Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

FACEBOOK TARTIŞMASI
Mustafa Demirkanlı dün gece sabaha dek kafamı sıktı; sabaha karşı zıbardı da kışkırtmalarından ancak kurtulabildim.
 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE BİR KEZ DAHA, ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

 

18 Kasım 2011 Perşembe, 23.43 tarihinde Coşkun Büktel tarafından eklendi

 

 


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI:

http://www.coskunbuktel.com/bukteldemirkanlifacebooktartismasi.htm

 

· · · Paylaş · Düzenle · 10 saat önce

    • Büktel, Ömer Faruk Kurhan'ın "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlıklı yazısından konuşurken, yazıyı kast ederek söylediğim lafı neden çarpıtmaya çalışıyorsun?! http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1154

      10 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      YALAN MAKİNASI MUSTAFA DEMİRKANLI DİYOR Kİ: "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      OYSA ÖZDEMİR NUTKU DEMİŞTİ Kİ: (İşte, Nutku'nun dediği: Riyasız, aldat
      masız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak ve tırnak içinde):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      Ne diyor Özdemir Nutku?

      "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor.

      Yani ne diyor? İkinci bir Theope var diyor.

      Yani ne diyor? "Var" diyor.

      Ne diyor? "Var" diyor.

      Ne diyor "var" diyor.

      Moronlar için bile Nutku'nun dediği açık mı? Açık. Kesin mi? Kesin. Ne diyor? "Var" diyor.

      Peki, yalan makinası, iftiracı ve linççi ve gerçekleri saptırmayı (iyi niyetli, dürüst insanlar için imkansız denecek kadar zor olsa da; kötü niyetli vicdansız bir alçak olmanız halinde, hiç zekâ gerektirmeyen ve parmak şıklatmak kadar kolay bir işi, "gerçekleri saptırmayı") sanat zanneden ve sanat edinen Mustafa Demirkanlı ne diyor?

      "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" diyor.

      Ne diyor? "Kimse var demedi ki" diyor.

      Ne diyor? "Kimse var demedi" diyor.

      Nutku, "var" diyor; Mustafa, "kimse var demedi ki" diyor. (Rahmetli annem olsa, böyle bir durumda, "Ölür müsün, öldürür müsün" derdi.)

      İşte Mustafa budur!

      Nutku'nun "var" dediğini belgeleyen videonun linki ise budur:
      http://www.coskunbuktel.com/buktelnihayet.htm

      Peki ya Mustafa'nın "kimse var demedi ki" dediğinin belgesi var mı? Elbette var. Gösterebiliyor muyum? Elbette. Orijinal kaynağına link verebiliyor muyum? Elbette, yoksa ne anlamı kalır ki, sahtekârlık etmiş olurum. İşte orijinal kaynağın linki:
      http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=298666906818093&id=100000243596367&notif_t=feed_comment

      www.coskunbuktel.com

      ‎(GÜNCELLEME 1 Ağustos 2008: Özdemir Nutku iftirası'ndan üç yıl sonra −12 Temmuz 2008− iftiranın yer aldığı DT koordinasyon toplantısının iftirayla ilgili bölümünün video kaydı nihayet yayınlanabilmiş ve ortaya çıkan CD görüntül...

      9 saat önce · ·

    • COŞKUN BÜKTEL," DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ". ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI, YANAŞAMAYACAK.

      9 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Evet, Mustafa'nin iftiralarına kaç kere cevap verirsem vereyim, bir başka sayfaya gidip inatla kaynak göstermediği ya da ölü veya alakasız linkler verdiği iftiralarını orada sürdürecektir. Orada cevap verirsem, başka sayfaya gidecek, aynı pisliği orada yapacaktır. Haklı! Azılı bir sansürcü olarak "Sıfır sansür" ilkesinden nefret ediyor ve bu ilkenin sürdürülebilir olmadığını (elinden gelen her türlü pislikle) kanıtlamaya çalışıyor. Ya cevap bile gerektirmeyen gayet normal bir açıklamamı kriminal bir olaymış gibi göstermeye çalışan saptırıcı sorularla, ya cevabı çoktan verilmiş sorularla, ya da soru şekline sokulmuş iftiralarla açtığım gündemi saptırmaya, gündem yaptığım suçlarını örtbas etmeye, apaçık ve kaynağına link verilmiş belgelerle somut biçimde teşhir ettiğim iğrenç suçlarını unutturmaya umutsuzca çıppınıyor ve umutsuzca beni kışkırtmaya çalışıyor. Her türlü pisliği yaptığı halde, konuları saptırmayı ve beni kışkırtmayı başaramıyor. Bundan böyle bana mesai harcatmayı da başaramayacak: Evet, ne diyorduk:

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor.

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      8 saat önce ·

    • Büktel, bu konuda tek laf etmedin/edemedin hâlâ dezenformasyona devam ediyorsun.

      8 saat önce ·

    • Coşkun Büktel Pis yalancı!

      8 saat önce ·

    • Nerede açıklaman? Belgen, kanıtın hatta duyumun?! Hakaret ederek haklılığını mı sağlayacağını sanıyorsun? Açıklamayan sen, belge göstermeyen sen, ben yalancıyım öyle mi? Ne pişkin bir dezenformasyoncusun...

      8 saat önce ·

    • Coşkun Büktel ARŞİV: Pis yalancı!

      8 saat önce ·

    • Ben orada tek belge, kanıt ya da duyum göremedim? Sadece hikaye anlatıyorsun... " DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ". Belgesi Büktel, belgen yoksa doğruyu söylemeyen sensin. Hakaret ederek, arşiv diyerek ilgilenmeyenleri kandırabilirsin belki ama sadece onları kandırabilirsin. Belge Büktel belge... Sen belgesiz konuşmam diyen bir adamsın.

      8 saat önce ·

    • Coşkun Büktel ARŞİV: Pis yalancı!

