THEOPE POLEMİĞİ
: 11

THEOPE TARTIŞMALARI VE
SANAT ÖZGÜRLÜĞÜ
Hilmi
Bulunmaz
(Bu yazı,
hilmibulunmaz.com'dan
aynen aktarılmıştır.)
Coşkun Büktel
ya da bir başka insanı tanıdığım için şanslı biri değilim. Coşkun ya
da bir başka insanı tanımaktan mutluluk duymuyorum. Tıpkı herhangi
bir insanı tanımanın bana şans ve mutluluk getireceğine güvenmediğim
gibi…
Can Doğan, Kemal Başar, Özdemir Nutku, Ali Taygun ve daha bir sürü
insanla tanışmadım, tanışmak da istemiyorum. Onların da benimle
tanışma istekleri olduğunu sanmıyorum. Tanışmamızı gerektiren hiçbir
neden yok…
Devlet tiyatroları ve Şehir tiyatroları yada herhangi bir tiyatroda
görev yapma isteği içerisinde değilim. O kurumların da benimle iş
yapma isteği içerisinde olduğunu sanmıyorum. Böyle bir gereklilik
yok…
Ben, kendini sosyalist diye ifade eden bir insanım. Bunun diyeti
neyse, ödediğim kanısındayım…
Devlet tiyatroları, Şehir tiyatroları ve T.C. Turizm ve Kültür
Bakanlığı ile Efes Pilsen gibi kapitalist kuruluşların desteği
olmadan bir adım bile atabilme yeteneği olmayan tiyatroların,
istenç-dışı olsa bile kapitalist yönsemeli kuruluşlar olduğuna
eminim…
Coşkun Büktel, bence içinde bulunduğu nesnel durumun dayatması bir
yana, öznel durumu nedeniyle de devrimci bir yazar-tiyatro düşünürü…
Ülkemizde bulunmayan, bulunmaması için özel bir çaba harcanan
“tiyatro düşünürlüğü” sıfatına en iyi uyan insan, bence Coşkun
Büktel…
Salt Theope yada diğer tiyatro yapıtları ile gündemde tutulması, son
derecede yanlış bir durum. Özellikle “polemik” yazıları başlı başına
birer tiyatro düşünürlülüğü uygulaması. Bizde bulunmayan ve
bulunmaması için adeta çaba harcanan, görünenin ötesini gösterebilme
düzeyine sahip olan bu polemik yazıları, yepyeni “görmüksel düzlem”
oluşumuna katkıda bulunuyor. Hiç kimse bulunmak istemiyorsa, ben
birey olarak ve biz tiyatro kuruluşumuz olarak bu polemiklerden son
derecede yararlanıyoruz. Bu arada Can Doğan’ın “demokrat tavrı” ile
gündemden düşmeyen bu polemikler için, Sinekli Market’e teşekkür
etmeliyim…
Emekçilerin “zorla” ellerinden alınan “vergi”lerle ayakta durmaya
çabalayan ödenekli tiyatrolar, Kültür Bakanlığı ve Efes Pilsen’in
kapitalizmin bekası için verdikleri “ödeneklerle” kendini kandıran
“özel” ve özgür olmayan tiyatrolar, tabii ki Theope gibi oyunları
sahnelemeyecek. Sahnelese de sahneliyormuş gibi yapmanın ötesine
geçemeyecek. Sahneleniyormuş gibi yapılan oyununa yapılan “estetik
saldırı”yı gören yazar da tepkisini gösterecek. Hiçbir şey yapamasa
polemik yapacak. Can Doğan gibi “demokrat” yöneticiler de bu
polemiklere olanak verecek ve biz de bu polemikleri “oyunculuk
çalışmaları”mızda birer kuramsal oluşum olarak kullanacağız…
Theope ve ona bağlı olarak yapılan polemikler için sizlere bir kez
daha teşekkür eder, mevzuatınız el vermediğinden öznel görüşlerinizi
bilemediğimiz için niyetinizin daha açık olmasının gününü bekler,
her gelen iktidara göre “estetik bilinç” oluşturduğunuzun
açıklanmasını arzu eder ve işlerinizde başarılar dilerim…
(Bu yazı
www.sineklimarket.com adresinde "Theope Polemiği" bölümü altında
yayımlanmış, daha sonra Büktel'le ilgili başka bazı yazılarla
birlikte kaldırılmıştır.)
20 Şubat 2006
Polemiğin kronolojik devamı (12.
yazı):
Coşkun Büktel,
DEMEK Kİ
KEMAL BAŞAR’A “OMURGASIZ” DEMEKLE PEK HAKSIZLIK ETMEMİŞİM
Bu yazının öncesi (10. yazı):
Kemal Başar,
KAPALI
AYAĞA! HEP BERABER! EN BÜYÜK COŞKUN BÜKTEL BAŞKA BÜYÜK YOK
Bulunmaz'ın sitemizde
yayınlanmış diğer yazılarına ulaşmak için mavi
renkli
Hilmi
Bulunmaz
sözcüklerini tıklamanız yeterli olacaktır.
|