Anasayfa Polemik İnceleme   Büktel Hakkında  İlkemiz Büktel'in Gör Dediği Arşiv İletişim

 

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, SAVCININ,

BÜKTEL SAVUNMASINI "ANLAMADAN" İDDİANAME YAZDIĞINI,

YANİ BÜKTEL'E, "BÜKTEL'İ ANLAMADAN" DAVA AÇTIĞINI, AĞZINDAN KAÇIRDI:

 

Coşkun BÜKTEL / 23 Kasım 2011
 

 

Dün akşam facebook'ta, Küçük Sahne'deki açık oturumla ilgili bir haberimin altına eklediği yorumunda, Mustafa Demirkanlı, asıl konuyu çarpıtmaya ve benim konuşmalarımı kimsenin anlamadığı yolunda okurları yanıltmaya çalışırken; aynı cümle içinde araya (Mustafa'nın talebiyle) bana dava açmış olan savcıyı da karıştırdı ve savcının bile benim savunmamı "anlamadığı" için iddianamesinde "yanlışlık" yaptığını, yani sayın savcının, bana, beni "anlamadan" dava açtığını söyledi. (Sayın savcı, bana yönelik iddianamesinde, Yücel Erten'in "Ortada sandık sike sike usandık" şeklindeki küfrünü bana mal etmiş, sanki ben söylemişim gibi yansıtmıştı.)

İşte, Mustafa'yla Küçük Sahne açık oturumu üstüne tartışmamızın metni (Savcının benim savunmamı "anlamadığına" ilişkin Mustafa Demirkanlı ifadesini
koyu ve sarı harflerle belirginleştirdik):

 

 

 

 

Coşkun Büktel
 

Seyirciler arasında oturmuş tek kelime etmeksizin oturumu izlemekteyken, saat 18'deki Beyoğlu Küçük Sahne'deki açık oturumun yöneticisi Üstün Akmen, nedense, adımı da vererek, bana sataşma ihtiyacı hissetti. Akmen'i cevaplamak için, oturumun bitmesini bekledim. Akmen, oturum sonunda, vakit darlığı gerekçesiyle seyircilere söz vermeksizin oturumu kapattığını ilan edince, seslenerek müdahale edip cevap hakkımı talep ettim ve Akmen'in sataşmasını cevapladım. Hilmi Bulunmaz, oturumu baştan sona videoya çekti. Önce oturumun tümünü yayınlayacağız. Ardından, en kısa zamanda, Akmen'in sataşması ile benim sonradan verdiğim cevabın art arda montajlanmasından oluşmuş 3-4 dakikalık bir klibi...
 

Beğen · · Paylaş · 6 saat önce
 

 

 

Coşkun Büktel
 

Saat 18'de, Beyoğlu Küçük Sahne'de tiyatro açık oturumu... Uzun zamandır İstanbul merkezde tiyatro paneli yapılmıyor. Sonuncusu yanlış hatırlamıyorsam, geçen Yüzyıl sonlarında, Tepebaşı'ndaki TÜYAP kitap fuarında yapılmıştı. Provakörlerin saldırısına uğramama ramak kalmışken, başta (sonradan Gölcük depreminde kaybettiğimiz) Gürkan Gür olmak üzere Yıldız Üniversitesi Oyuncuları'nın (YÜO) araya girmesi sayesinde kurtulmuştum. Umarım, bu kez daha "medeni" bir toplantı olur.
 

Beğen · · Paylaş · 12 saat önceBeğen · · Paylaş · 12 saat önce

Şenay Alçınkaya, Sadık Medin ve Burak Bozdoğan bunu beğendi.
 

 

 

