|
ARŞİV /
13 Eylül 2011
BİR HAYLİ GECİKEREK DE OLSA, (GEÇ OLMASI
HİÇ OLMAMASINDAN YEĞDİR) DENİZ ATAM DA,
İMZASININ LİNÇ KAMPANYASINA KENDİSİNDEN
HABERSİZ ATILDIĞINI AÇIKLADI...

Deniz
Atam
DENİZ
ATAM:
"benim boyle bir kampanyaya arayarak
yada mail atarak imza vermisligim
yoktur..."
İŞTE DENİZ ATAM AÇIKLAMASININ VE BÜKTEL
TARAFINDAN ATAM'A VERİLEN CEVABIN TAM
METNİ:
17 Aralık 2011
DENİZ ATAM:
benim boyle bir kampanyaya arayarak yada
mail atarak imza vermisligim yoktur...
Gereksiz ve fazla uzatılmış bir tartışma
olarak görüyorum. Daha önce bu isimlerin
çıkarılması icin bir girişimde bulunduk
ancak daha sonra tiyatromuzun isminin
çıkarıldığını ve kisisel ismimizin
kaldığını gördük geri dönüp bu gereksiz
konu hakkında efor harcamak ihtiyacı
duymadım. Konuyla ilgili yada sizin
şahsınız ile ilgili hiçbir yerde hiçbir
yazılı yada sözlü bir yorumda
bulundugumu da görmemiş sinizdir.
Otekilesyirmek, sansurlemek yada linç
etmenin benim ile pek ilgili olmayan
sözcükler olduğunu beni tanıyan
arkadaslarım zaten bilirler. Sizinle
boyle bir tanışıklığımız olmadıgı icin
boyle yaklaşmanızı anlıyorum ama en
azından her zaman bana ulaşıp
sorabileceginizi bilmenizi isterim.
COŞKUN
BÜKTEL:
Sayın Atam;
Bize atılmış
iğrenç bir iftira ve linç kampanyası'nın
imza listesinde imzanız var.
Tiyatronuzun isminin ve tiyatronuz
yöneticisi Nazif Uslu'nun şahsi
isminin, o listeden çıkarılmış olması,
onlara elbette onur kazandıran soylu bir
davranış olmuştur. Ama sizin isminiz
bugün hâlâ o listede ve siz yıllardır
bundan hiç rahatsız değilsiniz.
Yukarıdaki cevabınızda yer alan "rahat"
ifadeler de zaten, yıllardır süren
tavrınızın bugün de geçerli olduğunu
belgeliyor. İmzanızın iradeniz dışında o
listeye konduğunu ve imzanızın
kaldırılmasını istemiş olduğunuzu ilk
kez açıklıyorsunuz. Bu, yine de güzel.
Ama tavrınız, ne yazık ki, linççilerin
gayrı insani ve bencil tavırlarına çok
benziyor, hatta sizi onlarla akraba
kılıyor.
Örneğin, "Gereksiz ve fazla
uzatılmış bir tartışma olarak
görüyorum." cümlenizi ele
alalım.
Linççilerde, beni en iğrendiren tavır,
benim bu tartışmayı gereksiz yere fazla
uzattığımı söylemeleri olmuştur.
Siz, bir tek oyun yazmaya 7 yıl
harcayacak kadar tutkulu bir yazar
değilsiniz. Sizin "Theope"
kalitesinde bir eseriniz yok ve asla
olmayacak. Siz, lafını sakınmadan
yazılmış eleştirilerle dolu iki tane
kocaman eleştiri kitabı ne yazdınız ne
de (sanırım hayatınız boyunca)
yazabileceksiniz. O nedenle, Özdemir
Nutku gibi tiyatral iktidarın
temsilcilerini ne eleştirdiniz ne de
(sanırım hayatınız boyunca)
eleştireceksiniz. Bu yüzden, ne
Özdemir Nutku ne de başka herhangi
bir iftiracı, sizin herhangi bir
"eserinize" iftira etmedi, etmeyecek.
Bu durumda, siz hangi hakla, eserine
iftira edilen bir yazarın (iftiranın
DT video görüntüsüyle belgelenmesine
rağmen -Bkz:
http://www.coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm)
yıllardır hâlâ özür dilemeye bile
tenezzül etmeyen, (tersine, özür dilemek
yerine, o yazara karşı düzenlenen iftira
kampanyasına imza veren, onlarca takma
isimli sapığın o yazara saldırmasını
destekleyen) iftiracı profesöre karşı
mücadelesini "gereksiz ve fazla
uzatılmış bir tartışma" olarak
nitelersiniz? Bir kere bu bir tartışma
değil. Ortada tartışmalı bir durum yok;
DT'nin görüntü kaydıyla
saptanmış, belgelenmiş, bir suç üstü
hali, somut ve sabit bir skandal var.
1100 kişinin, (tiyatral iktidarın en
meşhur temsilcisi olan) bu profesörün
iftirasına imza vererek iftirayı
desteklemesi (ya da destekliyormuş gibi
görünmesi ya da böyle görünmesine
aldırış etmemesi) sayesinde, çok daha
vahim sosyotiyatral boyutlar kazanmış
bir skandal, bu...
(Sizi kelimenin gerçek anlamıyla bir
sanatçı saysaydım, ilgilenmemek hakkını
da tanımazdım ama) siz bu skandalla
(benim yazarlık onuruma saldırılmasıyla)
ilgilenmemek hakkına elbette sahipsiniz.
Ama, linççi iftiracılar, bana yönelik
bir iftiranın altına sizin de imzanızı
(izninizle veya değil) koymuşlarsa;
sizin bu iftirayla ilgilenmemek ya da
onu önemsememek hakkınız kalmaz. Siz
(bırakın sanatçı olmayı sıradan bir
insan olarak bile) ancak kendinize
atılan iftiraları önemsememek hakkına
sahipsiniz; oysa siz, (hem de sizin
imzanız kullanılarak) bana atılan bir
iftirayı, hem de hâlâ, bugün bile,
önemsemiyor; mevcut şartlarda adi bir
iftiracıdan başka bir şey olmadığınız
halde, yıllardır mevcut şartları
değiştirmek için en küçük bir
"efor" harcamadığınız gibi,
yıllardır gırtlağınıza kadar gömülmüş
olduğunuz linç çukurunda "mağrur" bir
eda ile burnunuzu havaya kaldırarak
diyorsunuz ki: "bu gereksiz konu
hakkında efor harcamak ihtiyacı
duymadım."
Öyleyse gene duymasaydınız. Sizin
şahsınızı hedef alan şu yukarıdaki üç
satırlık yorumumun size efor
harcatmasına izin vermeseydiniz. O üç
satırda söylediklerim nedir ki, linç
imzacıları sayfamda söylediklerimin
yanında...? (Bkz:
http://coskunbuktel.com/lincimzacilari.htm)
Son olarak, şunu bir kez daha burada da
belirtmiş olayım: Ben, senaryosuna katkı
verdiğim "Arka Sıradakiler"
dizisi oyuncularından ve beni sevdiğine
inandığım Pelin Akil dışında,
linççiler listesinde imzasını gördüğüm
hiç kimseye ulaşmaya kalkışmadım.
Pelin Akil de zaten tam tahmin
ettiğim gibi, imzasının listeye
konduğundan tamamen habersizmiş ve
imzası, "3. Abdülhamid" lakaplı,
sansürcü Ertuğrul Timur
tarafından izni alınmaksızın oraya
konmuş. Pelin, imzasının
kendinden habersiz kullanıldığını
duyunca, sizin kadar "rahat" davranmadı.
Çok sinirlendi ve derhal "efor"
harcayıp imzasını listeden derhal
sildirdi. Onun iyi bir oyuncu olduğuna
daha önce de inanıyordum, ama o
davranışı, Pelin'in bence
"sanatçı" da olabilecek karaktere sahip
olduğunu kanıtlamıştır. Sizin verdiğiniz
"rahat" cevabın neyi kanıtladığına ise
kendiniz ve okurlar karar versin.
Ben, Pelin Akil'den ya da
herhangi bir linççiden imzasını geri
çekmesini asla rica etmedim; sayın
Atam! Sizden de etmem. O nedenle
size ulaşmaya çalışmam. Bu, sizinle
linççiler arasında bir sorun. Tabii, bu
sorun, sizin için, ancak, eğer gerçekten
linççi değilseniz, bir sorun...
TARTIŞMANIN ÖNCESİ İÇİN, BAKINIZ:
http://www.facebook.com/notes/co%C5%9Fkun-b%C3%BCktel/b%C3%BCktelin-deniz-atam-cevabina-cevabi/10150809407885711#!/notes/co%C5%9Fkun-b%C3%BCktel/mimesis-ve-deniz-atam-gibi-lin%C3%A7%C3%A7ilerin-temiz-tiyatro-demesi-lafta-kolayca-m%C3%BCmk%C3%BCn/10150808832925711
BU YAZIYI
FACEBOOK'TAKİ ORİJİNAL SAYFASINDA GÖRMEK
VE YORUM EKLEMEK İÇİN:
TIKLAYINIZ!
|