
KOCATÜRK’ÜN MİDE GAZI KADAR
“HAFİF” YAZISI
Coşkun Büktel
Tiyatro eski
yöneticisi Kemal Kocatürk, Sinekli Market ve Tiyatro Dergisi adlı
iki internet sitesinde,
“Korkaklar, Yalancılar, İftiracılar,
Hainler ve Sanat Bezirganları Arasında Tiyatro Yapmak” başlıklı
bir yazı yayımlamış. Hemen belirteyim: Kocatürk'ün yazısını üstüme
alınmam için hiçbir neden yok. “Korkak, yalancı, iftiracı, hain
ve sanat bezirganı” olmadığımı, daima "isim vererek" yazdığım
eleştiri yazılarından nefret edenler dahi gayet iyi biliyor. Öyleyse
bu yazıyı niçin mi yazdım? Bana Kocatürk’le yaptığım bir görüşmeyi
hatırlattığı için.
Her zamanki gibi,
yine isim vererek yazdığım eleştiri yazılarımdan birini, (“Nâzım
Hikmet Tiyatrosu ve ‘Üç Maymun’ Tavrı”) yönetici olduğu dönemde
Şehir Tiyatrosu dergisinde yayınlanması talebiyle Kocatürk'e de
götürmüştüm. Kocatürk yazıyı teslim aldı ve birkaç gün içinde
okuyacağını söyledi. Okuduktan sonra bana telefon edecekti ve yazı
üzerinde görüşecektik. Kocatürk sözünü asla tutmadı.
Yazımı daha sonra
Yom Sanat dergisinin (Eylül-Ekim 2003) tarihli 14. sayısında
yayımlamak zorunda kaldım; ne yazık ki, bir takım dizgi hatalarıyla
çıktı. “Tarih Taksiratınızı Affetsin” başlığıyla
yayınlayacağım yeni eleştiri kitabımda yazıyı (umarım hatasız)
okuyabileceksiniz.
(Güncelleme:
“Nâzım
Hikmet Tiyatrosu ve ‘Üç Maymun’ Tavrı” başlıklı yazımı artık
coskunbuktel.com'da okuyabilirsiniz.)
Yine hemen
belirteyim ki, ben burada Kemal Kocatürk’ü yazımın yayınlanmasına
geçit vermediği için eleştiriyor değilim. (O yazının
yayınlanmayışına bin tane bahane bulabilir.) Ben burada, Kocatürk’ü,
yazımla ilgili görüşmemiz konusunda sözünü tutmadığı ve benimle
yüzleşmekten korkarak bana cevap bile vermediği için de
eleştirmiyorum. (Kitaplarım Kocatürk benzerlerinin eleştirilmesiyle
dolu... Çünkü tiyatro piyasamız onun gibi esnaflarla dolu... Ve
esnaflar, “isim vererek”, “kanıt ya da belge göstererek”, “açıkça,
mertçe, Türkçe” yazan insanlardan asla hoşlanmıyorlar. İktidarlar da
hep öylelerini seçiyor. Kocatürk benzerlerini tercih ediyor. Bir
klik gidiyor, diğer klik geliyor. Hiçbir şey değişmiyor. Çünkü
birbirlerinden hiçbir farkları yok. Nasılsa kapağı attıkları kurumu
kendi çiftlikleri olarak gördüklerinden, kendilerinden iyileri her
türlü yöntemle kurumdan uzak tutmayı amaç ediniyorlar.) Ben burada
Kemal Kocatürk’ü “İftiracılar, Hainler ve Sanat Bezirganları”
hakkında yazdığı için bile eleştirmiyorum.
Ben burada Kemal
Kocatürk’ü, yazısının başlığına koyduğu ilk iki sıfat yüzünden,
“yalancı ve korkak” sıfatları yüzünden eleştiriyorum. İktidardan
düşen Kocatürk şimdi "Korkaklar, Yalancılar, İftiracılar, Hainler ve
Sanat Bezirganları" hakkında yazı yazıyor. Diğerleri hakkında
yazmasına bir şey diyemem ama, Kocatürk’ün “yalancılar ve korkaklar”
hakkında yazmasına itirazım var. Kanıma dokunuyor. Çünkü Kemal
Kocatürk'ün (en azından) korkakları ve yalancıları eleştirmeye hiç
hakkı bulunmadığını, “bizzat kendi tecrübemle”, gayet iyi biliyorum.
Zaten Kocatürk’ün
de aslında kimseyi eleştirdiği yok. İsim vermeye korktuğuna göre,
hiç kimse hakkında bir tane kanıt ya da belge gösteremediğine göre,
Kocatürk’ün yazısındaki bütün o esip gürlemelerin ne mide gazından
daha fazla bir ağırlığı, ne de önemi veya değeri var.
Ocak 2006
Kemal Kocatürk'ün bu yazıya cevabı:
MİDE
GAZINA MAYDANOZ İYİ GELMEZ
KEMAL KOCATÜRK
Kemal Kocatürk'ün önceki yazısı:
KORKAKLAR,
YALANCILAR, İFTİRACILAR, HAİNLER VE SANAT
BEZİRGANLARI ARASINDA TİYATRO YAPMAK
KEMAL KOCATÜRK
|