Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'YLA FACEBOOK TARTIŞMASI

 

Öylesine seviyesizsin ki, tek başına, "tüm insanlığın" seviye ortalamasını düşürüyorsun.

 

 

 

Coşkun Büktel

 

 

 

 

 

Coşkun Büktel / 16 Kasım 2011

MUSTAFA DEMİRKANLI DİYOR Kİ: "Büktel, kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki, Nutku'nun ifadelerinin arkasına düştü ve Nutku'nun söylediğini buldu,"

PEKİ BULDU DA NE OLDU? İŞTE ÖZDEMİR NUTKU'NUN SÖYLEDİĞİ (Riyasız, aldatmasız, saptırmasız, eksiksiz, tümüyle, "bire bir" ve DT'nin CD kaydıyla belgelenmiş olarak):

"Şimdi efendim bir de, bir dikkatini çekmek istiyorum. Hiç bir şeyle itham etmiyorum Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var. Özellikle Fransız filolojisinden ve Fransız dilini bilenler onu biraz şey etmeliler yani, bir bakmalılar. Aradaki benzerliği görmek için. Teşekkür ederim...”

E?... NUTKU, "İKİNCİ BİR THEOPE OYUNU VAR" DEMİŞ İŞTE... HANİ KİMSE DEMEMİŞTİ? BENİMKİ DE SORU MU? MUSTAFA'NIN BÜKTEL YA DA BULUNMAZ HAKKINDA DOĞRU BİR ŞEY SÖYLEDİĞİ DUYULMUŞ MU?

 

· · · · Pazartesi, 23:02
    • Coşkun Büktel

      Ne diyor Özdemir Nutku? "Fransız'cada 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var." diyor. Yani ne diyor? İkinci bir Theope var diyor. Yani ne diyor? "Var" diyor. Ne diyor? "Var" diyor. Ne diyor "var" diyor. Moronlar için bile Nutku'nun dediği açık mı? Açık. Kesin mi? Kesin. Ne diyor? "Var" diyor.

      Peki, yalan makinası, iftiracı ve linççi ve gerçekleri saptırmayı (gerçekleri saptırmak gibi, iyi niyetli, dürüst insanlar için imkansız denecek kadar zor; ama kötü niyetli vicdansız alçaklar için parmak şıklatmak kadar kolay bir işi) sanat zanneden ve sanat edinen Mustafa Demirkanlı ne diyor?

      "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" diyor. Ne diyor? "Kimse var demedi ki" diyor. Ne diyor? "Kimse var demedi" diyor.

      Nutku "var" diyor, Mustafa "kimse var demedi" diyor.

      İşte Mustafa budur! Nutku'nun "var" dediğini belgeleyen videonun linki de budur:
      http://www.coskunbuktel.com/buktelnihayet.htm

      Mustafa'nın "kimse var demedi ki" dediğinin belgesi ise, dün 12. 57'de girdiğim, biraz aşağıdaki,

      "ÖZDEMİR NUTKU SUÇUNU BİLİP, DİZİNİ KIRIP, EFENDİCE SUSARAK OTURDUĞU HALDE, NUTKU'DAN ÇOK NUTKU'CU, YALAKA HINK DEYİCİLER, KAN TER İÇİNDE DEZENFORMASYONU SÜRDÜRÜYORLAR. HÂLÂ YALAN, HİLE, YANILTMACA VE KAFA KARIŞTIRMACA VE İFTİRALARLA DOLU UPUZUN LAF SALATASI METİNLERİN DEZENFORMATİF SAYFALARINA LİNK VERENLER, VANDALCA BİR ŞAİBE YARATMAYA ÇALIŞARAK DÜPEDÜZ ALÇAKLIK ETMEKTEDİR. KENDİME GÜVENMESEM, ŞU CÜMLEYİ BU KADAR AÇIK VE NET KURABİLİR MİYDİM: ORTAYA KOYDUĞUM BELGELERDEN SONRA, HÂLÂ ÇIKIP DA THEOPE ADLI İKİNCİ BİR OYUNUN VAR OLDUĞUNU SÖYLEYEN HERKES, OROSPU ÇOCUĞUDUR!"

      başlıklı yazımın altına Demirkanlı'nın eklediği ilk yorumdur.

