Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

BÜKTEL'İN GÜNLÜKLERİNDEN
1994

 

 

 

 

"SHAKESPEARE'SİZ HERİFLER"İN TEMASI GEÇERLİĞİNİ (BUGÜN DE  HÂLÂ) KORUYOR

 

Coşkun Büktel

 

1994, 4 Haziran, 08.10 / Cihangir

Dün gece, İstanbul Devlet Tiyatrosu müdürü Murat Karasu'nun yardımcılarından biri aradı ve telefonda bir saat kadar konuştuk. Murat Karasu'nun benimle görüşmek istediğini belirtmek için aramış. DT'ye verdiğim formlar üstüne uzun süre tartıştık.

DT, bu yıl öneri formları hazırladı. Bu formları doldurarak sanatçılar DT yönetimine proje öneriyorlar. Yazarlar da kendi oyunlarını bu formlarla önerebiliyorlar. Ben "Theope"yi önerdim ve Can Gürzap'ın da içinde bulunduğu bir grup DT sanatçısının da "Theope"yi önermesini sağladım. Formdaki sorulardan biri "Projenizde almak istediğiniz görev" biçimindeydi. Aynen şöyle cevapladım: "Tercihim dramaturg olmak ama istekli yönetmen bulunamıyorsa ve bu yüzden oyun sahnelenemiyorsa ben yönetebilirim." "Theope"nin Ankara Büyük Tiyatro'da oynanmasını öneriyordum. İstanbul için de bir başka önerim vardı: "Shakespeare'siz Herifler"... Bu oyunum için doldurduğum formda oyunu yönetmek istediğimi belirtiyor ve "Oyunun teması" biçimindeki soruya şu cevabı veriyordum: "Şarlatanlığın sanata karşı zaferi". Daha sonraki bir soru şuydu: "Oyunun sahneye konma gerekçesi"... Cevap: "Oyunun temasını geçersiz kılmak. / Seyirciyi eğlendirmek arındırmak, şarlatanlığa karşı donanımlı kılmak."

Murat Karasu'nun yardımcısı Atilla Şendil, "Yani 'Shakespeare'siz Herifler' oynanırsa tiyatro mu kurtulacak?" diye itiraz ediyordu.

"Hayır" diyordum, "tiyatroyu kurtarabilecek yetenekli, cesur, bağımsız insanlar yönetime geldiğinde, 'Shakespeare'siz Herifler' oynanacak."

Konuştuklarımızdan anladığım kadarıyla, herkesin "Theope"yi önermesinden DT rahatsızmış ya da Atilla'nın kendisi rahatsız. "Shakespeare'siz Herifler"i bu sezon oynamayabilirlermiş, onlara bir şans tanımalı, onların şarlatan olduğunu düşünmemeliymişim. Henüz erkenmiş. Oyunu okuduğunda çok gülmüş, doğru bulmuş, karakterleri hemen tanımış. Ama o insanların arasında yaşarken bu oyunu hemen nasıl koyabilirlermiş? Yönetici olarak önlerinde bir sürü zorluklar varmış. Seyirci sayısı 180.000'den 80.000'e düşmüşmüş.

"İyi ya Atilla" dedim, "ben yıllardır seyyar satıcılık yapıyordum, siz tiyatro yapıyordunuz. Bu düşüşte benim hiçbir sorumluluğum yok. Bu düşüş, 'Shakespeare'siz Herifler'in oynanmamasını değil, tam tersine, oynanmasını gerektiriyor."

Elinden geleni yapacaklarını ama repertuara alamazlarsa anlayış göstermem gerektiğini özetle belirtti. Ben de özetle, iyi bir sebepleri varsa oynanmayabileceğini söyledim.

Bugün 12.00'de Murat Karasu'yla görüştüm. İyi bir sebep bulmuşlar. Ankara'da repertuar kurulu "Shakespeare'siz Herifler"i reddetmiş. Hani şu ortaokul müsameresinden farksız "Savaş Yorgunu Kadınlar"ı ve "Nihavend Longa"yı onaylayan ve benden iyi bir zılgıt yediği halde (hepsini itin götüne soktuğum halde) gık diyemeyen o pespaye herifler "Shakespeare'siz Herifler"i reddetmişler.Ve Murat Karasu gibi güya seçimle gelmiş öbür herifler, Kültür Bakanı'nın "atadığı" bu heriflerin reddine şimdi can simidi gibi sarılıyorlar ve "Shakespeare'siz Herifler"i kendi kurullarında görüşmüyorlar bile. "Shakespeare'siz Herifler"in teması geçerliliğini korumaya devam ediyor.

Barış (Barış Büktel), yer yatağında rahat soluklarla mışıl mışıl uyuyor, ben sabaha karşı bunları yazıyor, yoruluyor ama uyuyamıyorum. Oğuz Atay'ın "Tehlikeli Oyunlar"ına kaldığım yerden devam edeceğim. 

 

BÜKTEL'İN GÜNLÜKLERİNDEN BAŞKA SAYFALAR OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!