Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

 
 

 

SANSÜRCÜ TİYATRO YAYINCILARININ              ORTAK SESİ

 

 

Coşkun Büktel

 

 

 

 

A. ERTUĞRUL TİMUR (tiyatrom.com)

"Ama tiyatrom'da ne Hilmi Bulunmaz'ın, Ne Coşkun Büktel'in yeri yok tiyatrom'u o seviyeye düşürmem hiç kusura bakmayın. Haa cevap hakkı mı? Siz aylardır sitenizde atmadığınız başlık bırakmadınız ben cevap hakkı falan kullanma gereği duymadım, siz yine sitenizde yazın rahatlayın ille de burada cevap hakkı diyorsanız gidin yasal süreçten geçin cevap hakkı alın gelin!"

    MUSTAFA DEMİRKANLI  (tiyatrodergisi.com.tr)

"Feridun Çetinkaya ve Coşkun Büktel yanıt haklarını kullanmak isterlerse, şunu bilmeliler ki başvuracakları yer İstanbul Mahkemeleri’dir. Tekzip kararını getirirler ve yanıt hakları sayfalarımızda  yer alır. Biz, Tiyatro Dergisi olarak, ilkel ve iğrenç olmaya devam ediyoruz."

YAŞAM KAYA (tiyatronline.com)

"tiyatro tarihimiz açsından bir çok hamle Tiyatronline sayesinde hayata geçmiştir. Mesela 'ikili polemiklere sayfalarında yer vermemek' tiyatro yayıncılığı adına yapılmış en büyük hamledir.

 

BERNARD SHAW

"Katletme, sansürün ekstrem biçimidir." 

("Assassination is the extreme form of censorship."

(Kaynak: "The Shewing-up of Blanco Posnet" adlı oyununun Önsöz'ünden.)

 

 

 

Sansürcü yayıncıların üçlü ittifakı (Mustafa Demirkanlı, A. Ertuğrul Timur, Yaşam Kaya) Bulunmaz'ın Demirkanlı yalanlarını tek tek bulup yayınlamasını ve Demirkanlı'dan kanıt istemesini "düzeysiz" buluyorlar.

Yaşam Kaya, (hiçbir kanıt göstermeden, hiç utanmadan) Bulunmaz'ın Demirkanlı'ya iftira ettiğini söyleyip işin içinden çıkıverdiğini sanıyor (Bakınız: Kaya, "Temiz Tiyatro Temiz Yayıncılık".)

Nesi iftira, salak?!... Demirkanlı'nın "kaynak gösterilerek" aktarılmış o belgeli sözleri söylediği mi iftira? O sözlerin iftira olduğu mu iftira? Bulunmaz, Demirkanlı'nın iftirasına "yalan" derken, kaynak ve belge göstererek konuşuyor. Kaynak ve belgesine güvendiği için "Yalanını kanıtlarsa Limousine bile veririm, vermezsem adiyim" diyebiliyor. (Bakınız: Bulunmaz, "Demirkanlı yalanları sergisi") Peki sen, Bulunmaz'ı iftirayla suçlarken hangi belgeyi gösteriyor, hangi riske giriyor, neye güveniyorsun? Sadece okurların senden bile ahmak olmasını umuyor, okurların Büktel ve Bulunmaz'a (hakikate) ulaşamayacağına güveniyorsun.

Asıl iftirayı, Bulunmaz'ın iftira ettiğini söyleyerek, "Sayın Demirkanlı'ya '20 ayrı iftira' kampanyanızın da ne kadar komik olduğunu herkes gördü. Tiyatro Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Demirkanlı'nın cevabı size artık bu sezon içinde yeterlidir." diyerek Bulunmaz'a haksız ve kanıtsız biçimde hakaret etmekle sen yapıyorsun. Asıl iftirayı, teşhir edilen belgelenmiş yalanlarıyla Demirkanlı Büktel'e yapıyor. Demirkanlı'nın o 22 yalan konusunu açıklayabildiği ve Bulunmaz'a cevap verebildiği de, senin salakça, dalkavukça bir yalanın... Demirkanlı hiçbir şeyi açıklayamadı. Sadece yalanlarını tekrarlayarak yalanlarının arkasında durduğunu belirtti, o kadar. (Bakınız: Demirkanlı, "İnternet kirliliği, hakaretler ve gerçekler...") Ama yalanlar tekrarlanmakla inandırıcılık kazanmazlar. 40 kez bile tekrarlansalar gerçeğe dönüşmezler. Kanıtlanmış ya da cevaplanmış olmazlar.

Bulunmaz'ın "kaynak ve kanıt göstererek" sergilediği "Demirkanlı yalanları"nı "iftira" diye nitelemek, Bulunmaz'a "iftiracı" diye hakaret etmek, ona haksızca, kanıtsızca iftira etmek demektir.

Birini iftiracı diye suçlamak ağır bir sorumluluktur. Elinde belge ve kanıt olmadan, birine iftira suçu yükleyemez, o kişinin iftira ettiğini söyleyemezsin. Söylersen dangalaklık etmiş olursun. Ve asıl düzeysizlik, dangalaklara dangalak demek, dangalakların adını doğru koymak değildir. Asıl düzeysizlik, sizin gibi sansürcülerin yaptığı gibi, insanları kanıtsız belgesiz suçlamaktır. Bu tür kanıtsız suçlamaları dangalaklık olarak nitelemek ve bu tür dangalaklıklara sert tepki vermek ise sizin gibi sansürcü dangalakların iddia ettiği gibi "düzeysizlik" değil; her dürüst insanın, içinde yaşadığı topluma karşı şeref borcudur. Bu şeref borcunu ödemek yerine, bu borcu ödeyenlere iftira ederek asıl iftiracıyı destekleyen Yaşam Kaya gibi eli kirli sansürcüler ve düzeysiz dangalaklar, sabahtan akşama kadar "Temiz Tiyatro Temiz Yayıncılık" diye bağırsalar bile, kimsenin gözünü boyamayı ve alçaklıklarını, dangalaklıklarını ve cahilliklerini (Bakınız: Büktel, "Yaşam Kaya, 'İngiltere basınında yazan ilk Türk tiyatro eleştirmeni' olmakla övünüyor.") örtbas etmeyi başaramazlar.

Theope yazarı alçakgönüllü davranıyor ve düzeyden  bahsetmiyor diye, düzeyden (ya da "seviyeden") bahsetmek, cahillere, dangalaklara, iftiracı alçaklara mı kaldı?

Düzeymiş!... Pöh!

 

Coşkun Büktel / 4 Aralık 2007

 

Yaşam Kaya hakkında ayrıca bakınız:

Coşkun Büktel,

Yaşam Kaya, "İngiltere basınında yazan ilk Türk tiyatro eleştirmeni" olmakla övünüyor

 

A. Ertuğrul Timur Hakkında ayrıca bakınız:

Timur'un Sansür Suçları

"Yaşasın Sansür" skandalı

 

Mustafa Demirkanlı hakkında ayrıca bakınız:

Demirkanlı Yalanları Sergisi

Büktel / Demirkanlı / Bulunmaz Polemiği