Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

GÜNCELLEME (16 Ocak 2008):

"Bu gece de, dün geceki 'Mavi Sakal'ın sesini taklit eden                                                          bir başka sapık aradı" başlıklı yazımızı, sayfanın altına ekledik.

 

 

 

DÜN GECE

"MAVİ SAKAL" MAHLASLI

BİR TELEFON SAPIĞI

BENİ ARADI

 

 

Coşkun Büktel

 

 

  

15 Ocak 2008

 

Dün gece bilgisayar başında çalışırken telefon çaldı açtım. Arayan kişi adının Mavi Sakal olduğunu söyledi.

 

"Ne şimdi bu?" diye sordum, "şaka mı?"

 

"Şaka filan değil, Mavi Sakal benim mahlasım."

 

Mavi Sakal, sanırım kimliğini gizlemek amacıyla sesini değiştiriyor,  "yatak odası sesi" diye tanımlayabileceğimiz kısık bir sesle konuşuyordu. Mahlasının Mavi Sakal olması ve yatak odası sesiyle konuşması yüzünden, Mavi Sakal'ın, cinsellik takıntılı bir telefon sapığı olduğunu düşündüm. Oysa bir sapık, bir telefon sapığı olduğu doğruydu ama, Mavi Sakal'ın takıntısı (en azından dün geceki  takıntısı) cinsellik değildi. Mavi Sakal'ın (dün geceki) sapıklığı, diğer telefon sapıklarının sapıklığından farklıydı.

 

Mavi Sakal mahlaslı sapık, asıl sesini gizleyen o kısık, yatak odası sesiyle bana Tuncer Cücenoğlu'nu övmeye, onun "Türk tiyatro yazarlığının yüz akı" olduğunu anlatmaya başladı.

 

Tabii ki bir sapığa "Çığ Aslında Nedir, Neyi Sarsıyor?"u hatırlatmaya kalkışmak fazlasıyla umutsuz bir çaba olurdu. O nedenle Mavi Sakal'ı sakin sakin dinledikten sonra, ona yalnızca:

 

"Bunları niye bana söylüyorsunuz? Tuncer Cücenoğlu'na söylesenize, sapıklar tarafından övülmeye hiç itiraz etmez" dedim.

 

Bunun üzerine Mavi Sakal saldırganlaştı ve kelimeleri dolu taneleri gibi öfkeyle yağdırarak, özetle, benim amatör bir yazar olduğumu, Theope'nin de amatör bir oyun olduğunu söyledi.

 

Mavi Sakal, bir süre esip gürledikten sonra durulduğunda, ben, önceki cümleme kaldığım yerden devam ettim:

 

"Bana gelince, ben, sapıklar tarafından övülmek yerine yerilmeyi tercih ederim."

 

Mavi Sakal, telefonun öbür ucundan, "ikide bir bana sapık deyip durma, ben sapık filan değilim!!!" diye öyle bir bağırdı ki, tükürüklerinin kulağımı ıslattığını hisseder gibi oldum.

 

"Hem birilerini suçlayıp, hem de suçladığı kişilerin cevap vermesinden korkarak kimliğini saklayan ve kendini Mavi Sakal diye tanıtan birine sapık demeyeceksek, kime sapık diyeceğiz?"

 

"Ne olmuş Mavi Sakal diye tanıtıyorsam? Mahlas kullanmak ne zaman sapıklık oldu? Bir zamanlar Nâzım Hikmet bile mahlas kullandı."

 

"Nâzım Hikmet'i de telefon sapığı yaptığına göre, bu muhabbeti daha fazla sürdürmenin anlamı yok. Hoşçakal, Mavi Sakal kardeşim! Allah kurtarsın!" diyerek telefonu kapayıp Mavi Sakal'la sohbetime son verdim.

 

 

Coşkun Büktel / 15 Ocak 2008

 

 

 

GÜNCELLEME:

 

Bu gece de, dün geceki "Mavi Sakal"ın sesini taklit eden bir başka sapık aradı

 

 

Mavi Sakal, bu gece tekrar aradı. Ama dün geceki Mavi Sakal gibi "yatak odası sesiyle" kısık kısık konuşmasına rağmen, arayanın dün geceki Mavi Sakal olmadığı, o Mavi Sakal'ı beceriksizce taklit etmeye çalışan bir başka sapık olduğu belliydi.

 

Sahte Mavi Sakal, (aslında dün geceki de sahte olduğuna göre, bu  gece arayan Mavi Sakal, "sahte sahtekar" gibi bir şeydi; en iyisi kibar davranıp biz ona, "ikinci Mavi Sakal" diyelim) kendimi Türkiye'nin en iyi yazarı sandığım için, beni önce babacan bir tavırla  eleştirdikten sonra, "akıllı ol" temasına geçerek, dedi ki:

 

"Mesela, telefonda bağırdığım için kulağının ıslandığını yazmışsın."

 

"Islandığını yazmadım."

 

"Her neyse işte, 'ıslandığını hissettiğini' yazmışsın!" 

 

Tekrar düzeltme yaptım:

 

"Hissettiğimi de değil, 'hisseder gibi olduğumu' yazmıştım."

 

"Fark etmez!" diye azarladı sahte Mavi Sakal (daha doğrusu, sahte Mavi Sakal'ın ikinci versiyonu).

 

"Benim için fark eder" dedim. 

 

"Kardeşim, sonra da amatör yazar dediler mi bozuluyorsun!"

 

"Bozulduğumu nerden çıkardınız? Sapıkların bana amatör yazar demesi hoşuma bile gidiyor."

 

"Bırak, bırak, bana riya yapma!... Amatörsün işte: Büyük yazarım diye geçiniyorsun ama daha telefonun nasıl çalıştığını bile bilmiyorsun! Telefon elektrik akımıyla çalışır. Elektrik akımı sesi iletebilir ama, ne kadar kuvvetli bağırırsan bağır, tükürüğü iletemez. Dünyada tükürüğünü telefonun öbür ucuna ulaştıracak kadar gür sesli bir yaratık yoktur. Dangalak herif!! Dünyadan haberin yok, ama kalkmış Tuncer Cücenoğlu'na bok atmaya çalışıyorsun! Sen kitap yazmaya filan kalkmadan önce, git de orta okul Fizik kitabını bi daha oku!"

 

Bunu dedikten sonra, ikinci Mavi Sakal, benden atik davranarak, telefonu yüzüme kapadı.

 

 

Coşkun Büktel / 16 Ocak 2008