Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

 
BÜKTEL'İN GÖR DEDİĞİ
 
(Link yazısı / 7 Ekim 2008)
 

 

 

Nedim Saban, ödenekli tiyatroların 1 Ekim'de sahneler açılıyor diyen "bilboard"larına bakarak soruyor:

"Nerde hani?"

COŞKUN BÜKTEL

Nedim Saban, bende her zaman, "esen rüzgârlardan etkilenmeye müsait bir kişilik" izlenimi uyandırmıştır. O nedenle, örneğin,  "Kadir Topbaş tarafından eline bir kazma verilerek İBŞT genel sanat yönetmenliği koltuğuna buyur edilse, Nedim Saban ne yapardı?" biçiminde bir soruyla karşılaşsam kesin bir cevap veremem. Bence Saban, kazmayı elinden fırlatıp atarak Topbaş'ın rantsal yıkım planlarının "Kazmacıbaşı"sı olmayı nezaketle reddedebilir; ama rüzgâr ters eserse, Orhan Alkaya'nın yaptığını yapıp, Topbaş'ın planlarına dahil olmayı (yani genel sanat yönetmeni kostümü içinde tebdil kıyafet gezen bir  "Kazmacıbaşı" olmayı) kabul de edebilir. Nedim Saban'ın her iki türlü de davranabileceğini hayal edebiliyorum. Yani bu konuda ikircikliyim.

Ama ikircikli olmadığım bir konu var:

Bence Orhan Alkaya (tıpkı koşullar öyle denk geldiği için "Kazmacıbaşı" olduğu gibi) koşullar öyle denk geldiği için tiyatrocu olmuş biridir. Alkaya'nın tiyatroyu sevdiğine daha önce de inanmazdım; tiyatroyu bilmediğini ise zaten biliyorum.

Ama rüzgâr farklı estiğinde kendisinin de bir "Kazmacıbaşı" olmasını ihtimal dışı saymadığım halde, Saban'ın tiyatro sanatına karşı samimi bir ilgi ve sevgi beslediğine inanıyorum. Saban yarın ("Allah muhafaza") Orhan Alkaya'nın yerine "Kazmacıbaşı" olmayı kabul etse bile, bu inancım değişmez; o tercih hatasını Saban'ın tiyatroyu sevmediğine değil, kişilik zaafına yorardım.

Saban iyi ki "Kazmacıbaşı" değil, ve iyi ki "Kazmacıbaşı"lardan hesap soruyor:

"NERDE HANİ?"

----------------

SABAN HAKKINDA BONUS:

GÜNCELLEME 22 Mayıs 2009

Peter Ustinov diyor ki:

TIKLAYINIZ!

 

***

Tiyatromuzdaki insan malzemesinin kalitesizliği hakkında yeni bir şey söylemeye gerek yok

ARŞİVDEN...

 

 

COŞKUN BÜKTEL

7 Ekim 2008 (Yaklaşık 1 yıl önce)

"Nedim Saban, bende her zaman, 'esen rüzgârlardan etkilenmeye müsait bir kişilik' izlenimi uyandırmıştır. (...) Nedim Saban'ın her iki türlü de davranabileceğini hayal edebiliyorum. Yani bu konuda ikircikliyim."

(KAYNAK: Büktel'in bir link yazısı)

 

***

 

 

NEDİM SABAN

17 Mayıs 2009 (Yalnızca 4 gün önce)

"Hilmi,

Ben imza vermedim.

İmzacılar arasında olduğumu da bugün tesadüfen Feridun Çetinkaya'dan öğrendim."
(...)

(KAYNAK: Saban'ın Hilmi Bulunmaz'a mesajı)

 

***

 

 

NEDİM SABAN

21 Mayıs 2009 (Bugün)

(...)

Hatta Mustafa Demirkanlı’ya bu kampanyaya destek vereceğimi söyledim. (...)

(KAYNAK: Nedim Saban, "Temiz Yayıncılık")

 

***

 

 

BONUS

9 Mayıs 2007 (Yaklaşık 2 yıl önce)

Ahmet Levendoğlu, Yücel Erten,
Güngör Dilmen, Özdemir Nutku ve Tuncer Cücenoğlu'dan
 

 

 

 

 

(Başka sitelerin açıklamaya yanaşmadığı)

 

İBRET VERİCİ "OMURGASIZLIK" BELGELERİ

Coşkun Büktel

 

***

 

 

NOT

21 Mayıs 2009 (Bugün)

 

Stratejik dengelere aldırmaksızın, düşman kazanmaktan ve dost kaybetmekten korkmaksızın, yalnızca belgenebilir hakikati esas alarak yazan Büktel'e karşı imza vermiş herkes, belgelerle sabittir ki, ya hakikati görememe ya da (daha kötüsü) "hakikate bakamama" sorunu yaşamaktadır— adı Genco Erkal bile olsa...