DT'DE ANCAK DÖRT GÜN SÜREBİLEN
DRAMATURGLUĞUM
Coşkun Büktel
25 Aralık 1992 Cuma / Cihangir
Şehir Tiyatrosu'ndan cevabımı aldım:
"...dilekçeniz Yönetim Kurulunda görüşülmüş
olup, kadro yetersizliği nedeniyle isteğinizin olumlu
karşılanmadığına karar verilmiştir. Bilginizi rica ederim.
Şehir Tiyatroları Müdürü
Ülker Nemlioğlu
(İmza müdür muavini Jenfer Kayhan tarafından
atılmıştır.)
Yönetim Kurulu üyelerinin listesini aldım:
Gencay Gürün, Ülker Nemlioğlu, Argun Kınal,
Aslan Altın, Haşmet Zeybek, Selçuk Erez, Necdet Mercan
Bu cevabı saçma buluyorum. Çünkü ben zaten
onların kadrolarının "yetersizliği" nedeniyle, bu yetersizliği
"gidermek" için dilekçe vermiştim.(*)
Yetersizliğin devamına karar verdiler. Yalnızca salonların
yetersizliğiyle ilgileniyorlar. Ben bu redden utanmıyorum, ama
onların bu redden utanmalarını talep ediyorum. Utanmaları için
elimden geleni yapacağım.
Bu satırları yazdığım şu an, dışarıda kar
yağıyor ve cebimde bir Lira bile yok. Satacak kola şişesi bile yok.
(*)
GÜNCEL NOT: İstanbul Şehir Tiyatrosu'na verdiğim 30 Kasım 1992
tarihli dilekçenin metni için, bakınız: Coşkun Büktel,
"Türk
Tiyatrosundan İnsan Manzaraları", Dramatik Yayınlar,
1998. Sayfa 485.)
31 Aralık 1992 Perşembe / Cihangir
Salı günü, "Ana" adlı o iğrenç dizi filmde yine
oynadım ve iki saatte 1 milyon Lira aldım.
O gün ekmek almak için 500 Lira'm çıkışmamıştı.
4 tane iki yüz elliliği cebime koyduğumda bir an kendimi
mültimilyoner gibi hissettim.
Nancy Öztürk adında Amerikalı bir kadın
"Theope"yi 1000 Dolar'a çevirecek. Bugün Derya'nın (Derya Şendil)
verdiği 129 Dolar'a Toros'un (Toros Öztürk) vereceği 500.000
Lira'lık krediyi ekleyip 200 Dolar'lık peşinatı kadına teslim
edeceğim ve start verilmiş olacak. Kadının çevirisinde birçok yeri
değiştireceğim anlaşılıyor. "Theope"den çevirdiği örnek (Theope'nin
veba tiradı) anlam olarak çok yakın da olsa, ses ve ritm olarak
aslının çok gerisinde. Belki de bir İngiliz yazara yeniden
yazdırmamız gerekecek. Ama şu anda bulabildiğimiz en iyi seçenek,
bu.
Az önce Mustafa Avkıran telefon etti.
Yöneteceği oyunda (Nezihe Araz: "Savaş Yorgunu Kadınlar") figüran ve
dramaturg olarak çalışmamı ve en yüksek konuk sanatçı ücreti almamı
kabul ettirmiş. Prova ve oyun başına 280.000 Lira alacağım. Ama bu
rakamı DT henüz telaffuz etmedi. Mustafa öyle diyor.
8 Ocak 1993 / Cihangir
Bugün dahil 4 gün "Savaş Yorgunu Kadınlar"ın
provalarına katıldım. Mustafa Avkıran 280.000 TL'lik rakamı kabul
ettirdiğini söylemişti. Oysa bugün, Raik Alnıaçık'ın reddettiğini ve
ancak figüran parası alabileceğimi bildirdi. Mustafa'ya dört gündür
hâlâ inanamıyordum ve bunu ona söylüyordum. O da bana "ben
yönetmensem, sana bu parayı vermek zorundalar" diyordu. Bugün,
120.000 Lira'yı kabul etmemi ve provalara yalnızca figüran olarak ve
canımın istediği zaman gelmemi söyledi. "Sen gelmesen bile, ben seni
bütün provalara katılmış gibi gösteririm" dedi. Kabul etmedim.
"Gizli kalacağına güvenerek hiçbir şey yapmam" dedim. Evrensel
Kültür'ün o an yanımda bulunan son sayısındaki (Ocak '93) yazımda bu
cümleyi gösterdim. "Herkesi öylesine şiddetle suçlayabilmek için çok
temiz olmak zorundayım" dedim. "Savaş Yorgunu Kadınlar" adı verilen
o çalakalem yazılmış karalamalara hizmet etmek bana zaten zor
geliyordu. Raik Alnıaçık, çok daha "olgun" yerli metinleri görmezden
gelerek, o ortaokul tahrir ödevi düzeyindeki metni alelacele
repertuara almasının ve DT genel müdürü Yücel Erten bunu
onaylamasının hesabını zaten vereceklerdi. Bunu dün, Ömer ile
Hülya'ya da (Ömer Uğur ve Hülya Tufan ya da sonraki adıyla Hülya
Tanrıöver Uğur.) söylemiştim. Mustafa, "280.000 kabul edilseydi bu
hesabı sormayacaktın" dedi. "Soracaktım" dedim, "ama oyuncularının
moralini bozmamak için prodüksiyonun bitmesini bekleyecektim."
BÜKTEL'İN GÜNLÜKLERİNDEN BAŞKA
SAYFALAR OKUMAK İÇİN
TIKLAYINIZ!