Anasayfa Polemik İnceleme   Büktel Hakkında  İlkemiz Büktel'in Gör Dediği Arşiv İletişim

FACEBOOK TARTIŞMASI
 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 
İŞTE BÜKTEL'İN DÜNKÜ DUVAR YAZISI VE ALTINA EKLENENLER:

Yeniden uzun uzun kafa sıkmaya başlayan Demirkanlı'yla YENİ BİR FACEBOOK TARTIŞMASI / HALUK BİLGİNER'İN DE BİZZAT KATILDIĞI 2. DURUŞMADA MAHKEME JET HIZIYLA KARAR VERDİ: "Oyuncular yavşaktır genellikle" diyen Haluk Bilginer SUÇSUZ; "Haluk Bilginer yavşaktır" diyen Hilmi Bulunmaz suçlu!.. BAKINIZ: http://www.coskunbuktel.com/bukteldemirkanlibilginer.htm

· · · · Perşembe, 22:51

 

  • Bu nasıl bir önyargı? Haluk Bilginer'e dava açıldı mı? Örneğin Hilmi dava açtı da yargı Bilginer suçsuz mu dedi? İnsanları kandırmaya çalışma Büktel! Bilginer dava açmış yargı da kararını vermiş, Hilmi de dava açsın yargı o şikayet üzerine de kararını versin, "Bilginer suçsuzdur", desin, sonra sen yukarıdaki yorumu yap. Bu yazdıkların tamamen yalan: "Oyuncular yavşaktır genellikle" diyen Haluk Bilginer SUÇSUZ; "Haluk Bilginer yavşaktır" diyen Hilmi Bulunmaz suçlu!.." Yargı böyle bir karar vermedi ki!.. Yalanla nerelere ulaşacağını sanıyorsun? 2 kişiyi yanıltsan kar mı sanıyorsun? Yargı kararını bile dezenforme etmekten geri duramıyorsun, çünkü karar senin istediğin gibi değildi.. Her zaman yaptığın gibi gerçeği tepetaklak çevirmeye çalış, çalış bakalım nereye kadar?..

    Dün, 04:10 ·

    • Coşkun Büktel

      İnsanları kandırmaya çalıştığımı söylüyorsun. Onları kandırmak istesem, karar metnini senin yaptığın gibi onlardan gizler, karar metnine (işin aslına) link vermekten yan çizerdim. Okurları aldatmak istesem, "sıfır sansür" ilkesine sahip çıkmak yerine, seni engellerdim, olur biterdi.

      Merak etme, seni yanıltamıyorsam, insanları hiç yanıltamam. Büktel'in bu haberiyle ilgilenecek her Büktel okuru senden daha zekidir ve neyin ne olduğunu bilir. Yeter ki onlardan belgeler gizlenmesin. Ben kararını aslını gizliyor muyum? Gizlemiyorum. Kararın aslına link vererek, kararı yorumluyorum. İnsanlar kararın aslını okudukları için, benim yorumumun ne kadar yanlış veya ne kadar doğru olduğunu değerlendirebilir. Senden akıl almaya ihtiyaçları yok.

      Peki sen ne yapıyorsun? Kararın aslını sitendeki okurlardan gizliyorsun. Her şeyi bilmeleri gerekmeyen eşşekler olarak gördüğün için kararın aslını kendilerinden gizlediğin okurlarına sitende "H. Hilmi Bulunmaz'ıın 'Küfürbazlığı' Tescil Edili" diye bir yazı yazıyorsun. (Bakınız:
      http://tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=232) Peki kararın aslında "Hilmi'nin küfürbazlığı tescil edilmiştir" diye bir cümle var mı? Yok. Peki senin okurların, kararın aslında böyle bir cümle olmadığını biliyorlar mı? Bilmiyorlar, çünkü sana göre onlar her şeyi bilmesi gerekmeyen eşşekler olduğu için, kararın aslını göremiyorlar.

      Şimdi senin yorumunu değerlendirelim: Hilmi'nin küfürbazlığının tescil edilmiş olduğu, senin gayet dangalakça kötü niyetli bir yorumun. Hilmi'nin küfürbazlığı hangi küfürle tescil edilmiş? "Yavşak" küfrüyle... Peki bu davada yavşak "küfrünü" ilk kullanan, ilk ortaya atan kim? Haluk Bilginer. Ne demişti Haluk Bilginer? "Oyuncuların çoğu yavşaktır genellikle" demişti. Hilmi de ona "Halıuk Bilginer yavşaktır" demişti. Mahkeme "yavşak" sözcüğünün küfür olduğuna karar verdiğine göre, bu durumda sana göre asıl kimin "küfürbaz" olduğu tescil edilmiştir? Sana göre, Hilmi Bulunmaz'ın?... Peki dünyadaki vicdan sahibi tüm insanlara göre kimin küfürbazlığı tescil edilmiştir? Cevap o kadar açık ki, bu soruya cevap vermek bile okurların zekâsına hakaret olur.

