
COŞKUN BÜKTEL'İ ANLAMAK...
Mustafa Demirkanlı
Mümkün değil, ben
beceremedim, becereni de görmedim. Çünkü, Büktel çift kişilikli,
buna inandım artık.
Dün (1 Haziran)
davetim üzerine ziyaretime geldi… ama öncesi var… 31 Mayıs’ta cep
telefonumdan aradı, nerede olduğumu sordu, “geliyorum” dedi.
“Arkadaşım, bir oyunun provasını izlemeye gidiyorum” demem de fayda
etmedi, “Olsun orada konuşuruz” demez mi?
Yıllar önce, Kerem
Kurtoğlu Yayın Kurulu toplantısında Coşkun Büktel’e de bir sayfa
vermemizi ve köşe yazısı yazmasını önerdi, “muhalif bir ses, dergi
de olması iyi olur” dedi. Ben, kendi adıma hemen kabul ettim. Ancak,
Yayın Kurulu’ndaki arkadaşlardan biri -tam hatırlamıyorum ama, Orhan
Aklaya olabilir- şu yanıtı verdi: “Güzel, muhalif bir sesin olması
güzel de, Coşkun’un Theope’nin dışındaki herhangi bir konuda
muhalefetini gören, bilen var mı?” diye sorduğunda, Kerem’de ben de
geri adım attık. Ve unuttuk. Söylenen o kadar doğruydu ki…
Şimdi, yukarıdaki
anektodu hatırlayalım. Ben davetli olarak bir prova izlemeye
gidiyorum, “Tamam, geleyim orda konuşuruz” diyebiliyor. Adamın
kimseye saygısı yok ki… varsa yoksa Coşkun Büktel ve Theope ve
sadece Theope…
İki saate yakın
kaldı, konuştuk, düşündüklerimi anlattım, bilgisayarda neden o kadar
uzun yazının yüklenmesinin zor olduğunu anlattım, geç bilgisayarın
başına ve yükle dedim. “Yoo, gerek yok, ben sana inadım, Feridun
Çetinkaya cevap vermediği için inandım” dedi. Ne zaman istiyorsanız
birlikte de gelebilirsiniz dedim.
Bir şeye pişman
oldum, konuşmamızı neden kayda almamıştım? TİRADYO’da Büktel’i kendi
sesinden okura/dinleyiciye sunardık.
Sen dürüst bir
insansın diyerek, sözü bitirdi. Dürüst olmamın tek kıstası ise
Büktel’in yazılarını yayınlıyor olmamdı. Yayınlamasam, dürüstlük de
elden gidecekti, diğer site sahibi arkadaşların gittiği gibi…
Gördünüz mü
arkadaşlar; A. Ertuğrul Timur, Can Doğan, Kemal Başar, Enver Başar…
Hatamız nerde
biliyor musunuz? E-posta adresinizi, adınızı belirtmeniz de, gerek
yok, ama sizler öne çıkmak için yapıyorsunuz bunu, aynen bizim
yaptığımız gibi… Oysa, gizlenin, site sahibi belli olmasın, size
ulaşmak da mümkün olmasın… O zaman, dürüstlük de, şeffaflık da size
kalır, aynen Büktel’in kankası Çetinkaya’ya kaldığı gibi. Neymiş
efendim, mahcup bir çocukmuş da, öne çıkmak istemiyormuş da… İki
ahbap çocuk, sitecikler yapıp, sadece birbirlerini (iki kişi,
birbirini) övüyor demesin insanlar diye, yayıncısı belli olmayan
siteleri ortaya sürüp, akıllarınca “Bakın, bizi savunanlar da var”
diyecekler… Yemezler Büktel, yemezler Çetinkaya… Sıkıştığınızda da,
o cümle bana ait değil, Çetinkaya’ya ait diyerek işin içinden
sıyrılamazsın… Çetinkaya’ya sana yanıt vermediği için ona da kızdım
diyerek de geçiştiremezsin.
“Sitenin sahibi Feridun Çetinkaya’dır. Kimliğini açıklamıyor olması,
gizlendiği anlamına gelmez. Kendini şu ya da bu biçimde öne
çıkarmaktan hoşlanmayan bir karakter olduğu anlamına da
gelebilir. Bu konuda sessiz kalmayı tercih etmesi de aynı anlama
gelebilir.” Bak bak ne de masum, kendini
öne çıkartmak istemeyene bakın, sadece site yayımcısı olarak
ortalıkta yok ama sitedeki 8 yazının 6’sı kendisinin ve de yakışıklı
fotograflarla süslenmiş olarak. Ne de mahcupmuş, nasıl da öne çıkmak
istemiyormuş… Ya bu Büktel’i anlamak gerçekten zor, işine gelmediği
zaman nasıl da gerekçeler yaratıyor. Tersini düşünün, bir başkası
olsa tiyatrofanzini.com’un yayıncısı, en az elli sayfalık bir
yazıyla o insanın ne kadar “yalancı”, “sahtekar”, Vandal” vs. vs.
olduğunu ballandıra ballandıra anlatır da anlatır. İş Çetinkaya’ya
dayanınca mühcupmuş… da, öne çıkmak istemiyormuş da.. git ya Coşkun,
artık komik olmaya başladın.
Çetinkaya’nın ise, bir başkasına (yani bana) bok attıktan sonra,
ortalıktan toz olmasının nedeni de… muhatap olmamakmış… muhatap
olmayacaksan sitende (Coşkun Büktel’in yalancısıyım, sitenin senin
olduğunu o söyledi.) yalan yanlış yazıp, insanları karalamamakla
başlar muhatap olmamak. Büktel’in dediğine göre zaten siz de önce 4
bölümde yayımlamışsınız, sonra beni sansürcü yapacaksınız ya, “vay
4’e bölmüş” deyip, tek parçaya getirmişsiniz. (Yine Büktel’in
yalancısıyım)
Geldin, anlattın,
ben de senin yanında notumu yazıp, senin yanında siteye ekledim. Bir
de senden özür dileyecekmişim, neden? Yayıncısı belli olmadığı için,
senin olduğunu düşünmüştüm –hoş yine de senden çok uzak olduğu
düşünülemez ya- Çetinkaya ile birbirinize danışmadan adım atıyor
musunuz ki? Geldin, açıkladın, öğrendik… site senin değil, Feridun
Çetinkaya’nın mış… Hadi öyle olsun, yayımladığı bir yayını
sahiplenmeyen, gizlenerek farklı mesajlar vermeye çalışan
Çetinkaya’ya yuh olsun o zaman… Kimliğini gizleyen bir sitede
yazılarının yayımlanmasına izin veren sana da yuh olsun.
Siteye künye koyma
zorunluluğu yoktur lafı bir tek şu açıdan doğru: evet, yasal
zorunluluk yok, şu an için. Ama, etik’i ne yapacağız? Herhangi bir
okur, o sitedeki herhangi bir yazı ile ilgili bir düşüncesini
iletmek istese kime iletecek? Bir yazısının yayımlanmasını istese
nereden ulaşacak yayıncıya? Takkeniz düştü, ortalıkta kalıverdiniz.
Bundan sonraki süreci yaşanmadan söyleyeyim: Çetinkaya ile
birbirinize gireceksiniz, tek müridini de yitireceksin veya onun
yöntemlerine uyup kimliksiz-kişiliksiz 4 ncü, 5 nci siteleri yayına
sokacak sanal müridler oluşturacaksınız.
Sizlere kolay
gelsin, yolunuz açık olsun…
2 Haziran 2006
Not: Coşkun Büktel bu yazıya cevap
vermemiştir.
Büktel'in
bundan önceki yazısı:
DEMİRKANLI'YA SON (OLMASINI UMDUĞUM) CEVAP
COŞKUN BÜKTEL
coskunbuktel.com'dan okurlara "bonus":
BÜKTEL/DEMİRKANLI /BULUNMAZ POLEMİĞİ
(Eskiden yeniye
doğru tarih sırasıyla)
MUSTAFA DEMİRKANLI'YA YANIT: COŞKUN BÜKTEL'E
SANATSEVERLER DEĞİL, ANCAK SANATSAVARLAR YALANCI DİYEBİLİR
COŞKUN BÜKTEL
MUSTAFA DEMİRKANLI SİNSİ YALANLAR VE
TAHRİFLERLE OKURLARI CAYDIRMAYA ÇALIŞIYOR
önemli
COŞKUN BÜKTEL
ARTIK
SIKINTI VERMEYE BAŞLADIN COŞKUN BÜKTEL
MUSTAFA DEMİRKANLI
DEMİRKANLI'YA SON (OLMASINI UMDUĞUM) CEVAP
COŞKUN
BÜKTEL
COŞKUN
BÜKTEL'İ ANLAMAK...
MUSTAFA DEMİRKANLI
KİM DEĞİŞTİ?
COŞKUN BÜKTEL
H. HİLMİ
BULUNMAZ VE COŞKUN BÜKTEL(1)
MUSTAFA DEMİRKANLI
H. HİLMİ BULUNMAZ VE
COŞKUN
BÜKTEL(2 VE SON)
MUSTAFA DEMİRKANLI
DEMİRKANLI'YA (BİR KEZ DAHA) SON OLMASINI
UMDUĞUM CEVAP
COŞKUN BÜKTEL
HAY ALLAH
MUSTAFA DEMİRKANLI
DEMİRKANLI, YALANLARINI SÜRDÜRÜYOR
HİLMİ BULUNMAZ
VEKALET DÖNEMİ
MUSTAFA DEMİRKANLI
YALANI YALANLA
ÖRTMEK
HİLMİ BULUNMAZ
(Yukarıdaki başlığı taşıyan yazı,
tiyatrom.com'da yayınlanması için, 2 Ağustos 2007'nin ilk
dakikalarında ―tam olarak, saat
00.29'da― A. Ertuğrul Timur'a
gönderilmiş, henüz/hâlâ yayınlanmamıştır. Büyük ihtimalle,
Bulunmaz'ın önceki yazısı gibi, cevabıyla aynı anda yayınlanacaktır.
GÜNCELLEME: tiyatrom.com'un sahibi A.
Ertuğrul Timur, Bulunmaz'ın "Yalanı Yalanla Örtmek" yazısını sansür
etmiş, asla yayınlamamıştır.)
YALANI YALANLA ÖRTMEK
HİLMİ BULUNMAZ
KIVIRTMA COŞKUN
MUSTAFA DEMİRKANLI
SKANDAL KONUSUNDA MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN
İFTİRALARINI HİLMİ BULUNMAZ NASIL YANITLADI?
BULUNMAZ / DEMİRKANLI
COŞKUN BÜKTEL BULAŞMA, İŞİNE BAK!
MUSTAFA DEMİRKANLI
İŞ YAPAN, BULAŞIR!
HİLMİ BULUNMAZ
|