Tolstoy hayatının son 30 yılında din
ve vatanseverlik üzerine çalıştı, suni biçimde
insanlığa aşılandığını söylediği vatanseverliğin
savaşları doğuracağını söyledi.
Sahiden de tam da sırası. Yokuş Yayınları ilk kitapları “Vatanseverliğe Karşı Tolstoy” kitabıyla bizi heyecanlandırdı. Şu uzun alıntıyla başlayalım.
“Karlhen
Şmit (9 yaşında): Prusyamız, Rusların bizden
toprak almasına izin vermeyecek!
Petya Orlov (10 yaşında): Biz de diyoruz ki,
önce biz fethettiğimize göre toprak bize ait.
Maşa Orlova (8 yaşında): “Biz” kimiz?
Petya: Sen daha çocuksun, anlamazsın. “Biz”
ülkemizin halkı demek.
Karlhen: Her yerde böyledir. Bazı insanlar bir
ülkeye, bazıları da diğerine aittir.
Maşa: Ben kime aitim?
Petya: Rusya’ya, hepimiz gibi.
Maşa: Ama ya istemezsem?
Petya: İstesen de, istemesen de Russun. Ve her
ülkenin kendi çarı ya da kralı vardır.
Karlhen (araya girerek): Ya da Parlamento’su…
Petya: Hepsinin kendi ordusu vardır ve hepsi kendi
halklarından vergi toplar.
Maşa: Ama niye böyle ayrılmışlar?
Petya: Ne demek? Her ülke farklıdır?
Maşa: Ama niye böyle ayrılmışlar?
Karlhen: E çünkü, her insan kendi anavatanını sever.
Maşa: Neden ayrı olduklarını anlamıyorum. Hep
beraber olmak daha iyi olmaz mı?
Petya: Oyun oynamak için beraber olmak daha iyi, ama
bu oyun değil, önemli bir şey.
Maşa: Anlamıyorum.
Karlhen: Büyüyünce anlarsın.
Maşa: Öyleyse büyümek istemiyorum.
Petya: Küçüksün, ama şimdiden inatçısın, hepsi gibi.
“
Kitabı Türkçe'ye kazandıran ve aslında önsöz ve sonsözün hacmi Tolstoy’un kitaptaki “Hıristiyanlık ve Vatanseverlik-1864”, “Eleştirilere Bir Cevap-1895), “Vatanseverlik mi, Yoksa Barış mı-1896) ve “Vatanseverlik ve İktidar-1900) makalelerinden daha büyük olduğuna göre neredeyse yazarı diyebileceğimiz Acar Burak Bengi “çeviri hakkında bölümünde şöyle diyor:
Türkiye’de sol
kesimin ve bir bölümünün "vatanseverlik"e
kötü,"yurtseverlik"e iyi anlam yüklediğini duydum.
Tolstoy’un kullandığı kelime "patriotizm" ve
makalelerde de açıkça görüleceği üzere, hiçbir
vatanseverlik türünü iyi saymıyor.
Tolstoy ve ben de başlıkta ve kitap içinde
"vatanseverlik" kelimesini tercih ederken,
"yurtseverlik" veya "vatanperverlik" ve hele
‘milliyetçilik/ulusalcılık’ı Tolstoy’un
eleştirilerinden sakınmış değilim.
Kiliseyi aforoz
eden ve kilise tarafından aforoz edilen Tolstoy’un
bize ulaşması için en az 100 yıl beklediğimiz
makaleleri Çarlık Rusyası’nda da yasaklanmış, o
sıralar pek çok dile çevrildiği halde. Bizler
Türkiye’de Lev Nikolayeviç Tolstoy’u daha çok “Savaş
ve Barış” ve “Anna Karanina” romanlarıyla biliriz.
Devrim sonrasında eserleri birbiri peşi sıra yeniden
ve topluca yayımlanan Tolstoy (1829-1910) hayatının
son otuz yılında daha çok din ve vatanseverlik
üzerine çalışır, yayımlanmış ilk eseri "Çocukluk",
son eseri de bitiremediği "Çocukların Bilgeliği"dir
ki baştaki alıntı bu son çalışmadan.
Tolstoy öğretmenlik yapmış...
Tolstoy Kafkaslardan Avrupa şehirlerine çok
dolaşmış, Kırım savaşına da katılmış, Savaş ve
Barış’tan sonra kendini tamamen pedogojik
çalışmalara vermiş hatta çiftliği Yasnaya Polyana’da
köylü çocukları için özgürlükçü bir eğitim
anlayışıyla okul açmış, öğretmenlik yapmış… İlk ve
son çalışmasının “Çocukluk” başlığı taşıması boşuna
değil.
Vatanseverlik iyi olamaz. Neden insanlar bencilliğin iyi olabileceğini söylemez; insan yaradılışına ait, tabii bir duygu olan bencillik hususunda serdedilebilirdi bu, gayritabii bir duygu olan ve suni biçimde insanlığa aşılanan vatanseverliğe kıyasla.
Tolstoy çok
dolaşmış, dolayısıyla çok konuyla ilgilenmiş...
”Eleştirilere Cevap” başlıklı makalenin bir yerinde,
“neden vahşilere dönüşen Ermenilerle Türkler
birbirlerini boğazlıyorlar? Her ikisi de Türkiye’den
kendi payına düşecek miras için kaygılanan İngiltere
ile Rusya neden bu Ermeni kıyımlarına son vermeyip
öylece bekliyorlar” diye soruyor.
Bu bölüme, Acar Burak Bengi, Aylmer Maude’in Tolstoy
biyografisinden 1890’larda Tolstoy’la Rus-Ermeni
öğrenciler arasında geçen konuşmayı dipnot olarak
veriyor..
İktidarın kime ait olduğu önemli
değil...
Türkiye’deki
Ermenilerin gadredildiklerini ve tek umutlarının
devrim olduğunu söyleyen Rus-Ermeni öğrencilere
Tolstoy şöyle karşılık verir:
"Hadi ama durumları gerçekten o kadar umutsuz mu?
İnsanlar abartmıyorlar mı? Tamamen doğru olduğunu
varsaysak bile muhakkak bazı Ermeniler de gadre
katılıyorlardır. Demek istediğim, daha nüfuslu ve
zengin olanları, kendi insanlarını, Türklerin ya da
Kürtlerin sıkıştırdığından daha az sıkıştırmıyordur…
Mesele milliyet meselesi değil!... Eğer Türk
Ermenileri yarın özgür bırakılsaydı, fakir ve
zayıfları, tamamen aynı şekilde bir başka iktidar
gadrederdi; ve Ermeni, Rus ya da Fransız iktidarı
olup olmaması gerçekten fark etmez.“
İktidar” üzerine yazdıklarından bir örneği de arka kapak yazısından alıntıyalım:
“İktidarlar, diğer milletlerden veya aralarındaki
düşmanlıklardan gelecek bir saldırı tehlikesi (…)
altında olduğuna ikna ederek halka tahakküm ederler.
Halklar iktidarların tahakkümü altında olunca,
iktidarlar onları diğer halklara saldırmaya
zorlarlar…”
Tolstoy: Gençleri öyle eğitelim ki...
Yine arka
kapaktan alıntıyla, Tolstoy, “genç kuşağı öyle
eğitmeliyiz ki,” diyor. “… bugün yalanla dolu
milli tarihlerde, resimlerde, anıtlarda, ders
kitaplarında, makalelerde, şiirlerde, vaazlarda ve
aptal milli marşlarda yapılan şey budalalık olarak
görülsün.“
"Vatanseverlik övüldükçe savaşlar
olacaktır"
“Vatanseverliği övdüğümüz ve genç kuşağı onunla eğittiğimiz sürece, ulusların fiziksel ve ruhsal hayatlarını yok etmek üzere silahlanmamızın devam edeceği ve savaşlar olacağı (…) anlaşılmalıdır.”
En iyisi galiba büyümek istemeyen Maşa gibi
“inatçı olmak,“ ve daha fazla gecikmeden hemen
Tolstoy’un “Vatanseverliğe Karşı” dünyasına dalmak…
(NM/NZ)
BİA Haber Merkezi- 22 Eylül 2007, Cumartesi
Tolstoy/Acar Burak Bengi'nin Yokuş Yayınları'nca yayınlanan "Vatanseverliğe Karşı" kitabı hakkında yazılanlar:
Semih Gümüş, "Vatanseverlik Yalanı"
BENGİ'DEN DÜZELTME:
NADİRE MATER DÜZELTMESİ 25 Eylül 2008 Merhaba... Vatanseverliğe Karşı (Tolstoy, Çev. ve Ed. Acar Burak Bengi, Yokuş Yayınları, 2007) adlı çeviri kitabım üzerine Nadire Mater'in yazdığı ve sitenizde yer alan "Vatanseverlik, Çocuk ve Tolstoy" başlıklı yazıda alıntı hataları var. Yazıda verilen ve aynı şekliyle spota da taşınan şu alıntı hatalı:
'Türkiye’de sol kesimin ve bir
bölümünün ‘vatanseverlik’e kötü,
‘yurtseverlik’e iyi anlam
yüklediğini duydum. Tolstoy’un
kullandığı kelime 'patriotizm'
ve makalelerde de açıkça
görüleceği üzere, hiçbir
vatanseverlik türünü iyi
saymıyor. Yukarıdaki hatalı alıntı yerine şunun konması lazım: 'Türkiye'de sol kesimin veya bir bölümünün "vatanseverlik"e kötü, "yurtseverlik"e iyi anlam yüklediğini duydum. Tolstoy'un kullandığı kelime patriotism ve makalelerde de açıkça görüleceği üzere, hiçbir vatanseverlik türünü iyi saymıyor Tolstoy ve ben de başlıkta ve kitap içinde "vatanseverlik" kelimesini tercih ederken, "yurtseverlik" veya "vatanperverlik" ve hele "milliyetçilik/ulusalcılık"ı Tolstoy'un eleştirilerinden sakınmış değilim.' Yazı içindeki şu alıntı da hatalı: 'Vatanseverlik iyi olamaz. Neden insanlar bencilliğin iyi olabileceğini söylemez; insan yaradılışına ait, tabii bir duygu olan bencillik hususunda serdedilebilirdi bu, gayritabii bir duygu olan ve suni biçimde insanlığa aşılanan vatanseverliğe kıyasla.' Doğrusu şöyle olacak: 'Vatanseverlik iyi olamaz. Neden insanlar bencilliğin iyi olabileceğini söylemez; insan yaradılışına ait, tabii bir duygu olan bencillik hususunda daha kolay serdedilebilirdi bu, gayritabii bir duygu olan ve suni biçimde insana aşılanan vatanseverliğe kıyasla.' Yine şu alıntıdaki "düşmanlıklardan" kelimesi yerine "düşmanlardan" olması lazım: 'İktidarlar, diğer milletlerden veya aralarındaki düşmanlıklardan gelecek bir saldırı tehlikesi (…) altında olduğuna ikna ederek halka tahakküm ederler. Halklar iktidarların tahakkümü altında olunca, iktidarlar onları diğer halklara saldırmaya zorlarlar…' Sitenizdeki yazının adresi: http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=1&ArsivAnaID=41035 Spottaki ve yazı içindeki bu alıntı hatalarını düzeltmeniz dileğiyle, hoşçakalın... Burak Bengi
|

