusu insanlara öyle algılatmaya çalışıyorsun.) Cümlenin bağlamından çöpe atmanın o cümlede yalnızca bir deyim olarak kullanıldığını anlamamış gibi yapıyor, insanları geri zekâlı dangalaklar yerine koyuyorsun? Hani ben, "ayaklarıma kara su indi" desem, deyimsel anlamı dışında asla kullanılmayan bu ifadeyi bile çarpıtmaya, hemen öne atılıp "Coşkun yalan söylüyor, ayakları ıslak değil bir kere" diyerek, buradan avantaj sağlamaya, beni yalancı çıkarmaya kalkacak gibisin. Çünkü Coşkun'un "başka yalanını" bulman imkânsız.

Kaç defa dedim sana, bırak artık, hileyi, iftirayı, yalanı ve çarpıtmayı! Ama nafile, bırakamıyorsun! Kanına girmiş, genlerine işlemiş, refleks haline gelmiş. İftira eroinmanı olmuşsun. Acınacak haldesin! Düştükçe düşüyor, seviye kaybediyor, çevrene de kaybettiriyorsun. (En azından, üç tane insanı dezenforme etmeni engellemek uğruna, tiyatromuzun en yaratıcı yazarını, ilkokul dil bilgisi dersleri vererek mesai kaybetmek zorunda bırakıyorsun.) Çamura batmanın, seviye kaybetmenin, senin için sakıncası kalmamış, çünkü daha fazla batamayacak kadar seviye kaybetmiş, daha fazla kirlenemeyecek kadar kirlenmişsin. Battı balık yan gider diyorsun! (Sakın yine "Coşkun yalan söylüyor, batan balıklar yan gitmez" diye yeni bir tartışma açarak konuyu bir kez daha saptırmaya kalkma! O da bir deyim: Tıpkı savcının çöpe dilekçe attığını görmediğim gibi, batan balığın yan gittiğini de görmüş değilim.)

Büktel'e yalnızca mesai kaybettiriyorsun; ama halkın parasıyla senin o iftira kumkuması dezenformatif dergini destekleyen DT genel müdürü Lemi Bilgin ve İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'na daha fazlasını kaybettiriyor, onların sanatçı kimliklerini sıfırlıyor, sanatsal tarihlerini (biyografilerini) kirletiyorsun. Öylesine seviyesizsin ki, tek başına, "tüm insanlığın" seviye ortalamasını düşürüyorsun.
Salı, 23:23 · Beğen


Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
Büktel, konuyu saptırmakta üstüne yok. " Savcı, şikayeti yerinde bulmasa dosyayı çöpe atmaz, taraflara bildirir, sen de o dakikadan sonra sağlıklı yani bilgili, kanıtlı yorum yapabilirsini anlatmak için yazdım." bu cümledeki "çöpe atmaz" lafını alıp -ki sana ait- onun bir deyim olduğunu anatmak için ne kadar yorulmuşsun. Tabii ki deyim, -nerede görülmüş savcıların, hakimlerin belgeleri çöpe attığı?- cümlede anlatılan o değil ki, anlamadın mı? Sana anlatılmaya çalışılan "taraflara bildirir" kısmıydı, sen bunu beklemeden yani belgesiz, bilgisiz iftira attın, beklesen iftiracı konumuna düşmezdin, anlatılıyor. Off off ne zor bilgisiz insanlara birşey anlatmak! İftiranı orada da bırakmadın ki Büktel, devam ettin: "DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ". Yine belge yok, yine bilgi yok hatta duyum bile yok ne var? Sadece İFTİRA var. Laf ebeliği yapacağına her iki tespitinin de iftira olmadığını, belgeli, bilgili, kanıtlı gerçekler olduğunu anlat ya da özür dilerim de, daha önceki iftiranda özür dilediğin için nasıl konuyu kapattıysam burada da kapatayım.
Dün, 11:13 · Beğen


Coşkun Büktel

Sen bu konuyu ister kapat ister kapatma, (burası özgür bir alan, burada sansür sıfır... Ahmakça suçlamalarını istediğin kadar sürdürebilirsin.) ama ben senin kıldan tüyden asılsız suçlamalarına cevap yetiştirmeye çalışmak için daha fazla mesai harcayacak değilim. Ben, bir önceki yorumumda senin hilelerini geri zekâlıların bile anlayacağı kadar net biçimde sergilediğime eminim. (Zaten sen de son yorumunda yine her zamanki refleksinle davranıyor, yine aynı klasik hileni tekrarlıyor, ifadelerimi alçakça saptırarak yorumluyor ve bir kez daha beni iftira etmekle suçlayarak iftira ediyor, bir tek beyaz yalanını bile gösteremediğin tertemiz bir insana iftiracı diyerek iftira atmakla, tiksindirici bir adilik yapıyorsun) Ama ben sana daha fazla Türkçe dersi verecek değilim. Bundan sonrasına hakim ya da okurlar karar versin! Son olarak şunu söyleyeyim: İftiracılar, benim gibi şeffaf insanlar arasından değil; senin gibi sansürcüler arasından, senin gibi delil karartıp suçlarını örtbas etmek için işine gelmeyen yazıları (belgeleri) internetten silenler arasından çıkar.

Bak gördün mü? Herif, savcıydı, çöptü derken, çerden çöpten konulara saptırarak, kaşla göz arasında suçlu sandalyesinden sıvışıp, yine savcı koltuğuna oturarak, yine aynı hokus pokusla, sayfanın başlığında teşhir ettiğimiz iğrenç yalanını (Türk tiyatrosunda asrın en vahim zincirleme yalanını) unutturuverdi. Neydi asıl konumuz? Özdemir Nutku, Türk tiyatrosunun en iyi oyunu Theope hakkında çok vahim bir yalan söyledi. Daha sonra oyunun yazarı Büktel'e karşı yazdığı cevap yazısında bu yalanı örtbas etmek için, bir dizi başka yalan daha söylemek zorunda kaldı.
(Bakınız: http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm)
Mustafa Demirkanlı ise yeni bir yalan atarak, Özdemir Nutku'nun o yalanı söylemediğini, söyledi. Biz de yukarıdaki başlığımızda, bizzat Nutku'nun ve Demirkanlı'nın ifadelerini art arda teşhir ederek, "Türk tiyatrosunda asrın zincirleme yalanının" okurlarca fark edilmesini sağlamaya çalıştık:

MUSTAFA DEMİRKANLI:

"Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

"Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

ÖZET:

NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...
Dün, 11:44 · Beğen


Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
Büktel anlaşıldı, yalan ve iftiranı, yalan değil, iftira değil demek yerine konu değiştireceksin. Okuyanlar anlasın... HİÇ KİMSE BÜKTEL'İ MAHKEMEYE VERMEYE CÜRET EDEMEDİ. LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI BÜKTEL'E KARŞI SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERDİ AMA BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ. AMA ALÇAKLAR YİNE DE İFTİRALARINI DÜZELTMEKSİZİN SÜRDÜRÜYORLAR." Bbelge, kanıt var mı? YOK. "SAVCI DEMİRKANLI'NIN ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI" DEMİŞTİM; DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ. SAVCI, BUGÜN, YÜCEL ERTEN'İN "ORTADA SANDIK SİKE SİKE USANDIK" İFADESİNİ BİLE BANA MAL EDEN YALAN YANLIŞ BİR İDDİANEMEYLE MAHKEME TEBLİĞİ GÖNDERDİ ADRESİME." Zaten bu ikinci yazısında birinci yazısındakilerin doğru olmadığını söylüyor ama utanmak yerine ikinci bir iftira atıyor. Yine belge var mı? Yok. Bilgi var mı? Yok. Duyum var mı? Yok. Peki, Büktel tek satır yalanı ve iftirası olmadığını söylemek yerine iddiasını kanıtlamaktan neden kaçıyo? Yanıtı Büktel'de olmadığına göre okuyanlar, okuduklarını yorumlayıp karar verecek demektir. Büktel, iddiasını kanıtlamaktan kaçtığı için, iftiralarını kabul ediyor olarak kayda geçirmekten başka yapacak birşey kalmadı demektir.
Dün, 11:57 · Beğen


Coşkun Büktel

‎"Okuyanlar anlasın" diyorsun! Ne güzel!... Ama okuyanların anlamasını gerçekten istiyorsan, o yaptığın alıntının orijinal kaynağına link ver de, okuyanlar, o sözlerin hangi zamanda, hangi durumda, hangi bağlamda söylendiğini görsün ve "gerçekten" anlasın. Sen okuyanların anlamasına değil, senin sahtekârca çarpık yorumlarınla dezenforme olmasını istiyorsun. Ayrıca zaten, kıldan tüyden iddialarının Özdemir Nutku iftirasını ve senin o iftiraya son katkını örtbas etmeye çabalamaktan başka amacı yok. Kaynağa link ver!
Dün, 12:08 · Beğen


Coşkun Büktel

Ayrıca, konumuzun ne olduğunu ve saptıranın kim olduğunu anlamak için, konu başlığına bakmak yeter:

MUSTAFA DEMİRKANLI:

"Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

"Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

ÖZET:

NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...
Dün, 12:18 · Beğen


Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
Ooooo, "yerim dar, yenim dar"ı da geçti bu iş. Onlar alıntı değil, başı sonu sana ait olan, facebook yazıların. Sanki bütün bir yazıdan alıntı yapılmış izlenimi vermeye çalışıyorsun ve de ayıp ediyorsun. Çok ayıp. Bütününü tekrar aktarayım: 1) "HİÇ KİMSE BÜKTEL'İ MAHKEMEYE VERMEYE CÜRET EDEMEDİ. LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI BÜKTEL'E KARŞI SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERDİ AMA BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ. AMA ALÇAKLAR YİNE DE İFTİRALARINI DÜZELTMEKSİZİN SÜRDÜRÜYORLAR." 2) "SAVCI DEMİRKANLI'NIN ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI" DEMİŞTİM; DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ. SAVCI, BUGÜN, YÜCEL ERTEN'İN "ORTADA SANDIK SİKE SİKE USANDIK" İFADESİNİ BİLE BANA MAL EDEN YALAN YANLIŞ BİR İDDİANEMEYLE MAHKEME TEBLİĞİ GÖNDERDİ ADRESİME." Ne linki istiyorsun Büktel?Yazılarının tümü bunlar? Sen ver iftira olmadığının linklerini, belgelerini, kanıtlarını hatta varsa duyumunu aktar...
Dün, 12:59 · Beğen


Coşkun Büktel

Bak, hâlâ savcı rolünde bana talimat veriyor, yahu!... Ben o alıntıda herhangi bir iftira görmediğim için, iftiranın senin dezenformasyon amaçlı çarpık yorumlarından ibaret olduğunu bildiğim için, hiçbir şeyin iftira olmadığını kanıtlamak zorunda değilim. İftira iddiası senin. İftira dediğin alıntının orijinal kaynağına link vererek (her şeyden önce alıntının eksiksiz, saptırmasız, doğru dürüst yapıldığını ve) hangi bağlamda yapıldığını kanıtlayacak olan sensin. Ayrıca ben senin gibi iftiracı olsam, senin her zaman yaptığın gibi, o sözleri çoktan silmiş ve iftirayı örtbas etmiş olmaz mıydım? Yaptığın sahtekârlıkların, hiçbir mantığı, hiçbir tutarlılığı ve yaptığın suçlamaların hiçbir önemi ve anlamı yok. Yalnızca, anlamlı ve önemli olanı, Türk tiyatrosundaki asrın vandalizmini ve bu vandalizmi örtbas etmek için ürettiğin apaçık yalanı örtbas etmeye çalışıyorsun.