      8 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Evet, Mustafa'nin iftiralarına kaç kere cevap verirsem vereyim, bir başka sayfaya gidip inatla kaynak göstermediği ya da ölü veya alakasız linkler verdiği iftiralarını orada sürdürecektir. Orada cevap verirsem, başka sayfaya gidecek, aynı pisliği orada yapacaktır. Haklı! Azılı bir sansürcü olarak "Sıfır sansür" ilkesinden nefret ediyor ve bu ilkenin sürdürülebilir olmadığını (elinden gelen her türlü pislikle) kanıtlamaya çalışıyor. Ya cevap bile gerektirmeyen gayet normal bir açıklamamı kriminal bir olaymış gibi göstermeye çalışan saptırıcı sorularla, ya cevabı çoktan verilmiş sorularla, ya da soru şekline sokulmuş iftiralarla açtığım gündemi saptırmaya, gündem yaptığım suçlarını örtbas etmeye, apaçık ve kaynağına link verilmiş belgelerle somut biçimde teşhir ettiğim iğrenç suçlarını unutturmaya umutsuzca çıppınıyor ve umutsuzca beni kışkırtmaya çalışıyor. Her türlü pisliği yaptığı halde, konuları saptırmayı ve beni kışkırtmayı başaramıyor. Bundan böyle bana mesai harcatmayı da başaramayacak: Evet, ne diyorduk:

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor.

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      8 saat önce ·

    • Arşin dediğin bu mu Büktel? Burada iftira attığın yazının linkini istiyorsun. http://www.tiyatrodergisi.com.tr/ilgincfotokategori.php?hng=40 http://www.tiyatrodergisi.com.tr/images/resimler/1321463805.jpg buyur kaç dfa verdim, iftira yazıların bu linklerde, onların iftira olmadığını kanılmak sana düşer...

      8 saat önce · ·

    • Coşkun Büktel  http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150909166960711

      İLK KEZ YAYINLANAN SON CEVABIM, SAYFANIN SONUNDA     COŞKUN BÜKTEL Cem Mumcu'dan "bilgilenmeyi" (onun ipiyle kuyuya inmeyi) kimseye önermem. Herkesi şıp diye "anladığını" sanan, her ne pahasına olursa olsun medyatik olmayı kafaya koymuş, aşırı önyargılı, vasat zekâ... Beni "anladı" da or...

      8 saat önce · ·

    • Büktel, sen iyi misin? Ne alaka bu verdiğin link? Sen soruyu anlamıyorsun galiba? Büktel iftiran şu: " DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." belge yok, bilgi yok hatta duyum bile yok. Ne var? "Ben iftira atmam." Peki, bu iftira değilse nedir? Senin verdiğin linkle bunun ne alakası var? Anladım, kimse linke gitmez, Büktel'in bu soruya yanıt verdiğini, belgelediğini sanır umudunu yaşıyorsun. Bu son hareketin, iflasının belgesi olmalı. Şaka yapmıyorsan, insanları salak sanıyorsun.

      8 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Evet, Mustafa'nin iftiralarına kaç kere cevap verirsem vereyim, bir başka sayfaya gidip inatla kaynak göstermediği ya da ölü veya alakasız linkler verdiği iftiralarını orada sürdürecektir. Orada cevap verirsem, başka sayfaya gidecek, aynı pisliği orada yapacaktır. Haklı! Azılı bir sansürcü olarak "Sıfır sansür" ilkesinden nefret ediyor ve bu ilkenin sürdürülebilir olmadığını (elinden gelen her türlü pislikle) kanıtlamaya çalışıyor. Ya cevap bile gerektirmeyen gayet normal bir açıklamamı kriminal bir olaymış gibi göstermeye çalışan saptırıcı sorularla, ya cevabı çoktan verilmiş sorularla, ya da soru şekline sokulmuş iftiralarla açtığım gündemi saptırmaya, gündem yaptığım suçlarını örtbas etmeye, apaçık ve kaynağına link verilmiş belgelerle somut biçimde teşhir ettiğim iğrenç suçlarını unutturmaya umutsuzca çıppınıyor ve umutsuzca beni kışkırtmaya çalışıyor. Her türlü pisliği yaptığı halde, konuları saptırmayı ve beni kışkırtmayı başaramıyor. Bundan böyle bana mesai harcatmayı da başaramayacak: Evet, ne diyorduk:

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor.

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      8 saat önce ·

    • Ciddi sorun yaşıyorsun. Büktel verdiğin linke bir bak da sonra yaz ne yazacaksan. Verdiğin linkte attığın iftira ile ilgili tek satır yok... Farkında değil misin? Kafa mı buluyorsun?

      8 saat önce ·

    • Yine olmadı Büktel, bu da alakasız bir link. Büktel iftiran şu: " DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." bunun iftira olmadığını kanıtlayacaksın, alakasız linklerle bunu nasıl bağdaştırıyorsun? yok yok sen şaka yapıyorsun? Ya da insanların kafasını karıştırıp attığın iftiradan sıyrılmaya çalışıyorsun.

      8 saat önce ·

    • Yine olmadı Büktel, bu da alakasız bir link. Büktel iftiran şu: "DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." bunun iftira olmadığını kanıtlayacaksın, başka sularda dolaşıyorsun.

      7 saat önce ·

    • Coşkun Büktel Mustafa, sözü bittiği için işi oyuna vurdu ve sürekli aynı yorumu eklemeye başladı. Ama ben onun sarhoş mezesi değilim ve onunla oyun oynayamam. Sakın kimse, bu yaptığıma sansür demeye kalkmasın! Mustafa'nın sildiğim yazısının sayamayacağım kadar kopyası yukarıda hâlâ duruyor. Mustafa, bu kez de, sayfalarımı ağırlaştırarak sabote etmeye çalışıyor beni. Mustafa'nın pisliğinin sınırı yok!

      7 saat önce ·

    • Büktel, hatırlatmamın nedeni, sen konu dışı linklerle kafa karıştırdığın için.. Benim ne diye sözüm bitsin. İşte linki diyorsun, alakasız linkler veriyorsun. Varsa ilgisi, söyle de anlayalım.

      7 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      ARŞİV: Kaç gündür her sorunu yanıtladığım halde, her defasında duvara tosladığın, şapa oturduğun, küle osurduğun halde, bugün hâlâ kalkmış utanmadan "Büktel yanıt veremeyecek, onun yerine küfrederek, apayrı konulara girecek, sen şunu yapmıştın, işte belgesi (link verdiği kendi yazısı olacak) diyecek... Olay ve iftira açık ama Büktel'den bu konuda yanıt beklemeyin... " diyorsun.