      Okurlardan belge gizleme!... Okurlardan belge gizlemek, Kış ortasında Bahar temizliği yaparak belgeleri silip örtbas etmek (işte belgesi:
      http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2009/12/iftirac-lincci-ve-sansurcu-tiyatro.html) sana gönderilen cevap yazılarını bile "ciddiye almıyorum" diyerek sansür etmek, okurları her şeyi bilmesi gerekmeyen eşşekler olarak görmek, küfürlerin en büyüğüdür.

      Feridun'a "ırkçılığın avukatı" diye sitende hakaret edilmesine izin vereceksin. Feridun cevap yazısı gönderince de "ciddiye almıyorum" diyerek adamın cevap hakkını gaspedeceksin ve Feridun'un cevabını yayınlamaktan kaçacak, ciddiye almıyorum bahanesiyle Feridun'u sansür edeceksin. Sonra da, yalnız senin iftiralarını değil, takma isimli sapıkların iftiralarını bile sansür etmemiş olan Coşkun Büktel'i sansürcü diye, dezenformasyoncu diye suçlayacaksın. Sence bunları yutacak kadar dangalak insanlar Coşkun Büktel okuru olur mu? Burası senn bize cevap hakkı tanımaksızın rahatça iftira ettiğin sansürcü siten değil ki...

      Feridun'u ciddiye almadığın için sansür ediyorsun. Peki ben seni ve senin iftiralarını tekrarlayan takma isimli sapıkları niye sansür etmiyorum? Sizin iftiralarınızı "ciddiye almıyorum" diyerek niye engellemiyor, niye okurlardan gizlemiyorum? Ben sizi ciddiye aldığım için mi sansür etmiyorum? Hayır. Okurları ciddiye aldığım için, sizin iftiralarınızdan korkmadığım için, okurlardan saklamamı gerektiren hiçbir defom bulunmadığı için, "sıfır sansür" ilkem gereği okurlardan hiçbir şey gizlemeyeceğim için, okurları her şeyi bilmesi gerekmeyen eşşekler olarak görmediğim için sansür etmiyorum.

      Kafana girsin diye bir daha tekrarlıyorum:

      Okurlardan belge gizleme!... Okurlardan belge gizlemek, Kış ortasında Bahar temizliği yaparak belgeleri silip örtbas etmek (işte belgesi:
      http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2009/12/iftirac-lincci-ve-sansurcu-tiyatro.html) sana gönderilen cevap yazılarını bile "ciddiye almıyorum" diyerek sansür etmek, okurları her şeyi bilmesi gerekmeyen eşşekler olarak görmek, küfürlerin en büyüğüdür.

      Girdi mi kafana! Sansürcü küfürbaz seni!

      12 saat önce ·

    • Linkçi Büktel, kimse kimseden bir şey gizlemiyor. Sen takmışsın linke, o linkleri aynı yazışma dizisinde en az 10 here verdin, merak eden gider kararın bütününü okur, ben ilgili bölümü aktarıyorum. Heceleyerek de anlamamışsın. Tekraren: Adamın biri trafik kazası yaptı ve X şahsın ölümüne sebep oldu, yargılandı ve 2 yılın altında ceza aldı, yargıç da Hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verdi. Büktel'e göre; o adam, ölmüş X'i 5 yıl içinde bir daha öldürmezse sorun yok, karar tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacak ama bu arada bir başkasını öldürebilir (!)

      Büktel, kararda da yer verilen yasa maddesini heceleyerek okumaya çalış, bu sefer anlayacaksın.

      "CMK 231/10 mad-de-si ge-re-ğin-ce De-ne-tim sü-re-si i-çer-sin-de KAS-TEN YE-Nİ BİR SUÇ İŞ-LE-ME-Dİ-Ğİ TAK-DİR-DE a-çık-la-ma-sı ge-ri bı-ra-k-ı-lan hük-mün or-ta-dan kal-dı-rı-la-rak da-va-nın düş-me-si-ne, ak-si tak-dir-de CMK 231/11 mad-de-si ge-re-ğin-ce hük-mün a-çık-lan-ma-sı-na"

      Yani, Bulunmaz hakkında yürüyen davalardan birinden daha, örneğin O.... Çocuğu dediği iddia edilen davalardan birinden daha ceza alırsa 231/11 uygulanmaya başlar, neymiş? KASTEN YENİ BİR SUÇ işlemiş oluyormuş. Bilginer'e tekrar "yavşak" demesi gerekmiyormuş yani öldürdüğü adamı tekrar öldürmesi gerekmiyormuş. Anlayabildin mi?
      Gelelim Feridun'a, yahu onun yanıtı 2009'da verilmiş, beğenmediyseniz ben ne yapayım... sizi memnun edecek yanıt mı istiyorsunuz? Yanıt verildi... ama size yetmedi, peki bir ironi yapayım (ironi diye altını çiziyorum çünkü yine hani belgesi hani linki teranelerine başlarsınız) O yanıtı tıpkı sizin yaptığınız gibi "çöp kutusunda" değerlendirdik. Hani siz yanıt haklarını çöp kutusunda değerlendiriyordunuz ya, bunun mucidi de sendin. Şimdi ne istiyorsun onu söyle? Papağan gibi aynı şeyleri tekrarlama. Git çöp kutusuna bak, Feridun'un yanıtı orada...