Mustafa Demirkanlı 16 ortak arkadaş
 

Büktel, "cevap hakkı talep edişimi ve herkes gitmek üzere ayağa kalkmışken Akmen'in sataşmasına verdiğim cevabı," diye bir yorum yapmış, ben de oradaydım, gözlemimi aktarayım; Büktel konuşmaya kalkınca, Akmen, "küfürsüz olsun" konuşmanız dedi, Büktel, kimsenin anlamadığı -savunmasında savcının bile anlayamayıp, yanlışlık yapıp kendisine mal ettiği ilgisiz bir olayı anlatmaya çalışıyordu- bir biçimde konuşmaya çalışırken insanlar ayağa kalkarak yani Büktel'i protesto ederek salonu terk etti, ben en önde oturuyordum, arka sıraya gelene kadar salon boşalmaya yakındı, Büktel de susmuştu. Keşke bir toplantıyı kayda alan polis gibi kayda alıp hemen ayrılmasalar, fuayeye de kalsalardı, ama kaçar gibi gittiler, giderlerken Hilmi, "Abi onlar kendi arasında eğlensin" mealinden birşey söylüyordu, keşke istenmedikleri yere gelmeseler, keşke geldilerse de göğüslerini gere gere fuayeye de kalıp dertlerini anlatmaya çalışsalardı, suçlu polis gibi çekim yapıp, hemen tüymeselerdi... Kayıt ellerinde, yayınladıklarında ne kadar yalan söylediğim kanıtlanmış olacak." İnsanlar kalkarken mi?", "insanlar Büktel konuşmaya kalkınca mı?" kalktı... Belgesi ellerinde...Keşke orada olmasaydım, keşke Büktel'in bu kadar düştüğünü görmeseydim. Geçenlerde algıyı anlatmıştım ama Büktel algılayamamıştı... Videoyu -bir polis gibi bir tavırla çekmeseler, tersi olsa en arka sıraya oturup çekmez, gazeteci gibi en öne gelir çekerdi, bu da kimseyi rahatsız etmezdi- çeken Hilmi olmasına rağmen Akmen, Büktel dedi, hataydı ama Büktel'e anlatmaya çalıştığım da buydu. Hilmi'yi kimse tanımıyor ve farkında değil, onun için Büktel diye algılıyorlar, -Hilmi'nin her yaptığını- anlattım ama kime, yaşadı gördü ama yine anlamamıştır...
 

6 saat önce · Beğen
 

 

 

Coşkun Büktel


Mustafa, istesem ben de uzun uzun yorum yapar, hikayeyi bambaşka bir yorumla anlatabilirim. Tabii, benim yorumlarım arasında, "ön sıradan çeken gazetecidir, arka sıradan çeken polistir" anlamına gelen, yani gerçeği "ahmakçasına alçakça" çarpıtan iğrenç "teoriler" bulunmazdı. "Açık oturum" yaparsanız, geliriz. Sataşırsanız, toplantıyı seyircilere söz vermeksizin, oldu bittiye getirip kapatmanıza izin vermeyiz. Cevabınızı alırsınız. Bizi istemiyorsanız, demokratik görünümlü "açık oturum" yapmayın! "Kendi aranızda" dedikodu etmekle yetinin! Fuayeye kalmayan insanların "kaçtığını" söylemen de, senin cibilliyetinle gayet uyumlu bir çarpıtma... Savcının beni anlamadığını ve iddianamesinde Yücel Erten'in "Ortada sandık sike sike usandık" küfrünü bile "yanlışlıkla" bana mal ettiğini buraya neden sokuşturduğunu merak ettim. Telaş etme, görüntüler yayınlanınca, kimin ne kadar anlaşılır olduğunu ve kimin gerçeği çarpıtarak anlaşılmaz kılmaya çalıştığını herkes görecek.


yaklaşık bir saat önce · Beğen
 

 

Coşkun Büktel

Ben, yukarıda aynen şöyle demişim:

"Akmen, oturum sonunda, vakit darlığı gerekçesiyle seyircilere söz vermeksizin oturumu kapattığını ilan edince, seslenerek müdahale edip cevap hakkımı talep ettim ve Akmen'in sataşmasını cevapladım."

Yani ben Akmen'in önceki sataşmasını cevaplamadan "önce", Akmen'in seyircilere söz hakkı vermeden "oturumu kapatmasını" eleştirdim. Yani seyirciler, (niyetlerini okumadım, bilemem ama) beni protesto etmek için değil, Akmen oturumu kapattığını ilan ettiği için ayağa kalkmış oldular.

Gerçeği çarpıtmayı meslek edinmiş olduğu için, Akmen'in oturumu kapattığına değinmeye gerek görmeyen Demirkanlı'nın, okurları eşşek yerine koyan, çarpık yorumuna göre ise:

(Büktel) "bir biçimde konuşmaya çalışırken insanlar ayağa kalkarak yani Büktel'i protesto ederek salonu terk etti,"

Ah, Mustafa, ah! Hep diyorum: Bir kekeme nasıl ki kekelemeden art arda üç cümle kuramaz, sen de yalan söylemeden ve gerçeği çarpıtmadan art arda üç cümle kuramıyorsun. Hilekârlık kanına, genlerine işlemiş. Ama Üstün Akmen gibiler, Mustafa'nın iftira ve hilekârlıklarını küfür sayacağına, benim hilekârlıkları ve Üstün Akmen dahil tüm linççilerin iftiralarını teşhir etmemi küfür sayıyor. Neyse ki, hakim küfür saymadı ve Hilmi Bulunmaz, linççilerin açtığı davalarda alınan ilk kararla beraat etti. Bence diğer beraatler de yolda...