      Yanıt tabii ki, "kendi yazım" olacak, çünkü sen benim cevaplarımdan sonra ne halt ettiğini anlıyor ve suç delillerini örtbas etmek için, kendi yazılarını bile silip kaçıyorsun. Ama önemli değil, benim yazılarımda ya senin söylediğin her şey zaten var ya da alıntı yaptığım her şeye link var.) Sen ne yüzle beni hâlâ yine cevap veremeyecek diye kışkırtabiliyorsun yahu?! Bunları eğer, içki masanda eğlence olsun diye ya da sırf beni kızdırıp kışkırtmak için yazıyorsan, sana ille açıkça orospu çocuğu diye haykırmam için yapıyorsan, çok beklersin! Ben senin gibi bir cümlede üç yalan söyleyebilen bir alçağın bütün yalanlarını, bütün iftiralarını cevaplamaya mecbur muyum, ulan?!! Ben senin içki masanın mezesi miyim, ulan?

      Daha bir kaç gün önce sana şunları yazmadım mı:

      Senin bu köhne iftiranı yıllar önce zaten defalarca cevaplamadım mı? O cevaplara niye link vermiyorsun? O cevaları niye alıntılamıyorsun? O cevaplarıı okurlardan niye saklıyorsun! Onu da ben mi yapmak zorundayım? Aynı suçlamayı her tekrarlayışında aynı belgeleri hep ben mi araştırıp bulayım? Niye bir kerecik adam gibi belge göstererek, belgelere kaynak göstererek konuşamıyorsun? Senin yerine belgeleri hep ben mi araştırıp bulacağım? Yok öyle yağma! İddia senin! Belgeleri de sen bulmak zorundasın! Ama sen, "sokarım belgeye, ben atarım iftiramı, sen uğraş dur!" kafasındasın! Ve bu kafada gitmeye hem mecbur hem kararlısın. Başka çaren yok ki!... Belge ve kaynak göstererek Büktel'i suçlayabilmek hiç kimse için mümkün değil ki...Hele senin ne haddine?!! Büktel'e belge ve kaynak gösterilerek gerçek bir suçlama yapılamaz, Büktel'e ancak, senin yaptığın gibi kocakarı üslubuyla, kanıtsız, ispatsız, belgesiz (ya da ender olarak, sırf belge gösterir gibi yapmış olmak için, alakasız kaynaklara link vermek suretiyle) alçakça iftira atılır. Büktel'e ancak bu yapılır. Büktel'e niye iftira atılır? Büktel'i sert cevap vermeye mecbur etmek iamacıyla kışkırtmak ve sonra savcıya gidip "bana küfretti" diye şikayet edebilmek için... Bakalım 15 Kasım'da adalet bu alçaklığa ne diyecek!

      Her defasında (Örneğin, bakınız:
      http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150866344785711 ) cevabı alıp duvara tosladığın, şapa oturduğun, küle osurduğun halde; her defasında yeni (ya da eski) bir yalan bulup, "Büktel yine cevap veremeyecek" diye kışkırtarak okurları alçakça yanıltıyorsun! Ulan ben senin bu şekilde önemliymiş gibi sunduğun onlarca kıldan tüyden sorularına bugüne dek cevap verdim de, ne oldu? Bi utanayım, bi sarsılıp kendime geleyim, dedin mi? Yo-oo!... Cevaplanan iftirayı unutturup, önemli bir meseleymiş gibi sorduğun kıldan tüyden soruların yerine yenilerini uydurup yenilerini sordun. (Ben sana savcı gibi soru sormuyorum. Niye? Çünkü ben senin hakkında yazdığım zaman, gayet net, şüphesiz ve kesin biçimde, senin yalan, iftira ve sahtekârlıklarını "belgeliyorum". Ortada soru ya da şüphe bırakmıyorum. Senin gibi alçakça imaların ardına sığınarak sataşmaya, soru kılığına sokulmuş alçakça suçlamalar yapmaya tenezzül etmıyorum. Şeffaf, net, belirgin, belgeli, "açıkça, mertçe, Türkçe" konuştuğum için, ortada sorulacak herhagi bir soru, kuşku, ikilem, ikirciklem kalmıyor. Bende her şey net ve şeffa!... Senin alçaklığını tabak gibi somut biçimde okurların önüne koyuyorum. Örneğin, suçlarını örtbas etmek için, Kış ortasında yaptığın Bahar temizlikleriyle, kendi yazılarını bile silip yok ettiğini söylüyorum. Peki söylemekle yetiniyor muyum? Yo, hayır! Belge gösteriyorum. Belgeye link veriyorum. (http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2009/12/iftirac-lincci-ve-sansurcu-tiyatro.html) Senin onlarca yalan, iftira ve sahtekârlığını belgeledim dediğimde ne yapıyorum? Belgelere link veriyorum. Link verdiğim o belgeler, senin (eğer verebildiysen) cevaplarına bağlanmış linkleri de içeriyor. Yani seni sansür etmeden iftiralarını belgeliyor, belgelerin kaynağını gösteriyor, kaynağına link veriyorum (http://coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm) Yani ben sana linççi ve iftiracı dediğimde, somut biçimde kanıtlayabildiğim bir şey söylemiş oluyorum, senin gibi boş konuşmuş, ağzımdan osurmuş olmuyorum. Linççi derken, linç kampanyasının (senin tam bir arsızlıkla yıllardır görmezden geldiğin) yüze yakın belgesine link verebiliyorum. (http://coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm) Linç kampanyanızıın iftirasına, benim Özdemir Nutku'ya iftira attığım iddianıza gelince; o iddianızın iftira olduğunu ise, yalnızca belgelerle de değil, (sen dahil hiçbir linççinin karşı çıkamadığı) geri zekâlıların bile anlayabileceği kadar "apaçık ve belirgin" mantıksal verilerle kanıtlıyorum; işte kanıtların linki: http://coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm

      Peki sen ne yapıyorsun? Bunamış kocakarılar gibi, kanıt belge, kaynak derdi olmadan, yalnızca vıdı vıdı yapıyorsun. Tiyatro vıdı vıdı düzeyine düşsün diye, Coşkun Büktel'in mesaisi o vıdı vıdılara harcansın diye, gelip "sıfır sansürlü" bu özgür sayfalarda apaçık yalan söyleyip iftira atarak, okurları zehirliyor, Büktel'i kışkırtıyorsun. "Sıfır sansür" ilkesini vandalca, alçakça kötüye kullanarak, geçersiz kılmaya çalışıyorsun! Aslında yalan ve iftiralarınla okurları zehirleme şansın da yok ama, benim, bir tek okurun bile zehirlenme ihtimaline tahammül edemeyecek kadar insancıl ve senin ahmakça ve alçakça iftiralarını bile sansür etmeyecek kadar demokrat olmamdan yararlanarak, Türk tiyatrosunun en yaratıcı kalemini, bu alçakça iftiralarla meşgul ediyorsun. Vandalizmin tanımını uygulamalı olarak ve tüm tiyatro tarihine ibret olacak kadar yüksek bir alçaklık dozuyla, sergiliyorsun.

      Eski iddiaların, cevap veremezsin diye kışkırtarak sorduğun soruların ne oldu? Onları sormaktan niye vazgeçtin? Onlara cevabını aldığın halde (Örneğin, bakınız:
      http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150888362725711 ) hangi hakla, benim sorulara cevap veremediğimi söylüyorsun? Hangi hakla, "geçmişi bilmeyen" genç okurları alçakça dezenforme ediyorsun. Yalan söylemek, kanıtsız belgesiz iftira atmak nasılsa fazla vakit almıyor. At iftiranı, Coşkun uğraşsın dursun! Bu nasıl bir arsızlıktır?!! Bu nasıl bir kalleşliktir?!! Senin ipinle kuyuya inen 1100 linççiye ve dergine reklam vererek seni besleyen Lemi Bilgin ve Ayşenil Şamlıoğlu'na ve Ertuğrul Günay'a lanetler olsun! (http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150890115405711)

      KAYNAK:
      http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanlisadikhirsiz.htm

      COŞKUN BÜKTEL: At hırsızları kadar cahil, bilimdışı ve ahlaksız olup da sürekli seviyeli olmaktan söz eden şu ciğeri beş para etmez sansürcüler yok mu...?     MUSTAFA DE...

      7 saat önce · ·

      7 saat önce · ·

    • Büktel neden bu kadar dezenformasyon yapmakta ısrarlısın, her konuyu gündeme getirdin, getiriyorsun, bir tek benim seni iftiracı diye suçladığım yazına tek bir açıklama getirmiyorsun. O iftirama açıklık getirmeyeceğim, dersin, olur biter ama öyle demiyor, ben açıkladım deyip, alakasız linkler veriyorsun... İnsanları kandırmaya çalışıyorsun. Kim oyun oynuyor, ben mi, sen mi?

      7 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150759647160711

      Mustafa'nın eski yöntemidir: İftirayı atar. Cevap verirsen iftirayı sessizce silp yok eder ve bir başka iftira atarak gündemi değiştirir. Onu da cevaplarsanız onu da silip bir başka iftirayla gündemi yeniden değiştirir. Onu da cevaplarsanız yine aynı şey olur. Bunun sonsuza dek böyle sürmesini göze alamayacağınızdan artık Mustafa'nın iftiralarına (çok kandırıcı olmadıkları sürece) cevap vermezsiniz. O zaman da "cevap veremiyorsun, cevap ver, Büktel!" diye deli çüküne tutunur gibi ısrarla ve yıllarca aynı iftirayı sürdürür.

      Cevap olarak, cevapladığınız eski iftiralarını ona hatırlatır, eski yazılarınıza link verir ve hangi yüzle hesap sorabildiği sorusunun ortaya çıkmasını sağlarsınız. O zaman da, birdenbire, eski suçlarını yüzüne vuramayacağınız yepyeni bir ismin ortaya çıktığını ve Mustafa'nın sorularını size sorduğunu görürsünüz. Bu yeni ismin bir takma isim olduğunu şıp diye anlarsınız. Bu yeni isim Mustafa olmadığını kanıtlamak için önceleri size makul yaklaşır, bazı yazılarınızı beğenir, filan... Ama bu ucuz taktikler işe yaramadığında, tamamen Mustafalaşır ve Mustafa taktikleri ve hileleriyle sizi kendisini muhatap almaya zorlamak için apaçık iftiralar atar. Cevaplarsanız, yeni bir iftira atar, onu da cevaplarsanız, yine aynını yapar. Ama eğer cevaplamazsanız, şimdi (kendini "gerçek kişi" olarak yutturma umudunu yitirdiğinden) artık "Sanal Kişi" ismiyle yazan sapığın yaptığını yapar: Cevaplamadığınız iftirayı (Büktel'in sansürcü olduğu iddiasını) "sıfır sansür" ilkenizden yararlanarak profil sayfanızın her yerine mikrop gibi yayar.

      Lemi Bilgin ve Ayşenil Şamlıoğlu'nun dolaylı yollardan ve devlet kesesinden (yani Hilmi'nin deyişiyle "tüyü bitmedik yetimden" sağılmış vergilerle) beslediği için kaale almak zorunda kaldığım bu mikrop; ne yazık ki devlet desteği ve "ben 'işime' bakarım" mantığıyla davranıp "iş" ("tiyatro") yaptığını sanan esnaf tiyatrocuların(!) tepkisizliği sayesinde, beni yıllardır uğraştırıp bana zaman ve mesai kaybettirmeye devam ediyor.

      7 saat önce · ·

    • Şimdi bu linkle, attığın iftirayı kanıtlamış mı oldun? Konu senin attığın iftira, neden ben iftira atmadım işte kanıtı, demiyorsun da oyun oynuyorsun? Ben iftira atar, kanıtlamam da, diyorsun aslında. Bu kadar alakasız linklerle kafa karıştırmaya çalıştığın için sanırım sözün bittiği yerdesin...

      7 saat önce ·

    • Coşkun Büktel ARŞİV: Arsız herif!

