Anasayfa Polemik İnceleme   Büktel Hakkında  İlkemiz Büktel'in Gör Dediği Arşiv İletişim

 

FACEBOOK TARTIŞMASI

 

SANSÜRCÜ LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI, FERİDUN ÇETİNKAYA'YA "IRKÇILIĞIN AVUKATI" DİYE İFTİRA ATAN BİR YAZIYI SİTESİNDE YAYINLADIĞI HALDE, ÇETİNKAYA'NIN GÖNDERDİĞİ CEVAP YAZISINI NEDEN YAYINLAMADIĞI; ÇETİNKAYA'NIN (ENGİZİSYON'DA BİLE TANINAN) CEVAP HAKKINI NİÇİN TANIMADIĞI, ÇETİNKAYA'YI NİÇİN EN AŞAĞILIK (EN SAVUNULAMAZ, EN AÇIKLANAMAZ) BİÇİMDE AÇIKÇA SANSÜR ETTİĞİ KONUSUNDA HESAP VERMEYE DE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMIYOR.

 

Coşkun Büktel

DUVAR YAZISI:

BU KAÇINCI? Linç kampanyası imzacıları arasında adı bulunan İzzeddin Çalışlar diyor ki: İMZA KAMPANYASINA KATILMADIM  http://tiyatroyun.blogspot.com/2011/12/linc-kampanyasi-imzaclar-arasnda-ad.html

 

· · · Cuma, 17:54

    • Coşkun Büktel Linç kampanyası ana sponsoru Mustafa Demirkanlı'nın hâlâ utanmayacağından ve işi yine arsızlığa vuracağından eminim.

      Cuma, 17:56 ·

       

    • Coşkun Büktel'in bu gerçekliği görmeyeceğinden, utanmayacağından hepimiz eminiz. Al parayı, afiyetle ye, sonra saldır... Bu iğrenliklerle ilgilenmek midemi deliyor... Ama bunların umurunda bile değil, kemik yerine lastik takmışlar bedenlerine... İyisi mi linke tıklayp iki yüzlülüğü görün... http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=3053

      Dün, 03:04 ·

       

    • Dürüst adam "çanak yalayıcılığı" diye suçlamadan önce Devlet'ten aldığı 20 milyarı iade eder, ki biz de gerçek olduğuna inanalım... Büktel'in yakın arkadaşı Bulunmaz iade eti mi? Hayır. O paralar kendi mülkiyetin de mi? Evet. Bu utançla başkalarını suçlamak nası bir şey? Bu sorunun yanıtı Büktel de vardır, aktaracaktır. Şöyle: Sen Feridun'un eleştirisine şunu yaptın... Bu akşam çok içmişsin... Özdemir Nutku... Demirkanlı'dan iğrenmeyenlerden... Hilmi'ye yanıt vermeyeceği yerde... Büktel, ben Hilmi'ye sormuyorum senin iki yüzünü anlatıyorum. Merak etme yukarıda başlıklarını verdiğim açıklamalarının birini yazacaksın, birileri de beğen düğmesine basacak, sıkıntı yaşama onlar hazır ve nazır... ama "Abi gerçekten Hilmi 20 milyarı aldı mı? Almamıştır, Demirkanlı yalan söylüyordur" diye bile soramayacaklar, çünkü onlar pasif "beğenciler"... Çok kişilikli "beğeniciler". Yalanla örülü dünyalarınızda mutlu mesut yaşayacaksınız... bunu da gerçekçi filan diye insanlara aktaracaksın.. Adedi 3 olan "beğenicilerin" de beğen düğmesine basacak... Sen mutlu olacaksın... Sahi bu kadar yok saydığına göre, Hilmi'nin cebe attığı o 20 milyardan sana da faydası olan bir şey var mı?...

      Dün, 04:10 ·

       

    • Coşkun Büktel Ne oldu? Feridun'un cevap hakkını niçin gaspetmiştin diye sormuştuk? Senin burada yapman gereken şey, hesap sormak değil, hesap vermek. Senin burada yapman gereken şey, Feridun'a "ırkçılığın avukatlığını yapıyor" diye iftira eden bir yazıyı yayınladığın halde, Feridun'un sana gönderdiği cevap yazısını niye yayınlamadığını, Engizisyon mahkemelerinde bile tanınan cevap hakkını Feridun'a niye tanımadığını açıklamak... Gerçi bunun açıklanacak yanı yok, mal meydanda... Ama insanda hiç değilse zerre kadar utanma olur! Konuyu değiştirip gargaraya getirerek iyice çirkinleşip, daha da çirkefe batırmaz kendini! Bunun için zerre kadar utanma duygusu yeterlidir. O kadarı bile mi yok sende?...

      Mustafa'nın firar ederek buralara kaçmasına ve on parmağındaki on karayla buraları kirletmesine yol açan gelişmeleri izlemek ve Mustafa'nın hangi sorulardan kaçtığını görmek için, lütfen tıklayınız:
      http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=315037985180985&id=100000243596367&notif_t=feed_comment

      8 saat önce ·

       

    • Dürüstlük diye tanımlanan bir konuda, -ki kabusum oluyor diye de altı çizilen bir durumda-, önce yanlış yaptım denen konuda almış olduğu parayı iade ederek; konuşmayı, eleştirmeyi, hakaret etmeyi kendinde hak olarak görmek gerekmez mi? Hem parayı al, afiyetle ye, sonra da timsah gözyaşları dök... bu kadar rahatsızsan iade etsene kardeş demezler mi adama? Büktel, bu timsah gözyaşlarına kim inanır, sen inanıyor musun? Önce haksız olarak aldığını düşündüğü parayı iade etmek, sonra eleştirmek daha doğru değil mi? Ama hem yanlış yaptım dediğin parayı iade etmekten kaçacaksın, kendi bütçene irat kaydedeceksin sonra da insanlara aynı desteği aldıkları için hakaret edeceksin... İnanılır gibi değil... Sen de, yani gerçekçi (!) Büktel bu konuda sus pus olacaksın...

      4 saat önce ·

       

    • Coşkun Büktel Onu Hilmi'ye sor! Nerede soracağını biliyorsun. Facebook dışında ve yine okurlar önünde sorarsan, Hilmi'den ağzının payını alacağını da biliyorsun. Hilmi sana ya da başkasına facebook'ta asla cevap vermedi/vermez. Aslında suçlu sandalyesinden ikide bir sıvışıp savcı koltuğuna oturmayı ve suçlarının hesabını vermek yerine yıllardır salak salak iddialarla hesap sormayı adet edinmiş sansürcü bir alçak, (Büktel/Hilmi farkını alçakça gizleyerek kimi suçladığı konusunu kasten belirsiz bırakıp okurları yine en aşağılık biçimde, adice yanıltmaya çalışıyor diye, Hilmi'nin ille cevap vermesine gerek yok. Ama Hilmi'nin yine de cevap vereceğini ve çok "acıtıcı" biçimde cevap vereceğini bildiğin için, soruyu onun cevap vermeyeceğini bildiğin yerde soruyor ve sorarken Hilmi'nin adını bile ağzına almıyor, bu konuda konuşması gereken kişi sanki benmişim gibi benim adımı iki kez vererek, yazını "Büktel bu konuda suspus olacaksın..." diye bitirerek, iğrenç biçimde bana iftira ediyorsun. Beni senin kadar iğrenç bir unsurla muhatap olmak, sana cevap vermek zorunda bırakmak için, iftira etmeyi rahatlıkla göze alıyor; bana iki şıktan birini dayatıyorsun: Ya susarak okurların senin iftiranla yanıltılmasına, dezenforme edilmesine razı olmak; Ya da cevap verip, mesai harcayıp, yaptığın bininci sahtekârlığı da açıklamak... Bu, vandalizmin ta kendisi...

      Yalnızca Coşkun Büktel'e zarar veriyor diye vandalizme göz yummak, hatta vandalizmi halkın parasıyla besleyip desteklemek, Hitler'i (faşizmi) "kullandıklarını" sanan Alman sanayicilerinin düştüğü yanlışa benzeyen, sonunda kendilerini de vuracak çok tehlikeli, çok yıkıcı ve tarihi bir yanlıştır. Ama (bu yanlışı görebilecek ve vandalizme prim vermenin kendi sanatçı kimlikleri için ne kadar aşağılık, yıkıcı ve yüz kızartıcı bir leke olduğunu fark edebilecek donanımda -örneğin Muhsin Ertuğrul gibi-) yetkin ve bağımsız kişilikli insanlara tiyatro makam ve yetkilerini emanet etmeye (gerektiğinde o makam ve yetkileri lütfedenlere iade ederek çekip gitmekte tereddüt etmemiş Muhsin Ertuğrul örneğinden birkaç kez ağızları yandığından beri) artık hiçbir iktidar cesaret edemiyor. O nedenle, on yıllardır, tiyatromuzun makam, mevki, yetki ve bütçeleri, iftiracı vandalizmi beslemekte beis görmeyen mutevazı zekâlara emanet ediliyor. Tarih, bu dönemde de, vandalizmin arsızlığını besleyen, başta kültür bakanı Ertuğrul Günay olmak üzere, DT genel müdürü Lemi Bilgin'i, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nu ve İzmit ŞT yöneticisi Nejat Birecik'i asla affetmeyecek. Theope yazarının, kendini kurnaz sanan iğrenç bir vandalla muhatap olarak mesai kaybetmek zorunda kalmasına göz yummak bile yeterince iğrenç bir suçken, bu iğrenç vandalizmi halkın parasıyla ödüllendirmenin ne demek olduğunu, bugünkü konjonktürde kimse sormuyor olsa da, inanıyorum ki, tarih mutlaka soracak. Sakın herhangi biri kalkıp da bana, "engelleyiver herifi, olsun bitsin!" diye akıl vermeye kalkmasın! (Dürüst ve yetkin insanlar mumla aranıyor olsa da, Theope yazarına akıl verecek kadar "akıllılar" çok mebzul bu ülkede) Ben "sıfır sansür" ilkesini, vandalizme rağmen sonuna dek korumaya kararlıyım. Bunun bedeli vandalizme mesai harcamak zorunda kalmaksa, buna katlanmayı göze alıyorum. Umarım, halkın parasıyla vandalizmi besleyenler de, tiyatro tarihimizin vereceği kararla düşecekleri iğrenç konumu göze alıyor, bu konuda kendilerini kandırmıyorlardır.

