Anasayfa Polemik İnceleme   Büktel Hakkında     İlkemiz Büktel'in Gör Dediği İletişim

 

tiyatrooyun.org adresinden aktardığımız itiraf sayfası

anons yazımızın hemen altında

 

 

80 saat sonra nihayet itiraf ettirebildik. Yalan söylemişler. Ellerinde ses kaydı yokmuş. 80 saat sonra gerçeği (bir çuval yalan arasına sıkıştırarak da olsa) ilk kez itiraf etmek zorunda kaldılar:

 

"İlk gün yaptığımız haberimizde ses kaydı olduğundan söz ettiğimiz doğrudur. Webmaster’ın yanılması/yanıltması sonucu bu ifadeye haberimizde yer verilmiştir. Fakat daha sonra yaptığımız görüşmelerde ses kaydının yapılamadığını öğrendik."

 

"...kaydının yapılamadığını öğrendik."miş!... 80 saat sonra mı öğrendiniz?

 

Bu korkak sapıklar, okurların içinde (80 saat sonra akıl edilebilen) bu "topu taca atma dolmasını" yutmayacak insanların da bulunabileceğini biliyor ama endişeye kapılmıyorlar. Zaten onlar bu kadar "rahat" davranabilmek için takma isim ardına saklanıyorlar. Yukarıda aktardığımız itirafı da (aşağıdaki belgede görüldüğü üzere) bir çuval yalanın arasına ve utanmazlığın zirvesi olan "Coşkun Büktel yine kıvırıyor!" gibi gerçeğin tam tersi "dezenformatif" bir başlığın altına koymaktan utanmamışlar. Onlar yalan söylediklerini itiraf etmek zorunda kalıyorlar ama itiraf yazısının başlığında  "kıvıranın" Coşkun Büktel olduğu yazılı... Bu korkak sapıklara "orospu çocuğu" derken küfür değil, iltifat ettiğimizi hâlâ anlamayan kaldı mı?

 

Nasılsa "yüzsüz" oldukları için, kimselerin yüzlerine tükürme ihtimalinden korkmayan bu korkak sapıklar, 80 saat sonra da olsa, yalancı olduklarını "kendi ağızlarından" itiraf ettirdiğimiz halde; hâla kalkmış, yavuz hırsızlar gibi bizden hesap soruyor, "COŞKUN BÜKTEL, DOMAİNİMİZİ ELE GEÇİREREK/SATIN ALARAK SİTEMİZİ SUSTURMAYA ÇALIŞAN ÖRGÜT İÇİN DE SEN DE FAAL OLARAK YER ALDIN MI ALMADIN MI? BU YÜZ KIZARTICI SUÇA NE KADAR KARIŞTIN, BUNU AÇIKLA…" gibi laflar ederek tüm okurların zekâlarına hakaret ediyorlar. E peki orospu çocukları, "ne kadar karıştın açıkla" diye hesap sormadan önce, "yüz kızartıcı" dediğiniz o tehdit ve satın almaya teşebbüs suçunun "elimizde" dediğiniz kanıtını göstermek zorunda değil misiniz? Peki nerde o kanıt? Yok. Ama olsun yine de hesap soralım ki, dostlar hesapta görsün!

 

Ortada bir tek yüz kızartıcı suç var: Sizin önce "mizah yaptık anlamadılar" diyerek örtbas etmeye çalıştığınız, daha sonra ise itiraf etmek zorunda kaldığınız, iftira suçu... Onu da elbette ki daha geniş ve acelesiz bir yazıyla açıklayıp (sizin yakanızı bulamadığımızdan) destekçilerinizin yakasına yapışacağız. Bekleyin!  

 

Şimdilik şu aşamaya vardık: Korkak sapıkların ellerinde ses kaydı bulunduğu anlaşılan bütün gerçek konuşmalar hiçbir tehdit unsuru içermiyor. Tehdit unsuru içeren konuşmanın ise nedense ses kaydı yok ve onlar olmadığını ancak 80 saat sonra ve ancak bizim ısrarlı yayınımızdan sonra (Bakınız: "Beyaz Cephe"ye karşı ortak açıklama.) açıklamak zorunda kaldılar.

Takma isim ardına saklanmış korkak sapıklardan utanma beklemek salaklık olur. O nedenle, utanmayı, bu "yüzsüz" orospu çocuklarından değil, bu "yüzsüz" orospu çocuklarını desteklemekten vazgeçtiklerine dair hâlâ en küçük bir belirti göstermemiş olan Nutku, Akmen ve Cücenoğlu'dan bekliyoruz. (Ama Nutku, Akmen ve Cücenoğlu'nun "utanma eşiği" hakkında önceden fikir sahibi olduğumuz için onlardan da pek umutlu olmadığımızı, belirtmeliyiz.)

 

Benim elimde hiçbir kayıt ya da  "yalancı tanık" yok. Ama bugüne dek hiç yalan söylememiş olduğum için (yazılarımla canlarını yakmış olmam nedeniyle) benden nefret edenlerin bile bana inanacaklarından eminim: Olup bitenlerin aslını, ilk fırsatta, daha kapsamlı ve daha acelesiz bir yazıyla açıklayacağım.

 

Coşkun Büktel / 22 Şubat 2008

 

 

İşte faillerin "itiraf sayfası":

 

 

 

:) (:

Tiyatro Oyun
Anasayfa | İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

COŞKUN BÜKTEL YİNE KIVIRIYOR!

Coşkun Büktel tükürdüğünü yalamamam için yine kıvırıyor.

Kategori  Kategori : Güncel Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 12
Tarih  Tarih : 22 Şubat 2008 09:49

 

GÜNCELLEME

 

İlk gün yaptığımız haberimizde ses kaydı olduğundan söz ettiğimiz doğrudur. Webmaster’ın yanılması/yanıltması sonucu bu ifadeye haberimizde yer verilmiştir. Fakat daha sonra yaptığımız görüşmelerde ses kaydının yapılamadığını öğrendik. Bu ses kaydının olmaması diğer bütün delillerin yok sayılabileceği anlamına gelmez!

 

Coşkun Büktel, işin içinde doğrudan var mı? Hosting firmasını aradı mı? Aradıysa neden aradı bunları açıklasın.

 

Haberde tüm detaylar mevcut… Boş saldırılarla, konuyu örtbas etmeye çalışmak nafile çırpınışlardır.

 

COŞKUN BÜKTEL, DOMAİNİMİZİ ELE GEÇİREREK/SATIN ALARAK SİTEMİZİ SUSTURMAYA ÇALIŞAN ÖRGÜT İÇİN DE SEN DE FAAL OLARAK YER ALDIN MI ALMADIN MI?

 

BU YÜZ KIZARTICI SUÇA NE KADAR KARIŞTIN, BUNU AÇIKLA…

 
 
..............................................
 
Coşkun Büktel'in kensini dansöz olarak gösteren bir fotomontajı neden bu denli çok sevip sitesinde yer verdiği anlaşılmaya başladı. Zira Coşkun Büktel kıvırmayı alışkanlık haline getirmeye başladı, kıvırmayı çok sevdi.
Daha kısa süre önce protestocular azalıyor dedi kat ve kat arttığını görünce olmaz yazılı açıklasınlar dedi, daha sonra bunların çoğu çoluk çocuk demeye getirdi. Meslek meslek açıklayınca facebook bu 5 bin kişi de olsa umursamam demeye başladı.
Şimdi de yine tükürdüğünü yalamamak için kıvırıyor.
Coşkun Büktel Hilmi Bulunmaz'la artık o denli içli dışlı oldu o denli yumak oldu ki gözüne hangi delilleri sokarsak sokalım artık Hilmi Bulunmaz'ı Hilmi Bulunmaz'dan bile önce savunma refleksine girecek, giriyor, girmek zorunda!..
Adam adını soyadını vermiş, ev telefonundan iş telefonundan konuşmalar yapmış gerek kendinin gerek oğlunun telefonları mail adresleri her şeyi kayıt altında ve TurkTelekom ve Avea üzerinde arayan aranan numaralar kayıtlı. Asla çıkıp ben hosting temsilcisini aramadım webmasterınızla konuşmadım diyemez. Kaldı ki 2 tane bugüne dek yüzünü görmediğimiz 2 ayrı şirket temsilcisinin (hosting yetkilisi ve webmaster) şahitliği ve yazılı beyanı var. Hangi ülkenin savcısına yargıcına gitseniz 2 şahit ve  telefon aranma kayıtları yeterli delil ve şahit sayılır (Hatta mahkemelerde ses kaydı tek başına delil kabul edilemez şahit beyanları delildir) Ama Coşkun Büktel'e göre bunlar ıvır zıvırdır. . Biz ses kaydı da sunsak telefon ederken yanında kimse varmıymış diyecekti, onu da yapsak Taksim meydanından yüzlerce insanın önünden aranmalı kitlesel bir şahitlik olmalıydı diyecekti muhtemelen. Neden? Çünkü artık günaha saplanmıştır, arkadaşının kabahatlerinin ortağı olmuştur savunmak zorundadır.
HİLMİ BULUNMAZ ÇIKSIN DESİN Kİ
"HAYIR BEN ASLA SİZİN HOSTİNG FİRMANIZI ARAMADIM ASLA WEBMASTERINIZI ARAMADIM"
DİYEMEZ!
KAYITLAR VAR ŞAHİT VAR.
CEMAL BULUNMAZ ÇIKSIN
"BU SİTEYİ (DOMAİNİ BİZE SAT DEMEDİM"
DİYEMEZ ÇÜNKÜ BİLGİSAYAR KAYITLARI VAR.
(Hatırlatırız 2 yıl önce intihar eden bir genç kızın bilgisayarına el konulmuş bilgisayardan yaptığı yazışmalar esas alınarak, delil sayılmış suçluya ulaşılmıştır. Bu medyaya yansıyandır bunun gibi çok sayıda adli vaka olduğunu araştırıp öğrenebilir. Coşkun Büktel kendi internet ortamından yayın yaparken ciddi bir iş yapmaktadır ama kendisi dışında bilgisayar ve internet ortamında ki her şey ıvır zıvırdır...  
Bilgisayar ve internet ortamı sandığından da ciddi bir ortamdır, sandığından da ciddi bir delildir, sandığından da ciddi girişimlerdir.
Örneğin umursamadığını iddia ettiği facebook protesto gruplarından birisi de grevdeki işçilerle dayanışmak için bir firma aleyhine açılmıştır, firma  bu protesto grubunu resmi anlamda muhatap alarak ancak savcılık başvurusu yapıp resmi işlemlerde bulunabilmiştir, muhatap almak zorunda kalmıştır. Araştırıp öğrensin. Bu kimi neyin ne amaçla kullandığına bağlıdır. internet yada telefon bazen oyun cihazı bazense bir suç aygıtı bazense çok daha farklı bir şeydir.)
Coşkun Büktel'e göre
- Görüşmeyi yapanların yazılı beyanları yoktur
- Gerekirse şahitliğe hazır olmaları yoktur
- Hilmi Bulunmaz'ın ve Cemal Bulunmaz'ın  ev ve iş telefonundan defalarca aramaları yoktur
- Cemal Bulunmaz'ın adına kayıtlı şifresini sadece kendi bileceği (sadece kendi bilmesi gereken) emailinden MSN kayıtları yoktur.
- Ortada dalavereyle domain ele geçirme, satın alma girişimi yoktur.
 
Bunları başkası onda birini yapsa kükremesine yeter ama suç ve kader ortağı kişiler yapınca hiç biri önemsizdir.
Acaba ?...
yarın birisi İnernet firmasını arayıp "coskunbuktel.com da bana küfür var bunu kapatın!" diye başvursaydı, yayını kesmeye kalksaydı bu şekilde telefon görüşmeleri yapsaydı, bununla kalmayıp "coskunbuktel.com domainini bizim üzerimize geçirin bedeli neyse ceremesini çekersiz" deseydi sizce Coşkun Büktel ne yapardı?
Biz söyleyelim. Ortalığı ayağa kaldırmaya çabalardı. Yıllarca sürecek polemiklere kavgalara girerdi. Ama bu kaderdaşı, suçdaşı tarafından yapılınca telefon kayıtları şahitler de olsa umurunda mı? Neden ? Çünkü kader birliği , suçdaşlık halini almış durum.
 
PES!
Coşkun Büktel hedef genişleterek konuyla ilgisi olmayanları her fırsatta isimlerini sıralayarak hem konuyu dağıtma, hem de o kişilere karşı "yıldırma" "püskürtme" taktiklerini bıkmadan usanmadan uygulamaktadır. Özdemir Nutku yada Tuncer Cücenoğlu'na yazı yazarak verdikleri destekleri sorarken kendi arkadaşının kader ve suçdaşının kayıtlı telefon görüşmelerini hafifletme telaşıyla davranmakta, hedef genişletmeye konuyu saptırmaya da çabalamaktadır.
Coşkun Büktel!
Sen kafanı kuma gömebilirsin
Sen bunları da yok saymayı seçebilirsin
Artık suçdaş olmanın güdüsüyle suçlananlardan da önce refleks savunmaya da geçebilirsin
Ama senin ıvır saydıkların resmen belgedir ve resmen suçtur. Senin ne saydığının önemi yok bundan sonrasına karar verecek de sen değilsin. Sen bir süre daha kendini kandırmaya devam et! Kamuoyu aptal değildir. Tüm yaşananlar ve herkesin düzeyi gözler önüne serilmektedir.
BOŞA ÇIRPINMAYINIZ BOŞA MANŞETLER DÖŞENMEYİNİZ
BU KEZ YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRAMIYOR
SİZ ANCAK YAZDIKLARINIZLA, SON ÇIRPINIŞLARINIZLA, PİŞKİNLİKLERİNİZLE KENDİNİZİ KANDIRIRSINIZ!

 

Yazdyrylabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

 

Güncel Olaylar

En Çok Okunan Haberler

Son Dakika Haberleri

AÇIKLIYORUZ! BABA OĞUL BULUNMAZLAR!
Sitemizin yayınının engellenmeye, yayınının durdurulmaya çalışıldığını duyurduğumuz haberden sonra, Hilmi Bulunmaz ve Coşkun Büktel durmaksızın haber yaparak, inkâr yolunu seçti, kanıt istedi işte kanıtlar!
DOSYA İLK BÖLÜM YAYINDA
HİLMİ BULUNMAZ- COŞKUN BÜKTEL İKİLİSİNİ DETAYLI BİR ŞEKİLDE ELE ALACAĞIMIZ DOSYAMIZIN İLK BÖLÜMÜ

Anket

Bir tiyatro sitesinden en fazla beklentiniz nedir?






 

 

Tüm Anketler

© 2005-2008 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynaği | Yazar Girişi

Altyapy: Tiyatro Oyun

 

 

 

BAŞBAKAN-BÜKTEL-HİLMİ

Mizahtan ve mizahın dilinden anlamayan başbakan karikatürleri ve fotomontajı suç zannedip dava üstüne dava açıyor ama her defasında kaybediyor! İşte bu kez de bu fotomontaja dava açtı

Kategori  Kategori : Güncel Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 30
Tarih  Tarih : 20 Şubat 2008 12:30

 

 
 
BAZILARI ÖFKEYİ HİTABET SANATI SAYIYOR
(TIPKI HİLMİ BULUNMAZ VE COŞKUN BÜKTEL VE BAŞBAKAN GİBİ..)
 ANNE LAFI DİNLEMİYORLAR OYSA NE DEMİŞ BİLGE KADIN? "AĞRIYAN BAĞIRIR"
BAŞBAKAN'DA ÖYLE ÖFKEYLE KONUŞMAYI HİTABET SANATI SAYIYOR (HİLMİ VE COŞKUN GİBİ KÜFÜR ETMİYOR TABİ AMA SÜREKLİ ÖFKELİ)
İŞTE BİR YANDAN ÖFKEYİ HİTABET SANANLAR ÖTE YANDAN DA MİZAHIN DİLİNDEN ANLAMIYOR..
 FOTOMONTAJI, KARİKATÜRÜ SUÇ ZANNEDİYORLAR.
BAŞBAKAN ŞANSINI 4 KERE DENEDİ VE HUKUK BAŞBAKAN FALAN DİNLEMEDİ REDDETTİ DAVALARINI.
ŞİMDİ DE BU KAPAK İÇİN BEŞİNCİ KEZ DAVA AÇTI BAŞBAKAN.. MUHTEMELEN YİNE REDDEDİLECEK.
HİÇ KÜFÜRLE ÖFKEYLE MİZAH BİR OLUR MU?
 
KİMİLERİ VİDEOLARDA DÜPEDÜZ SÖVECEK ANA AVRAT DÜZ GİDECEK VE BU KAYITLI VİDEOLARI MİZAHİ ELEŞTİRELLİK FOTOMONTAJLA BİR TUTACAK...
HÖST! BİZ SÖVGÜ HAKARET NEDİR EELEŞTİRİ NEDİR BİLMEYECEK KADAR ANGUT MUYUZ? BİZ SİZ MİYİZ KÜFÜR EDİP SÖVELİM?..
GÜLERİZ HALİNİZE!.
BİRDE BUNU YAPAN ARA SIRA MİZAHİ BİR ŞEYLER YAZMAYI DENEMİŞ BİRİ.
SANSÜRCÜ ZİHNİYET İŞTE BUDUR.
KENDİ KÜFÜRLERİNE SÖVGÜLERİNE ÖZGÜRLÜK TALEP EDERKEN MİZAHİ YERGİLERE TAHAMMÜL BİLE EDEMEZ!...
 
 
AŞAĞIDAKİ HABER SEVGİLİ CİHAN DEMİRCİ'NİN MİZAH HABER SİTESİNDEN ALINMIŞTIR
 
 
ÖFKEYİ HİTABET SANATI
SAYAN BAŞBAKAN
KARİKATÜRE DAVA
AÇMAYA DOYMUYOR!

 
Başbakan Erdoğan, Leman dergisinin iki hafta önceki kapağında kullanılan “fotoğrafının gerçek olmadığını ve ağır hakaret içerdiğini” belirterek, 20 bin YTL tazminat talep etti. Erdoğan’ın kendisiyle ilgili karikatürlere açtığı 4 dava reddedilmişti.
 
 
Dava açılan Leman dergisi kapağı
 

Öfkeyi hitabet sanatından sayan bir Başbakan, karikatürle ve karikatürcüyle uğraşmaya tam gaz devam ediyor. Ülke gerçek bir FAŞİZM altında inim inim inliyor... Başbakanın kendisi öfkelenince dava açıyor ama karşısındakinin bırakın öfkeyi eleştirmek için bile çizmeye hakkı bile yok bu davalara bakılırsa... Bu davalarla karikatürcüleri iyice korkutup, tamamen sindirmeyi, neredeyse zaten yok olmuş siyasi karikatürü ve mizahı kökünden yok etmeyi kafasına koymuş belli ki ÖFKESİ BURNUNDA BAŞBAKAN!

Dava dilekçesinde, Leman dergisinin kapağında yer alan “Başbakan Tayyip Erdoğan’a ait fotoğrafın gerçeği yansıtmadığı, fotomontaj yoluyla uygunsuz hale getirildiği ve toplumun ahlaken kabul etmeyeceği bir hale büründürüldüğü” ifade edildi. Haklarında dava açılan Leman dergisi yayımcıları ise, sözkonusu fotoğrafın uzun süredir internette bulunan ve herkesin bildiği bir fotoğraf olduğunu savundular.

Gerçekten de kapakta kullanılan bu fotoğraf çok uzun zaman internette dolandı. Herkes birbirine yolladı. Bu fotoğraf geçen yılın Temmuz ayında yayına giren MİZAHHABER'e de internetten mail yoluyla yollanmıştı. 22 Temmuz seçimlerinden hemen sonrasıydı. Bizim yayınladığımız fotoğrafta Başbakan parmağındaki seçim boyasını gösteriyordu. Fotoğrafın o halini aşağıda görüyorsunuz...


BU BAŞBAKAN'DAN 5. KARİKATÜR DAVASIDIR!

NTV haber ve Medyatava gibi siteler "Bu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 4. karikatür davası oldu." dese de, Cumhuriyet de aynı şekilde yazsa da, bildiğimiz kadar aslında bu 5. davadır. MİZAHHABER olarak papağan gibi birbirinin haberini aynen kullanan medyaya biraz daha dikkat diyoruz. Çünkü bu davalar Evrensel gazetesi çizeri Sefer Selvi'nin Evrensel'de yer alan RTE-Cüneyt Zapsu karikatürüyle başladı. Ardından Cumhuriyet gazetesi çizeri Musa Kart'a kedi karikatüründen ötürü açılan dava geldi. Daha sonra sırada "Hayvanlar Alemi" kapağı nedeniyle Penguen dergisi ve dördüncü olarak da, Leman dergisi kapağında keneye benzetilen başbakan karikatürü vardı. Son Leman kapağı 5. dava oldu anlayacağınız. Şu ana dek Başbakan tarafından açılan bu davaların tümü reddedildi. Bu davalar Türkiye tarihine kara bir leke olarak yazılmaya devam ediyor, belli ki bu iktidar var oldukça da devam edecek...