      Pazartesi, 23:06 ·

    • Ne diyor Büktel? "BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ.", "Savcı Demirkanlı'nın yalan dolu dilekçesini çöpe attı" dedi mi? Dedi, yani ne diyor Büktel? "Savcı Demirkanlı'nın dilekçesini çöpe attı" Ne diyormuş? "Savcı çöpe atıı" diyor mu, diyor. Ne diyormuş Büktel "Savcı Demirkanlı'nın yalan dolu dilekçesini çöpe attı", sonra ne diyor Büktel: "Büktel, yedi aydır dava açmadığına göre, savcının Demirkanlı şikayetini çöpe attığını söylemiş." öyle mi söylemiş, tırnak içinde aktardığı ümlesinin orijinali var mı? yok. Sayın Nutku da hem toplantı da hem de sonrasında "kimseyi itham etmiyorum" demedi mi, dedi.... Tıpkı senin yaptığın gibi, eee aradaki fark ne? Sen; "BÜKTEL'İN SAVUNMA DİLEKÇELERİNİ OKUDUKTAN SONRA, SAVCI, DEMİRKANLI'NIN YALAN DOLU DİLEKÇESİNİ ÇÖPE ATTI VE İŞLEM YAPMAYA GEREK GÖRMEDİ.", dedin mi demedin mi? Dedin, ama şunu demedin: "Büktel, yedi aydır dava açmadığına göre, savcının Demirkanlı şikayetini çöpe attığını söylemiş.". Sonrasında, sanırım anlamına gelecek bir biçimde ifade ettin ama öncesinde iftiranı attın -senin mantığınla konuşuyorum-. Büktel, sen bu konuda ne kadar temizsen, Nıutku da o kadar temiz. Sen ne kadar iftiracıysan, Nutku da o kadar iftiracı. İki olay arasında ve iki olaydaki yorumlarınız arasında tek milim fark yok. Benim görüşümü sorarsan, senin "Büktel, yedi aydır dava açmadığına göre, savcının Demirkanlı şikayetini çöpe attığını söylemiş." lafın da Nutku'nun lafı da üzerinde durulmayacak kadar basit bir yanılgı. Sen hâlâ Nutku'nun bütün konuşmasının tek cümlesini alıp papağan gibi tekrarlayacaksan önce kendi kesinliği olmayan, bilmediğin bir konudaki suçlamandan dolayı özür dile... Bana göre her ikiniz de özrünüzü dilediniz... Senin tek sorunun, kendi hatanı kabul etmeyip, yok sayarak bire bir aynı hatayı yapan insana anlamsız olarak saldırman. Bir kere, sadece bir kere aklı selimle iki örneğe bakabilsen zaten anlayacaksın ama artık bu saatten sonra hata yapmışım da diyemeyeceğin için, son nefesine kadar bu tekerlemeyi tekrarlayacaksın. Keşke, olayı algılayabilsen, rahatlasan da idialı olduğun konuda; oyun yazma konusunda yeni bir oyun yazabilsen, ne kadar iyi olur, en azından kendin için.Devamını Gör

      21 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      İyi de ben onu dediğimde, savcı yedi aydır senin dilekçeni işleme koymamış durumdaydı. Bu durumda benim "Savcı dilekçeni çöpe attı" yani dilekçenin yalan ve iftiralardan ibaret olduğunu savcı bile anladı demem, tamamen doğru bir ifadeydi. Ama ne oldu? Benim bunu dememden kısa süre sonra, savcı (herhalde sizin etkilemeniz sonucu) somut maddi yanlışlar da içeren bir iddianame hazırlayarak davayı açtı. Peki savcı davayı açınca ben ne yaptım? Eyvah, okurlar bunu sakın duymasın mı dedim? Hayır. Dürüst bir insan olarak, durumun değiştiğini ve savcının yedi buçuk ay sonra da olsa, işleme koymadığı ("çöpe attığı") dilekçenizi nihayet işleme koyduğunu ve davayı açtığını okurlara açıkladım. Yani ben olayın öncesinde de sonrasında da, okurlara ya gerçeği ya da "haklı olarak inandığım" gerçeği söyledim, yani ben her zaman gerçeği söyledim.

      O yüzden, benim durumumu Özdemir Nutku iftirasını aklamak amacıyla kullanmaya kalkacak bir sahtekâr, senin yukarıdaki ifadelerin kadar, belirsiz, bulanık, netlikten yoksun, yalnızca kafa karıştırmaya yönelik, sarhoş kusmuğu gibi karmakarışık, karman çorman cümleler kurmak zorunda kalır.

      17 saat önce ·

    • Yukarıda yazdıklarında tek bir doğru, tek bir belge, tek bir duyum yok. Sadece; bana, avukatıma ve savcıya yönelik iftiraların var. Burada kanıtlayamıyorsun, umarım yargı da açıklayacak kanıtların vardır. Sen yargının yükünün ne kadar yoğun olduğunu bilmediğin için böylesine hayali suçlamalar yapıyorsun, hata ediyorsun.

