Demirkanlı'dan, Tuncer Cücenoğlu, Refik Erduran ve Recep Bilginer'e Dedikodu Formatında, Asılsız İspatsız (veya İspatı Demirkanlı'dan Menkul) Hakaretler!
"Şöyle geriye gidip, baktığımda şunu
görüyorum. Son 3-4 yıla kadar
Refik Erduran,
Tuncer Cücenoğlu,
Recep Bilginer
gibi
resmi
yazarlar, iktidarla ilişkilerini kurmuş,
Ankara koridorlarının yollarını
ezberlemiş, bir çoğunun hâlâ 'Koskoca
Bakan' dediği siyasileri tanımış,
deyim yerindeyse el ense olmuş
bu zatlar ortalıkta dolaşırken,
gammazladığı Genel Müdür’e, ‘sevgili
dostum’ demekten çekinmeyen, çekinmenin
ötesinde bir sakınca görmeyen bu zatlar
karşısında, göreve gelen siyasiler de
ortalıkta sürekli
bunları
gördüğü için, Türk tiyatrosunu
bunların
temsil ettiğini sandılar hep. Onların
bir suçu yok.
|
"DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BUGÜNDÜR"
Tuncer Cücenoğlu, siyasilerle "deyim yerindeyse elense olmuş" bir "gammaz"dı.
(Kaynak için yukarıdaki mavi linklerden birini tıklayınız!)
Tuncer Cücenoğlu, Demirkanlı'nın dergisi "Tiyatro Tiyatro"nun "editörler kurulu" üyesi olmaya layık seçkin bir tiyatrocudur.
(Kaynak için yukarıdaki mavi linki tıklayınız!)
Yoksa Demirkanlı, dergisine reklam alabilmek için, artık "armudun sapı, üzümün çöpü" demeden, kalite kontrolüne gerek görmeden, her türlü alçak ve iftiracılarla ittifak kurmak zorunda olduğunu anladığı için mi, siyasilerle "deyim yerindeyse elense olmuş" bir "gammaz"ı bile bağrına basıp onu dergisinin "editörler kurulu"na buyur ediyor?
Demirkanlı'nın Cücenoğlu hakkında sekiz yıl arayla yaptığı iki farklı yayın, üçüncü bir şıkka izin vermiyor.
Ya Cücenoğlu hacca gidip tövbekar oldu ve değişti ya da Demirkanlı, siyasilerle "deyim yerindeyse elense olmuş" "gammaz"lara dair olumsuz bakışını değiştirip reklam almak hatırına "gammaz" dedikleriyle "elense" (can ciğer kuzu sarması veya al takke ver külah ya da en doğrusu "suç ortağı") olmaya karar verdi.
Üçüncü bir şık yok.
Linç kampanyasının ana sponsorları Demirkanlı ve Cücenoğlu'ndan bu iğrenç tutarsızlık konusunda açıklama yapmaları beklenemeyeceğine ve biz de, okurların zekâlarına hakaret etmiş olmamak için (tiyatromuzdaki ahlaksal çürümeye yeni bir kanıt oluşturan) söz konusu tutarsızlığın sekiz yıl aralı iki somut belgesini art arda yayınlamış olmakla yetineceğimize göre; yukarıdaki iki iğrenç şıktan hangisinin geçerli olduğuna okurlar kendi inisiyatifleriyle karar vermek zorunda...
Okurlar, şuna da kendileri karar verecek: Demirkanlı ve Cücenoğlu kadar tutarsız ve ilkesiz olmak mı daha iğrenç; onların peşine takılarak linç kampanyasına imza atacak kadar ahmak olmak mı daha iğrenç? CB
NOT: Linç imzacıları listesini görmek için, lütfen
|
MERAK KONUSU:
BONUS:
Öylesine seviyesizsin ki, tek başına, "tüm insanlığın" seviye ortalamasını düşürüyorsun.