      6 saat önce ·

    • Haa şimdi okuyanlar şöyle sanacak değil mi? Bak Büktel ısrarla arşiv diyor, demek ki Demirkanlı'nın iftira dediği konuda belgesini ortaya koymuş ama Demirkanlı görmemekte direniyor... Ayıp ya, ne arşivinde ne yukarıda verdiğin linklerde attığın iftiraya ilişkin tek satır yok Büktel. Sen neyin peşindesin? Seni hiç bu kadar çaresizlik içinde kıvranırken görmemiştim. Ne kadar zavallı duruma düştüğünün farkında değil misin?

      6 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      ARRŞİV: Bak gördün mü? Herif, savcıydı, çöptü derken, çerden çöpten konulara saptırarak, kaşla göz arasında suçlu sandalyesinden sıvışıp, yine savcı koltuğuna oturarak, yine aynı hokus pokusla, sayfanın başlığında teşhir ettiğimiz iğrenç yalanını (Türk tiyatrosunda asrın en vahim zincirleme yalanını) unutturuverdi. Neydi asıl konumuz? Özdemir Nutku, Türk tiyatrosunun en iyi oyunu Theope hakkında çok vahim bir yalan söyledi. Daha sonra Oyunun yazarı Büktel'e karşı yazdığı cevap yazısında bu yalanı örtbas etmek için, bir dizi başka yalan daha söylemek zorunda kaldı.
      (Bakınız:
      http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm)
      Mustafa Demirkanlı ise yeni bir yalan atarak, Özdemir Nutku'nun o yalanı söylemediğini, söyledi. Biz de yukarıdaki başlığımızda, bizzat Nutku'nun ve Demirkanlı'nın ifadelerini art arda teşhir ederek, "Türk tiyatrosunda asrın zincirleme yalanının" okurlarca fark edilmesini sağlamaya çalıştık:

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      6 saat önce ·

    • Anlaşıldı, bana attığım iftirayı hatırlatma, bugüne kadar Büktel yalan söylemez, iftira atmaz diye insanları kandırmıştım, tüm inandırıcılığımı yerle bir ettin, demek istiyorsun, haklı olarak da sinirleniyorsun... Yok konu başlığı, yok şu link, yok arşiv mavallarıyla daha fazla rezil etme kendini... Attığın şu iftiraya verecek cevabın varsa ver, yoksa da daha fazla kendini komik duruma düşürme: "DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." bunun iftira olmadığını kanıtlayacaksın ya da susup oturacaksın...

      6 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      LEMİ BİLGİN VE AYŞENİL ŞAMLIOĞLU, BU ARSIZLIĞI MUTLAKA GÖRMELİ! HERİF ONLARIN ARACILIĞIYLA, FAKİR HALKIN PARASINI REKLAM ADI ALTINDA CEBE İNDİREREK YAN GELİP YATIYOR VE ÇALIŞMADAN YAŞADIĞI İÇİN BÜTÜN GECE KAFA ÇEKİP THEOPE YAZARINA KARŞI VANDALİZM YAPIYOR! KİMSE BANA, "ENGELLE GİTSİN!" DEMEYE KALKMASIN! MUSTAFAYI SANSÜRLE ENGELLEMEK, TİYATRO SANATININ VANDALİZM KARŞISINDA DEMOKRATİK İLKELERİNDEN VAZGEÇMESİ, DEMOKRASİNİN ÇARESİZ KALMASI, ACZE DÜŞMESİ DEMEK. DEMOKRASİDEN VAZGEÇMEK VE SANSÜRCÜ VANDALLARIN SEVİYESİNE DÜŞMEK, ASLA ÇIKAR YOL OLAMAZ. MUSTAFA'YI DURDURMAK İÇİN TEK DEMOKRATİK YOL, VANDALİZMİ BESLEYEN KAYNAKLARI KURUTMAK OLABİLİR. MUSTAFA'YI, HAYATINI KAZANMAK ZORUNDA BIRAKMAK GEREK! AVANTA MUSLUKLARINI KAPAMAK, ONU ALIN TERİYLE HAYATINI KAZANMAYA ZORLAMAK GEREK. MERAK ETMEYİN, AVANTASINI KESTİNİZ DİYE ÖLMEZ. DE'LERİ DA'LARI BİLE DOĞRU YAZACAK KADAR İMLA BİLGİSİ VE MÜREKKEP YALAMIŞLIĞI BULUNMASA DA, MECBUR KALINCA, LİMON SATAR, GAZETE SATAR, HAMALLIK YAPAR, AYAKTA KALMANIN YOLUNU BULUR. ALIN TERİNİN VE HELAL PARANIN TADINI ALINCA DA, İYİ İNSAN OLMA HEVESİNE BİLE KAPILABİLİR. EN AZINDAN, EVE ALIN TERİYLE ISLANMIŞ PARA GETİRECEĞİ, TERLİ VE YORGUN GELECEĞİ VE BİR İŞE YARAMANIN İNSANİ GURURUYLA DOPDOLU OLACAĞI İÇİN, KENDİNDE VANDALİZMLE UĞRAŞMA HEVESİ BULAMAZ OLUR. BELKİ İLERİDE YARATICI İNSANLARA SAYGI BİLE DUYAR.

      LEMİ BİLGİN VE AYŞENİL ŞAMLIOĞLU, ONA İYİLİK YAPMADIĞINIZIN, BİR FRANKENSTEİN YARATTIĞINIZIN FARKINDA DEĞİL MİSİNİZ? FRANKENSTEİN'IN BU VANDAL VERSİYONU SİZİN ESERİNİZ.

      6 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Ama hay Allah! Biz asıl konuyu yine gözden kaçırdık: Neydi asıl konumuz? Özdemir Nutku, Türk tiyatrosunun en iyi oyunu Theope hakkında çok vahim bir yalan söyledi. Daha sonra Oyunun yazarı Büktel'e karşı yazdığı cevap yazısında bu yalanı örtbas etmek için, bir dizi başka yalan daha söylemek zorunda kaldı.
      (Bakınız:
      http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm)
      Mustafa Demirkanlı ise yeni bir yalan atarak, Özdemir Nutku'nun o yalanı söylemediğini, söyledi. Biz de yukarıdaki başlığımızda, bizzat Nutku'nun ve Demirkanlı'nın ifadelerini art arda teşhir ederek, "Türk tiyatrosunda asrın zincirleme yalanının" okurlarca fark edilmesini sağlamaya çalıştık:

      MUSTAFA DEMİRKANLI:

      "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

      İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

      "Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      ÖZET:

      NUTKU: "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor;

      DEMİRKANLI (İnsanları dezenforme etmekten zerre kadar utanmaksızın, bir seri katil kadar soğukkanlılıkla, apaçık yalanı, hem de yazarak, söyleyebiliyor): "Kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"...

