Haber çok kısa:
“İstanbul’un Şişli ilçesinde
faaliyet gösteren 6 özel tiyatro devletten yeterli
ödenek alınamadığı için zor günler yaşıyor. Şişli
Belediyesi, ekonomik sıkıntı sonucu kapanma
tehlikesi yaşayan tiyatrolara yardım kararı aldı.
Şişli’de bulunan ve sıkıntılı günler geçiren
tiyatrocular, Teşvikiye’de bulunan Hadi Çaman
Tiyatrosu’nda, Şişli Belediye Başanı Mustafa Sarıgül
ile birlikte bir toplantı düzenledi.”
Yazıdaki yanlışları düzeltebilecek denli sabırlı bir
insan olmadığımdan, olduğu gibi yayımladım…
İmdi, biraz yorum yapalım: İçimden şöyle bir ses
geliyor; ulan yeter be!.. Utanın be!.. Seks
filmleriyle uyuttuğunuz bu halktan, neden sizi
izlemediklerini soracağınıza, halkın vergileriyle
hizmet sunmak zorunda olan belediyelerin değerlerini
çarçur etmek için niye bu denli yırtınıyorsunuz?!.
Ben, bir tiyatro sahibi olarak, sizlere hesap
sorabilecek konumdayım. Adam (Coşkun Büktel)
tuğladan daha ağır, zehirden daha acı, baldan daha
tatlı, körlerin bile anlayabileceği, Mısır’daki
Sağır Sultan’ın duyduğu, kedi-köpeklerin bile
kokusunu aldığı … bir kitap yazdı ve adını "Türk
Tiyatrosundan İnsan Manzaraları" koydu!.. Siz ve
sizin konumunuzda bulunan sığıntı ruhlu
tiyatrocuları anlatmaya çalıştı (okuyanlar anladı)
ve güneşin işlevi denli somut bir işlevi olan bu
yapıtı, sürüngenliği bırakın diye gözlerinize soktu.
Ne var ki; ün, para ve oy hesabı yapan “Düzeysizlik
İttifakı” anlamak istemedi. Belki “içinizden biri”
olan bir tiyatro sahibinin saldırılarını ciddiye
alırsınız düşüncesindeyim…
Devletin tüm baskı, baskın, gözaltı, işkence…
uygulamalarına karşı kendimizi korumakla birlikte,
tencerede pişirip kapağında yediğimiz
gösterilerimizden bile para kazanıyoruz. Küçücük ve
devletin saldırılarına her an maruz kalan alanlarda
tiyatro yapmamıza karşın, para kazanıyoruz. Hiçbir
zaman halkın vergileriyle ayakta durmak zorunda olan
kurum ve kuruluşlardan para dilenmiyoruz…
Hadi Çaman, Ali Poyrazoğlu… gibi insanlar,
koşulların emretmesi nedeniyle seks filmleri
çevirirken, bizler işçilik yapıyorduk. Kirlenmeye
razı olmadığımızdan ve işçi sınıfının siyasal görüşü
olan sosyalizm öyle buyurduğundan, bizler
çalışıyorduk. Şimdi de paşalar gibi tiyatro yapıyor
ve para kazanıyoruz. Yalvaran, yakaran, avuç açan,
dilenen, yaltaklanan… tiyatrocular varsa, onlara da
parasal destekte bulunabiliriz…
Hilmi Bulunmaz / Perşembe 26 Ekim 2006
Bulunmaz'ın sitemizde yayınlanmış diğer yazılarına ulaşmak için mavi renkli Hilmi Bulunmaz sözcüklerini tıklamanız yeterli olacaktır.