      16 saat önce ·

    • Coşkun Büktel Ah, gülüm, ne kadar da düşünürmüş yargıyı!... Sen ne benim için ne yargı için üzül! Sen onca yalan ve iftiranla birlikte az sonra yargıcın ve benim karşıma hangi yüzle çıkacağını düşün! Yoksa duruşmaya avukatını gönderip, kendin burada beni kışkırtarak lafa tutmayı ve bana duruşma kaçırtmayı mı tasarlıyorsun?

      16 saat önce ·

    • Büktel, ben yargıyı ya da seni düşünerek yazmadım, sadece yargının dosya yükünün ne kadar yoğun olduğuna işaret edip, bu gerçeği gözden kaçırarak, oturduğun yerden iftira atmayasın diye yazdım. Savcı, şikayeti yerinde bulmasa dosyayı çöpe atmaz, taraflara bildirir, sen de o dakikadan sonra sağlıklı yani bilgili, kanıtlı yorum yapabilirsini anlatmak için yazdım.

      15 saat önce ·

    • Coşkun Büktel

      Yani "savcı senin yalan dolu dilekçenle kıçını sildi" desem, sen bundan savcının bu işi gerçekten yaptığını mı anlayacaktın? Hayır öyle anlamayacaktın ama evet, öyle anlamış gibi yapacaktın ve yine savcıya iftira ettiğime insanları inandırmaya çalışacaktın. "Savcı senin yalan dolu dilekçeni çöpe attı" veya "savcı senin dilekçenle kıçını sildi" gibi ifadeler, savcıyı değil, senin yalanlarını eleştiren ifadelerdir. Ben "kıçını sildi" gibi bir ifadeyi savcıya yakıştıramadığımdan, senin yalan dolu dilekçeni işleme koyup dava açmadığını anlatmak için "dilekçeni çöpe attığını" söyledim. Biri sana, "dergine verilecek bir sayfalık pavyon reklamı karşılığında yirmi bin Dolar'ı reddetmekle, hayatının fırsatını çöpe attın" dese, sen Dolar'ları toplamak için hemen çöpe mi koşarsın? Hayır, öyle bir dangalaklık yapmazsın! Çünkü ilkokul öğretmeninden "deyim" ne demek öğrenmiştin; deyim olarak kullanıldığında kelimelerin anlam değiştirdiğini (örneğin "adam çöp gibi" dendiğinde, cümlenin bağlamına göre, çöp kelimesinin adamın "kirli" olduğunu da, "zayıf" olduğunu da anlatabileceğini) biliyordun. Hangi kelimenin hangi bağlamda hangi anlama geldiğini bilmeyecek kadar dangalak değildin. Ama her nasılsa, ben, "savcı yalan dolu dilekçeni çöpe attı" dediğimde, hemen dangalak numarasına yatıp, "çöpe atmak" deyimini (işine öyle geldiği için) kelimelerin düz anlamıyla algılamaya kalkıyorsun (daha doğrusu insanlara öyle algılatmaya çalışıyorsun.) Cümlenin bağlamından çöpe atmanın o cümlede yalnızca bir deyim olarak kullanıldığını anlamamış gibi yapıyor, insanları geri zekâlı dangalaklar yerine koyuyorsun? Hani ben, "ayaklarıma kara su indi" desem, deyimsel anlamı dışında asla kullanılmayan bu ifadeyi bile çarpıtmaya, hemen öne atılıp "Coşkun yalan söylüyor, ayakları ıslak değil bir kere" diyerek, buradan avantaj sağlamaya, beni yalancı çıkarmaya kalkacak gibisin. Çünkü Coşkun'un "başka yalanını" bulman imkânsız.

      Kaç defa dedim sana, bırak artık, hileyi, iftirayı, yalanı ve çarpıtmayı! Ama nafile, bırakamıyorsun! Kanına girmiş, genlerine işlemiş, refleks haline gelmiş. İftira eroinmanı olmuşsun. Acınacak haldesin! Düştükçe düşüyor, seviye kaybediyor, çevrene de kaybettiriyorsun. (En azından, üç tane insanı dezenforme etmeni engellemek uğruna, tiyatromuzun en yaratıcı yazarını, ilkokul dil bilgisi dersleri vererek mesai kaybetmek zorunda bırakıyorsun.) Çamura batmanın, seviye kaybetmenin, senin için sakıncası kalmamış, çünkü daha fazla batamayacak kadar seviye kaybetmiş, daha fazla kirlenemeyecek kadar kirlenmişsin. Battı balık yan gider diyorsun! (Sakın yine "Coşkun yalan söylüyor, batan balıklar yan gitmez" diye yeni bir tartışma açarak konuyu bir kez daha saptırmaya kalkma! O da bir deyim: Tıpkı savcının çöpe dilekçe attığını görmediğim gibi, batan balığın yan gittiğini de görmüş değilim.)

      Büktel'e yalnızca mesai kaybettiriyorsun; ama halkın parasıyla senin o iftira kumkuması dezenformatif dergini destekleyen DT genel müdürü Lemi Bilgin ve İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'na daha fazlasını kaybettiriyor, onların sanatçı kimliklerini sıfırlıyor, sanatsal tarihlerini (biyografilerini) kirletiyorsun. Öylesine seviyesizsin ki, tek başına, "tüm insanlığın" seviye ortalamasını düşürüyorsun.

      44 dakika önce ·



      TARTIŞMANIN FACEBOOK'TAKİ ORİJİNAL SAYFASINI GÖRMEK YA DA YORUM EKLEMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ:

      http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=271118496268330&id=100000243596367&notif_t=share_comment

       

Coşkun Büktel / 16 Kasım 2011

 

 

 

coskunbuktel.com'dan okurlara "bonus":

 

BÜKTEL/DEMİRKANLI /BULUNMAZ POLEMİĞİ

 

(Eskiden yeniye doğru tarih sırasıyla)

 

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'YA YANIT: COŞKUN BÜKTEL'E SANATSEVERLER DEĞİL, ANCAK SANATSAVARLAR YALANCI DİYEBİLİR  

COŞKUN BÜKTEL

 

MUSTAFA DEMİRKANLI SİNSİ YALANLAR VE TAHRİFLERLE OKURLARI CAYDIRMAYA ÇALIŞIYOR   önemli

COŞKUN BÜKTEL

 

 

ARTIK SIKINTI VERMEYE BAŞLADIN COŞKUN BÜKTEL MUSTAFA DEMİRKANLI

 

DEMİRKANLI'YA SON (OLMASINI UMDUĞUM) CEVAP  COŞKUN BÜKTEL

 

COŞKUN BÜKTEL'İ ANLAMAK...

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

KİM DEĞİŞTİ?

COŞKUN BÜKTEL

 

H. HİLMİ BULUNMAZ VE COŞKUN BÜKTEL(1)

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

H. HİLMİ BULUNMAZ VE COŞKUN BÜKTEL(2 VE SON)

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

DEMİRKANLI'YA (BİR KEZ DAHA) SON OLMASINI UMDUĞUM CEVAP                                                                             

COŞKUN BÜKTEL

 

HAY ALLAH

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

DEMİRKANLI, YALANLARINI SÜRDÜRÜYOR

HİLMİ BULUNMAZ

 

VEKALET DÖNEMİ

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

YALANI YALANLA ÖRTMEK

HİLMİ BULUNMAZ

 

(Yukarıdaki başlığı taşıyan yazı, tiyatrom.com'da yayınlanması için, 2 Ağustos 2007'nin ilk dakikalarında ―tam olarak, saat 00.29'da― A. Ertuğrul Timur'a gönderilmiş, henüz/hâlâ yayınlanmamıştır. Büyük ihtimalle, Bulunmaz'ın önceki yazısı gibi, cevabıyla aynı anda yayınlanacaktır.

 

GÜNCELLEME: tiyatrom.com'un sahibi A. Ertuğrul Timur, Bulunmaz'ın "Yalanı Yalanla Örtmek" yazısını sansür etmiş, asla yayınlamamıştır.)

 

 

YALANI YALANLA ÖRTMEK 

HİLMİ BULUNMAZ

 

 

KIVIRTMA COŞKUN

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

 

SKANDAL KONUSUNDA MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İFTİRALARINI HİLMİ BULUNMAZ NASIL YANITLADI?

BULUNMAZ / DEMİRKANLI

 

COŞKUN BÜKTEL BULAŞMA, İŞİNE BAK!

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

İŞ YAPAN, BULAŞIR!

HİLMİ BULUNMAZ

 

DEMİRKANLI YALANLARI

Linkler

 

TAMAM, DÜRÜSTLERE İNANMIYORSUNUZ, PEKİ YALANCILARA İNANMAYA NE DERSİNİZ?!

