
THEOPE POLEMİĞİ
: 6
İKİ “YÖNETMENE” MEKTUP
Coşkun Büktel
Kemal, merhaba!
Yazını (“Theope’nin
Makus Talihi”) sitede (Tiyatrokeyfi) az önce gördüm, Birgün'de
(11 Ocak 2006) yayınladığını da duydum. Benim hakkımda bugüne dek
kimsenin söylemeye yanaşmadığı gerçeklere dair çok net ve
yüceltici değerlendirmelerin de var, katılmadığım görüşlerin ve iki
arada bir derede kalmış bazı kararsız ifadelerin de...
Ama hemen
belirteyim ki, Can Doğan'ın Sinekli Market sitesindeki Theope yazısında
(“Bitmez Tükenmez ve Vandalca Bir Geyik Muhabbeti: Theope”)
öne sürdüğü olumsuz görüşler ne kadar yanlış ve dayanaksız ise,
senin yazındaki olumlu görüşler de o kadar doğru ve dayanaksız.
Olumlu görüşlerini bir yana bırakırsak, yönetmen tiyatrosu hakkında,
Can Doğan'ın zifaf odası benzetmesi gibi (üstelik kendi buluşu bile
olmayan ve mevzuat müsait olsa çok daha sert ve acıtıcı sıfatlarla
niteleyeceğim) zırvalarla aynı paralelde olduğunu görüyoruz ki, bu
çok üzücü.
İkiniz de site
sahibi ve ödenekli tiyatro yönetmenleri olarak benzer konumlarda
bulunduğunuz gibi, yazılarınızın dayanaksız ve sığ olması konusunda
da benzeşiyorsunuz. Görüşlerinizin bütün bu sığlığına rağmen,
yönettiğiniz metinlere (siz seçtiğinize göre mutlaka derin olması
gereken o metinlere) müdahale etmek hakkını kendinizde nasıl
bulabiliyorsunuz?
Her neyse,
yazındaki iyi niyet için yine de teşekkür ediyorum!
Ama bu arada şunu
da belirteyim ki; Özdemir Nutku'nun yalan söylediği kesin olarak
ortaya çıktığı halde, onunla benim aramdaki tartışmayı onun
yalanıyla bitirmeye karar vermiş olman, hiç hoşuma gitmedi. Benden
nefret etmeyen tarafsız okurların da hoşuna gitmediğinden eminim.
Can Doğan'la
benzeştiğiniz bir konu da o zaten: Her ikiniz de yazılarınızı,
Özdemir Nutku'yla yaptığım tartışma münasebetiyle yayınlandığınız
halde, o tartışmaya hiç değinmiyorsunuz. Özdemir Nutku gibi ünlü bir
profesörün otuz kişilik bir resmi toplantıda Theope hakkında yalan
söylediği kesinleşmiş olmasına rağmen, ne sen ne de Can Doğan, bu
iğrenç skandal hakkında tek kelime söyleyemiyor, herkes gibi
susuyorsunuz. Ama bütün bu omurgasızlığınıza rağmen, dik ve "düzgün"
bir duruş sergilemekteki bütün bu handikaplarınıza rağmen,
kendinizde metinleri düzeltmek hakkını bulabiliyorsunuz.
Sert konuştuğum
için özür dilerim ama, bunlar bence yumuşatılmaması
(sulandırılmaması) gereken konular. Bu çarpıcı hakikatleri layık
oldukları dozda açıklamazsak, açıklar gibi yaparken aslında
"örtüyor" durumuna düşebiliriz.
Şimdi bu mektubu
Can Doğan'a da göndermeye karar verdim. Umarım yayınlar. Umarım sen
de yayınlarsın!
Hoşçakalın!
Coşkun Büktel
Bu yazıya cevaplar:
(7. Yazı) Can Doğan,
COŞKUN
BÜKTEL’E AÇIK MEKTUP
(10. yazı) Kemal Başar,
KAPALI
AYAĞA! HEP BERABER! EN BÜYÜK COŞKUN BÜKTEL BAŞKA BÜYÜK YOK
Bu yazının öncesi:
(5. yazı) Kemal Başar,
“THEOPE”NİN MAKUS TALİHİ
|