Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

 
 
 

 

 

 

VEKALET DÖNEMİ

 

 

 

 

Mustafa Demirkanlı

 

 

 

Kırmızı başlıklı GÜNCELLEME 17 Eylül 2007, sayfanın en altında!

 İlk kez tiyatrom.com'da yayınlanmış aşağıdaki yazıya cevap olarak kaleme alınmış ama tiyatrom.com sahibi A. Ertuğrul Timur cevap hakkı tanımadığı için tiyatrom.com'da yayınlanamamış Hilmi Bulunmaz yazısı için, mavi başlığı tıklayınız: "Yalanı Yalanla Örtmek"

(Bu yazı, ilk olarak, 1 Ağustos 2007 tarihinde tiyatrom.com'da yayınlanmış, 2 Ağustos 2007'de, sitemize, mizanpaj düzeltmeleri dışında, "aynen" aktarılmıştır. Yazının tiyatrom.com'daki sayfasına link veriyoruz: http://www.tiyatrom.com/dergi_demirkanli_03.htm

 

Yazının Muhatabı: Coşkun Büktel / Adresi: www.coskunbuktel.com

Vekili: H. Hilmi Bulunmaz / Adresi: http://tiyatroyun.blogspot.com/

Benim Coşkun Büktel’e yönelik yazdığım son yazıma (Hay Allah!), sanırım vekil sıfatıyla uzunca bir yazı yazma gereği duymuş Bulunmaz Hilmi. Ancak, müvekkilinden tam bilgi almadığı için, Sayın Vekil doğruyu söyleyemiyor tabii ki.

Sayın Vekil, siz henüz Sayın Büktel’in vekaletini almadan önce, sizden önceki vekili de benzer hatalar yapmıştı, sonrasında her ne olduysa, vekalet size geçti. Neyse, bu sizin müvekkilinizle aranızdaki bir durum, bizi ilgilendirmez. “Coşkun Büktel’i Anlamak”  (yazının linki: http://www.coskunbuktel.com/demirkanlibuktel020606.htm) başlıklı yazımda da belirttiğim gibi Büktel, iki yıl kadar önce dergiye gelmiş ve 2 saate yakın konuşmuştuk. Yazımda da belirttiğim gibi, “keşke kayda alsaydım” demiştim. Ama, maalesef kayıtlı değil, aşağıdaki aktardıklarımı kabul edip etmemek Büktel’in kendi vicdanına kalmıştır.

Konuşmamızın bir bölümünde: (Aktardıklarım doğal olarak mealen, satır satır doğruydu, yanlıştı demeyiniz Sayın Vekil, bütününde yalan varsa, Müvekkiliniz, Demirkanlı’nın aktardıkları yalandır, diyorsa, yapacak bir şey yok. Çekiliyor, Sayın Müvekkilinizin davayı kazandığını kabul ediyorum.)

    Demirkanlı: Coşkun, önüne gelene saldırıyorsun, Theope ile yatıp, Theope ile kalkıyorsun. Bırak yakasını da sahne yüzü görsün. Bir bakışın var, yönetmen tiyatrosu olmaz diye, yönetmeni yok sayarak, eserinin sahnelenmesini engelliyorsun.

    Büktel: Ben hiçbir şeyi engellemiyorum, “Theope”yi sahneleyebilecek bir yönetmen Türkiye’de yok.

    Demirkanlı: Tamam anlaşıldı, sen yaşarken bu oyun sahnelenemeyecek, çabuk öl de, bari Theope kurtulsun. (Diye takılmıştım.)

    Büktel: Çok beklersiniz, vasiyetimde yazdım, mirasçılarıma da sıkı sıkı tembih ettim, bu yeteneksiz yönetmenlerden hiçbirinin elini sürmesine izin vermeyecekler.

Bu, konuşmada sözcükler farklı olabilir ama muhtevası bu idi, yani: Bu oyunu yönetecek yetenekte bir yönetmen Türkiye’de yok ve kendi ölümünden sonra da mirasçılarına vasiyetini iletmiş.

Sayın Vekil, müvekkilinizle görüşün, bu konuşmayı hatırlamıyorum bile diyebilir, eğer böyle bir şey söyler ise, sonrasında benim uydurduğumu ilan edersiniz, yapacak bir şeyim yok. Konuşma kayıtlı değildi. Ama en azından Sayın Müvekkiliniz ile benim vicdanımdaki yeri baki kalır, sizler bilmeseniz de olur.

xxx

Sayın Vekil, “Ölüleri Gömün” ile ilgili Sayın Müvekkiliniz aklı sıra aba altından sopa gösterme kurnazlığı yapıyor. Sayın Vekil, “Ölüleri Gömün” değil sadece, tüm oyunlar askıya alındı İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda ve diğerlerinde de, henüz Koordinasyon Toplantısı bile yapılamadı. Nedeni ise, tamamen akçasal, kendi sorunları yani. Seçilmiş oyunlar vs değil. Zaten Sayın Vekiliniz de eski defterleri açarak, aklı sıra gözdağı vermeye çalışıyor. “Bakın sizin için de yazarım ha!” demeye getiriyor. Ve müvekkiliniz, ön almak için, 22 Haziran 2007 tarihinde “’Ölüleri Gömün’ skandalının günümüzde vardığı yeni aşamaları aktarmaya başlamadan önce, skandalın geçmişini hatırlatmayı uygun buluyoruz.” başlığı ile yazılarına başlıyor, aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen, bir türlü “Skandal” ile buluşamıyoruz ve merakımız her geçen gün büyüyor. Bunun nedenini siz hiç merak ettiniz mi Sayın Vekil, merak edip de müvekkilinize sordunuz mu? Ben söyleyeyim size, önce kaldırıldığını sandı, sonrasında arada kaldı, dur bakalım, belki de sahnelenecektir, deyip, beklemeye başladı. Sahnelenirse, Türk Tiyatrosu yeni bir skandaldan mahrum kalacak, sahnelenmezse, yeni, nur topu gibi bir skandalımız daha olacak. Ve eğer repertuvar değişirse, -ki sanırım değişecek- değişen oyunların hepsi bir yana konulacak, varsa yoksa müvekkilinizin çevirdiği oyun için sayfalar dolusu yazılar yazılacak. Bunları da kendi üslubumuzla haber yapmamız yetmeyecek, tüm portalı/portalları müvekkilinize ayırmamız istenecek, olmadı mı, gelsin “Vay sansürcüler” feryatları. Yani müvekkiliniz şımarık çocuklar gibi sürekli ağlıyor/ağlayacak. Bakın, tiyatrom.com’daki anket de size bir şeyler anlatmıyorsa, üzgünüm yapacak bir şey yok veya okurlar da sansürcü.

 

Evet Sayın Vekil, “…’Ölüleri Gömün Skandalı’ (Bu da yeni, onu da bir ara belki ele alırım, ama şu kadarını söyleyeyim ki, çevirisinin artık oynanması ve 3-5 kuruş kazanmasına yönelik, hepsi bu)" diye belirttiğim görüşlerimin arkasındayım. Sayın Müvekkilinizin tek derdi oyunun sahnelenmesi ve 3-5 kuruş kazanması, kötü de olmaz, bence bir sakıncası da yok ama kendi şahsi menfaatlerini “Skandal” başlıklarıyla sunup, ilgilenmeyenleri de sansürcülükle itham etmesin, ayıp oluyor ama.

 

Yok, bununla ilgili değil, diyorsa/diyorsanız, şu “Ölüleri Gömün Skandalı”nı daha da bekletmeden okura sunun. Hemen, beklemeden. Ya sahnelenirse umudu tükendi, artık yayımlayabilir, eğer azıcık umudu varsa da, umutlanmasın derim. Ağlamaya başlayabilir artık, ama göreceksiniz bir önceki sanat yönetmeninin repertuvarında olup da, yeni sanat yönetmeninin uygun bulmayıp, oluşturduğu kendi repertuvarındaki tek “Skandal” Ölüleri Gömün olacaktır. Sayın Vekil, yazınızda:  Ortada bir gerçek var: ‘Ölüleri Gömün’, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda Şakir Gürzumar yönetiminde sahnelenmek üzere gündeme geliyor ve provaların başlaması için oyuncular ve teknik kadronun genel müdürlük tarafından onanmış/imzalanmış listesi DT'nin panosuna "asılıyor"… Ne var ki, sansürcüler tarafından engellenip, oynatılmıyor.” Bu açıklamanızı yapmadan önce müvekkilinize danışmış mıydınız? Onu zor durumda bırakmış olmayasınız?!

 

Neyse dürüstlükleriyle maruf vekil ve müvekkil, ben kendi adıma gerçekten şu “Ölüleri Gömün Skandalı”nı iyice merak etmeye başladım. Hoş, sizler için Sayın Müvekkilinizin kuyruğuna basmayan hiçbir şey skandal olmuyor ya bu ülkede, neyse.

 

Haa, Sayın Vekil, unutmadan “Çığ” oyununun yazarı Abdurrezzak Şimendifer olsaydı, “Çığ Skandalı” olmazdı, eğer Abdurrezzak Bey D.T. Edebi Kurul üyesi değilse tabii. Yani, müvekkilinizde, “Theope”nin sahnelenmesini engelledi gibi bir saplantı oluşmamışsa.Yoksa, kuyruk acısı olmasa sizin müvekkiliniz sayfalarca yazı kaleme alır mıydı sanıyorsunuz?

 

Bu arada bir cümle de Timur’a: “Oysa Coşkun Büktel'in sitesindeki (Çığ aslında neyi sarsıyor hariç) diğer tüm manşetleri, polemikleri, kopardığı fırtınalar nedense direkt sadece ucu direkt kendine dokunmuş konulardadır. Muhalifliğinin başlangıçları ya kendi yazdığı oyundan dolayı, ya kendi çevirdiği oyundan dolayıdır.” demişsin, ama değil sevgili Ertuğrul vallahi değil, tek bir tane diye zikretmişsin, üzgünüm ama tek bir tane bile yok. Tuncer Cücenoğlu uzun yıllar D.T. Edebi Kurulu’ndaydı ya, onun engellediğini sandığı için Cücenoğlu’nu gündeme getirdi, yoksa ne işi var, durup dururken bir oyunu ele alıp, sonra da “Skandal” diye ortalığa düşüp, hepimizi sansürcü ilan etsin. Yani, biri bir oyun metni ile ilgili eleştiri yapar, yayımlar, doğaldır, bu Büktel için de böyledir. Ama, sonrasında sen tut, “Skandal” diye ortalıkta dolanmaya kalk. Olacak şey mi allasen? Akıl alır bir şey mi? Birinin, biriyle alıp veremediği yoksa ne diye o metinle yatıp, o metinle kalkar, bunu yayımlayın diye feryat eder. Düşünsene, sen de birçok konuda birçok insanı eleştirdin. Sonra hangisini eine alıp “Skandal… skandal… taze skandallarım var.” diye ortalığa düşüp, “Bunu herkes yayımlasın, yayınlamayan sansürcüdür.” dedin. Eleştirirsin, biter gider, öyle değil mi? Yani üzgünüm, “tek” dediğin de aslında “yok”.

 

Gelelim iki cümle ile de size, Sayın Vekil:

tiyatrom.com daki yazınızda demişsiniz ki: (Sonradan Demirkanlı ile mi konuştu, ne yaptıysa, verdiği link'leri kaldırıp, anlaşılması zor bir yöntemle, Büktel'in yazılarını özensiz ve okunamaz bir mizanpaj düzeniyle alt-alta sıralayarak, aklı sıra, ya da Demirkanlı'nın aklı sıra, hem sansüre devam edip hem de sansürcü olmadığını kanıtladı!…) Sevgili Ertuğrul gerekli yanıtı vermiş, ben tekrarlayacak değilim. Sadece, insanları kendiniz gibi yeteneksiz, üretimsiz, birilerine (Bu sıralar Coşkun Büktel) dayanarak ifade eden kişiliğinizle karıştırmayınız. Görüşlerinizi yazın, yayın, yayınlayın ama bir şey daha yapın, bilgi verin. Örneğin hep merak ederim, sürekli egemen güçler tarafından engellendiğinizi, salonunuzun basıldığını söyler durursunuz. En son hangi tarihte basıldı salonunuz, kim bastı, hangi gerekçe ile bastı? Lütfederseniz, öğrenmiş oluruz. Bir de basılmaya devam ediyorsa, lütfen bilgilendirin, sizin vekil sıfatı ile ortalıkta dolaşmanız, kimlik arayışında olmanız ayrı, engellenmeniz, varsa herhangi bir üretiminizin yasaklanması ayrı bir konudur. Elimden gelen tüm gücümle sizin ve üretiminizin yanında olacağıma hiç kuşkunuz olmasın. Yeter ki haber verin, öğrenelim.

Unutmazsınız değil mi, en son ne zaman, kim tarafından, hangi gerekçe ile oyununuzun engellendiğini iletmeyi. No’lur unutmayın.

Sayın Vekil, gerek tiyatral, gerek internet portallarından kopyala-yapıştır yöntemiyle yayınladığınız Sosyalist ve Gerçek Oyun Derginiz ve blogspot’unuz, gerekse de avukatlık görevinizde başarılar diler, dünyanın en temiz, en proleter işi olan gerçek mesleğiniz kuyumculukta da bol altınlı, zümrütlü kazançlar diler, en derin saygılarımı sunarım. Lütfen müvekkilinize de selam ve saygılarımı iletmeyi ihmal etmeyiniz. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.

Not1: Unutmazsınız değil mi, en son ne zaman, kim tarafından, hangi gerekçe ile oyununuzun engellendiğini iletmeyi. No’lur unutmayın.

Not2: Sosyalist ve Gerçek Oyun Derginizin Temmuz sayısında A. Ertuğrul Timur’un kampanyası ile ilgili değerlendirmesini yayımlayacağınızı duyurmuştunuz, aslında yazıyı blogspot’unuzda da yayımlamıştınız ama ben yine de basılı olarak saklamak istediğim için sorayım dedim, elinizde kaldıysa ödemeli olarak gönderebilir misiniz veya bir arkadaşım tiyatronuza uğrasa temin edebilir mi?

Not3: Unutmazsınız değil mi, en son ne zaman, kim tarafından, hangi gerekçe ile oyununuzun engellendiğini iletmeyi. No’lur unutmayın.

 

Mustafa Demirkanlı / 1 Ağustos 2007

 

Not: Demirkanlı'nın bu yazısına karşı Hilmi Bulunmaz'ın cevabı için bakınız:

YALANI YALANLA ÖRTMEK

HİLMİ BULUNMAZ

 

(Yukarıdaki başlığı taşıyan yazı, tiyatrom.com'da yayınlanması için, 2 Ağustos 2007'nin ilk dakikalarında ―tam olarak, saat 00.29'da― A. Ertuğrul Timur'a gönderilmiş, henüz/hâlâ yayınlanmamıştır. Büyük ihtimalle, Bulunmaz'ın önceki yazısı gibi, cevabıyla aynı anda yayınlanacaktır.)

 

 

HAFIZA TAZELEYELİM:

Demirkanlı'ya karşı 24 Nisan 2007'de yazdığım son yazının (DEMİRKANLI'YA (BİR KEZ DAHA) SON OLMASINI UMDUĞUM CEVAP) son paragrafları şöyleydi:

Bir insanın, yalnızca, "Burak Caney'i ait olduğu yere, sanal mezarlığa gömdük" cümlesini (bir sürü karşı kanıta rağmen) yeterli kanıt sayarak ve kanıta muhtaç bu salakça kanıta dayanarak; o cümleyi kurmuş olan insanı (Hilmi Bulunmaz'ı) "hacker" olmakla suçlaması için, belki hukuk nedir bilmeyen bir salak olması yetebilirdi; ama Bulunmaz'ı "hacker" sayan o salağın,  Bulunmaz'la arkadaş olan (dürüstlüğüyle maruf) Coşkun Büktel'in de "hacker" olduğunu ilan edebilmesi için, yalnızca salak olması yetmezdi; Mustafa Demirkanlı kadar insanlıktan nasipsiz, ahlaksız, yalancı, pespaye ve alçak olması da gerekirdi/gerekti.

Demirkanlı, umarım sözünü tutar ve bundan böyle (ismimi vererek ya da vermeden veya kendisi başka bir isim ardına gizlenerek veya örneğin, hacklenmeden kurtulduğu halde aylardır bir tek yazı yazmayan ve aslında söyleyecek bir şeyi kalmadığı için "hacklendim" numarasına yatmış olan, kimliği belirsiz, sanal şahıs Burak Caney'i tekrar devreye sokarak) bana sataşmaya kalkışmaz. Ama eğer kalkışırsa, Demirkanlı'ya cevap vermek için bir şartım var: Önce, belgelediğim tüm yalanları için ("tekrar okuyunca yanlış anlaşılabileceğimi anladım, aslında şöyle demek istemiştim" tarzında önemsizleştirme gayretine girmeden) açıkça/mertçe/Türkçe/netçe, hesap verecek ya da özür dileyecek. Ve bundan böyle Büktel hakkında herhangi bir suçlama yaparsa, o suçlamayı, kanıta muhtaç kanıtlarla, salakça iddialarla değil, Büktel'in kendi ifadeleriyle "somut" olarak, direkt kaynak göstererek, kanıtlayacak. Böyle yapmazsa, bundan böyle, (Burak Caney'i asla cevaplamadığım gibi) artık Demirkanlı'yı da cevaplamayacağım.

Ben hayatımı, onun yalnızca birkaç saniyede uydurduğu kasıtlı yalanları çürütmek için, günlerce kanıt belge toplamakla, bu kanıtları mantıklı ve tutarlı bir kompozisyon içinde okurlara sunmak için kılı kırka yarmakla, daha fazla harcamak zorunda değilim. Büktel/Demirkanlı Polemiği'ndeki yazılara rağmen Demirkanlı'nın ne mal olduğunu hâlâ anlamayanlar kaldıysa, zaten anlamak istemiyorlar demektir.

Coşkun Büktel / 24 Nisan 2007

 

 

coskunbuktel.com'dan okurlara "bonus":

 

 BÜKTEL/DEMİRKANLI /BULUNMAZ POLEMİĞİ

 

(Eskiden yeniye doğru tarih sırasıyla)

 

 

 

MUSTAFA DEMİRKANLI'YA YANIT: COŞKUN BÜKTEL'E SANATSEVERLER DEĞİL, ANCAK SANATSAVARLAR YALANCI DİYEBİLİR  

COŞKUN BÜKTEL

 

MUSTAFA DEMİRKANLI SİNSİ YALANLAR VE TAHRİFLERLE OKURLARI CAYDIRMAYA ÇALIŞIYOR   önemli

COŞKUN BÜKTEL

 

 

ARTIK SIKINTI VERMEYE BAŞLADIN COŞKUN BÜKTEL MUSTAFA DEMİRKANLI

 

DEMİRKANLI'YA SON (OLMASINI UMDUĞUM) CEVAP  COŞKUN BÜKTEL

 

COŞKUN BÜKTEL'İ ANLAMAK...

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

KİM DEĞİŞTİ?

COŞKUN BÜKTEL

 

H. HİLMİ BULUNMAZ VE COŞKUN BÜKTEL(1)

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

H. HİLMİ BULUNMAZ VE COŞKUN BÜKTEL(2 VE SON)

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

DEMİRKANLI'YA (BİR KEZ DAHA) SON OLMASINI UMDUĞUM CEVAP                                                                             

COŞKUN BÜKTEL

 

HAY ALLAH

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

DEMİRKANLI, YALANLARINI SÜRDÜRÜYOR

HİLMİ BULUNMAZ

 

VEKALET DÖNEMİ

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

YALANI YALANLA ÖRTMEK

HİLMİ BULUNMAZ

 

(Yukarıdaki başlığı taşıyan yazı, tiyatrom.com'da yayınlanması için, 2 Ağustos 2007'nin ilk dakikalarında ―tam olarak, saat 00.29'da― A. Ertuğrul Timur'a gönderilmiş, henüz/hâlâ yayınlanmamıştır. Büyük ihtimalle, Bulunmaz'ın önceki yazısı gibi, cevabıyla aynı anda yayınlanacaktır.

 

GÜNCELLEME: tiyatrom.com'un sahibi A. Ertuğrul Timur, Bulunmaz'ın "Yalanı Yalanla Örtmek" yazısını sansür etmiş, asla yayınlamamıştır.)

 

 

YALANI YALANLA ÖRTMEK 

HİLMİ BULUNMAZ

 

 

KIVIRTMA COŞKUN

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

 

SKANDAL KONUSUNDA MUSTAFA DEMİRKANLI'NIN İFTİRALARINI HİLMİ BULUNMAZ NASIL YANITLADI?

BULUNMAZ / DEMİRKANLI

 

COŞKUN BÜKTEL BULAŞMA, İŞİNE BAK!

MUSTAFA DEMİRKANLI

 

İŞ YAPAN, BULAŞIR!

HİLMİ BULUNMAZ