      6 saat önce ·

    • Bir ara gammazcılığından bahsetmiş, yine hakaret etmiştin. Bir; ben şu anda (bu gece) içki içmedim, uyduruyorsun. İki; İşim gereği iki ekranla çalıştığım için yan gözle diğer ekrana bakıp senin zırvalıklarını izliyorum. Üç; de ki dediklerinin hepsi doğru, bu yine de senin attığın iftiranı örtmez ki! Bak, yine iftirana ilişkin tek satır etmeden beni gammazlayarak rahatlamaya çalışıyorsun. Dört; ben yarın sabah öldüm diyelim, senin iftiran da benimle birlikte ölecek mi sanıyorsun, eminim kabuslarına girmişimdir, tuvalette bile insanların "iftiracı.. iftiracı" dediğini görüyorsundur. İftiracı seni...

      6 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150890115405711

                                                                                                                                    Duvar yazımız: MUSTAFA DEMİRKANLI, HİLMİ BULUNMAZ'A BİZİ ÖNEMSEMEDİĞİNİ SÖYLÜYOR: "Siz -siz ve Büktel- hayatın sizin etrafınızda döndüğünü mü sanıyorsunuz?"   Beğen ...

      6 saat önce · ·

    • Hemen, bilmem kaçıncı defa yanıtlayayım. Büktel, Ömer Faruk Kurhan'ın "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlıklı yazısından konuşurken, yazıyı kast ederek söylediğim: "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" lafını neden çarpıtmaya çalışıyorsun?! http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1154 Yanlış anladıysan düzelttim, eğer söylediğim yanlış anlaşıldıysa özür dilerim, Kurhan'ın yazısını koınuşurken, yazıyı kast ederek "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki", dedim yine de yanlış anlaşıldıysa özür dilerim. Tamam mı? Yapmamı istediğin başka birşey var mı? Varsa söyle...

      5 saat önce · ·

    • Coşkun Büktel http://coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm

      www.coskunbuktel.com

      ‎1. Özdemir Nutku skandalı, Devlet Tiyatrosu kamerasının CD kaydı ile de kanıtlanmış, açık, basit, kolay anlaşılır, bir iftira olayıdır. Genlerinde iftiraya karşı onları tepki vermeye zorlayan insani birtakım özellikler bulunması kaydıyla, geri zekâlılar bile anlayabi...

      5 saat önce · ·

    • Tamam her yere gammazladın, artık kimse ilan vermez, rahatla... Şimdi, iftirana gelebilir miyiz? Sence de uygunsa.

      5 saat önce ·

    • Coşkun Büktel
      Özdemir Nutku skandalı, Devlet Tiyatrosu kamerasının CD kaydı ile de kanıtlanmış, açık, basit, kolay anlaşılır, bir iftira olayıdır. Genlerinde iftiraya karşı onları tepki vermeye zorlayan insani birtakım özellikler bulunması kaydıyla, geri zekâlılar bile anlayabilir.

      5 saat önce ·

    • Offf ki ne offf... Neyse bu arada işim bitti, attığın iftirayı unutturmak için kafa karışıklığı oyunlarına devam edebilirsin, sonra bir ara bakarım, daha ne kadar saçmalamışsın bakalım. İftiralarının bir kısmı şunlardı? İftira1: "LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI BÜKTEL'E KARŞI SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERDİ AMA BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ. İftira 2: "DEMİRKANLI YA DA AVUKATI NE YAPTIYSA YAPMIŞ, 7 AY SONRA SAVCIYA FİKİR DEĞİŞTİRTMİŞ." Varsa bu konularda söyleyeceğin bir şey söyle, değilse iftiracılığın TESCİL edilmiş oldu, bilesin.

      5 saat önce ·

    • Coşkun Büktel ‎2. Özdemir Nutku'nun iftirası, bir kahve sohbetinde ya da Nutku'nun yatak odasında değil; DT'nin 30 kişilik resmi (yani ciddi) koordinasyon toplantısında yaşanmıştır. Toplantının tüm kaydı DT arşivindedir. İftiranın gerçekleştiği dakikaların kaydına ise internette bir tıkla ulaşmak mümkündür: Lütfen, TIKLAYINIZ!
      http://coskunbuktel.com/buktelnihayet.htmhttp:

      5 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      ‎50 dakika geçti ses yok. Mustafa ya (onun yukarıdaki ifadesiyle) "susup oturdu" ya da sızdı. Ya da arkadan ne geleceğini bildiği için "tüydü". Çünkü "Linççi Geri zekâlılar İçin Alfabe Kolaylığında Özdemir Nutku Skandalı Rehberi" başlıklı yazımızın yukarıdaki iki maddesinin devamı olan şu su gibi berrak, açık ve anlaşılır satırlarla linççiler asla yüzleşemediler: (KAYNAK: aşağıya aktardığımız metnin içinde verilmiş linkleri görmek için, yazıyı orijinal sayfasında okumanızı öneririz: http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm)

      3. Toplantının yöneticisi Nutku bu iftirayı durup dururken değil, DT sanatçısı Şahin Ergüney'in söz alıp "Theope DT'de oynanmalıdır" mealindeki konuşması üzerine, yumurtlamıştır. Nutku, Ergüney'in talebini şu iftirayla cevaplamıştır:

      4. “....şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum. Fransızca’da 16.yüzyılda yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

      5. Oysa ki, "Fransızca’da 16.yüzyılda yazılmış Theope diye bir oyun" yoktur. Herhangi başka bir ülkede ya da yüzyılda da yoktur. Olduğunu söylemek, düpedüz, açık, somut, kesin bir yalandır. Bırakın oyunu, "Theope" adlı bir roman, hikaye, beste, bale, vb. bile yoktur. Ama herhalde, Yunanistan'da Theope adlı yaşamış ve yaşayan binlerce insan, Yunan edebiyatında Theope adında yüzlerce karakter, hatta diğer ülkelerin edebiyatında da Theope adlı üç-beş karakter bulmak ihtimal dahilindedir. Çünkü Theope, Coşkun Büktel'in uydurduğu bir isim değildir. Tıpkı "Cevdet Bey ve Oğulları"ndaki Cevdet isminin Orhan Pamuk tarafından uydurulmuş bir isim olmadığı gibi... Ama isimleri Büktel ve Pamuk uydurmuş olmasa da, Büktel'in Theope'si ve Pamuk'un Cevdet'i, ya da Namık Kemal'in "Cezmi"si, Halide Edip Adıvar'ın "Handan"ı, Refik Halit Karay'ın "Nilgün"ü, vb, yalnızca yazarlarının yaratıcılığına özgü, "özgün" karakterlerdir.