2 dakika önce ·





OTURUM VİDEOSUNUN LİNKİ
 

KÜÇÜK SAHNE, 22 KASIM 2011, AÇIK(?) OTURUM: "DEMOKRASİ VE SANAT"

 

KATILANLAR: Üstün Akmen (Yönetici), Tarık Günersel, Yücel Erten, Cuma Boynukara.

 

KATILACAĞI İLAN EDİLİP DE KATILAMAYANLAR: Ayşenil Şamlıoğlu, Lemi Bilgin.

 

OTURUMUN VİDEOSU (Eksiksiz, montajsız, yorumsuz olarak, tümü tek plan)

 

http://www.youtube.com/watch?v=YbMztn8092I&feature=share  

 

 

 

 

BONUS:

 

 

 

"Sus, susmadıkça sıra sana gelecek" onursuzluğuna boyun eğmeyi reddedip
linççilerin vandalizmine en azından karşı oyunu belirterek sanatsal
haysiyetine ve insanlık onuruna sahip çıkan

 

MELİH ANIK'IN BİR KIVILCIM KADAR KISA, CILIZ VE AMA "NET" TEPKİSİ HAKKINDA BİR DEĞERLENDİRME

 

 

Coşkun BÜKTEL / 24 Kasım 2011

 

 

Güya "demokrasi" konusunda "açık(?) oturum" düzenleyip, "demokrasi" talep eden linççilerin demokrasiye ve dinleme kültürüne ne kadar uzak oldukları bir kez daha açıkça ortaya çıktı:

 

Açık oturumu seyirciye açmadan kapamaya kalktılar, önce vakit kalmadı diye reddettikleri cevap hakkını alabilmesi için Büktel'in kararlı ve ısrarlı olması onların kararsızlıklarını yenebilmek için "bari birkaç şey söyleyeyim" demesi, yalnızca "birkaç şey" söylemeye razı olması gerekti. Cevap hakkı değil de, yalnızca "birkaç şey söylemek üzere" söz hakkı alabilen Coşkun Büktel'i, Yücel Erten, ancak 15 saniye dinleyebildi ve küfürbaz diye suçlanan Büktel'in sözü Erten'in küfürlerine getireceğini anlar anlamaz, bizim linççi Erten, (hâlâ Büktel'i dinlemekte olan başkan Üstün Akmen ve diğer konuşmacı Cuma Boynukara'ya bile saygı göstermeksizin) çıkmak üzere ayağa kalkıp Büktel'i dinlemeyi reddettiğini gösterdi ve yanılmıyorsam, salonda bazı yalakalar da Yücel'in bu hazımsız tavrını, gürültü ederek Büktel'i konuşturmamanın işareti olarak değerlendirdiler. Okurlar yanılıp yanılmadığımı, yukarıda linkini verdiğimiz toplantı videosunda görebilirler.

 

Bütün bu kepazeliklere karşı, Büktel/Bulunmaz/Çetinkaya dışında Türk tiyatrosunun tamamı, linççilerin korkusuyla "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" sloganına uygun biçimde sessiz kalırken; tiyatro eleştirmeni Melih Anık, twitter'da yazdığı bir tek (AMA ÇOK "NET") cümlesiyle de olsa, linççilere tepki vermeyi göze alarak, bizce, kendi sanatsal haysiyetine ve insanlık onuruna uygun davrandı:


MELİH ANIK:
"Moderatör Üstün Akmen‘in , Coşkun Büktel'e 'küfürsüz olsun' kinayesi yapmasını doğru bulmadım. Uyarıyı aşan tavrını da beğenmedim."

 

 

 

 

MERAK KONUSU:

Arşiv: SANSÜRCÜ LİNÇÇİ MUSTAFA DEMİRKANLI, FERİDUN ÇETİNKAYA'YA "IRKÇILIĞIN AVUKATI" DİYE İFTİRA ATAN BİR YAZIYI SİTESİNDE YAYINLADIĞI HALDE, ÇETİNKAYA'NIN GÖNDERDİĞİ CEVAP YAZISINI NEDEN YAYINLAMADIĞI; ÇETİNKAYA'NIN (ENGİZİSYON'DA BİLE TANINAN) CEVAP HAKKINI NİÇİN TANIMADIĞI, ÇETİNKAYA'YI NİÇİN EN AŞAĞILIK (EN SAVUNULAMAZ, EN AÇIKLANAMAZ) BİÇİMDE AÇIKÇA SANSÜR ETTİĞİ KONUSUNDA HESAP VERMEYE DE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMIYOR.

 

 

KAÇIRILMAYACAK LİNKLER:

 

Öylesine seviyesizsin ki, tek başına, "tüm insanlığın" seviye ortalamasını düşürüyorsun.

 

VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"

 

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -1

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -2


MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -3

MUSTAFA DEMİRKANLI, "kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki" ŞEKLİNDEKİ APAÇIK YALANININ HESABINI VERMEYE ÖLDÜR ALLAH YANAŞMADI -4

MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM

MUSTAFA'NIN HALUK BİLGİNER'CE AÇILMIŞ "YAVŞAK DAVASI"NDA ÇIKAN KARAR HAKKINDA FACEBOOK'TA BAŞLATTIĞI TARTIŞMA

 

HİLMİ BULUNMAZ'IN KIRIM KONGO KENESİNE BENZETTİĞİ MUSTAFA DEMİRKANLI, "SIFIR SANSÜR" İLKEMDEN ÖZGÜRCE YARARLANARAK İYİCE MUSALLAT OLUP, KIŞKIRTMAYI VE KAFA SIKMAYI DÜN DE SÜRDÜRDÜ!

 

 

Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz?

Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011

 

Çünkü Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun, fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini önemsiyoruz.

Yani bizim önemsediğimiz şey, (2005'te
Özdemir Nutku'nun "Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var" demesinden sonra, 2009'da dergisinin kapağında "Evet, İkinci Bir Theope Var" başlığı attığı halde, iki gün önce "kimse ikinci bir Theope var demedi ki" diyebilmiş) iftiracı Demirkanlı'nın kendisi değil... Biz halkın bizzat kendi parasıyla ve Kültür Bakanlığı, İBBŞT ve DT'nin izni, desteği ve aracılığıyla ve "kasıtlı olarak" dezenforme edilmesini önemsiyoruz.

Keşke bu işlerle başkaları uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa; keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi yapabilsem.

Kimse bana, "yeter artık, herkes durumu anladı, sen bak kendi işine" demesin! Durumu herkesin anladığına dair belirtiler görmedikçe, imzalı tepkiler yayınlanmadıkça, "sus, susmadıkça sıra sana gelecek" korkusu egemen oldukça, kimsenin anlatmaya çalıştığım şeyi anladığına ikna olamam.

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ

 

Ağustos'ta (bir ara) insan (güya), Kasım'da kurt...


Coşkun BÜKTEL /
20 Kasım 2011

 

MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:


MUSTAFA DEMİRKANLI (30 AĞUSTOS, 23.53, 2011)

Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)

MUSTAFA DEMİRKANLI (19 KASIM, 06.25, 2011)

Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...

(ORİJİNAL KAYNAK: http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367)

ARŞİV

Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.

 

TÜRK TİYATROSUNDA ASRIN (zincirleme) YALANI:


 

ÖZDEMİR NUTKU 2005:

"Fransızca'da 16. Yüzyıl'da yazılmış Theope diye bir oyun var."

KAYNAK: DT'nin CD kaydı



 

MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN DERGİSİNDE KAPAK DUYURUSU (Haziran 2009): 

"Evet, ikinci bir Theope var."

KAYNAK: Derginin Haziran 2009 kapağı / Kapağı büyük görmek ve "Evet, İkinci Bir Theope var" başlığını okumak için, lütfen aşağıdaki fotoğrafın üstüne tıklayınız!

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI 2011:

"kimse ikinci bir Theope oyunu var demedi ki"

KAYNAK:
http://coskunbuktel.com/bukteldemirkanliikincitheopegercegi%20saptirmak.htm

 

 


DEMİRKANLI YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:

http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm

 

 

 

© coskunbuktel.com