      24 dakika önce ·

       

    • Coşkun Büktel İzzettin Çalışlar'ın da, linç kampanyasına imzasının kendisine sorulmadan konulmuş olduğunu ve kampanyayı asla desteklemediğini açıklamasından; daha önceki örneklerde de tanık olduğumuz üzere, linç kampanyası ana sponsoru Mustafa Demirkanlı yine zerre kadar utanmadı ve yine işi arsızlığa vurdu. ("Nasılsa Lemi Bilgin arkamda... Lemi kankam nikah şahidim bile oldu; öyleyse istediğim kadar arsızlaşıp çirkinleşebilirim; Lemi arkamdayken ve 'aferin, oğlum, Mustafa! Böyle devam et' diye cebime halkın parasını koyup sırtımı sıvazlarken, sırtım asla yere gelmez" diye düşünüyor olmalı.)

      Mustafa ne düşünürse düşününsün, biz yıllardır sorduğumuz halde cevap alamadığımız klasik soruyu bininci kez tekrarlamanın nafile olmadığını düşünüyoruz:

      burada yapman gereken şey, hesap sormak değil, hesap vermek. Senin burada yapman gereken şey, Feridun'a "ırkçılığın avukatlığını yapıyor" diye iftira eden bir yazıyı yayınladığın halde, Feridun'un sana gönderdiği cevap yazısını niye yayınlamadığını, Engizisyon mahkemelerinde bile tanınan cevap hakkını Feridun'a niye tanımadığını açıklamak... Gerçi bunun açıklanacak yanı yok, mal meydanda... Ama insanda hiç değilse zerre kadar utanma olur! Konuyu değiştirip gargaraya getirerek iyice çirkinleşip, daha da çirkefe batırmaz kendini! Bunun için zerre kadar utanma duygusu yeterlidir. O kadarı bile mi yok sende?...

      Mustafa'nın firar ederek buralara kaçmasına ve on parmağındaki on karayla buraları kirletmesine yol açan gelişmeleri izlemek ve Mustafa'nın hangi sorulardan kaçtığını görmek için, lütfen tıklayınız:
      http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=315037985180985&id=100000243596367&notif_t=feed_comment

      9 dakika önce ·

       

    • Coşkun Büktel Konu başlığını unutanlara hatırlatalım: BU KAÇINCI? Linç kampanyası imzacıları arasında adı bulunan İzzeddin Çalışlar diyor ki: "İMZA KAMPANYASINA KATILMADIM" İşte kaynak: http://tiyatroyun.blogspot.com/2011/12/linc-kampanyasi-imzaclar-arasnda-ad.html

      2 dakika önce ·

        

      Feridun Çetinkaya

      Mustafa Demirkanlı, bir dönem Coşkun Büktel'e ve bana karşı tetikçi olarak dergisinde ve internet sitesinde istihdam ettiği Ömer Faruk Kurhan'ın beni "ırkçılığın avukatlığına soyunmak" ile suçlayan kirli iftira ve hakaret yazılarına çanak tutmuş, beni aklısıra itibarsızlaştırmak, bana zarar verebilmek amacıyla, çamur at izi kalsın kalleşliğiyle, bu kirli iftira ve hakaret yazılarını sahibi olduğu Tiyatro... Tiyatro... Dergisi internet sitesinin anasayfasında günlerce yayımlamıştı. (Bkz. http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1530  ve http://www.tiyatrodergisi.com.tr/detay.php?hng=1534)