VANDALLARIN SANAT ZANNEDİP SANAT EDİNDİĞİ
"GERÇEKLERİ SAPTIRMA KURNAZLIĞI"
MUSTAFA'NIN "SÖZ DÜELLOSU" TEKLİFİNE SONUNDA EVET DEDİM
|
Mustafa Demirkanlı'nın iki yüzlülüğünü teşhir etmekle niye uğraşıyoruz? Coşkun Büktel / 20 Kasım 2011
Çünkü Kültür Bakanı
Ertuğrul Günay'ın, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in,
İBBŞT genel sanat yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu'nun,
fakir halkın parasını reklam adı altında nasıl bir adamın
cebine (dergisine) akıttığının, halk tarafından bilinmesini
önemsiyoruz.
Keşke bu işlerle başkaları
uğraşsa... Keşke, iftira, linç, sahtekârlık, vb.nın egemen
olduğu tiyatromuzda, bu egemenliğe karşı sanatsal bir tepki
göstermeye cesaret edebilen kişilerin sayısı 3'le (Coşkun
Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya) sınırlı olmasa;
keşke tiyatromuzda bir toplumsal vicdan, ahlaksızlığa karşı
bir toplumsal refleks bulunsa... da ben kendi işimi
yapabilsem.
|
|
MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İKİ YÜZLÜLÜĞÜNÜ, BİR KEZ DAHA, MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN (DÖRT AY ARAYLA YAZILMIŞ) KENDİ İFADELERİYLE VE "ORİJİNAL" KAYNAKLARINA LİNK VEREREK BELGELİYORUZ
Ağustos'ta (bir ara) insan
(güya), Kasım'da kurt...
MUSTAFA, DÖRT AY ÖNCE (30 Ağustos, 23.53'de) GAYET İNSANCA BİR YAKLAŞIMLA "HATA" DİYE NİTELEDİĞİ VE ÖZÜRÜ ZATEN DİLENMİŞ, UZUN UZUN DÜZELTMESİ YAPILMIŞ "HATAMI"; DÜN (19 KASIM, 06.25'de) YİNE KAFAMI SIKARKEN CEPHANESİ TÜKENİP DE SÖYLEYECEK ŞEYİ KALMAYINCA, "İFTİRA" OLARAK NİTELEDİ. MUSTAFA DEMİRKANLI DÖRT AY ÖNCE (Ağustos'ta) NE DEDİ, DÜN (Kasım'da) NE DEDİ? "ORİJİNAL" KAYNAKLARA LİNK VEREREK AŞAĞIDA AKTARIYORUZ. BİZ BİR ŞEY DEMİYORUZ, HER İKİ ALINTIMIZDA DA YALNIZCA MUSTAFA KONUŞUYOR, HER ŞEYİ MUSTAFA DEMİRKANLI KENDİSİ SÖYLÜYOR:
Yoksa senin bu hatanı dilime dolayıp "itira attı" da "iftira attı" diyecek halim yok, olur insan hata yapar.
(ORİJİNAL KAYNAK:
http://www.facebook.com/note.php?note_id=10150748314450711)
Bre Büktel, iftira attın, sonta kıvır kıvır kıvrandın, "özür dilerim" dedin, şimdi onu da geri alıyorsun, iftira attığını kabul etmiş olduğuna göre, boş verelim özrü, sen iftiranı madalya gibi taşı. Ben Büktel iftira attı, sonra özür diledi, ben de konuyu kapattım lafım -doğru oladığı için- unutayım, her zaman hatırlatayım sana attığın iftirayı.... İftiracı seni...
(ORİJİNAL KAYNAK:
http://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=304231069595010&id=100000243596367) Coşkun Büktel: COŞKUN BÜKTEL GİBİ BİR İNSANA ANCAK OROSPU ÇOCUKLARI "İFTİRACI" DİYEBİLİR.
|
DEMİRKANLI
YALANLARI GENEL SAYFAMIZ:
http://www.coskunbuktel.com/linkdemirkanliyalanlari.htm
Dünkü
(örneğin 2001 yılındaki) Mustafa
Demirkanlı'ya göre:
