Anasayfa Polemik İnceleme   Büktel Hakkında  İlkemiz Büktel'in Gör Dediği Arşiv İletişim

 

Feridun Çetinkaya'nın konuyla ilgili son yazısının linki sayfamızın en altında!

 

DT Panolarında tiyatro afişleri yerine, ticari markaların reklam afişlerini görmekten, koskoca Türk tiyatrosunda, şimdilik yalnızca, linççilerin "küfürbaz" dediği üç erdemli tiyatrocu rahatsız: Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya, Coşkun Büktel...  

 

ŞAMPUAN, CEP TELEFONU, LEBLEBİ, VB. REKLAM AFİŞLERİYLE İŞGAL EDİLEN DT PANOLARI KONUSUNDA...

TOP ARTIK DETİS VE DETİS BAŞKANI ŞAHİN ERGÜNEY'DE...       

Şampuan reklamıyla işgal edilmiş Bir DT panosu

 

Feridun Çetinkaya, sahnede sigara içmek ya da içmemek sorunu(?) hakkında DETİS (Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği) adına bildiri yayınlamış olan Şahin Ergüney'le görüştü ve ticari afişlerce işgal edilen DT panoları konusunda sayın Ergüney'i bilgilendirdikten sonra, ona konuyla ilgili tüm belge ve bilgileri içeren bir mail mesajı gönderdi.

Çetinkaya'nın bize de gönderdiği bu mesajı okurlara ulaştırıyor, tüm okurlarımızdan da, (tıpkı DETİS'den ve Ergüney'den beklediğimiz gibi) konuya duyarlı ve konunun takipçisi olmalarını ve (üç kuruşluk reklam menfaati uğruna konuyu görmezden gelen) linççi yayıncıları caydıracak bir çoğunluğa ulaşmalarını bekliyoruz. CB

Çetinkaya'nın Ergüney'e mesajını okumak için, lütfen...

 

 

GÜNCELLEME 8 Şubat 2010

DETİS'TEN HABER YOK!

Sanki sahte kan, sahte tabanca, sahte bıyık, sahte içki kullanıldığı gibi sahte sigara kullanmak mümkün değilmişçesine, hiç gereği yokken, sahnede "gerçek" sigara içilmesini savunan saçma bir bildiri yayınlayarak tiyatromuza yapay bir sorun kazandıran ve bu sorunu kazandırırken gayet aceleci davranan DETİS;  DT panolarının tiyatro afişleri yerine birtakım ticari afişlerle(örneğin şampuan reklamlarıyla) işgal edilmesi gibi vahim ve "gerçek" bir sorun söz konusu olduğunda, nedense hiç aceleci davranmıyor.

DETİS başkanı sayın Şahin Ergüney'in, konuyla "bir an önce" ilgilenmesini ve o panoların nasıl bir anlaşmayla ve kimler tarafından özel şirketlerin menfaatlerine tahsis edildiğini belgeleriyle açıklamasını ve bu konuda halkı aydınlatıp kamuoyu oluşturarak DT'nin zararı pahasına birilerinin ceplerini dolduran bu tür uygulamaların hiç değilse gelecekteki faillerini caydırmasını (umutsuzca da olsa, hâlâ) bekliyoruz.

Diğer DT kuruluşlarından ve linççi tiyatro yayıncılarından ise zaten hiçbir şey beklemiyor, "komşuda pişer bize de düşer" umuduyla yaşadıkları için, onların bu konuda parmaklarını bile kımıldatmayacaklarına "güveniyoruz".

CB

 

 

GÜNCELLEME 21 Şubat 2010

DT panolarında oyun afişleri yerine ticari afişler (şampuan ya da leblebi afişleri) sergilenmeye devam ediyor.

 

DETİS'TEN "HÂLÂ" HABER YOK!

 

Ama DETİS başkanı Şahin Ergüney'den umut kesilmez. Çünkü o başka yöneticilere benzemez. Çünkü Ergüney, Özdemir Nutku iftirasını ortaya çıkarmış ve bu konuda yazdığı yazıyla (o dönemde arkasında DETİS gibi bir örgüt bulunmuyorken bile) iftiranın üstüne cesaretle gidebilmiş bir DT  sanatçısıdır. DT'nin yararı için DT oyun afişleriyle donatılması gereken DT panoları, Elidor şampuan ya da Tadım leblebi veya Turkcell'in çekim gücü afişleriyle işgal edilmişken, Şahin Ergüney gibi "kişilikli" bir sanatçının, "neme lazım, beni ilgilendirmez, ben kendi dalgama bakarım, bu benim konum değil" diyerek topu taca atmaktan medet ummayacağı  açıktır. Sahnede sigara içilmesi gibi sudan ve sıradan bir konuda bile "derhal" bir bildiri yayınlayarak, en basit DT sorunlarına bile  duyarsız kalamayacağını zaten kanıtlamış olan DETİS başkanı Şahin Ergüney'in; çok daha önemli sorunlarda tırsacağını, "A, kuşa bak!" taktiği uygulayacağını ve DT panolarında DT oyun afişleri yerine Tadım leblebilerini görmekten rahatsız olmayacağını kim söyleyebilir? Ergüney tırsacak olsa o koltuğa asla oturmazdı. Hiç kimse Şahin Ergüney'i, makam koltuğunu doldurmaktan aciz, "kukla" başkanlarla karıştırmaya kalkmamalıdır. Şahin Ergüney, DETİS'in başkanlık koltuğuna oturmayı kabul ettiyse, o koltuğa dostlar koltukta görsün, maksat koltukta biri varmış gibi görünsün, maksat koltuk ısınsın diye oturmuş olamaz. Bir bostan korkuluğu ya da "Trıçkadan" başkan olmayı kendine asla  yakıştıramaz. Çünkü o durumda, çocuklarının yüzüne bakamayacağını, yarın çocukları büyüdüğünde "Leblebi afişlerine karşı ne yaptın, DT'nin ve tiyatroseverlerin menfaatlerini menfaat çevrelerine karşı nasıl savundun, Baba?" sorusuyla karşılaşacağını bilir. Bu sorularla karşılaşmamak için çocuklarını eyyamcı bir felsefeyle yetiştirmeyi aklından bile geçiremez.

Dediğim gibi: Kimse Şahin Ergüney'den umut kesmemelidir. Lemi Bilgin'in DT denen gecekondusunda, sayıları az da olsa, Şahin Ergüneyler hâlâ var!

Şahin, bir gün elbet şahlanacak, DT panolarındaki leblebi afişlerine göz yummayacak, bu afişlerle ilgili yaptığı araştırmaların kirli sonuçlarını halka  açıklayarak toplumsal bir muhalefet başlatacak; DT panolarında leblebi görmekten rahatsız olan onurlu ve duyarlı tiyatrocuların, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya ve Coşkun Büktel'den ibaret olmadığını mutlaka kanıtlayacaktır!

Bu haberin önceki aşamalarını okumak için, bir aşağıdaki Güncelleme yazımızdan aşağıya doğru okumaya devam ediniz. Feridun Çetinkaya'nın konuyla ilgili son yazısını okumak için ise, lütfen şu başlığı tıklayınız:

Devlet Tiyatroları panolarındaki ticari reklamlar (Ekşi Sözlük'ten) 

 

GÜNCELLEME 27 Şubat 2010

DT'nin afiş panolarında DT afişleri yerine ticari markaların afişleri sergilenmeye devam ediyor.

PANOLARDAKİ TADIM AFİŞLERİ DEĞİŞTİRİLDİ... AMA TİYATRO AFİŞLERİYLE DEĞİL... VODAFONE AFİŞLERİYLE...

DETİS BAŞKANI ŞAHİN ERGÜNEY'DEN ŞİMDİLİK HÂLÂ ÇIT YOK!

Yahu gerçekten çok merak ediyorum:DT panolarında "Sağlıklı abur cubur"(!) afişi görmekten kaç kişi rahatsız?

Türk tiyatrosunda Özdemir Nutku iftirasından rahatsız olduğunu kaç tiyatrocu açıkladı? Yalnızca üç tiyatrocu: Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya... (Bir de eğer açıkladığı için hâlâ bin pişman değilse, Şahin Ergüney...)

Güya "temiz yayıncılık" yanlısı, linççi Türkiye Tiyatrolar Birliği(!)nin, (ya da Feridun Çetinkaya'nın adlandırmasıyla "Türkiye Tiyatrolar Çiğliği"nin) en kirli pornografik  fotomontajlarla Büktel ve Bulunmaz'a iftira etmiş internet sapığı Burak Caney'e ödül vermesinden kim rahatsız oldu? Yalnızca Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya...

İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın, linççi yayıncı ve yalan makinası Mustafa Demirkanlı'yı, linççi Üstün Akmen'i ve büyük bir bir maketin çevresine topladığı diğer gazetecileri “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” diyerek kandırmasından ve THY binasını nikah salonu yaptırmasından kaç kişi rahatsız oldu? Yine aynı üç kişi: Büktel, Bulunmaz, Çetinkaya... 

DT panolarının tiyatro afişi yerine ticari reklam afişleriyle donatılmasından kaç kişi rahatsız? Yine aynı üçlü: İftiracı linççilerin "küfürbaz ve iftiracı" diyerek iftira ettikleri Büktel, Bulunmaz ve Çetinkaya...

Yahu, kim serpti bu ölü toprağını üstünüze? İftira, yalan ve talandan niye sırf "küfürbaz"(!)  denilenler rahatsız oluyor?

Türk tiyatrosunun biricik "gerçek" muhalifleri Büktel, Bulunmaz ve Çetinkaya'ya "küfürbaz" demekten daha orostopolca bir küfür olamaz.

Pardon, aslında olabilir/olmuştur: Mesela, Özdemir Nutku'nun iftirasına uğrayan Coşkun Büktel'in Özdemir Nutku'ya iftira ettiğini söylemek, Bulunmaz'ın "hacker" olduğunu iddia etmek ya da "Feridun Çetinkaya'yı "ırkçılığın avukatlığına soyunmakla" suçlamak; tiyatromuzun bu en  dürüst, en duyarlı ve en muhalif üçlüsüne  "küfürbaz" demekten çok daha orostopolca birer küfür olmuştur. CB

 

 

 

 

 

© coskunbuktel.com