Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

GÜNCELLEME: 4 Ekim 2008

Banallik ve ilkellik DT'nin paçalarından akıyor.

Öbür siteler (memurlar.net ve tiyatrodunyasi.com) ya aldırmıyor ya da aktardıkları yanlışın hâlâ farkında değillerken; DT'nin, aşağıdaki uyarı yazımızdan günler sonra da olsa, düzeltme yapmış olması güzel...

Ne var ki, DT'nin bu düzeltmeyi sessiz sedasız yapmış olması, düzeltmenin yapıldığına dair herhangi bir notla okurların aydınlatılmasından kaçınılmış olması; hem okurların gerçeği bilme hakkına saygısızlık, hem de, düzeltme konusunda okurları uyarmış olan bize saygısızlık. Biz, yanlışlığı gösteren yazımızda, okurların yanlışlığı test edebilmesi için DT'nin yanlışlığı içeren sayfasına da link vermiştik. Verdiğimiz linki tıklayarak o sayfaya giren okurlar, sözünü ettiğimiz yanlışlığı orada göremeyince ve yanlışlığın düzeltildiğine dair herhangi bir not ve düzeltene teşekkür de göremeyince ne düşünecekler?

1. Ya bizim okurları dezenforme eden adi ve şerefsiz bir yalancı olduğumuzu

2. Ya da DT'nin, yapılan yanlışı, kedi pisliğini örter gibi, okurlara sezdirmeden örtbas etmeye tenezzül edecek kadar banal bir Cumhuriyet kurumu olduğunu... Cumhuriyet'in yüz karalarından biri olduğunu...

Yalnızca iki ihtimal var ve birinci ihtimal kesinlikle geçerli değil:

Biz, okurları dezenforme eden adi ve şerefsiz bir yalancı değiliz. Tam tersine, bu tür adiliklerin barınaması için, tiyatromuza hakikat yanlısı etik standartlar getirmenin mücadelesini veren ve bu uğurda bedel ödemeyi göze almış bir kişiyiz.

DT, ya özenli olup yanlış yapmamayı ya da ahlaklı olmayı öğrenmeli! İkisini birden öğrenmesini tercih ederiz ama ahlaklı olmak ne yazık ki öğretilebilen ya da öğrenilebilen bir şey değil. CB

Çankaya / Refik Halit Karay

Coşkun Büktel / 28 Eylül 2008

(Aşağıdaki kutuda bir "ihanet belgesi" olarak nitelediğimiz) "2008-2009 DT REPERTUARI"nda, oyunlardan birinin "Çankaya" olduğunu görünce, şaşırmıştık. Böyle bir  oyun hatırlamıyorduk. Hele de Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkması nedeniyle, Cumhuriyet'in kurulmasından sonra "150'likler" listesine dahil edilip yurt dışına sürülmüş ve Atatürk'ün ölümüne dek yurda dönememiş olan Refik Halit Karay'ın böyle bir oyun ya da kitap yazmış olabileceğine hiç ihtimal vermiyorduk. Bu olsa olsa, Falih Rıfkı Atay'ın Atatürk'le ilgili anılarının bir bölümünü bir araya getirdiği "Çankaya" adlı kitabının ününden nemalanmak üzere, (büyük ihtimalle "kurum içinden") birilerinin (oynanma garantisine güvenerek) o kitabı "oyunlaştırması" ya da (daha önceki benzer örneklerin tümüne bakarak söylersek) "halt etmesi" olsa gerek, diye düşündük.

Ama burası Türkiye'ydi; belli olmazdı; yine büyük ihtimalle "kurum içinden" biri ya da birileri, ("nasılsa ben sıçsam bile oyun diye oynanır ve bana yazar ücreti ödenir" hesabıyla) Refik Halit Karay'ın farklı isimle yayınlanmış herhangi bir metnini "Çankaya" adıyla ve "ben yaptım oyunlaştı" pişkinliğiyle sahneye sürmüş de olabilirdi.

Araştırdık ve ilk ihtimalin geçerli olduğunu, oyun dedikleri şeyin aslında Refik Halit'in herhangi bir eseri değil, Falih Rıfkı'nın "Çankaya"sı olup "Falih Rıfkı Atay" yerine yanlışlıkla "Refik Halit Karay" yazıldığını ve "Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü"nün yaptığı bu gafın, DT sitesi, memurlar.net ve tiyatrodunyasi.com dahil hiçbir site tarafından fark edilmeyerek, "Körler Körleri İzliyor" misali tüm ilgili sitelere veba gibi yayıldığını keşfettik.

Ben tek başıma maaşsız yaşayan ve hayatımı kazanmaya uğraşmak yanında site yayınlayan bir adamım. Onlar ise, yüzlerce maaşlı insanın çalıştığı sözüm ona "koskoca"(!) bir kurum. Niye kimse benim herhangi bir yanlışımı düzeltemiyorken; ben boyuna onları düzeltmek, onların çatıları altında atılmış iftiralarla mücadele etmek zorunda kalıyorum? Hiçbir şey bilmeyen, bilmediğini bile bilmeyen ve sırf devletten beslendikleri için kendilerini seçkin hisseden bu kara cahiller, bir de kalkmış diyorlar ki:

"Kuruluşundan bugüne tiyatro sanatına gönül vermiş, sayısız oyuncu, yönetmen, oyun yazarı ve tiyatro çalışanının sabır ve binbir emekle var ettiği zengin birikimini; yeni eserlerle ortaya koyup, seyircisiyle buluşturmaya hazırlanan, Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları...." cart curt!... "Vıdı vıdı"...

(...)

Yazının tümünü okumak için lütfen

TIKLAYINIZ! 

DT'nin tiyatro sanatına yönelik son ihanet belgesi:

 

"2008-2009 DT REPERTUARI"

 

 

DT eski repertuar kurulu başkanı Prof. Özdemir Nutku, nasıl ki Coşkun Büktel'e ve "Theope"ye attığı belgelenmiş iftira için özür dilemeyi reddetmek biçimindeki iftiracı tutumunu akıl almaz bir pişkinlikle, hiç yüzü kızarmadan sürdürüyorsa; DT genel müdürü ve "Nutkugil" Lemi Bilgin de, Büktel'i ve "Theope"yi aforoz ederek DT sahnelerinden dışlamak biçimindeki 20 yıllık, ilkel, iğrenç, ahlak dışı, gerici ve intikamcı DT geleneğini korumayı, akıl almaz bir pişkinlikle, hiç yüzü kızarmadan sürdürdüğü halde; "Cumhuriyetimizin öncü kurumları’ndan Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü" biçimindeki özsüz, asılsız, dayanaksız klişelerle halkı dezenforme etmekten de, doğal olarak, hiç utanmıyor.

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay ise, "benim bu ihanet ve rezilliklerden hiç haberim yok, ben bu küçük ayrıntıların çok yükseğinde, çok yüksek bir adamım" dercesine kayıtsız tavrıyla sağır sultan rolünü tercih ederek, aslında, "utanma eşiği"nin sırıkla bile aşılamayacak kadar "yüksek" olduğunu kanıtlıyor. 

İşte DT'nin internet sitesinde yayınlanmış (hiçbir gerçek tiyatrocuya ve tiyatro seyircisine heyecan vermesi muhtemel olmayan) son repertuar listesi ve o listeyi takdim amacıyla "Theope"yi aforoz eden vandallar tarafından yayınlanmış ruhsuz, samimiyetsiz, yapmacık, klişe cümleler... Aynı bildik "vıdı vıdı"... (CB):

LÜTFEN TIKLAYINIZ!