      6. İhtimalleri bir yana bırakır da, kesin ve şüphesiz olan şey nedir diye sorarsak, şu cevaba ulaşırız: Theope adlı yaşamış ve yaşayan binlerce insanın veya yüzlerce edebi karakterin muhtemel varlığı, Nutku'nun iftirasını ortadan kaldırmıyor. Dolayısıyla, Şahin Ergüney'in "Theope oynanmalıdır" talebi üzerine, Nutku tarafından, Theope adlı var olmayan ikinci bir "oyun" uydurulması, iki Theope oyunu arasındaki benzerlikten söz edilmesi, Büktel'e karşı yazılan cevap yazısında bile hâlâ "17. Yüzyıl'da yazılmış" Theope adlı o ikinci oyunun var olduğunda ısrar edilmesi; pek çok geri zekâlının bile kolayca değerlendirebileceği üzere, maksatlı bir iftira olmaktadır. Peki Nutku'nun bu iftirayı atmak için bir nedeni var mıydı?

      7. İftira, devletin CD kaydı ile somut, açık ve net olarak kanıtlandığı ve devletin arşivine girdiği için; biz, ayrıca neden göstermek, Nutku'nun niyetini keşfetmek, neyi niçin yaptığı hakkında tahmin yürütmek zorunda değiliz. Ama sırf meraklısı için belirtelim ki, Nutku'nun Büktel'e iftira atması için yeterince neden "vardır". Bu nedenler, Büktel'in Nutku'ya yönelik ağır eleştirileridir. Büktel'in "Türk Tiyatrosundan İnsan Manzaraları" ve "Yönetmen Tiyatrosuna Karşı" başlıklı kitaplarının indekslerinden bakılarak, bu eleştirilere kolaylıkla ulaşılabilir.

      8. Nutku bu iftirayı dalgınlıkla ya da yanlış hatırladığı için atmış değildir. Çünkü:

      9. Büktel, Eylül 2005'te (henüz CD ortaya çıkmadan önce) yazdığı ilk yazıyla Nutku'dan, sözünü ettiği ikinci Theope'nin kanıtını isteyince; Nutku, üç-beş gün sonra yayınladığı cevap yazısında, ilk yalanına sahip çıkmış, yeni yeni yalanlarla, o ilk yalanını inandırıcı kılmaya ve Büktel'in tepkisini yumuşatmaya çalışmıştır. Nutku, "Coşkun Büktel'e yanıt" başlıklı o yazısının ilk paragrafında şunları söylemiştir:

      10. "Sayın Coşkun Büktel,

      Benim hiçbir iddiam olmadı. Size olayı nakleden Şahin Ergüney eksik nakletmiş. Bazan eski belgeleri karıştırırken 17. yy.da yaşamış ikinci sınıf bir yazarın “Theope” adlı bir oyunu olduğunu öğrendiğimi söyledim. (Nutku'nun öyle bir şey söylemediği CD'de net görülüyor.) Üstelik hiçbir imada bulunmadan. (Benzerlik imasında bulunduğu CD'de net görülüyor.) Metni görmedim, yalnızca adına eski bir belgede rastladım. Metni görseydim bile, Fransızca bilmediğim için oyunu okuma olanağı bulamayacaktım. Benim bile varlığından haberi olmadığım başka bir Theope'yi sizin de okumamış olduğunuza emin olduğumu belirttim. (Belirtmediği CD'de net görülüyor.) Bunu yalnızca bilgi olarak verdiğimi, sizin Theope'nizin özgün bir yapıt olduğundan kuşku duymadığımı da ekledim."(Eklemediği CD'de net görülüyor.)

      11. Nutku, toplantıdaki konuşması ile yukarıdaki savunmayı yazması arasında geçen sürede gerekli araştırmayı yapmış ve dalgınlığını fark mı etmiş ki(!), ikinci Theope için toplantıda konuşurken 16. Yüzyıl tarihini verdiği halde, Büktel'in hesap sormasından sonra yazdığı ve yukarıda aktardığımız cevap yazısında 17. Yüzyıl tarihini veriyor? Yoksa konuşurken söylediği yalanı unutmuş ve savunma yazısında aynı yalanı tekrarlamaya çalışırken yanlış yalan(!) mı söylemiş? Her iki ihtimal de Nutku'yu iftiracı kılıyor.

      12. Büktel eğer Theope'yi yaratan zekâya sahip olmasaydı da, Theope'yi Theope adlı bir oyundan (veya romandan, öyküden) çalmış bir hırsız olsaydı, zekâsı yine de, tanınmasını önlemek için çaldığı şeyin adını değiştirmek kadar basit bir önlemi akıl etmeye kuşkusuz yeterdi. Bu konuyu açtığımız bir gün, Hilmi Bulunmaz'ın bize verdiği yanıt, sanırız, sevgili geri zekâlı okurlarımız için bile yeterince aydınlatıcı olacak: "Elbette, araba hırsızları bile ilk önce arabanın plakasını değiştirir."

      KAYNAK: Metnin tamamını okumak ve içinde verdiğimiz linkleri görmek için, yazının orijinal sayfasını tıklamanızı öneririz:
      http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm

      www.coskunbuktel.com

      ‎1. Özdemir Nutku skandalı, Devlet Tiyatrosu kamerasının CD kaydı ile de kanıtlanmış, açık, basit, kolay anlaşılır, bir iftira olayıdır. Genlerinde iftiraya karşı onları tepki vermeye zorlayan insani birtakım özellikler bulunması kaydıyla, geri zekâlılar bile anlayabi...