      Mustafa Demirkanlı, sahibi olduğu internet sitesinde yardım ve yataklık ettiği, çanak tuttuğu bu kirli iftira ve hakaret yazılarına karşı yanıt hakkımı kullanma talebiyle, yayınlanması isteğiyle kendisine gönderdiğim yanıt hakkı/tekzip yazımı da yayımlamayı reddetmiş, sansürlemişti. (Bkz. http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2009/11/omer-f-kurhann-nedim-saban-bahane.html)

      Birkaç gün önce Tiyatro... Tiyatro... Dergisi internet sitesine girdiğimde, Mustafa Demirkanlı'nın tıpkı daha önce de yaptığı gibi (Bkz. http://tiyatrofanzini.blogspot.com/2009/12/iftirac-lincci-ve-sansurcu-tiyatro.html) sessiz sedasız yeni bir "kış ortasında bahar temizliği" yaptığını ve tetikçi olarak kullandığı Ömer Faruk Kurhan'ın şahsımı hedef alan söz konusu kirli iftira ve hakaret yazılarını sessiz sedasız sitesinden silip kaldırmış olduğunu gördüm. (Bkz. http://www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=181  ve http://www.tiyatrodergisi.com.tr/yazi.php?hng=182)

      Mustafa Demirkanlı, nihayet apaçık iftira ve sansür suçundan yüzü kızardığı için ya da suçortaklığı yaptığı Ömer Faruk Kurhan'ın bu yüzkarası kirli iftira yazılarını utanç verici bulduğu için mi sitesinden sildi?

      Hiç sanmıyorum.

      Coşkun Büktel ve Hilmi Bulunmaz'a karşı yargıya gitmiş ve dava açmış olan Mustafa Demirkanlı, en somut iftira ve sansür uygulamalarından biri olan, çanak tuttuğu bu kirli iftira ve hakaret yazılarının ve yanıt hakkı gasbının mahkemede bir şekilde aleyhinde delil olarak kullanılabilme ihtimaline karşı, tıpkı daha önce yaptığı gibi, kirli çamaşırlarını ve suç belgelerini ortadan kaldırmak için aklınca tedbir amacıyla silmiştir olsa olsa.

      Bu ayrıntıyı da kayda geçirmiş olayım.

       

      12 Aralık 2011

 

 

BU TARTIŞMANIN FACEBOOK'TAKİ ORİJİNAL SAYFASI:


http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=140531862722483&id=100000243596367&notif_t=share_comment

 

 

 

 

BONUS:

 

VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -4

MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM

MUSTAFA'NIN HALUK BİLGİNER'CE AÇILMIŞ "YAVŞAK DAVASI"NDA ÇIKAN KARAR HAKKINDA FACEBOOK'TA BAŞLATTIĞI TARTIŞMA

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 

 

Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz?

Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011

 

Çünkü Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun, fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini önemsiyoruz.

Yani bizim önemsediğimiz şey, (2005'te
Özdemir Nutku'nun "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var" demesinden sonra, 2009'da dergisinin kapağında "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlığı attığı halde, iki gün önce "kimse ikinci bir Theope var demedi ki" diyebilmiş) iftiracı Demirkanlı'nın kendisi değil... Biz halkın bizzat kendi parasıyla ve Kültür Bakanlığı, İBBŞT ve DT'nin izni, desteği ve aracılığıyla ve "kasıtlı olarak" dezenforme edilmesini önemsiyoruz.

Keşke bu işlerle başkaları uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa; keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi yapabilsem.

Kimse bana, "yeter artık, herkes durumu anladı, sen bak kendi işine" demesin! Durumu herkesin anladığına dair belirtiler görmedikçe, imzalı tepkiler yayınlanmadıkça, "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" korkusu egemen oldukça, kimsenin anlatmaya çalıştığım şeyi anladığına ikna olamam.

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ

 

Ağustos'ta (bir ara) insan (güya), Kasım'da kurt...


Coşkun BÜKTEL /
20 Kasım 2011

 

MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:


MUSTAFA DEMİRKANLI (30 AĞUSTOS, 23.53, 2011)

Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)

MUSTAFA DEMİRKANLI (19 KASIM, 06.25, 2011)

Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367)

ARŞİV

Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.

 

TÜRK TİYATROSUNDA ASRIN (zincirleme) YALANI:


 

ÖZDEMİR NUTKU 2005:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

KAYNAK: DT'nin CD kaydı



 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN DERGİSİNDE KAPAK DUYURUSU (Haziran 2009): 

"Evet, ikinci bir Theope var."

KAYNAK: Derginin Haziran 2009 kapağı / Kapağı büyük görmek ve "Evet, İkinci Bir Theope var" başlığını okumak için, lütfen aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayınız!

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI 2011:

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"

KAYNAK:
http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanliikincitheopegercegi%20saptirmak.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm

 

 

 

© coskunbuktel.com