COŞKUN BÜKTEL / MUSTAFA DEMİRKANLI

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN SON SAHTEKÂRLIĞINI FOTOĞRAFLA BELGELEDİK.

 

DEMİRKANLI'DAN BÜKTEL'E TAKMA İSİMLERLE YÖNELTİLMİŞ İFTİRALAR

 

DEMİRKANLI'NIN KÜFÜR REPERTUARINI OKUMAK İÇİN, TIKLAYINIZ!

 

BONUS:

Ayrıca bakınız:

 

Coşkun Büktel,

 

"Çığ" Aslında Nedir Neyi Sarsıyor?

 

Konjonktür değiştikçe, Mustafa Demirkanlı ile Tuncer Cücenoğlu'nun ahlak ilkeleri de değişiyor      

 

"Sabahattin Ali", Tuncer Cücenoğlu'nun "Elinde Kaldı"

 

Körler Körleri izliyor

 

Cücenoğlu nihayet utandı

 

Tuncer Cücenoğlu, “Çığ”ın Ayıbını Müjdat Gezen’e de Bulaştırdı

 

 

Ayrıca bakınız:

Büktel'e yöneltilen Özdemir Nutku iftirasının Özdemir Nutku ağzından belgesi:

İftira CD'si

 

Büktel ve Bulunmaz aleyhine tertiplenen

Linç Kampanyasına imza atanların listesi

 

 

MERAK KONUSU:

Arşiv: SANSÜRCÜ LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI, FERİDUN ÇETİNKAYA'YA "IRKÇILIĞIN AVUKATI" DİYE İFTİRA ATAN BİR YAZIYI SİTESİNDE YAYINLADIĞI HALDE, ÇETİNKAYA'NIN GÖNDERDİĞİ CEVAP YAZISINI NEDEN YAYINLAMADIĞI; ÇETİNKAYA'NIN (ENGİZİSYON'DA BİLE TANINAN) CEVAP HAKKINI NİÇİN TANIMADIĞI, ÇETİNKAYA'YI NİÇİN EN AŞAĞILIK (EN SAVUNULAMAZ, EN AÇIKLANAMAZ) BİÇİMDE AÇIKÇA SANSÜR ETTİĞİ KONUSUNDA HESAP VERMEYE DE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMIYOR.

 

 

BONUS:

 

VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -4

MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM

MUSTAFA'NIN HALUK BİLGİNER'CE AÇILMIŞ "YAVŞAK DAVASI"NDA ÇIKAN KARAR HAKKINDA FACEBOOK'TA BAŞLATTIĞI TARTIŞMA

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 

 

Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz?

Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011

 

Çünkü Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun, fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini önemsiyoruz.

Yani bizim önemsediğimiz şey, (2005'te
Özdemir Nutku'nun "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var" demesinden sonra, 2009'da dergisinin kapağında "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlığı attığı halde, iki gün önce "kimse ikinci bir Theope var demedi ki" diyebilmiş) iftiracı Demirkanlı'nın kendisi değil... Biz halkın bizzat kendi parasıyla ve Kültür Bakanlığı, İBBŞT ve DT'nin izni, desteği ve aracılığıyla ve "kasıtlı olarak" dezenforme edilmesini önemsiyoruz.

Keşke bu işlerle başkaları uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa; keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi yapabilsem.

Kimse bana, "yeter artık, herkes durumu anladı, sen bak kendi işine" demesin! Durumu herkesin anladığına dair belirtiler görmedikçe, imzalı tepkiler yayınlanmadıkça, "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" korkusu egemen oldukça, kimsenin anlatmaya çalıştığım şeyi anladığına ikna olamam.

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ

 

Ağustos'ta (bir ara) insan (güya), Kasım'da kurt...


Coşkun BÜKTEL /
20 Kasım 2011

 

MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:


MUSTAFA DEMİRKANLI (30 AĞUSTOS, 23.53, 2011)

Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)

MUSTAFA DEMİRKANLI (19 KASIM, 06.25, 2011)

Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367)

ARŞİV

Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.

 

TÜRK TİYATROSUNDA ASRIN (zincirleme) YALANI:


 

ÖZDEMİR NUTKU 2005:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

KAYNAK: DT'nin CD kaydı



 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN DERGİSİNDE KAPAK DUYURUSU (Haziran 2009): 

"Evet, ikinci bir Theope var."

KAYNAK: Derginin Haziran 2009 kapağı / Kapağı büyük görmek ve "Evet, İkinci Bir Theope var" başlığını okumak için, lütfen aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayınız!

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI 2011:

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"

KAYNAK:
http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanliikincitheopegercegi%20saptirmak.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm