TAKMA İSİMLİ, KALLEŞ
VE MEÇHUL VANDALLARIN COŞKUN BÜKTEL'E (VE HİLMİ BULUNMAZ'A) YÖNELİK
KARALAMA FAALİYETLERİ
NOT: "TÜRKİYE'DE
TANIK KORUMA PROGRAMINDAN
YARARLANARAK KİMLİĞİNİ GİZLEMEK, KİMLER
İÇİN GEREKLİDİR?" başlıklı yazımız sayfanın altında.
Uludağ Sözlük'ün, "coşkun
büktel" sayfasında (system
error) yazıyor:
kendini bir halt sanan, sanki millet onun
sorunlarıyla çok ilgileniyormuş gibi sitesini silme yaptığı
polemiklerle dolduran, eserleri kısmında theope dışında bir bok
gösteremeyen herifcik. arka sıradakiler de oğlu oynuyor diye
kasım kasım kasılır, senaryo doktorluğu gibi dünyada eşi benzeri
görülmemiş bir iş yapar.
bizim bildiğimiz senaryo danışmanlığı vardır, o da böyle
sitelerde ''aha ben yaptım'' gibi inanılmaz pespaye, inanılmaz
derecede görmemişlik kokan bir şekilde deşifre edilmez.
yandaşı olan diğer küfürbazla, özdemir nutku gibi türk
tiyatrosunun önemli isimlerine ''orospuçocuğu'' demekten zerre
gocunmamaktadırlar.
haklarındaki tüm kınama kampanyalarına katıldığım için sitesinde
birkaç defa adım geçer bu zevatın.
burada söylüyorum, küfürbazın tekisin büktel. saygı verilmez,
hakedilir unutma.
#8422453 (system
error, 20.06.2010 02:44 ~ 02:45)
Ekşi Sözlük'ün
"coşkun büktel" sayfasında (galip) yazıyor:
yazar
coşkun büktel'in hoyratça
saldırılarına maruz kalmış, güzel insan, güzel yazar.
pakize barışta, yıllar önce
attila ilhan'a yazdığı
mektuplarda,
oğuz atay'ın yazdığı
cümleleri kendi cümleleriymiş gibi alıp kullanmış.
hoş bir davranış değil tabii ki, bir nevi hırsızlık,etik
dışı ama hangimizin gizli hataları yoktur ki.
bu ezik
coşkun büktel tutmuş nasıl
böyle bir şey yaparsın diye kendince rezil etmeye çalışıyor
pakize barışta'yı.
kendi sayfasındaki polemik şurada:
http://www.coskunbuktel.com/bukteloguzpakizeatay.htm
(galip,
05.03.2010 00:05)
BÜKTEL'İN NOTU: Link verebilme cesaretinden(!)
ötürü "galip"i kutluyorum; hakikat linkin ucunda zaten.
Ekşi Sözlük'ün
"coşkun büktel" sayfasında
(jeffmurdock)
yazıyor:
kendisinde farklı düşüncelere sahip
birilerine küfür etme raddesine varacak kadar polemik
yaratma heveslisi tiyatro eleştirmeni.
http://coskunbuktel.com/buktelgerizekarehberi.htm
yukardaki linkteki yazının sonlarına doğru şu sözleri
söylemekten kaçınmamıştır:
---
alıntı
---
yayınladığımız video görüntüsü ve "geri zekâlılar için
alfabe düzeyinde özdemir nutku skandalı rehberi"
başlıklı yazımızdan sonra hâlâ
"evet, ikinci bir theope oyunu var"
diyen birisi varsa, bilinsin ki, yalancı orospu
çocuğunun tekidir."
---
alıntı
---
Ekşi Sözlük'ün
"coşkun büktel" sayfasında
(jeffmurdock)
yazıyor:
ortada teknik olarak bir iftira
mevcut değilken, yani bir suça istinaden bahsi
geçebilecek bir iftira yokken, "adımı yazsam nickname
olacak" bir ortamda kendisi hakkında yazdığım bir
entry'e cevaben iki cümleden ibaret bir paragrafında tam
beş kez "iftira" sözcüğünü kullanan, tdk sözlüğünde
orospu çocuğunu aramaktansa, önce iftira sözcüğünü
aramasının daha uygun olacağını düşündüğüm, bir cümlelik
yorumumu iftira yanlısı linççi eylemi olarak görüp,
buradan hareketle eleştiriyle alakası olmadığı ve buna
rağmen eleştirmen olarak bilindiği için aslında pek de
şaşılmayacak bir durumun ortaya çıkış sebebi, (kişi ya
da kimse)
edit: (şaka lan) kendisi de benim yazamayacağım bir
ortamda bana cevap vermiş, bu yüzden polemiğimizi farklı
kulvarlardan yürütmek zorundayız gibi görünüyor. sen
nereden biliyorsun ki herkesin facebook hesabı var? ama,
sanki coşkun büktel'in sözlük hesabı var...
edit 2: (yok artık) bu polemikle belki zeki müren de
bizi görür.
(jeffmurdock,
30.04.2010 13:11)
BÜKTEL'İN NOTU:
eksisözluk'te "mütebaki" nick'iyle yazan (ama
kendini saklamaya gerek duymayan) Feridun Çetinka'nın
"jeffmurdock"a cevaplarını eksisozluk'ün coşkun
büktel sayfasında okuyabilirsiniz.
gnoxis.com'da
(birunsatan)
yazıyor:
Bu yazıdaki iddialara Büktel ve Bulunmaz'ın
cevaplarını okumak için TIKLAYINIZ!
Hadlerini İyice Aştılar!
Küfürleriyle,
hakaretleriyle her geçen gün düzeylerini düşürdükçe
düşüren Coşkun Büktel-Hilmi Bulunmaz ikilisinden biri;
Hilmi Bulunmaz
******** a yazan herkesi
“Her kim ki 3. Abdulhamid'in sansürcü
sitesi olan ****** da yazarsa alçaktır, şerefsizdir.”
diye hakaret etme cür’etini de gösterdiler.
Coşkun Büktel-Hilmi
Bulunmaz ikilisini şiddetle protesto ediyor,
*******’un duyurusunu olduğu
gibi yayımlıyoruz.
Tamamını okumak için
TIKLAYINIZ:
http://www.gnoxis.com/showthread.php/16965-Tiyatro-Sitesine-Sald%C4%B1r%C4%B1...?p=236886
facebook'ta
("Böyle Biri Bulunamadı"
adlı
şahsın kurduğu grup)
-
-
HİLMİ
BULUNMAZ COŞKUN BÜKTEL'E NASIL
EŞŞOĞLUEŞEK DEDİ :)))
-
-
Kategori:
-
Eğlence ve Sanat
-
Tiyatro
-
-
KURUCUSUNUN KENDİ ADINI SAKLADIĞI BU
GRUBA AÇIK ADLARIYLA KATILAN
FACEBOOK ÜYESİ SALAKLAR
-
-
-
Açıklama:
-
Hilmi Bulunmaz
internette blog da yapan ve blogda
usta tiyatroculara yayıncılara
kusurlar bulan bir amatör tiyatro
meraklısı ihtiyar.
Coşkun Büktel'de yazar olduğunu
düşünen ve bir dizide kısmen yazan
da bir başka ihtiyar.
Bu ikisi birbiriyle çok iyi
anlaşıyor birinin yazdığını öbürü
destekliyor
Hilmi diğer insanlara sürekli
eleştirel yaklaştığı için
yazılarında bir tek harf hata bulsa
üstüne üstüne gidiyor insanların
Coşkun da ondan aşağı kalır mı o da
hemen Hilmi şunu yakaladı diye
destek veriyor :)))
Bunlar böylece körler sağırlar
birbirini ağırlar misali oyalanıp
egolarını tatmin ediyorlar...
Fakat ne olduysa Hilmi'nin bir
sitede yakaladığı harf hatasını (Van
Gogh yerine Van Gogn diye tuşlanmış)
gene alay etmeye kalkan Hilmi'nin
kendisinin de bir harf hatasıyla
oldu :)))
Van Gogn değil aptal Van Gog diye
düzelten ve bunu 3 gün amatör
blogundan manşet yapan Hilmi de hata
yapmış düzeltiyorum derken o da Van
Gogh'u Van Gog yapmıştı :)))
Tabi düzeltiyorum diye başkasına
kusur bulurken kendi hata yapması
daha vahimdi.
Ve güya düzeltmesinin altına da not
düşüyordu.
Efendim bunlar bu hata ile
okurlarını Eşşşek yerine
koyuyorlarrr
Bunlar sonradan düzeltse de açıklama
girmeden düzeltip okurlarını
eşşoğlueşekkkyerine koyuyorlarrr
Bu harf hatası için okurlarından
özür dilemeyerek okurlarını Eşşek
sayıyorlarrrr
Neyse konuya dönelim Hilmi ata
düzeltiyorum derken kendide hata
yapmış 3 gün sonra sesssiizzzce (kim
uyardıysa) hatasını düzeltmiş ama
yahu düzeltirken biz de hata
yapmışız aslında diye ne açıklama
girmiş, ne okurlarından özür
dilemiş, ne düzeltene teşekkür
etmiş.. (3 gün hatalı yazıp dördüncü
gün düzelttiyse birinin uyarmasıyla
düzelttiği kesin)
Yani kendi deyimiyle okurunu EŞŞEKKK
yerine koymuş
Daha da komiği Coşkun Büktel bu
ihtiyarın her şeyine atlayıp alkış
tuttuğu için karşılıklı yalakalık
sözleşmesi gereği.. Buna da alkış
tutmuş
E tabi Hilminin hatasını
Bu hatayı 3 gün sonra sessizce ve
özür dilemeden düzeltmesini
düşününce
Hilmi'nin değer yargılarıyla
HİLMİ COŞKUN'U EŞŞEk HATTA YAYIN
YOLUYLA DESTEK DE ALDIĞI İÇİN
EŞŞOĞLU EŞEK! HATTA HEP SÜREKLİ
SORGUSUZ DESTEK ALDIĞI İÇİN
HAYVANOĞLU HAYVAN! YERİNE KOYMUŞ
:)))))
Ay bu egosu tatmin olamamış
içlerinde ukte kalmış ihtiyarların
ihtiyarlıkları bir komik oluyor yaaa
:)))
(yalnızca
başı)
-
Gizlilik Türü:
-
Açık: Tüm içerik
herkese açıktır.
-
-
NOT:
Bu belgenin imzacılarından biri
olarak (yukarıda verdiğimiz listede
adı ve linki bulunan) Erkan Çelikol,
kendisinin bu belgeyi asla
imzalamadığını belirterek, bize şu
açıklamayı gönderdi:
-
-
Bakın ben sizide, diğer ismide
tanımam. Yine aynı şeyi
yapıyorsunuz, tanımadığınız bir adam
hakkında, yeni benim imza atmış,
onay vermiş diyorsunuz. Ben böyle
birşey onaylamadım. Böyle bir gruba
üyede olmadım. Ben yanlışlık derken
sizin beni yanlış anlamış
olabileceğinizi kastettim. Özür
dilemek erdemdir, eğer bir hatam
olduysa zevkle özür dilerim. Ama ben
öyle bir hata yapmadım. Faceden de
bakarsanız bunu kolayca
anlayabilirsiniz. Bende bir
oyuncuyum ve uslu uslu tiyatromu
yapıyorum. Aynı zamanda yazıyorumda,
daha derine enmek isterseniz bunuda
farkedersiniz. Benim olmayan ama
adımla ve fotoğraflarımla
düzenlenmiş birçok sahte profil var
facede. Onların hiç biri ben
değilim. Belki o sahte profillerden
biridir. Ama altını çizerek
söylüyorum ben değilim. Yinede sizi
inciten birşeyin içerisinde adımın
geçdiğine üzüldüm doğrusu. Ama
yapmadığım birşey içinde özür
dileyemem tabi. Yazdıklarımı
okusaydınız yada beni tanısaydınız
böyle birşey yapmayacağımıda
bilirdiniz. Sizde yazarsınız mağdem
karşılaşıyorsunuzdur binbirtürlü
sapıkla. Malesef önleyemediğim,
engelleyemediğim böyle bir durumum
var benimde. O ruh hastaları benim
adıma sayfalar hazırlayıp benmişim
gibi geziniyorlar ortalarda. Bu
sizinki birşey değil daha
beterlerinide yapıyorlar. Ama o ben
değilim...
Erkan
Çelikol
Ekşi Sözlük'ün
"coşkun büktel" sayfasında
"DAHA ÖNCEKİ YILLARDAN KALANLAR":
Ekşi Sözlük'te (ve tabii
başka kaynaklarda da) 5/6 yıldan bu yana Büktel'e
yönelik pek çok yalan, iftira, hakaret, alaya alma,
küçümseme, vb... yayınlandı. Neyse ki, Büktel dostu
eksisozluk yazarları bu saldırıların çoğunu cevaplayarak
püskürtmeyi başardılar ve (Büktel'in bugüne dek
eksisozluk'e o saldırıların silinmesi ya da herhangi bir
biçimde sansür edilmesi yolunda hiçbir başvuru ya da
şikayette bulunmuş olmamasına rağmen) saldırganların pek
çoğu, saldırılarının dayanaksızlığı ve haksızlığı aynı
sayfada açığa vurulduktan sonra, Büktel'e ilişkin o
haksız ve dayanaksız saldırılarını silmek zorunda
kaldılar.
Herhalde takma isim ardına
sığınmış olmalarına güvendikleri ve "nasılsa
tanınmıyorum, kepaze olmam mümkün değil" diye
düşündükleri için, (ortaya konmuş karşı kanıtlara
rağmen) saldırı entrilerini hâlâ silmeyen bazı "yüzsüz"
militanları ise, biz burada teşhir ederek cezalandırmış
olalım. Artık onlar eksisozluk'ten silseler bile,
yaptıkları haksız ve kalleş saldırıların belgeleri bu
sayfadan hiç silinmeyecek:
alacakaranlik isimli
dizinin yapimcilarindan 50 milyar tazminat talep eden
yazar. cunku kendi yazdigi bir senaryoda eski
sevgilisinin adini memesine dovme yaptiran kadin yeni
sevgilisi rahatsiz oldugu icin bunu daglayarak yoketmis,
dizide de boyle bi olay oldugu icin sayin senaryo yazari
"bu mumkun degildir, yeryuzunde hicbir eserde boyle bir
konu islenmemistir, lotoda 6 tutturmak bile daha
olasidir, benim eserimden calintidir" demektedir...
sayin buktel'e "dev aynasi" isimli bir senaryo yazmasini
tavsiye ediyoruz, ve bu olaganustu fikri insanliga
kazandirdigi icin yerlere kadar egilip tesekkur
ediyoruz.
(vinyl,
25.03.2004 00:54)
beyoğlunda kedilerin girip çıktığı bir kitapevinde
aksi tonton ifadesiyle gezinen kişilik.
türk tiyatrosundan insan manzaraları'nın yazarı.
narsist meczup, megaloman, psişik bir olgu, sayrılı
ruhsal yapı, kuduz ve şirret sıfatlı adam.
açıkça mertçe türkçe söylüyorum diye diye yazan
amca.
beyoğlunda kitapçılardan birinde tiyatro kitaplarına
bakarken yanımdaki adam sürekli aynı sıradan bazı
kitapları alıp yüzlerini müşteri görecek şekilde
çeviriyordu ve arkasını dönüp gitti. elbette kitabın
yazarı coşkun bükteldi.müşteriye ısrarla göstermek
istediği kitaplar da kendi kitaplarıydı.bunu çoğu
yazar yaparmış sonradan öğrendim..
metin büktel 'in
küs olduğu abisidir aynı zamanda.
(ingrid,
06.02.2006 20:53)
BÜKTEL'İN NOTU:
eksisözluk'te, "ingrid"in (maddi bir
hakikate dayandığı için beni çok rahatsız etmiş
olan) yukarıdaki yalanına birden fazla
eksisozluk yazarı cevap verdi. Söz konusu
cevapları eksisozluk'ün coşkun büktel sayfasında
okuyabilirsiniz.
polemik yaratmaktan adeta zevk alan, sitesinde
sürekli olarak sağa sola sataşan, "coşkun büktel
olmanın ne kadar yorucu olduğunu bilemezsiniz",
"çünkü büktel’i okumamak, büktel için değil, ama
daima, büktel’i okumayan tiyatrocular için sorun
olmuştur" gibi cümleler kurabilecek kadar büyük bir
egoya sahip tuhaf bir adam.
(locutus,
18.12.2007 17:43)
NOT:
BU SAYFA, GÜNDEM
GELİŞTİKÇE YENİ EKLERLE GÜNCELLENECEKTİR.
BONUS:
BURAK CANEY SAPIĞI
BONUS:
|
BİR
"YÜZSÜZ"DEN, BÜKTEL'E "HODRİ MEYDAN!"
Lemi Bilgin
ve
Ayşenil Şamlıoğlu'nun
reklam adı altında sadaka vererek suni
yemle beslediği
Mustafa Demirkanlı'nın
internet sitesinde...
Theope
yazarı
Coşkun Büktel'e
"imzasız" yazılarla, kanıtsız,
belgesiz, kaynaksız, linksiz biçimde,
aklına estiği gibi iftira eden
"yüzsüzler", hâlâ cirit atıyor.
Herif hem imzasını saklayacak kadar
"yüzsüz" korkağın teki, hem de
yazısının sonunda "Hodri meydan el
mi yaman bey mi yaman görelim Coşkun
Efendi!" diye meydan okuyor.
Gündemin sıkışık olmadığı bu sıcak yaz
günlerinde, "iftiracı yüzsüz"ün
“Hiç
Çıldırma Bre Büktel!”
başlıklı yazısını, ibret verici bir
"belge" olarak, ana sayfadan ve
virgülüne dokunmaksızın, tam metin
olarak yayınlamayı; "kimlerle karşı
karşıya" olduğumuzun bir kez daha
"belgelenerek" (her zamanki gibi:
Mutlaka karşı tarafa linkle
"belgelenerek") bir kıl daha netleşmesi
bakımından yararlı gördük:
iFTİRACI "YÜZSÜZ"ÜN METNİNİN SONUNDA
"BÜKTEL'İN NOTU" BAŞLIKLI BİR BÖLÜM
BULACAKSINIZ!
|
Yazan:
"YÜZSÜZ"
Kaynak:
Mustafa Demirkanlı'nın internet
sitesi
“Hiç Çıldırma Bre
Büktel!”
Coşkun Büktel çıldırmış durumda. Ruhunun
kirliliğini yansıtan kirli gri sitesinde
sarı beyaz kırmızı Çingene çadırı gibi
kocaman upuzun cümlelerle haykırıyor,
kükrüyor, tehditler savuruyor ne yapacağını
şaşırmış gibi dolaşıyor.
Mustafa Demirkanlı'nın sitesinde daha
önce kullanılan ve tam da yerini bulan
gamalı haçlı kolajını sanki bir suç
unsuruymuş, bir hakaretmiş gibi veriyor.
Yahu Büktel dur bir sakin ol.
Ne var şimdi bunda neden yadırgıyorsun?
Neden bu küplere binmelerin?
Ne ektinse onu biçiyorsun, mahsulün
hayırlı olsun!
Sen kimsenin ehemmiyet vermediği bir
iftira ile bir hocayı senelerce suçlamadın
mı?
Sana hak vermediğini söyleyenlere
faşizanca baskı kurmaya çalışmadın mı?
Hem delil var deyip hem yasal yollara
başvurmak yerine çamur at izi kalsın
yöntemini denemedin mi?
10 yıllık çabana rağmen insanların senin
deli saçması iddianı çok da mantıklı
bulmaması ile çıldırıp etrafa baskı yapmadın
mı?
Senelerce sözde delil diye giyotin gibi
kullandığın video kaydını kendi adınla
yayınlamaya çekinip sonra Burak Caney adıyla
yayınlatmadın mı?
Ya da her kim ise bu Burak Caney, o
bulup yayınladıktan sonra ancak yayınlamadın
mı? Ve pek bir sarıldığın delilin olan
videonu da yayınlamana karşın hala sana hak
verenlerin sayısı bir elin beş parmağını
bile bulabildi mi?
Sen değil misin bir hocaya attığın
iftira ile ve koparmaya çalıştığın fırtına
ile baskıcı, despot faşist kimlik
sergileyen?
Sen değil misin belden aşağı iftiralarla
bana türlü iftiralar atıp bunu da pişkinlik
örneği göstererek mutlu mesut kamera
karşısında anlatan?
Sen değil misin Hilmi Bulunmaz'ı
kışkırtıp, tetikçi gibi insanların üstüne
salan?
Sen değil misin yalan haberlerin üstüne
atlayıp, yalan olduğu belgelense de pişkince
görmezden gelen?
Cevap hakkını hiçe sayıp "Hilmi'ye
yayınlama" dedim diye verdiğin talimatla
faşizan despot anti-demokrat kimliğinle
övünen?
Sen değil misin insanların cevap hakkını
engelleyip, çöp kutularına attık diye
alçakça, faşistçe, despotça davranan?
Sen değil misin küfürlerle, sövgülerle
O...Ç.... ları hakaretleriyle gri ruh sıkıcı
sitenin manşetlerini dolduran?
Sen değil misin sırf sana hak
vermiyorlar diye tiyatro örgütlerine kara
çalan, lakap takan?
Sen değil misin emitasyon (çünkü antik
yunan çağında yaşamadın günümüzde Antik
Yunan yazmak olsa olsa emitasyon olur)
Theope'nle kendi kutsal kitabını yaratan ve
bu kutsal kitabına tapınmayanları topa
tutmaya kalkan?
Sen değil misin üç kuruşluk bilginle hiç
anlamadığın anlayamadığın sosyalizme, 60
gençliğine, 70 gençliğine hakaretvari burun
kıvıran?
Sen değil misin bütün bu ruh halinle
faşizmi ruhunun derinliklerinden kusan?
Neden şimdi bu gocunma?
Neden despot, baskıcı, ben merkeziyetçi,
faşist, sansürcü, dezenformasyoncu, iftiracı
ve küfürbaz kimliklerinden söz edilince
rahatsız olman? Yarattığın, yaratmaya
çalıştığın bu değil miydi? İçindeki canavarı
sen besleyip büyütmedin mi? Bu canavar sana
sevgili, jeep, şöhret olarak değil de
finalde kötü bir dizide senaristlik ve
binlerce insanın nefreti ve sadece 3-5
dosttan ibaret bir yaşam getirdiyse bize ne?
Bütün bunlar sensin! Yüzleşmek istesen
de istemesen de sen! Var git şimdi ister
aynaya bak, istersen gri sitende biraz daha
nefret kus daha da çirkinleş!
Kimseyi de tehdidinle korkutamıyorsun
bilmiş ol!
Coşkun Büktel, küfür, sövgü, tehditle
insanları yıldıramayınca şimdi de mahkemeye
vereceğim imasıyla insanları katılmaktan
alıkoymaya çalışıyor. Bir despota da ancak
böyle yeni bir tehdit yakışırdı. Ver bakalım
mahkemeye Coşkun Efendi, bakalım hakimler
somut, açık, aleni küfür ve iftiralara,
somut o...ç...’na mı değer verecek yoksa 11
yıl öncesinin sözlüğünden atılmış mecazi
anlamlı zorlama küfürleştirme çabana mı?
Hodri meydan el mi yaman bey mi yaman
görelim Coşkun Efendi!
İftiracı bay
"Yüzsüz"ün yazısını Demirkanlı sitesindeki
orijinal sayfasında okumak için, lütfen
aşağıdaki linki tıklayınız:
Mustafa Demirkanlı'nın internet
sitesi
BÜKTEL'İN NOTU:
İftira
yandaşlarının
1100 imzaya
ulaşmasına rağmen, iftiraya karşı çıkanların
"bir elin beş parmağını
bile"
bulamadığı konusunda, iftiracı bay "Yüzsüz"
haklıdır. Ama bu gerçek, (kelle sayısı çokluğu
somut
kanıtları
örtbas edemeyeceğinden) iftiranın
"iftira"
olduğu gerçeğini değiştirmediği için; iftiraya
karşı çıkabilenlerin "bir
elin beş parmağını bile"
bulamamış olması ancak şu anlama gelmektedir:
Türk tiyatrosunda "yüzsüzlerin"
iftirayı da içeren iğrenç etkinliklerine karşı
çıkabilecek kadar vicdan sahibi olan, "insan
gibi" insanların sayısı ancak
"bir
elin beş parmağı"
kadardır. Ben, Coşkun Büktel, o beş parmaktan
biri olmakla, Theope'yle gurur duyduğum kadar
gurur duyuyorum. Utanması gereken yüzlerce
kişinin utanmayacak kadar "yüzsüz" olmasıyla ise
ilgilenmiyorum.
İftiraya karşı çıkmayarak "yüzsüzlere" bana
karşı koz vermiş olan dostlarımdan biri gelip
de, hiç utanmadan, "Coşkun niye aleyhinde 1100
imza toplandı?" diye beni suçlamaya cesaret
edebilmiş olsaydı; ona yalnızca, Henry David
Thoreau'nun Ralph Waldo Emerson'a verdiği ünlü
cevaba benzer bir cevap vermekle yetinirdim:
"Ahmet, üç beş imza da niye senin aleyhinde
toplanmadı?"
Neyse ki, dostlarım, ürkek olsalar bile,
dangalak olmadıkları için, yüzsüzlerin yaptığı
gibi, o imzalar yüzünden beni suçlamaya
kalkışmıyorlar.
Aslında, çevreye pek fazla renk veremeseler
bile, o imzayı atan 1100 kişinin en azından 1090
tanesi de, en azından bugün itibariyle, "Biz ne
halt ettik de, elin iftiracı linççilerinin
ipiyle bu bok kuyusuna indik" diye dövünerek,
başını hangi taşa vuracağını belirlemeye
çalışıyor.
CB / 4 Ağustos 2010
GÜNCELLEME
4
Ağustos 2010:
Yukarıdaki yayınımızdan "sonra", Mustafa
Demirkanlı, iftiracı "Yüzsüz"ün bir yıldır
imzasız duran yazısını, okurlarını
"uyarmaksızın", sessizce, gizlice, kendi ismini
koyarak imzaladı. Link verdiğimiz sayfada daha
bir sürü suç unsurunu aklınca örtbas ettiğini
sanan sahtekâr Mustafa'nın bu son alçaklığını,
bu kez fotoğrafla belgeledik:
KAÇIRMAYIN!
|
|

Özgür
Başkan takma isimli sapığın "veda" mesajı
ve
Büktel'in cevapları
Lütfen,
TIKLAYINIZ!
|
DENİZ DUYGULU VE BURAK
OTAKÇI ADLI TAKMA İSİMLİ SAPIKLARIN BÜKTEL'LE
TARTIŞMASI
TÜRKİYE'DE
TANIK KORUMA PROGRAMINDAN
YARARLANARAK KİMLİĞİNİ
GİZLEMEK, KİMLER İÇİN GEREKLİDİR?
1. Mafyaya karşı
açıklama yapacak tanıklar için...
2. Tiyatro
insanlarını "isim vererek" eleştirecek şahıslar
için...
COŞKUN BÜKTEL
2 Ağustos 2010
melih bey, keşke ben
de sizin gibi tiyatrodan birşey beklemiyor olsaydım
o zaman ismimi rahat rahat açıklayabilirdim. ancak
tiyatro ile hayatını kazanan biri olarak tiyatro
hayatımın bitmesinden, kapıların bana kapanmasından
korkarım...
fakat sedat karaman ismini bu isme ait bir mail
adresi ile kendi ismim olarak bu sitede, forumlarda,
haber sitelerinde kullanmaktayım. yani ben
internette sedat karamanım. bunu bir tanık koruma
programı gibi görün isterim."
Başlıkta
gördüğünüz iki şıkkın birincisini, herkes biliyor,
herkes söylüyor. Ama Türk tiyatrosuyla ilgili ikinci
şıkkı, yine herkes bildiği
halde, bilmezden geliyor ve yalnızca Hilmi Bulunmaz,
Feridun Çetinkaya ve Coşkun Büktel gibi, sayıları
bir parmağı kopuk bir elin parmak sayısını
geçmeyecek bazı insanlar söylüyor.
Türk tiyatrosu dediğimiz camia
için, Feridun Çetinkaya,
"tiyatro oligarşisi"
dedi; Hilmi Bulunmaz
"Şimşek hızıyla kirlenen
Türkiye tiyatrosu"
dedi; Acar Burak Bengi,
"Koca bir serap"
dedi...
Ben ise,
örneğin, Ağustos 1997'de yazdığım "Sanata Evet
Diyen Vandallar" başlıklı yazımın bir yerinde,
şunları söylemişim:
"Ama
herkes derken seyirciyi kastetmiyoruz tabii.
Tiyatro, sinema ve Kültür Bakanlığı çevresindeki bir
tür menfaat birliğini, bir tür mafyayı kastediyoruz.
Tiyatro artık seyirci için değil, kültür mafyası
için yapılıyor." (KAYNAK:
Coşkun Büktel,
"Türk Tiyatrosundan İnsan
Manzaraları",
İstanbul, 1998. Sayfa 305.)
Yani Türk
tiyatrosu dediğimiz, "şimşek hızıyla kirlenen"
"serabı", "oligarşiyi", "menfaat birliğini" ya da
"mafyayı", ancak "bir parmağı kopuk bir elin parmak
sayısını geçmeyecek sayıda" bazı insanlar, hiç
korkmadan, adlarını gizlemeden, açıkça eleştiriyor.
Peki diğer
eleştirenler ne yapıyor? Bu gerçek eleştirileri
görmezden gelerek, işe sıfırdan başlıyor, ve Türk
tiyatrosu denen mafyayı kızdırmaktan olabildiğince
sakınarak (bazen tüm sakınmasına karşın, kaza eseri
olarak, mafyayı kızdırmaktan yine de kurtulamayarak)
eleştirir gibi yapıyor. Bu tür "kazalara" uğramak
ihtimalinden dehşete düşen bazıları ise, en ilımlı
eleştirilerini bile, "neme lâzım" diyerek, takma
isimle yayınlamayı uygun görüyor ve gerçek
isimlerini verdiğiniz insanları takma isimle
suçlamanın adilik sayılma-masını dileyerek, şöyle
diyor: "bunu bir
tanık koruma programı gibi görün isterim."
Takma isimli
Sedat Karaman, kendisini "tanık koruma programıyla"
güvenceye almak gereğini duyduğuna göre,
tiyatromuzda isim vererek eleştiri yapmanın mafyayı
eleştirmek kadar riskli bir iş olduğunu dolaylı
olarak belirtmiş ve o riski göze alan "gerçek"
eleştirmenlerden Coşkun Büktel'in, Türk tiyatrosuna
ilişkin 1997 tarihli "mafya" saptamasını, farkında
olarak ya da olmayarak) desteklemiş oluyor.
Sedat
Karaman takma ismiyle yazan meçhul şahıs, Melih
Anık'ın bir yazısına eklediği yorumlardan birinde
diyor ki:
melih
bey, keşke ben de sizin gibi tiyatrodan birşey
beklemiyor olsaydım o zaman ismimi rahat rahat
açıklayabilirdim. ancak tiyatro ile hayatını kazanan
biri olarak tiyatro hayatımın bitmesinden, kapıların
bana kapanmasından korkarım...
fakat sedat karaman ismini bu isme ait bir mail
adresi ile kendi ismim olarak bu sitede, forumlarda,
haber sitelerinde kullanmaktayım. yani ben
internette sedat karamanım. bunu bir tanık koruma
programı gibi görün isterim."
Biz ise
diyoruz ki:
Türk
tiyatrosunun umutlu bir geleceği olacaksa, o gelecek
umudunu yaratan şey, elbette ki, ("tiyatromuzdan
sağladığı veya sağlayabileceği menfaatleri kaybetme
endişesiyle malul") meçhul şahısların mücadele
yöntemleri değildir. O umudu yaratan şey, mafyayı
kızdırmaktansa, mafyanın suyuna gitmeyi tercih eden,
mülayim İstanbul efendilerinin nasihatleri de
değildir. O umudu yaratan şey, "bir parmağı kopuk
bir elin parmak sayısı" kadar da olsalar, (mafyaya
açık isimleriyle çatır çatır kafa tutan, mafyayı
teşhir ve kepaze etmekten korkmayan) gerçek
eleştirmenlerin, hiçbir şeyi görmezden gelmeksizin,
yalnızca kanıtlı, belgeli ve bilimsel olmakla
yetinmeyip "açıkça, mertçe, Türkçe" de yazılmış
olan, kitaplaşmış ve kitaplaşacak eleştiri
yazılarıdır.
Sedat
Karaman takma ismiyle yazan meçhul şahsın, hiçbir
koşulda efendiliğini bozmayan, çelebi eleştirmen
Melih Anık'la girdiği polemikte daha neler dediğini
ve isimlerini vererek kimleri eleştirdiğini görmek
için, lütfen...
TIKLAYINIZ
(NOT:
Umarız,
iftiracı
ve
linççi
yayıncı Can Törtop, Karaman'ın eleştirilerini, bizim
bu yayınımızdan sonra, bazen bu tür durumlarda
yaptığı gibi, yine silerek sansür etmeye kalkmaz.)
|