      12 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Artık okumuyorum. Kararın metnini yayınlamaktan kaçmış, şimdi hâlâ tartışmayı başka başlık altında (yani bu başlık altında) yeniden sürdürmeye çalışıyor.

      Unutma, Feridun bütün bunları görüyor ve kazığı hâlâ yağlayıp duruyor.

      12 saat önce ·

    • Yine bel altı... Hiç yakışıyor mu bir yazara? Ayıp, söz kalmayınca hep aynı; hakaret, küfür... şimdi de "kazığı hâlâ yağlayıp duruyor"un hakaret olmadığını TDK ile açıklamaya kalkışırsın... Çok zavallılaştın bugün...

      11 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Seninle tartışırken, daha doğrusu senin kafamı sıkmana tepki verirken, Jean Paul Sartre'la tartışıyormuş gibi rol yapacağımı mı sanıyordun?

      Feridun hâlâ yağlıyor!

      11 saat önce ·

    • Küfürbazlar... lafınız bitti değil mi?

      11 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Seninle muhatap olma isteğimiz ve talebimiz bitmedi, yoktu ve yok. Biz seni yalnızca belgelerle teşhir ediyoruz. O yüzden cevap verebiliyorsan belgelere cevap ver! Bizim vaktimizi alma! Kafamızı sıkma!

      11 saat önce · · 1

    • Yine komik adamlığa soyundun, karakter rolleri sana daha çok yakışıyor... Benimle muhattap olma talebiniz yok değil var da, karşımda gözümün içine bakarak ifade edecek gücünüz yok. Komik adam seni...

      11 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Kanıtlı belgeli cevap veremiyorsan, vaktimi alma, kafamı sıkma!
       

      11 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Feridun yağlıyor!

      11 saat önce ·

    • Yahu kanıtı, belgesi bu yazı dizisinde senin yazdıkların, korkuyorsun ve kaçmak için bahaneler uyduruyorsun, kendine güvenen insan bahane uydurmadan, "hah şimdi yakaladım seni, hem de kayda alacağız" der ve hadi hadi ne zaman demeye başlar. Oysa kukuleta tak, dediklerimi önce onayla gibi bahaneler uyduruyormaz. Haklıysan, bahaneye gereksinmen olmaz, okuyanlar da anlamıştır... anlayacaklarını...

      10 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Feridun çok kazık sorularla geliyor. Kazıkları hâlâ yağlamakla meşgul!

      10 saat önce ·

    • Kim? Feridun mu? Hani ırkçılığı savunduğu yazısını yayımlamadığımız şahıs mı? Hani yıllar önce Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'nde yazarken seni Dergi'ye sızdırmak için çeşitli manevralar yapan şahıs mı? Defalarca rezil olup, aynı konuda papağan gibi konuşan şahıs mı?

      10 saat önce ·

    • Feridun Çetinkaya  “Mustafa Demirkanlı ‘ilkel ve iğrenç’ olmaya devam ediyor!” hâlâ... Bkz. http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2008/11/mustafa-demirkanl-ilkel-ve-iren-olmaya.html

      10 saat önce ·

    • Coşkun Büktel Hemen rahatlama! Asıl kazık bu değil! Feridun asıl kazığı hâlâ yağlıyor!

      10 saat önce ·

    • Bak şunu hatırladım, bundan 1-1,5 yıl öncede Hilmi şunları yazıyor, 3 güne hazır demiştin, o üç gün bitmedi, sen de tııs yok. Nol'du, okuru eşek yerine mi koydunuz?

      9 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Ya belgeli konuş ya da hiç vaktimi alma, kafamı sıkma!

      9 saat önce ·

    • belgesi www.coskunbuktel.com daha fazla link veremiyorum, senin sitende çoğu yazıların tek tek linki yok, adres verebilirim, sağ sütunda yukarıdan 7-10 arası yazı.

      9 saat önce · ·

    • Üstten, 6 ncı yazı şöyle başlıyor: "HİLMİ BULUNMAZ, üç gündür, Mustafa Demirkanlı'nın..."

      9 saat önce ·

    • Feridun Çetinkaya

      İftira ve sansür suçunu belgeleriyle teşhir ettiğim Mustafa Demirkanlı, benim karşımda hiçbir zaman iftiracı ve sansürcü olmadığını söyleyemedi.

      Sahibi olduğu Tiyatro... Tiyatro... Dergisi internet sitesinde, bana "ırkçılığın avukatlığına
      soyunuyor" iftirası atılmasına çanak tuttuğunu da yanıt/tekzip yazımı sansürlediğini de inkâr etmiyor.

      Mustafa Demirkanlı, tıpkı Banker Bilo filmindeki üçkâğıtçı Maho gibi: "Evet yaptım, yaptım ama bir sor bakalım niye yaptım?" diyebiliyor ancak.

      Bu sayfaları okuyanlara hâlâ saf Bilo muamelesi yaparak battıkça batıyor.

      ***

      Tamam Feridun'un tekzip yazısını sansürledim, evrensel bir hak olarak tanımlanmış ve kutsal sayılan yanıt hakkını, kendini savunma hakkını da gasp ettim; Feridun'un elini kolunu sansürle bağlayıp, tetikçi olarak istihdam ettiğim Ömer F. Kurhan'ın Feridun'a özgürce iftira ve hakaret etmesine çanak tuttum, tamam bütün bu alçaklıkları yaptım ama sor bakalım niye yaptım diyor. Kendisinin aslında verecek bir yanıtı olmadığı için de, bozacının şahidi şıracı misali, bu sansür uygulamasının güya haklılığına kanıt olarak, yine kendisi gibi sansürcü suçortağı Ömer Faruk Kurhan'ın kirli iftira ve hakaret yazısındaki dezenformasyondan medet umuyor. Yalanı, iftirayı ve sansürü, nafile bir şekilde yine yalan, iftira ve sansürle mazur göstermeye, savunmaya çalışıyor. Sansürlediği yanıt/tekzip yazımın muhatabı Ömer Faruk Kurhan'ın ikinci kirli iftira yazısını, utanıp sıkılmadan bir de benim yanıt hakkımı sansürlemesinin dayanağı olarak gösteriyor.

      İyi ama, Mustafa Demirkanlı, iftira ve sansür suçunu mazur göstermek için kullandığı, Ömer Faruk Kurhan'ın bu kirli iftira ve hakaret yazısını, bu suç belgesini, daha birkaç gün önce, kedi pisliğini örteri gibi kendi internet sitesinden sessiz sedasız silmemiş miydi? Silmişti. (Bkz.
      http://www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=182) Ama burada başı sıkışınca, verecek cevap bulamayınca yüzü kızarmadan, suçortağı Kurhan'ın yüzkarası kirli iftira yazılarından medet ummaya devam ediyor.

      Demirkanlı'nın, Feridun yanıt yazısında bizim gırtlağımıza kadar iftira, linç ve sansür bataklığına saplandığımızı belgeliyordu, rezilliğimizi ifşa eden bu yazıyı Tiyatro... Tiyatro... sitesi okurlarıyla nasıl paylaşabilirdik, Feridun'u bu nedenle sansürledik diyecek hali yok ya... Özetle, "ırkçılık" suçlaması söz konusu olduğundan sansür meşruydu demeye getiriyor.

      Yani Mustafa Demirkanlı, Tuncay Özinel'in "ırkçı" olduğu konusunda Ömer Faruk Kurhan ile hemfikir imiş. Yani Mustafa Demirkanlı da, Tuncay Özinel'e haksızlık yapılıyor deyip Özinel'in "yargısız infaz" edilmesine karşı çıktığım için beni otomatikman, ırkçılıkla suçladıkları Özinel'e ve dolayısıyla ırkçılığa destek vermekle ("avukatlığına soyunmakla") itham ediyor. Benim yanıt/tekzip hakkımı da bu nedenle sansürlediklerini söylüyor. Buna kılıf olarak da, yine kendisinin bir tezgâhı olan bir tabela örgütlenmesinin, "Tiyatro Yayıncıları Birliği" adını verdiği, kerameti kendinden menkul TİYAB'ın, yine kerameti kendinden menkul "ilke kararı"nı gösteriyor. Sanki TİYAB "ilke kararı", kanun hükmündeymiş ve TİYAB böyle bir karar alınca istediği kişi hakkında "yargısız infaz" yaparak, istediği kişiyi "ırkçılık" ile suçlamak ve bunun üzerinden iftira ve hakaret üretmek, sansür uygulamak meşruymuş gibi, kendisi çalıp kendisi oynuyor.

      Bu uydurma "TİYAB ilke kararı" bahanesinin nasıl bir yalan olduğu, yine bizzat Mustafa Demirkanlı'nın bir uygulamasıyla da kanıtlanmıştır zaten.

      Demirkanlı doğrudan "ırkçı" olmakla itham ettiği Tuncay Özinel'in yanıt hakkı söz konusu olduğunda TİYAB'ın ilke kararı var falan dememişti. Doğrudan "ırkçı" olmakla itham ettiği Tuncay Özinel'in, hakkındaki suçlamalara yanıt niteliğindeki “Başaramadım ya da Ülkemle Birlikte Yenildim” başlıklı yazısını Tiyatro... Tiyatro... sitesinde yayımlamıştı. Tabii ki doğru ve hakkaniyetli olanı yapmıştı. (Bkz.
      http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1564)

      Hatta bu yüzden, sansür ve iftira suçortağı Ömer F. Kurhan, işi hemcinslerini yemeye vardıran bir sansür ve iftira canavarı gibi davranmış ve Tuncay Özinel'e yanıt hakkı tanıdıkları için, yani sırf Tuncay Özinel'i sansürlemedikleri için, Mustafa Demirkanlı ve Tiyatro Dünyası editörü Can Törtop'a yönelik de "ırk ayrımcılığını meşrulaştırıyorlar" imasında bulunmuştu. (Bkz.
      http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1577)

      Demirkanlı, TİYAB'ın ilke kararı var falan demeden, ırkçılıkla suçladığı Tuncay Özinel'in yanıt yazısını yayımlamıştı. Benim iftiralara karşı yanıt/tekzip yazımı ise Tuncay Özinel'i savunarak ırkçılığa dolaylı destek verdiğim iftirasıyla, TİYAB'ın ilke kararını da bahane ederek sansürlemişti. Peki adama sormazlar mı? "Irkçı" olduğuna kani olduğun, doğrudan "ırkçılık" ile suçladığın Tuncay Özinel'e yanıt hakkı tanımayı, o arkasına saklanmaya çalıştığın TİYAB ilke kararına aykırı bulmuyorsun da, sırf Tuncay Özinel'e haksızlık yapılmasına karşı çıktı diye "ırkçılığın avukatı" diye iftira ettiğin Feridun Çetinkaya'nın yanıt hakkını TİYAB ilke kararını gerekçe göstererek sansürlemeyi hâlâ hangi yüzle savunabiliyorsun. İşte Mustafa Demirkanlı bu! Kalleşlik yapmak için her yolu, her türlü omurgasızlığı meşru sayan bir zavallı!

      Demirkanlı bir de hâlâ ne diyor: "Çok istiyorsanız, linke tıklayıp okuyun bir daha, bir daha okuyun, anlayana kadar okuyun. Linke tıklamak zor geliyorsa son kez burada da aktarayım ama artık temcit pilavı gibi, sıkıştığınız noktalarda bu konuyu gündeme getirerek, diğer konudan kaçmayın.. ayıp oluyor."

      "Ayıp oluyor"muş. Güler misin ağlar mısın? İyi, güzel, okuyalım da... Kurhan'ın o kirli iftira ve hakaret yazısını ilk ve asıl olarak sen, sahibi olduğun Tiyatro... Tiyatro... Dergisi internet sitesinde yayımlamamış mıydın? O yazıyı niye silip sakladın? Tıpkı Coşkun Büktel'e iftira ettiğin gamalı haçlı fotomontaj pisliğini silip sakladığın gibi?

      Demirkanlı'nın okuyun okuyun, bir daha okuyun diye arsızca öğüt verdiği bu iftira ve sansür yazısının ilk olarak yayımlandığı Mustafa Demirkanlı'nın Tiyatro... Tiyatro... Dergisi sitesinde bu yazıyı artık okuyabilir misiniz? Hayır okuyamazsınız. Çünkü sansürcü Mustafa Demirkanlı, "okuyun, okuyun" diye öğüt verdiği bu yazıyı sitesinden silip sansürlemiş bulunuyor.

      Bak bu, bize okumayı öğütlediğin sansürcü suçortağın Ömer Faruk Kurhan'ın o iğrenç, kirli iftira ve hakaret yazısının, ilk yayımlandığı senin Tiyatro... Tiyatro... Dergisi'ndeki linki. Sen tıkla da bir bak bakalım, sansür savunması olarak buraya alıntıladığın Kurhan yazısı kendi sitende yerli yerinde duruyor mu?:
      http://www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=182

      İşte Demirkanlı bu! Öyle iflah olmaz ve arsız bir sansürcü ki, aleyhine delil olarak kullanılabilme ihtimali belirdiğinde, suçortağı sansürcü Ömer Faruk Kurhan'ı bile satmaktan, sansürlemekten kendini alamayan biri.

      "Ben, artık, Mustafa Demirkanlı'yı midesi kaldırabilen, Demirkanlı'dan iğrenmeyebilen herkesten, tüm samimiyetimle, iğreniyorum!" dediğinde, Coşkun Büktel'e, biraz ağır kaçmıyor mu diyordum. Ama Mustafa Demirkanlı'nın bugünkü tavrından ve yanıtından sonra, Coşkun'u şimdi anlayabiliyorum.

      9 saat önce ·

    • Coşkun Büktel  Mustafa, Feridun'un yazısını iyi sindir ve yapabiliyorsan adilik etmeden, yazının içerdiği tüm belgeleri tek tek adam gibi aynı ciddiyetle cevapla!

      9 saat önce ·

    • Adım adım gidelim:

      1. Irkçılığı savunduğunu sadece hissettiğimiz bir yazıyı bile yayımlamıyoruz. Bu anlatıldı, yazıldı. Biz böyle düşünüyoruz, deklare ettik... İtirazı olanlar varsa o itirazları da ciddiye almıyoruz...

      2. Büktel'in icadı, Bulunmaz'ın uygulamaya soktuğu yanıt haklarının kullanıldığı "Çöp kutusu"nu unuttu mu acaba Feridun? Biz de Büktel'in bu eşsiz buluşunu uyguladıysak, suçlu mu olduk yani? Feridun'dan alıntılayarak: "Feridun Çetinkaya, tıpkı Banker Bilo filmindeki üçkâğıtçı Maho gibi: "Evet yaptım, yaptım ama bir sor bakalım niye yaptım?" diyebiliyor ancak. Yanıt hakları için "çöp kutusu" icat ettik ama sor bakalım neden icat ettik? Bunun sorulacak tarafı bile yok, iyi yapmışsınız...
      3. Feridun'un istediği yanıtı yıllar önce verdik, ısrarla aynı laflarla temcit pilavı gibi tekrarlayınca bir de buraya ekledik. Yani sorduğu sorunun yanıtı verildi, 2yıl önce. Beğenmemiş olabilir, ne yapayım yahu? Yanıt bu... Onun beğeneceği yanıt mı üreteceğim. Sorun yanıt vermemem değil, verdiğim yanıtın Feridun tarafından beğenilmemesinde. Beğenmezsen beğenme bana ne! Ama temcit pilavı gibi yanıt da yanıt diye tepinme...
      4. Senin de geleceğin yer ustanın yeri, sözün bittiği yerde küfür ve hakaret: "Ben, artık, Mustafa Demirkanlı'yı midesi kaldırabilen, Demirkanlı'dan iğrenmeyebilen herkesten, tüm samimiyetimle, iğreniyorum!" Ben ne senden iğreniyorum ne de Coşkun'dan hele hele Nazizmi çağrıştıran TOPTANCI yaklaşımlarınızı sergilemenizden memnun bile oluyorum.
      Nasıl bir yaklaşım, anlamak mümkün değil, "benden iğrenmeyenlerden" iğreniyorlarmış. Kim bunlar? Örneğin Kerem olabilir mi? O benden iğrenmiyor, ondan da mı iğreniyorsun?
      Feridun, Büktel'i destekleyeceğim diye FAŞİZAN SÖYLEMLERE sahip çıkma, sana yakışmıyor... Altına imza attığın tekerlemeyi, aklına güvendiğin bir iki arkadaşına sor o tekerlemedeki sorun "ben" değilim, TOPTANCI yaklaşım yani FAŞİZAN bir bakış... sorun da burada ama gözün kararmış bunu bile fark edemiyorsun, düştüğün yeri de göremiyorsun...

      9 saat önce · · 1

    • Coşkun Büktel  "yapabiliyorsan adilik etmeden, yazının içerdiği tüm belgeleri tek tek adam gibi aynı ciddiyetle cevapla!" demiştim. Bu cevabının tek kelimelik özeti şu: "Yapamam!"

      8 saat önce ·

    • Feridun'a minik bir ek: TİYAB'ın ilke kararına bakarak değil, evrensel hukuk kurallarına uyarak/kabul ederek "ırkçılığı" hissettiren bile olsa- ki senin yazın hissettirmenin çok ötesindeydi- bir yazıya yer vermiyoruz. Ama yukarıda da açıkladığım gibi siz FAŞİZAN yaklaşımları bile savunmaktan geri durmuyorsunuz...

      8 saat önce ·

    • Büktel, sallamayı bırak da, neyi yanıtlamadığımı söyle...

      8 saat önce ·

    • Feridun Çetinkaya

      Hep söylüyorum, Mustafa Demirkanlı'nın ne olduğunu, bir parçacık olsun akıl ve vicdan sahibi her insan evladının artık çok açık ve net bir şekilde gördüğünden eminim.

      Eklediğim yazı uzun olduğu için sığmamıştı, ilgilenenler için ekleyeyim:
      Mustafa Demirkanlı ve tetikçisi Ömer F. Kurhan'ın "ırkçı" ilan ettikleri Tuncay Özinel'e karşı tertipledikleri linç kampanyasının tüm boyutlarını tarihe not düştüğüm "Tiyatronun Dolmabahçe Mutabakatı" başlıklı yazım Tiyatro Fanzini'nde okunabilir. Bkz. http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2010/08/tiyatronun-dolmabahce-mutabakat.html

      8 saat önce ·

    • Siz yanıtı beğenmiyorsunuz ve onu yok sayıyorsunuz. Tıpkı benimle tartışmayı kabul eder gibi yaptığın süreçte: "Önce Nutku'nun iftirası hakkında ne diyorsun, kabul mü ediyorsun red mi ediyorsun?" diye sorduğun gibi... Onun yanıtını biliyorsun ve zaten onu tartışacağız. Sen asıl benin FAŞİZAN bir söylem dediğime yanıt ver, TOPTANCI yaklaşımın FAŞİZAN olmadığını anlatmaya çalış...

      8 saat önce ·

    • Feridun senin hep söylediğin senin öznel görüşün ama BENİM söylediğim evrensel bir görüş: TOPTANCILIK, bunun adı FAŞİZM, savunabiliyorsan bunu savun, ırkçı yaklaşımını savunamadın, bana saldırarak geçiştirdin. Hiç değilse bunu savun açıkla da üzerinde yeni bir leke olarak kalmasın. Anlattıklarımın yanlış olduğunu söyle ve savun...

      8 saat önce ·

    • Şu yağlama işi bitti sanırım, o kısım beni ilgilendirmiyor... Sizin Faşizan yaklaşımınıza, düzeltiyorum faşistçe görüşlerinize bir açıklamanız yok mu? Sükut ikrardan gelir mi? diyelim. Cümleniz ortada ve yüzlerce kez tekrarladınız... Savunamıyor musunuz? Yoksa neyi savunacakmışız, bu bizim görüşümüz mü diyorsunuz?

      7 saat önce ·

       

    • Pes, açıkça, net olarak her ikisini de faşizan bir yaklaşımla tanımladım, utanmadan, itiraz bile etmeden hâlâ dezenformasyon yapmaya çalışıyor... Biri bana faşizan bir yaklaşımdasın dese sadece bunun üzerine giderim ama adamdaki genişliğe bakın, umurunda değil, almış kabul etmiş hâlâ yazısını IRKÇILIK içerdiği için yayımlamadığımızı defalarca aktardığımız kişiye sığınıyor... gerçekten pes...

      8 saat önce ·

    • Irkçılık, faşizim zaten kan kardeşleridir bu insanlar ikisinden de rahatsız olmuyor...

      8 saat önce ·

    • Goobels, tanımayanlar için açıklayayım: Faşist Nazi Almanya'nın propaganda bakanı, şöyle ifade ederdi ideolojisini: Aynı şeyi defalarca tekrarlamalısınız, tekrarlayın ki insanların beyninde yer etsin. Feridun da bu şahsın önerisine uymuş ırkçılık kokan ve faşizmi onaylayan yazısını her başlığın altına eklemiş... Zor oldu ama faşizan yaklaşıma yol vermemek için bulabildiğim başlıkların altına ekledim... Muhtemelen Büktel, Feridun'un aynı yazıyı her başlığa eklediği duruma itiraz etmeyip, benim yanıtllarımı birden fazla diyerek silecektir, sizler de sadece o başlığı okuduysanız, benim yanıt veremediğimi düşüneceksiniz, inanın bu da Goobels'in yani Faşist Almanya'nın Propaganda Bakanı'nın bir yöntemidir.

      7 saat önce ·

    • COŞKUN BÜKTEL'İN SAYFALARIYLA SINIRLI KALMAMAK İÇİN KENDİ FACEBOOK SAYFAMA DA KONUYU TAŞIDIM. İSTİYORLARSA BÜKTEL VE ÇETİNKAYA DA BENİM ALANIMDA GÖRÜŞLERİNİ YAZABİLİRLER. ÜSTELİK BENDE BAŞLIK AÇMA KISITLAMASI DA YOK. GÖRÜŞ BİLDİREN HİÇ KİMSEYİ EVİMİZE DADANAN HIRSIZLA ÖZDEŞLEŞTİRİP ENGEL KOYMUŞ DEĞİLİZ. http://www.facebook.com/notes/mustafa-demirkanl%C4%B1/bu-ikili-taraf%C4%B1ndan-i%C4%9Frenilmek-istemeyenler-bu-yaz%C4%B1y%C4%B1-okumas%C4%B1n/10150440363112966

       

      GÜNCELLEME: 1 OCAK 2011 :

      COŞKUN BÜKTEL:

      Mustafa Demirkanlı'nın okurları alçakça dezenforme ederek eşşek yerine koyan son yalanı:

      "COŞKUN BÜKTEL'İN SAYFALARIYLA SINIRLI KALMAMAK İÇİN KENDİ FACEBOOK SAYFAMA DA KONUYU TAŞIDIM. İSTİYORLARSA BÜKTEL VE ÇETİNKAYA DA BENİM ALANIMDA GÖRÜŞLERİNİ YAZABİLİRLER. ÜSTELİK BENDE BAŞLIK AÇMA KISITLAMASI DA YOK. GÖRÜŞ BİLDİREN HİÇ KİMSEYİ EVİMİZE DADANAN HIRSIZLA ÖZDEŞLEŞTİRİP ENGEL KOYMUŞ DEĞİLİZ. "


      Biz, Mustafa gibi yalan söylemiyoruz, kimseden çekinecek bir nedenimiz bulunmadığı için, değil Mustafa'yı onun şarkısını söyleyip onun iftiralarını tekrarlayan takma isimli sapıkları bile engellemiyoruz (sansür etmiyoruz). Mustafa ise, yukarıdaki açıklamasına rağmen aslında Feridun Çetinkaya'yı engellemiş. Ben ve Hilmi deneyip görmeye gerek duymadık çünkü engellemeyeceğini söylediği Çetinkaya'yı engellediğine göre Mustafa'nın beni ve Hilmi'yi de, her zamanki gibi, engellediğinden hiç kuşkumuz yok.
 

 

TARTIŞMANIN ORİJİNAL FACEBOOK SAYFALARI

http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=325523230799127&id=100000243596367&notif_t=feed_comment

http://www.facebook.com/notes/co%C5%9Fkun-b%C3%BCktel/demirkanli-o-kadar-geni%C5%9F-ki-feridun-%C3%A7etinkayanin-kazik-cevabindan-hi%C3%A7-rahatsiz-o/10151089191010711

 

 

MERAK KONUSU:

Arşiv: SANSÜRCÜ LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI, FERİDUN ÇETİNKAYA'YA "IRKÇILIĞIN AVUKATI" DİYE İFTİRA ATAN BİR YAZIYI SİTESİNDE YAYINLADIĞI HALDE, ÇETİNKAYA'NIN GÖNDERDİĞİ CEVAP YAZISINI NEDEN YAYINLAMADIĞI; ÇETİNKAYA'NIN (ENGİZİSYON'DA BİLE TANINAN) CEVAP HAKKINI NİÇİN TANIMADIĞI, ÇETİNKAYA'YI NİÇİN EN AŞAĞILIK (EN SAVUNULAMAZ, EN AÇIKLANAMAZ) BİÇİMDE AÇIKÇA SANSÜR ETTİĞİ KONUSUNDA HESAP VERMEYE DE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMIYOR.

 

 

BONUS:

 

Öylesine seviyesizsin ki, tek başına, "tüm insanlığın" seviye ortalamasını düşürüyorsun.

 

VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -4

MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM

MUSTAFA'NIN HALUK BİLGİNER'CE AÇILMIŞ "YAVŞAK DAVASI"NDA ÇIKAN KARAR HAKKINDA FACEBOOK'TA BAŞLATTIĞI TARTIŞMA

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 

 

Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz?

Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011

 

Çünkü Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun, fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini önemsiyoruz.

Yani bizim önemsediğimiz şey, (2005'te
Özdemir Nutku'nun "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var" demesinden sonra, 2009'da dergisinin kapağında "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlığı attığı halde, iki gün önce "kimse ikinci bir Theope var demedi ki" diyebilmiş) iftiracı Demirkanlı'nın kendisi değil... Biz halkın bizzat kendi parasıyla ve Kültür Bakanlığı, İBBŞT ve DT'nin izni, desteği ve aracılığıyla ve "kasıtlı olarak" dezenforme edilmesini önemsiyoruz.

Keşke bu işlerle başkaları uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa; keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi yapabilsem.

Kimse bana, "yeter artık, herkes durumu anladı, sen bak kendi işine" demesin! Durumu herkesin anladığına dair belirtiler görmedikçe, imzalı tepkiler yayınlanmadıkça, "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" korkusu egemen oldukça, kimsenin anlatmaya çalıştığım şeyi anladığına ikna olamam.

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ

 

Ağustos'ta (bir ara) insan (güya), Kasım'da kurt...


Coşkun BÜKTEL /
20 Kasım 2011

 

MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:


MUSTAFA DEMİRKANLI (30 AĞUSTOS, 23.53, 2011)

Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)

MUSTAFA DEMİRKANLI (19 KASIM, 06.25, 2011)

Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367)

ARŞİV

Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.

 

TÜRK TİYATROSUNDA ASRIN (zincirleme) YALANI:


 

ÖZDEMİR NUTKU 2005:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

KAYNAK: DT'nin CD kaydı



 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN DERGİSİNDE KAPAK DUYURUSU (Haziran 2009): 

"Evet, ikinci bir Theope var."

KAYNAK: Derginin Haziran 2009 kapağı / Kapağı büyük görmek ve "Evet, İkinci Bir Theope var" başlığını okumak için, lütfen aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayınız!

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI 2011:

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"

KAYNAK:
http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanliikincitheopegercegi%20saptirmak.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm

 

 

© coskunbuktel.com