      4 saat önce · ·

    • Coşkun Büktel

      ‎13. Bütün diğer kanıtları göz ardı ederek Nutku'nun toplantıda konuşurken dalgınlık etmiş olabileceğine inanmak için geri zekâlı olmak yetebilir. Ama Büktel'in ilk yazısında yönelttiği suçlamalara karşı (yukarıda ilk bölümünü aktardığımız) savunma yazısını yazarken Nutku gibi duayen bir bilim adamının, Büktel suçlamalarından sonra bile hâlâ ayılamayıp, "aynı" dalgınlığı sürdürdüğüne ve savunma yazısında koyu harflerle belirlediğimiz (sonradan CD görüntüleri ortaya çıktığında görüntülerle çeliştiği görülen) bütün o yalanları, dalgınlıkla söylediğine inanmak için, geri zekâlı olmak yetmez. Ya moron ya da iftiracı Nutku'nun yalakası olmak gerekir. (Bakınız: Gerçekleri saptırmak kurnazlığı, zekâ değil, yalnızca alçaklık ve vandalizm gerektirir.)

      14. Peki ama çevremizde Özdemir Nutku skandalını inkâr ya da örtbas etmeye çalışan; güneş kadar apaçık ve net görünen iftirayı balçıkla sıvamaya, ortada şaibeli ya da ihtilaflı bir durum varmış gibi bir izlenim yaratarak insanları yanıltmaya kalkışan; ya da Türkiye'nin en meşhur tiyatro profesörünün iftiracı olması tiyatrocular için hayati bir konu değilmiş gibi davranan birini gördüğümüzde onun moron mu, yalaka mı olduğunu nasıl anlayacağız? derseniz; ağzını koklayın, derim: Yalakaların ağızlarında yaladıkları yerlerin kokusu kalırmış.*

      Coşkun Büktel / 20 Şubat 2009

      * Bu konuda Çetin Altan'ın yalancısıyım. Yıllar önce okuduğum bir yazısında naklettiğine göre, sanıyorum tartıştığı bir milletvekiline, "dişlerinin arasında yaladığın yerlerin kokusu duruyor" gibi bir şey söylemiş.

      NOT: Türk tiyatrosunda hiç kimse iftiracılardan daha temiz olmadığı için, hiç kimse Nutku'yu kınayamıyor ve böylesine kokuşmuş bir ortamda kendini başkalarından daha suçlu saymaya gerek duymayan Nutku, belgelenmiş iftira suçu için özür dilemeyi üç yıldır inatla reddediyor.

      4 saat önce ·





 

 

KAYNAK: facebook

 

MUSTAFA'NIN, SÖYLEDİĞİM BİR SÖZÜ (GERÇEĞİ) ÇARPITMA YÖNTEMİ İLE, FACEBOOK'TAKİ SAYFALARIMDA ÇEŞİTLİ TAKMA İSİMLERLE (DENİZ DUYGULU, BURAK OTAKÇI, ÖZGÜR BAŞKAN VE NİCE BAŞKALARI) KARŞIMA ÇIKAN MEÇHUL SAPIKLARIN GERÇEĞİ ÇARPITMA YÖNTEMLERİ ARASINDAKİ BENZERLİĞİ VE SAPIKLARIN NEDENSE BANA KARŞI DAİMA MUSTAFA'YLA AYNI İFTİRALARI KULLANDIKLARINI VE AYNI TEMALARI İŞLEDİKLERİNİ KEŞFETMEK İSTEYEN OKURLAR, ÖRNEĞİN, ŞU SAYFAYI TIKLAYABİLİRLER:

http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanlidenizduygulu.htm




 

BONUS:

 

VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -4

MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM

MUSTAFA'NIN HALUK BİLGİNER'CE AÇILMIŞ "YAVŞAK DAVASI"NDA ÇIKAN KARAR HAKKINDA FACEBOOK'TA BAŞLATTIĞI TARTIŞMA

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 

 

Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz?

Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011

 

Çünkü Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun, fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini önemsiyoruz.

Yani bizim önemsediğimiz şey, (2005'te
Özdemir Nutku'nun "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var" demesinden sonra, 2009'da dergisinin kapağında "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlığı attığı halde, iki gün önce "kimse ikinci bir Theope var demedi ki" diyebilmiş) iftiracı Demirkanlı'nın kendisi değil... Biz halkın bizzat kendi parasıyla ve Kültür Bakanlığı, İBBŞT ve DT'nin izni, desteği ve aracılığıyla ve "kasıtlı olarak" dezenforme edilmesini önemsiyoruz.

Keşke bu işlerle başkaları uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa; keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi yapabilsem.

Kimse bana, "yeter artık, herkes durumu anladı, sen bak kendi işine" demesin! Durumu herkesin anladığına dair belirtiler görmedikçe, imzalı tepkiler yayınlanmadıkça, "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" korkusu egemen oldukça, kimsenin anlatmaya çalıştığım şeyi anladığına ikna olamam.

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ

 

Ağustos'ta (bir ara) insan (güya), Kasım'da kurt...


Coşkun BÜKTEL /
20 Kasım 2011

 

MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:


MUSTAFA DEMİRKANLI (30 AĞUSTOS, 23.53, 2011)

Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)

MUSTAFA DEMİRKANLI (19 KASIM, 06.25, 2011)

Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367)

ARŞİV

Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.

 

TÜRK TİYATROSUNDA ASRIN (zincirleme) YALANI:


 

ÖZDEMİR NUTKU 2005:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

KAYNAK: DT'nin CD kaydı



 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN DERGİSİNDE KAPAK DUYURUSU (Haziran 2009): 

"Evet, ikinci bir Theope var."

KAYNAK: Derginin Haziran 2009 kapağı / Kapağı büyük görmek ve "Evet, İkinci Bir Theope var" başlığını okumak için, lütfen aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayınız!

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI 2011:

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"

KAYNAK:
http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanliikincitheopegercegi%20saptirmak.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm