Anasayfa Polemik İnceleme   Büktel Hakkında  İlkemiz Büktel'in Gör Dediği Arşiv İletişim

 

Feridun Çetinkaya'nın konuyla ilgili son yazısının linki sayfamızın en altında!

 

DT Panolarında tiyatro afişleri yerine, ticari markaların reklam afişlerini görmekten, koskoca Türk tiyatrosunda, şimdilik yalnızca, linççilerin "küfürbaz" dediği üç erdemli tiyatrocu rahatsız: Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya, Coşkun Büktel...  

 

ŞAMPUAN, CEP TELEFONU, LEBLEBİ, VB. REKLAM AFİŞLERİYLE İŞGAL EDİLEN DT PANOLARI KONUSUNDA...

TOP ARTIK DETİS VE DETİS BAŞKANI ŞAHİN ERGÜNEY'DE...       

Şampuan reklamıyla işgal edilmiş Bir DT panosu

 

Feridun Çetinkaya, sahnede sigara içmek ya da içmemek sorunu(?) hakkında DETİS (Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği) adına bildiri yayınlamış olan Şahin Ergüney'le görüştü ve ticari afişlerce işgal edilen DT panoları konusunda sayın Ergüney'i bilgilendirdikten sonra, ona konuyla ilgili tüm belge ve bilgileri içeren bir mail mesajı gönderdi.

Çetinkaya'nın bize de gönderdiği bu mesajı okurlara ulaştırıyor, tüm okurlarımızdan da, (tıpkı DETİS'den ve Ergüney'den beklediğimiz gibi) konuya duyarlı ve konunun takipçisi olmalarını ve (üç kuruşluk reklam menfaati uğruna konuyu görmezden gelen) linççi yayıncıları caydıracak bir çoğunluğa ulaşmalarını bekliyoruz. CB

 

ŞAMPUAN AFİŞLERİYLE İŞGAL EDİLEN DT PANOLARI KONUSUNDA

 TOP ARTIK DETİS VE DETİS BAŞKANI ŞAHİN ERGÜNEY'DE

 İşte Çetinkaya'nın Detis başkanı Şahin Ergüney'e gönderdiği mektup:

 

 

Devlet Tiyatroları logolu duyuru ve tanıtım panoları

Monday, February 1, 2010 11:49 AM

From:

This sender is DomainKeys verified

View contact details

To:

sahinerguney@hotmail.com

Cc:

buktel@yahoo.com, tiyatroyun@gmail.com

 

 

Şahin Bey Merhaba,

Dün sizinle yaptığımız telefon görüşmesinde gündeme gelen, "Devlet Tiyatroları logolu duyuru ve tanıtım panolarının amacı dışında kullanılması" konusuyla ilgili ayrıntılar şöyle:

Bildiğiniz gibi, tiyatrocu Hilmi Bulunmaz, günde ortalama 350-400 kişinin izlediği Tiyatro Oyun internet sitesinde, 2009 Ağustos'undan bu yana, yani yaklaşık 7 aydır ve neredeyse hemen her gün, Devlet Tiyatroları'yla ilgili çok önemli bir habere yer veriyor: Devlet Tiyatroları logolu bazı duyuru ve tanıtım panolarının "amacı dışında" kullanıldığını belgeleyen video haberler yayımlıyor.

Hilmi Bulunmaz'ın bu video kayıtlarıyla belgelediği üzere, en son 29 Aralık 2009 gününe kadar (yani tiyatro sezonunun tam ortası sayılabilecek bir dönemde) Sultanahmet ve çevresindeki Devlet Tiyatroları logolu duyuru ve tanıtım panolarında, tiyatroyla ilgili tanıtım ve duyurulara değil, bazi ticari özel şirketlere ait ticari markaların ticari reklamlarına yer verildiği görülüyor. Bulunmaz'ın bu konuda yayımladığı videolar http://tiyatroyun.blogspot.com/2009/11/istanbul-devlet-tiyatrosu-reklam-panosu_26.html internet adresinde izlenebilir.

Ben de bu konuda, 22 Ocak'ta, Tiyatro Fanzini adlı kişisel blogumda, Hilmi Bulunmaz'ın bu haberi karşısında yaşanan suskunluğa ve konunun diğer önemli boyutlarına dikkat çektiğim,  "Devlet Tiyatroları logolu bazı duyuru ve tanıtım panolarının amacı dışında kullanılıyor" bir haber yayımlamıştım. Coşkun Büktel ve Hilmi Bulunmaz da günde yaklaşık 350'şer kişinin izlediği sitelerinde bu haberi duyurmuşlardı. (Yani bir şekilde yaklaşık 7 aydır gündemde olan bu konudan DT yetkilerinin ve DT'lilerin artık haberinin olmaması mümkün değildir. Üstelik DT'nin bir basın bürosu mevcuttur, bu büro her türlü yayını izleyip, DT'yle ilgili çıkan haberleri yetkililerin ve ilgililerin dikkatine sunmakla yükümlüdür.)

Gelin görün ki, Devlet Tiyatroları yönetimi, yetkilileri ya da çalışanları bugüne dek tiyatro kamuoyuna da yansıyan bu önemli konuyla ilgili nedense herhangi bir açıklama yapma gereği ve sorumluluğu duymadılar. Doğrudan ya da dolaylı olarak DT reklam bütçelerinden geçinmeli tiyatro dergileri ve yayınları da bu önemli konuyu, bu önemli haberi görmezlikten geldiler.

Devlet Tiyatroları logolu duyuru ve tanıtım panoları (bu panolardan esas yapılış amacına uygun olarak tiyatro sanatını daha geniş kitlelere yaymak için en etkili şekilde faydalanmak varken) neden ticari markaların reklam alanı olarak kullanılıyor? Bu uygulama ne zamandan beri ve hangi boyutta (sadece İstanbul özelinde mi, Türkiye çapında mı) sürüyor? Bu uygulama hangi DT yöneticileri döneminde, nasıl bir gerekçeyle başlatıldı? DT bu uygulamayı nasıl bir anlaşmayla kabul etti? Bu uygulama DT'nin ve tiyatro sanatının amaç, menfaat ve ilkelerine uygun mudur? vb sorular öylece ortada durduğu halde, başta sorumlu makamda bulunan DT Genel Müdürü Lemi Bilgin olmak üzere bir tek DT'li çıkıp bu konularda bugüne kadar aydınlatıcı bir tek söz etme gereği duymamıştır. Hâlâ da duymamaktadır.

Hilmi Bulunmaz'ın ısrarlı fikri takibi sonucunda, nihayet 23 Ocak günü Sultanahmet ve çevresindeki Devlet Tiyatroları logolu duyuru ve tanıtım panolarında yeniden DT oyun tanıtımlarına yönelik, tiyatroyla ilgili afişlere yer verildiğini gördük. DT panolarının asli işlevine uygun kullanımına dönülmesini sevinçle karşıladık.

Ama bu konuda hâlâ kimse çıkıp da bir açıklama yapma sorumluluğu duymadığı için, İstanbul'un diğer bölgelerindeki Devlet Tiyatroları logolu duyuru ve tanıtım panolarında durum nedir, nasıl bir uygulama sürmektedir hâlâ bilmiyoruz.

DT yöneticilerinin cevaplaması gereken sorular öylece ortada duruyor ve hâlâ cevap bekliyor.

DT yönetimi, tiyatrocu Hilmi Bulunmaz'ın bu konudaki haberini gündemine almalı, yukarıdaki ilgili soruları somut verilerle yanıtlamak üzere ayrıntılı ve ikna edici bir açıklama yapmalıdır. Bu konudaki soru işaretlerini gidermelidir.

Çağdaş demokrasinin şeffaflık ilkesi bunu gerektirir. Her ne kadar geç kalınmış olursa olsun, bu ayrıca ödenekli kamu tiyatroları ile tiyatro kamuoyu arasında olması gereken sağlıklı ve demokratik iletişime de örnek gösterilecek bir tutum olacaktır.

Başkanlığını üstlendiğiniz Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS) de bir meslek örgütü, bir sivil toplum kuruluşu olarak bu konuda komuoyunun ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmesi, bir açıklama yapılması yönünde çaba göstermeli, tiyatro kamuoyunun yanında yer almalı ve bu konuda talepkâr olmalıdır.

Bu beklentiye dikkatinizi çekmek istiyorum. "Tiyatromuzun menfaatlerini" ilgilendiren bu konuyla ilgili benim düşüncelerim bunlar.

İyi çalışmalar,

Feridun Çetinkaya

 

 

GÜNCELLEME 8 Şubat 2010

DETİS'TEN HABER YOK!

Sanki sahte kan, sahte tabanca, sahte bıyık, sahte içki kullanıldığı gibi sahte sigara kullanmak mümkün değilmişçesine, hiç gereği yokken, sahnede "gerçek" sigara içilmesini savunan saçma bir bildiri yayınlayarak tiyatromuza yapay bir sorun kazandıran ve bu sorunu kazandırırken gayet aceleci davranan DETİS;  DT panolarının tiyatro afişleri yerine birtakım ticari afişlerle(örneğin şampuan reklamlarıyla) işgal edilmesi gibi vahim ve "gerçek" bir sorun söz konusu olduğunda, nedense hiç aceleci davranmıyor.

DETİS başkanı sayın Şahin Ergüney'in, konuyla "bir an önce" ilgilenmesini ve o panoların nasıl bir anlaşmayla ve kimler tarafından özel şirketlerin menfaatlerine tahsis edildiğini belgeleriyle açıklamasını ve bu konuda halkı aydınlatıp kamuoyu oluşturarak DT'nin zararı pahasına birilerinin ceplerini dolduran bu tür uygulamaların hiç değilse gelecekteki faillerini caydırmasını (umutsuzca da olsa, hâlâ) bekliyoruz.

Diğer DT kuruluşlarından ve linççi tiyatro yayıncılarından ise zaten hiçbir şey beklemiyor, "komşuda pişer bize de düşer" umuduyla yaşadıkları için, onların bu konuda parmaklarını bile kımıldatmayacaklarına "güveniyoruz".

CB

 

 

GÜNCELLEME 21 Şubat 2010

DT panolarında oyun afişleri yerine ticari afişler (şampuan ya da leblebi afişleri) sergilenmeye devam ediyor.

 

DETİS'TEN "HÂLÂ" HABER YOK!

 

Ama DETİS başkanı Şahin Ergüney'den umut kesilmez. Çünkü o başka yöneticilere benzemez. Çünkü Ergüney, Özdemir Nutku iftirasını ortaya çıkarmış ve bu konuda yazdığı yazıyla (o dönemde arkasında DETİS gibi bir örgüt bulunmuyorken bile) iftiranın üstüne cesaretle gidebilmiş bir DT  sanatçısıdır. DT'nin yararı için DT oyun afişleriyle donatılması gereken DT panoları, Elidor şampuan ya da Tadım leblebi veya Turkcell'in çekim gücü afişleriyle işgal edilmişken, Şahin Ergüney gibi "kişilikli" bir sanatçının, "neme lazım, beni ilgilendirmez, ben kendi dalgama bakarım, bu benim konum değil" diyerek topu taca atmaktan medet ummayacağı  açıktır. Sahnede sigara içilmesi gibi sudan ve sıradan bir konuda bile "derhal" bir bildiri yayınlayarak, en basit DT sorunlarına bile  duyarsız kalamayacağını zaten kanıtlamış olan DETİS başkanı Şahin Ergüney'in; çok daha önemli sorunlarda tırsacağını, "A, kuşa bak!" taktiği uygulayacağını ve DT panolarında DT oyun afişleri yerine Tadım leblebilerini görmekten rahatsız olmayacağını kim söyleyebilir? Ergüney tırsacak olsa o koltuğa asla oturmazdı. Hiç kimse Şahin Ergüney'i, makam koltuğunu doldurmaktan aciz, "kukla" başkanlarla karıştırmaya kalkmamalıdır. Şahin Ergüney, DETİS'in başkanlık koltuğuna oturmayı kabul ettiyse, o koltuğa dostlar koltukta görsün, maksat koltukta biri varmış gibi görünsün, maksat koltuk ısınsın diye oturmuş olamaz. Bir bostan korkuluğu ya da "Trıçkadan" başkan olmayı kendine asla  yakıştıramaz. Çünkü o durumda, çocuklarının yüzüne bakamayacağını, yarın çocukları büyüdüğünde "Leblebi afişlerine karşı ne yaptın, DT'nin ve tiyatroseverlerin menfaatlerini menfaat çevrelerine karşı nasıl savundun, Baba?" sorusuyla karşılaşacağını bilir. Bu sorularla karşılaşmamak için çocuklarını eyyamcı bir felsefeyle yetiştirmeyi aklından bile geçiremez.

Dediğim gibi: Kimse Şahin Ergüney'den umut kesmemelidir. Lemi Bilgin'in DT denen gecekondusunda, sayıları az da olsa, Şahin Ergüneyler hâlâ var!

Şahin, bir gün elbet şahlanacak, DT panolarındaki leblebi afişlerine göz yummayacak, bu afişlerle ilgili yaptığı araştırmaların kirli sonuçlarını halka  açıklayarak toplumsal bir muhalefet başlatacak; DT panolarında leblebi görmekten rahatsız olan onurlu ve duyarlı tiyatrocuların, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya ve Coşkun Büktel'den ibaret olmadığını mutlaka kanıtlayacaktır!

Bu haberin önceki aşamalarını okumak için, bir aşağıdaki Güncelleme yazımızdan aşağıya doğru okumaya devam ediniz. Feridun Çetinkaya'nın konuyla ilgili son yazısını okumak için ise, lütfen şu başlığı tıklayınız:

Devlet Tiyatroları panolarındaki ticari reklamlar (Ekşi Sözlük'ten) 

 

GÜNCELLEME 27 Şubat 2010

DT'nin afiş panolarında DT afişleri yerine ticari markaların afişleri sergilenmeye devam ediyor.

PANOLARDAKİ TADIM AFİŞLERİ DEĞİŞTİRİLDİ... AMA TİYATRO AFİŞLERİYLE DEĞİL... VODAFONE AFİŞLERİYLE...

DETİS BAŞKANI ŞAHİN ERGÜNEY'DEN ŞİMDİLİK HÂLÂ ÇIT YOK!

Yahu gerçekten çok merak ediyorum:DT panolarında "Sağlıklı abur cubur"(!) afişi görmekten kaç kişi rahatsız?

Türk tiyatrosunda Özdemir Nutku iftirasından rahatsız olduğunu kaç tiyatrocu açıkladı? Yalnızca üç tiyatrocu: Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya... (Bir de eğer açıkladığı için hâlâ bin pişman değilse, Şahin Ergüney...)

Güya "temiz yayıncılık" yanlısı, linççi Türkiye Tiyatrolar Birliği(!)nin, (ya da Feridun Çetinkaya'nın adlandırmasıyla "Türkiye Tiyatrolar Çiğliği"nin) en kirli pornografik  fotomontajlarla Büktel ve Bulunmaz'a iftira etmiş internet sapığı Burak Caney'e ödül vermesinden kim rahatsız oldu? Yalnızca Coşkun Büktel, Hilmi Bulunmaz, Feridun Çetinkaya...

İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın, linççi yayıncı ve yalan makinası Mustafa Demirkanlı'yı, linççi Üstün Akmen'i ve büyük bir bir maketin çevresine topladığı diğer gazetecileri “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” diyerek kandırmasından ve THY binasını nikah salonu yaptırmasından kaç kişi rahatsız oldu? Yine aynı üç kişi: Büktel, Bulunmaz, Çetinkaya... 

DT panolarının tiyatro afişi yerine ticari reklam afişleriyle donatılmasından kaç kişi rahatsız? Yine aynı üçlü: İftiracı linççilerin "küfürbaz ve iftiracı" diyerek iftira ettikleri Büktel, Bulunmaz ve Çetinkaya...

Yahu, kim serpti bu ölü toprağını üstünüze? İftira, yalan ve talandan niye sırf "küfürbaz"(!)  denilenler rahatsız oluyor?

Türk tiyatrosunun biricik "gerçek" muhalifleri Büktel, Bulunmaz ve Çetinkaya'ya "küfürbaz" demekten daha orostopolca bir küfür olamaz.

Pardon, aslında olabilir/olmuştur: Mesela, Özdemir Nutku'nun iftirasına uğrayan Coşkun Büktel'in Özdemir Nutku'ya iftira ettiğini söylemek, Bulunmaz'ın "hacker" olduğunu iddia etmek ya da "Feridun Çetinkaya'yı "ırkçılığın avukatlığına soyunmakla" suçlamak; tiyatromuzun bu en  dürüst, en duyarlı ve en muhalif üçlüsüne  "küfürbaz" demekten çok daha orostopolca birer küfür olmuştur. CB

 

 

İSTANBUL'DA DT REKLAM KULELERİ UZUN SÜREDİR DT TEMSİLLERİNİN AFİŞLERİ YERİNE, TİCARİ FİRMALARIN TİCARİ ÜRÜNLERİNİN AFİŞLERİYLE İŞGAL EDİLİYOR VE PİTBULL ISRARIYLA HİLMİ BULUNMAZ'IN DIŞINDA, YALNIZCA COŞKUN BÜKTEL VE FERİDUN ÇETİNKAYA'NIN İTİRAZ ETTİĞİ BU DURUMA; ADI GEÇEN ÜÇ "LANETLİDEN" BAŞKA BİR TEK (BİR TEK!!!) TİYATRO YAYINCISI BİLE İTİRAZ ETMİYORDU...

DT kuleleri skandalında son perde:

Kulelerdeki "Devlet Tiyatrosu" ve "DT" ibareleri silinerek, kuleler DT'nin (ya da halkın) malı olmaktan çıkarıldı.

Görüldüğü üzere, Özdemir Nutku'nun Theope iftirasına sessiz kalan tiyatrocular; yalnızca "iftira"ya karşı değil, halka ve tiyatro sanatına zarar veren yolsuzluklara karşı da duyarsızlar.

Özdemir Nutku'nun Theope iftirasına karşı çıkan üç "lanetli" ise; yalnızca "iftira"ya karşı değil, halka ve tiyatro sanatına zarar veren yolsuzluklara da karşı çıkıyorlar. Bütün bunlar tesadüf değil... İftiraya ve yolsuzluğa karşı çıkmayan linççilerin, iftiraya ve yolsuzluğa karşı çıkan "lanetlilere" karşı linç kampanyası düzenlemiş olması da tesadüf değil...

Hilmi Bulunmaz'ın (üç "lanetli" dışında muhtemelen yine hiçbir tiyatrocu tarafından umursanmayacak) fotoğraf belgeli, "şok" haberini okumak için, lütfen...

TIKLAYINIZ!

 

GÜNCELLEME 1 KASIM 2010:

Niye üç "lanetli"den (Hilmi Bulunmaz, Coşkun Büktel, Feridun Çetinkaya) başka bir tek tiyatro yayıncısı (hatta sanatçısı) ilgilenmiyor halkın malı olan DT kulelerinin, DT kulesi olmaktan çıkarılmasıyla?

Şehrin en işlek meydanlarında yolun ortasına reklam kulesi yapacağım diye gitseniz, hangi belediye izin vermeye cesaret edebilir size?... Ama Devlet Tiyatrosu bu izni alabilir ve sonra da kulelerden DT ibaresini silerek, kuleleri size devredebilir. Acaba ne karşılığında?

Diğerlerini saymaya bile gerek duymuyoruz. Ama DETİS başkanı Şahin Ergüney'in, DT genel müdürü Lemi Bilgin'in, Kültür bakanı Ertuğrul Günay'ın mutlaka bir açıklama yapıp, bu uygulamanın sorumlularını halkın vicdanına teslim etmesi gerekiyor. 1100 linççinin cirit attığı Türk tiyatrosunda, kendine sanatçı diyen her tiyatrocunun bu kepazeliği görmezden gelmek yerine, sorumlulardan hesap sorması gerekiyor.

Hayır, 1100 linççinin cirit attığı Türk tiyatrosunda, ne yazık ki, ancak Coşkun Büktel'den, Hilmi Bulunmaz'dan, Feridun Çetinkaya'dan hesap soruluyor, bir tek onlara saldırılıyor (Çoğu zaman takma isimle...)

Cesaretini kutlarım, Toros! Halkın yararına apaçık biçimde karşı olan bu uygulama hakkında madem ki hiçbir tiyatrocu konuşamıyor, senin tiyatro dışından yaptığın bu müdahale önem taşıyor. Yüreğin en az 1100 tiyatrocunun yüreğine bedelmiş... CB

KAYNAK: Facebook'ta konu ile ilgili Toros Öztürk'ün eklediği yoruma, Büktel'in eklediği cevap... Facebook'ta konu ile ilgili yorumları görmek ve yorum eklemek için, lütfen,

TIKLAYINIZ!

 

 

 

© coskunbuktel.com