"De"leri, "da"ları bile doğru ayıramayan, daha Türkçe imlayı bile sökememiş bir kara cahilin Theope yazarıyla tartışabiliyormuş gibi bir görüntü oluşmuş olması, seni yanıltmasın! Sen benimle tartışamıyorsun, sadece pislik yapıyorsun! Pislik yapıp ahmakça iftira atıyor ve belgeleriyle sergilediğim yalan ve iftiralarına aldırmaksızın, yavuz hırsız gibi, suçlu sandalyesinden sıvışıp savcı koltuğuna oturmaya ve ahmakça çarpıtmalarınla boyuna benim asıl konumu saptırmaya, gözlerden kaçırmaya çalışıyorsun! Evet, "sıfır sansürün" senin gibi iftiracı alçaklar tarafından böylesine tiksindirici biçimde kötüye kullanılması, beni şaşırtmıyor. Bunu (senin gibi sadece "pislik yapan" alçaklarla muhatap olmak zorunda kalmayı) göze almıştım.

Yenin dar değilse başlıkta teşhir ettiğim konudan sapma:

MUSTAFA DEMİRKANLI:

"Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

"Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

ÖZET:

NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...
Dün, 13:38 · Beğen


Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
Deveyi hendekten atlatmak daha kolay. "SAVCI DEMİRKANLI'NIN ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI" DEMİŞTİM; DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ. SAVCI, BUGÜN, YÜCEL ERTEN'İN "ORTADA SANDIK SİKE SİKE USANDIK" İFADESİNİ BİLE BANA MAL EDEN YALAN YANLIŞ BİR İDDİANEMEYLE MAHKEME TEBLİĞİ GÖNDERDİ ADRESİME." Bu yazındaki iddian: "DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." Belge, bilgi en azından duyum... Bunları açıklayamıyorsan, iftira atıyorsun demektir... Ben neyi kanıtlayacağım? İftirayı atan sen, kanıtlayamayan da sen...
Dün, 14:56 · Beğen


Coşkun Büktel

Yenim dar diyorsun yani?... E, haklısın, ben de senin gibi somut bir iftira atsam ve iftiramı teşhir etseler, senin gibi konuyu saptırmak için Coşkun Büktel'e atacak bir iftira arar, bulamazsam yaratırdım. Ben olsam çok daha yaratıcı ve inandırıcı iftira atardım ama sen ancak bu kadarını yapabiliyorsun: Coşkun Büktel, örneğin, "Bugün Cuma" diyor, sen ertesi gün bu sözü kaynak göstermeden, bağlamını gizleyerek alıntılıyor ve "Coşkun yalan söylüyor, bugün Cuma değil, Cumartesi!" diyorsun. Kaynağı niye gizlediğin belli. Ancak geri zekâlı dangalakları yanıltabilecek bu hilenin, zekâ değil, sadece alçaklık ve adilik gerektirdiği de belli... Keşke sana aynı yöntemlerle cevap verecek kadar kirlenmeyi göze alabilseydim de, çarpıtma, hile ve saptırma nasıl yapılır konusunda sana iyi bir ders verebilseydim. Ama asıl önemli ve anlamlı olan konudan sapmaya, konu başlığına yazdığım senin apaçık, somut ve iğrenç yalanını teşhir etmekten geri durmaya hiç niyetim yok:

MUSTAFA DEMİRKANLI:

"Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

"Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

ÖZET:

NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...
Dün, 15:16 · Beğen


Mustafa Demirkanlı
16 ortak arkadaş
Halla halla, iftira burada: "SAVCI DEMİRKANLI'NIN ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI" DEMİŞTİM; DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ. SAVCI, BUGÜN, YÜCEL ERTEN'İN "ORTADA SANDIK SİKE SİKE U...SANDIK" İFADESİNİ BİLE BANA MAL EDEN YALAN YANLIŞ BİR İDDİANEMEYLE MAHKEME TEBLİĞİ GÖNDERDİ ADRESİME." Bu yazındaki iddian: "DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." Belge, bilgi en azından duyum... Bunları açıklayamıyorsan, iftira atıyorsun demektir... Ben neyi kanıtlayacağım? İftirayı atan sen, kanıtlayamayan da sen... Ne cuması, cumartesisi? Hangi kaynağı gizliyorum? Yahu yazının bütünü bu kadar, şaka mı yapıyorsun? Kimi kandıracağını umuyorsun?
Dün, 16:01 · Beğen


Coşkun Büktel

Bütün mü yarım mı diye sormuyorum, dangalak! Niye anlamazdan geliyorsun? Kaynak ver de, o bütünü biz de görelim, diyorum; bakalım gerçekten bütün mü, değil mi; bütünse, herhangi bir çarpıtma var mı yok mu, anlayalım, diyorum. Bir kez bile kaynağını vermediğin bir metne dayanarak insanları suçlamak, ne kadar tiksindirici bir yöntem! Ama tiksinçlik senden gelince. sıradan bir olgu gibi görünüyor ve fazla önem taşımıyor. O nedenle, önemsiz ayrıntıların dikkatimizi çelmesine izin vermeyip, Türk tiyatrosunda asrın en vahim vandalizmini gözden kaçırmış olmayalım:

MUSTAFA DEMİRKANLI:

"Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

"Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

ÖZET:

NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...
Dün, 16:33 · Beğen


Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
‎"Linççi iftiracıların ve destekçilerinin sitelerinde yayınlanan hiçbir cümleye inanmayın! HİÇ KİMSE BÜKTEL'İ MAHKEMEYE VERMEYE CÜRET EDEMEDİ. LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI BÜKTEL'E KARŞI SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERDİ AMA BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ. AMA ALÇAKLAR YİNE DE İFTİRALARINI DÜZELTMEKSİZİN SÜRDÜRÜYORLAR." 09 Haziran 2011, saat: 13.17 http://www.tiyatrodergisi.com.tr/images/resimler/1321549810.jpg

"SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ. AMA ALÇAKLAR YİNE DE İFTİRALARINI DÜZELTMEKSİZİN SÜRDÜRÜYORLAR." Biz hangi iftiramızı düzeltecektik? Büktel'den iftira 1, düzeltmesi de Büktel'den:

"'SAVCI DEMİRKANLI'NIN ŞİKAYET DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI' DEMİŞTİM; DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ. SAVCI, BUGÜN, YÜCEL ERTEN'İN 'ORTADA SANDIK SİKE SİKE USANDIK' İFADESİNİ BİLE BANA MAL EDEN YALAN YANLIŞ BİR İDDİANEMEYLE MAHKEME TEBLİĞİ GÖNDERDİ ADRESİME." 17 Haziran 2011 Saat: 14.28 http://www.tiyatrodergisi.com.tr/images/resimler/1321463805.jpg

" DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." İftira 2, belge yok, bilgi yok hatta duyum bile yok. Ne var? "Ben iftira atmam." Peki, bu iftira değilse nedir?

Büktel sadece kanıt, belge, link diye sayıklıyor. Büktel'in yazdıkları satır satır yukarıdaki linklerde. Şimdi de fotografına değil yazıya link ver diyecek, desin. Yakın arkadaşları belki özeline yazıp "Abi, senin yazdıklarını hep beğeniyoruz ama artık bir açıklama yapsan şu konuda, biz senin kanıtsız tek satır yazmadığına inanıyoruz." diyorlardır belki de? Kim bilir!
Önizlemeyi Genişlet
4 saat önce · Beğen ·


Coşkun Büktel
Sen üzülme Mustafa, benim o kadar dangalak arkadaşım yok.
2 saat önce · Beğen


Coşkun Büktel

Evet, Mustafa'nin iftiralarına kaç kere cevap verirsem vereyim, bir başka sayfaya gidip inatla kaynak göstermediği ya da ölü veya alakasız linkler verdiği iftiralarını orada sürdürecektir. Orada cevap verirsem, başka sayfaya gidecek, aynı pisliği orada yapacaktır. Haklı! Azılı bir sansürcü olarak "Sıfır sansür" ilkesinden nefret ediyor ve bu ilkenin sürdürülebilir olmadığını (elinden gelen her türlü pislikle) kanıtlamaya çalışıyor. Ya cevap bile gerektirmeyen gayet normal bir açıklamamı kriminal bir olaymış gibi göstermeye çalışan saptırıcı sorularla, ya cevabı çoktan verilmiş sorularla, ya da soru şekline sokulmuş iftiralarla açtığım gündemi saptırmaya, gündem yaptığım suçlarını örtbas etmeye, apaçık ve kaynağına link verilmiş belgelerle somut biçimde teşhir ettiğim iğrenç suçlarını unutturmaya umutsuzca çıppınıyor ve umutsuzca beni kışkırtmaya çalışıyor. Her türlü pisliği yaptığı halde, konuları saptırmayı ve beni kışkırtmayı başaramıyor. Bundan böyle bana mesai harcatmayı da başaramayacak: Evet, ne diyorduk:

MUSTAFA DEMİRKANLI:

"Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

"Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

ÖZET:

NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...
2 saat önce · Beğen



 

KAYNAK: facebook

 

MUSTAFA'NIN, SÖYLEDİĞİM BİR SÖZÜ (GERÇEĞİ) ÇARPITMA YÖNTEMİ İLE, FACEBOOK'TAKİ SAYFALARIMDA ÇEŞİTLİ TAKMA İSİMLERLE (DENİZ DUYGULU, BURAK OTAKÇI, ÖZGÜR BAŞKAN VE NİCE BAŞKALARI) KARŞIMA ÇIKAN MEÇHUL SAPIKLARIN GERÇEĞİ ÇARPITMA YÖNTEMLERİ ARASINDAKİ BENZERLİĞİ VE SAPIKLARIN NEDENSE BANA KARŞI DAİMA MUSTAFA'YLA AYNI İFTİRALARI KULLANDIKLARINI VE AYNI TEMALARI İŞLEDİKLERİNİ KEŞFETMEK İSTEYEN OKURLAR, ÖRNEĞİN, ŞU SAYFAYI TIKLAYABİLİRLER:

http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanlidenizduygulu.htm




 

BONUS:

 

VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -4

MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM

MUSTAFA'NIN HALUK BİLGİNER'CE AÇILMIŞ "YAVŞAK DAVASI"NDA ÇIKAN KARAR HAKKINDA FACEBOOK'TA BAŞLATTIĞI TARTIŞMA

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 

 

Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz?

Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011

 

Çünkü Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun, fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini önemsiyoruz.

Yani bizim önemsediğimiz şey, (2005'te
Özdemir Nutku'nun "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var" demesinden sonra, 2009'da dergisinin kapağında "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlığı attığı halde, iki gün önce "kimse ikinci bir Theope var demedi ki" diyebilmiş) iftiracı Demirkanlı'nın kendisi değil... Biz halkın bizzat kendi parasıyla ve Kültür Bakanlığı, İBBŞT ve DT'nin izni, desteği ve aracılığıyla ve "kasıtlı olarak" dezenforme edilmesini önemsiyoruz.

Keşke bu işlerle başkaları uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa; keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi yapabilsem.

Kimse bana, "yeter artık, herkes durumu anladı, sen bak kendi işine" demesin! Durumu herkesin anladığına dair belirtiler görmedikçe, imzalı tepkiler yayınlanmadıkça, "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" korkusu egemen oldukça, kimsenin anlatmaya çalıştığım şeyi anladığına ikna olamam.

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ

 

Ağustos'ta (bir ara) insan (güya), Kasım'da kurt...


Coşkun BÜKTEL /
20 Kasım 2011

 

MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:


MUSTAFA DEMİRKANLI (30 AĞUSTOS, 23.53, 2011)

Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)

MUSTAFA DEMİRKANLI (19 KASIM, 06.25, 2011)

Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367)

ARŞİV

Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.

 

TÜRK TİYATROSUNDA ASRIN (zincirleme) YALANI:


 

ÖZDEMİR NUTKU 2005:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

KAYNAK: DT'nin CD kaydı



 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN DERGİSİNDE KAPAK DUYURUSU (Haziran 2009): 

"Evet, ikinci bir Theope var."

KAYNAK: Derginin Haziran 2009 kapağı / Kapağı büyük görmek ve "Evet, İkinci Bir Theope var" başlığını okumak için, lütfen aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayınız!

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI 2011:

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"

KAYNAK:
http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanliikincitheopegercegi%20saptirmak.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm