Anasayfa Polemik İnceleme Büktel Hakkında Linkler İletişim

 

 
BÜKTEL'İN GÖR DEDİĞİ
 
(Link yazısı)

 

 

"Sanata Evet, Büktel'e hayır" diyenlerin hataları yüzünden tiyatromuz "ruhunu" çoktan kaybetti... Şimdi yalnızca "binalarını" kaybediyor.

 

"Yetişin! Murat Karasu nihayet ayıldı..."         (mı acaba?)

Coşkun Büktel

 

Kendisini seçen halk adına Afife Jale Sahnesi'nin sahibi olan Beşiktaş belediyesi, TOBAV yönetimindeki Afife Jale Sahnesi'nde bugüne dek yapılan tiyatro etkinliklerine halkın katılımını yeterli bulmadığı için, TOBAV'ı Afife Jale'den atmaya karar vermiş. Halkın katılımı yeterli olsa, hiçbir belediye, hiçbir etkinliğe son vermeye kalkmaz. Çünkü halkın desteklediği bir etkinliğe (örneğin, Dolmabahçe stadyumundaki maçlara) son vermeye kalkmak, belediyenin kendi bacağına (hatta son verilen etkinlik Dolmabahçe maçları olmuş olsa, kendi "beynine") kurşun sıkması anlamına gelir.

Afife Jale etkinliklerine halkın katılımı ne kadar cılız olmalı ki; anlaşılan, bina, belediye yetkililerine "atıl" durumda gibi görünmüş. Sonunda, sabırları öylesine taşmış ki, binayı yöneten TOBAV'ı, tüm mal varlığıyla birlikte binadan atmaya karar vermiş ve bunu en kaba biçimde yapmaktan çekinmemişler. TOBAV'a haber vermek nezaketine hiç  gerek duymadan,  avukatlarını, memurlarını ve işçilerini "Afife Jale'yi basmak üzere" göndermiş; onlar da aldıkları yazılı emre dayanarak, bina kapılarının kilitlerini (değiştirmek üzere) kırıp içeri girmiş ve içerideki eşyanın dökümünü çıkarmaya başlamışlar. O sırada, olayı haber almış olan DT sanatçısı ve TOBAV yetkilisi Murat Karasu, olay yerine gelmiş.

Olayın gerisini, aşağıda linkini verdiğimiz Murat Karasu yazısından okuyacaksınız. Karasu, TOBAV'ın Afife Jale'den çıkarılmasını, "tiyatro ve tiyatrocuların" Afife Jale'den çıkarılması olarak yorumluyor. Oysa Beşiktaş belediyesinin Afife Jale'de tiyatro etkinliklerine son vereceğine dair herhangi bir açıklamasını duymuş değiliz. Belediye, Afife Jale'deki tiyatro etkinliğini, TOBAV'dan çok daha etkin biçimde, halkın katılımını sağlayacak biçimde sürdürmenin yollarını bulabilir. Tabii, Karasu'nun korktuğu da başımıza gelebilir ve (TOBAV'ın başarısızlığı yüzünden, tiyatronun etkisiz, önemsiz ve halka yararsız bir sanat olduğu izlenimine kapılan) belediye bürokratları, Afife Jale'yi tiyatro etkinliklerine ebediyen kapayacak tadilatlara da girişebilir. Ama bu durumda Murat Karasu'nun isyan etmeden önce özeleştiri yapması beklenir. Tam on yıl önce (yani Murat Karasu'nun İstanbul DT müdürü olduğu dönemde) Gölge Tiyatro dergisinde kendisine yönelik olarak yazdığım şu satırlara  kulak asmadığı için utanması beklenir:

(...) Coşkun Büktel'in "Shakespeare'siz Herifler"ini ve örneğin Ömer Uğur'un repertuardaki o nefis oyunu "Çöp Saati"ni desteklemeyen Murat Karasu, "Olmayan Kadın"ı, "İlk Kadın"ı, "Final"i destekledi. Murat Karasu'nun kafasıyla DT yakında Nisan'ı da tatil yaparsa şaşmamalıyız! Evet DT bundan böyle Mart sonunda tatile girer ve suçlu da, örneğin televizyon ya da Refah partisi olur. "Final" gibi bir abukluğa, "İlk Kadın" gibi sıkıcı bir "hikaye okuma" tiyatrosuna, "Olmayan  Kadın" gibi bir utanmazlığa DT çatısı altında yer vermekle bindiğiniz dalı kestiğinizi ne zaman fark edeceksiniz? İlle yere çakılmanız mı gerek? İlle birinin düdüğü çalıp "paydos" diyerek kapınıza kilit vurması mı gerek? Ancak o zaman mı anlayabilirsiniz? (...) Çiftliğinize kendinizden iyileri sokmayarak, yaklaşan akıbetten daha ne kadar korunabilirsiniz?

(Kaynak: Coşkun Büktel, Sanata Evet Diyen Vandallar, "Türk Tiyatrosundan İnsan Manzaraları", Dramatik Yayınlar, 1998. Sayfa 348.)

"Sanata Evet, Büktel'e hayır" diyerek Büktel'i aforoz eden Murat Karasu gibi tiyatrocular yüzünden tiyatromuz "ruhunu" çoktan kaybetti. Şimdi yalnızca "binalarını" kaybediyor.

Karasu'nun yazısını okumak için, lütfen aşağıdaki başlığı tıklayınız!

"YETİŞİN! AFİFE JALE'Yİ BASTILAR..."