![]() |
| Anasayfa | Polemik | İnceleme | Büktel Hakkında | İlkemiz | Büktel'in Gör Dediği | Arşiv | İletişim |
|
"5. yazımdaki suçlama ve aşağılamalar, Yücel Erten'in alnında taşınması da temizlenmesi de Gorbaçov lekesinden çok daha zor bir lekedir. Yakın çevresindekiler, Yücel Erten'in alnındaki bu kara lekeyi görmüyormuş gibi yapıyor diye, Yücel Erten o lekeyi herkesin göremediğini sanmamalıdır. Kendini akıllı alemi kör sanması aptallık olur."
(KAYNAK: Coşkun Büktel, "Türk Tiyatrosundan İnsan Manzaraları", Dramatik Yayınlar, 1998. Sayfa 315. / "Yönetmen Tiyatrosuna Karşı", Kaknüs Yayınları, 2001. Sayfa 361.)
ENTRİKALARI, TUTARSIZLIKLARI, GALİZ KÜFÜRLERİ, İFTİRALARI, KISACASI TÜM "HALTLARIYLA" Yücel Erten sayfası
Yücel'in alnındaki Gorbaçov lekesini görebiliyor musunuz?Dert etmeyin, bu sayfayı okuduktan sonra görebileceksiniz? (Bu sayfadaki yazılar GÜNCELDEN GERİYE DOĞRU sıralanmıştır.)
KÜFÜR ÖYLE OLMAZ BÖYLE OLUR / YÜCEL ERTEN REPERTUARINDAN: "DALYARAK... ORTADAKİ SANDIK SİKE SİKE USANDIK... ÇÜKTEL... DALKÜREK... DÖRTVEREN..." Bugün insanlara Facebook'ta bu ifadelerle saldıran Yücel Erten'in yıllarca bu ülkenin Devlet Tiyatrosunda genel müdürlük yapmış olması, benden başka hiçbir tiyatrocuyu veya (sanki kendileri Rahibe Terasa kadar temizmiş gibi, bana "küfürbaz" diyen) linç kampanyacısı iftiracı teresleri ve sansürcü yayıncıları dehşete düşürmüyor mu? Bu bir "haber" değil mi? Bu haber, tiyatromuzun neden bu halde olduğunu açıklamıyor mu? LİNÇÇİ YÜCEL ERTEN'İN GÜYA "HAYIR" PROPAGANDASI İÇİN ANLATTIĞI AHMAKÇASINA İĞRENÇ FIKRAYI, BU KEZ ONUN ENGELLEYEMEYECEĞİ BİR ALANDA VE TÜM OKUR YORUMLARIYLA BİRLİKTE YAYINLIYORUZ 03 Eylül 2010 Cuma Lütfen, TIKLAYINIZ!
YÜCEL ERTEN'İN İĞRENÇ FIKRASI(?)
***
"KÜFÜR KARŞITI"(!) LİNÇÇİ YÜCEL ERTEN'İN KÜFÜRLERİNİ NASIL SAVUNDU?
Yazının devamını okumadan önce, lütfen, aşağıda alıntıladığım ifadeler arasındaki "Yücel'in ayarları öyle.." ifadesinin anlamına mim koyunuz!
GÜVENÇ DAĞÜSTÜN: bu (Adem Dinç kastediliyor CB) nasıl yorum yazabiliyor buraya ki? herkes görebiliyor mu bu paylaştıklarımızı? ÇİĞDEM ERKEN: Yücel'in ayarları öyle.. (...) YÜCEL ERTEN: Aaa, arkadaşlar şimdi gördüm bu Adem Dinç denen dalyarağı. Bu dörtvereni engelliyorum. Siz de zaten yeteri kadar "ortadaki sandık sike sike usandık" yapmışsınız. (KAYNAK: Yücel Erten'in "herkes"e açık olarak ayarlanmış kendi facebook sayfası "Yücel'in ayarları öyle..")
Yalan makinasından bile daha seri yalan üretebilen, iftiracı ve linççi psikopat MUSTAFA DEMİRKANLI, yukarıda kaynağını vererek ikinci kez aktardığım ifadeleri sanki okumamış gibi görmezden gelip, bugün, kendi sitesinde, Yücel'in bokyiyicibaşısı olarak, Yücel'in galiz küfürlerini savunmaya çalışırken; yine, kanıtsız, belgesiz, linksiz, kaynaksız, dayanaksız olarak, Büktel'e şu şuçlamaları yöneltmiş:
Hayır, bu bir “haber” değil”, özel yaşama tecavüz, özel yazışmaları izinsiz kamuoyuna açıklama suçunu oluşturan bir eylemdir. Benzer davranışı sergileyen arkadaşı Bulunmaz, OYÇED yazışma grubundaki (Bulunmaz'ın da adı geçen CB) özel yazışmaları, (bir muhbirin Bulunmaz'a göndererek özel olmaktan çıkarması üzerine CB) kendi bloğunda yayımladı, bu eylemine yönelik şikayet üzerine de savcı aynen bu gerekçeyle dava açtı, (Açtı da ne oldu? CB) yani suç unsuru olarak gördü. (Gördü de ne oldu? Demirkanlı, dava sonuçlanmış gibi konuşarak okurları yanıltmaktan, tabii ki, utanmıyor CB) Hatta bu suç Anayasa’ya da eklenmek isteniyor. (İsteniyor da ne oldu? CB)
“Haber” Büktel’in işine geldiği gibi kabul ettiği bir şey değildir, “haber” özel yaşama tecavüz hiç değildir. (Eğer Yücel Erten denen ağzıbozuk linç iftiracısı, Demirkanlı'nın bu uyduruk yalanlarına inanıyorsa; ve aralarına aldıkları bir islamcı vatandaşı "ortadaki sandık sike sike usandık" yapmanın, ve sonra hiç utanmadan hakimlerin karşısına çıkıp; bırakın hep birlikte sikelim şu herifi, kimse müdahale etmesin, bu bizim "özel" yaşamımızdır, anlamına gelen bir savunmayla, −Coşkun Büktel'i de dinleyecek olan− hakimleri inandırmanın mümkün olduğunu aklı kesiyorsa; hodri meydan, hiç beklemesin; sıkıyorsa, o da beni mahkemeye versin! CB) (KAYNAK: Yukarıda yaptığımız alıntı, Demirkanlı'nın 3 Eylül 2010 tarihli ve "Coşkun Büktel: Bu Bir ‘Haber’ Değil mi? HAYIR" başlıklı yazısının (CB imzalı kırmızı notlar eklenmiş ve içindeki yalan ibareler CB tarafından koyu harfle vurgulanmış) tamamıdır. Yazıyı orijinal sayfasında (notsuz ve vurgusuz olarak görmek için, lütfen, TIKLAYINIZ! NOT1: Yücel Erten bile, bu kanıtsız, belgesiz, linksiz, kaynaksız, dayanaksız, apaçık yalan ve zavallı bahanelerle karşıma çıkmaktansa, kuyruğunu kıstırıp efendice susmayı tercih etmişken; zaten olduğundan daha fazla kepaze olması mümkün olmadığından yalan ve iftirayla sorunu bulunmayan, (küfürbaz saydığı Büktel'e karşı linç kampanyası başlatmış) azılı linççi ve azılı iftiracı Demirkanlı, Yücel'in "bokyiyicibaşısı" ya da "sıçmış Cafer'in bez getiricisi" olarak ortaya çıktığı ve karakteri her pisliğe müsait olduğu için; yarın öbür gün, pek çok zaman yaptığı üzere, bokunu örtbas eden kedi gibi, bu yazısını veya linkini de yine tahrif veya imha edebilir diye; söz konusu yazının aslını kendi sitesinde (yine uyarıcı notlar ve yorumlar ekleyerek) yayınlamış olan Hilmi Bulunmaz'ın ilgili sayfasına da link vermeyi gerekli gördük: Lütfen TIKLAYINIZ! NOT2: Bu sitenin okuru olduğunuza göre, büyük ihtimalle, bu ikinci nota haklı olarak, ihtiyaç duymayacaksınız. Ama, lütfen, Demirkanlı sitesinden başka bir şey okumayan tiyatroseverleri, aşağıda yazdıklarım bağlamında uyarın: Lütfen (karşı görüşlere kural olarak değil, ancak çok, çok, çok, çok ender olarak, demokrat bir izlenimle okurları yanıltmak amacıyla, işine geldiği zaman ve işine geldiği kadar ve işine geldiği formatta yer veren ve genellikle karşı görüşleri ya da linklerini uğratmadığı sahasında "tek kale maç yapmayı seven") linççi Demirkanlı'nın yazılarını, dezenformasyona karşı sizi bağışıklı kılacak bir bilinç ve uyanıklık halinde okuyunuz! Lütfen kendinizi linççi Demirkanlı'dan ve Demirkanlı sapığından medet umanlardan koruyunuz! Her zaman dediğim gibi: Mustafa Demirkanlı'yı midesi kaldırabilen, Demirkanlı'dan iğrenmeyebilen herkesten, tüm samimiyetimle iğreniyorum. COŞKUN BÜKTEL 4 Eylül 2010
BONUS:
|
© coskunbuktel.com
Coşkun Büktel
Yücel Erten, paylaştığım için, az öncesine kadar, bu sayfada, tam bu yazının yerinde, durmakta olan fıkrayı ve o fıkranın altına yaptığım yorumu sildiği gibi; sansürcü bir linççiye en yakışan şeyi de yapmayı ihmal etmedi: Facebook sayfasını bana yasakladı. (Yücel'in bana yasakladığı aptalca iğrenç fıkrayı, yasaksız insanlardan biri aracılığıyla daha sonra yayınladım: Lütfen, TIKLAYINIZ!) Yücel'in sildiği ahmakçasına iğrenç fıkrayı kaydetmemiştim ama neyse ki, yorumumu kaydetmiştim. İşte (garibanları görünce "ortada sıçan" yapmayı seven ama Coşkun Büktel'i görünce çil yavruları gibi dağılıp bütün kapıları sımsıkı kapayarak başını kuma gömmekten ve "Büktel yoktur" hayaline sığınmaktan başka çare bulamayan) Yücel ve linççi hınk deyicilerinin, kimse görmesin diye sildikleri Coşkun Büktel yorumu:
AKP'ye karşı somut kanıt ve belgeler yerine kendi ilkelliğimizi sergilemekten başka işe yaramayan bu ahmakçasına alakasız ve iğrenç fıkralarla mücadele vermek zorunda kalıyorsak, AKP'nin önü açık demektir. Boku yedik demektir. Umarım bu fıkra tüm "hayırcıların" değil, yalnızca Yücel'in ve yandaşlarının seviyesizliğini temsil ediyordur.
Zavallı Yücel!... Senin neyine be yavrucuğum, herkesin denetimine açık, şeffaf ve demokrat facebook sayfası?!!... Sen kendini Coşkun Büktel mi sandın?!! Kapa kapılarını daha sıkı kapa!
Ama yazık ki kapıları kapamakta geç kaldın! Pek çok şeyi kaydettim. Göreceksin... Herkes görecek. Zavallı şapşal! Devamını Gör
3 saat önce