Anasayfa Polemik İnceleme   Büktel Hakkında  İlkemiz Büktel'in Gör Dediği Arşiv İletişim

 

Altı ay önce yayınladığımız ve altı aydır bize "küfürbaz" diyen tiyatro yayıncılarıdahil Türkiye'de hiçbir yayıncının yayınlayamadığı haber:

Somut sonuçları gözümüzle görmedikçe, sanatsal ve siyasal aktörlerin hiçbir vaadine inanmıyoruz!

 

KADİR TOPBAŞ / Mart 2008: “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz”

(KAYNAK: "İstanbul Büyük Şehir Belediyesi" başlıklı sitenin, 27 Mart 2008 tarihli haberi: "Her ilçeye bir tiyatro salonu ve kültür merkezi…  

 

 

Konuyla ilgili ayrıntılar, diğer belge ve linkler için, TIKLAYINIZ!)

Oysa bugün (25 Kasım 2009) Şişhane'deki THY binasının yerinde bir tiyatro salonu değil, bir nikah salonu bulunduğunu herkes biliyor. İşte görsel belgesi:

Yukarıdaki fotoğrafı ve konuyla ilgili diğer fotoğrafları büyük görmek ve haberi ayrıntılı okumak için lütfen, fotoğrafın üstüne tıklayın!

Peki, Şişhane eski THY binasının yerindeki o nikah dairesini Beyoğlu'na kazandıran kim? Kim olacak, “THY eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” ninnisiyle bir "maket beşiğinde" sallayarak; Orhan Alkaya'yı, Kenan Işık'ı, İŞTİSAN'ı ve "aralarında Nazlı Ilıcak, Oral Çalışlar, Vecdi Sayar, Aykut Işıklar, Rahim Er, Üstün Akmen, Serfiraz Ergün, Özay Şendir, Yazgülü Aldoğan, Leyla Umar’ın da bulunduğu çok sayıda gazeteci"yi mışıl mışıl "uyutmuş" olan Kadir Topbaş'ın ta kendisi... İşte görsel kanıt:

  Yukarıdaki fotoğrafı ve konuyla ilgili diğer fotoğrafları büyük görmek ve haberi ayrıntılı okumak için lütfen, fotoğrafın üstüne tıklayın!

 

ŞİŞHANE FOTOĞRAFLARI

 

Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasının yerinde, bugün, “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” demiş olan (Bakınız: "İŞTİSAN bildirisine katkı" başlıklı yazımızın 2 no'lu dipnotu) Kadir Topbaş'ın vadettiğinin aksine, bir tiyatro salonu değil, bir nikah salonu var (Hem de 2007'den beri.)

İşte görsel kanıtlar (Fotoğraflar metnin ortasında):

 

NOT: Aşağıda okuyacağınız metin, "İŞTİSAN bildirisine katkı" başlıklı ve 24 Haziran 2009 tarihli yazımızın 2 no'lu dipnotudur.

 

Başkan Kadir Topbaş, Mart 2008'de, danışmanı Kenan Işık'ın ve "Kazmacıbaşı" olarak tayin ettiği arkadaşınız Orhan Alkaya'nın (GÜNCEL NOT: "arkadaşınız" derken, Alkaya'ya İŞTİSAN yönetim kurulundan arkadaş olanlara seslenmiş oluyoruz; örneğin Macit Koper ya da linççi Arif Akkaya gibi kişilere...) yanında ve bir sürü gazetecinin önünde, “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” dedi mi? Dedi. Belgeleyebilir miyim? Evet. Geçerli bir belgeyle belgeleyebilir miyim? Evet. Nedir geçerli belge? "İstanbul Büyük Şehir Belediyesi" başlıklı sitede, 27 Mart 2008 tarihinde yayınlamış, "Her ilçeye bir tiyatro salonu ve kültür merkezi…" başlıklı haber.

Peki ben bu haberin kaynağına link verebiliyor muyum? Evet, yukarıdaki paragrafta haberin başlığını maviye boyayarak, orijinal kaynağa link verdim. Aşağıda, haberin ilgili paragrafını ara başlığıyla birlikte aktarıyor ve hemen altında, haberi Büyükşehir'in sitesinden aktararak veren bir başka sitenin −yapi.com.tr− haberimizle ilgili sayfasına link veriyorum.

Tepebaşı’na “Dram Tiyatrosu”,  Şişhane’ye “Beyoğlu Sahnesi…”

“Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” (Vurgu bizden. CB) diyen Başkan Topbaş, ulaşım akslarının ortasında kalan bu noktaya Şehir Tiyatroları Beyoğlu Sahnesi’ni inşa edeceklerini açıkladı. Mimari proje yarışmasıyla hayata geçireceklerini ve projeyi sadece mimarların değil, sanatçıların da dahil olduğu geniş katılımla bir jüriyle projelendireceklerini anlatan Topbaş, sahnenin 600 seyirci kapasiteli, 500 metrekare alana sahip Büyük Sahne ile deneysel çalışmaların gerçekleştirilebileceği 300 kişilik Meydan Sahnesi’nden oluşacağını kaydetti. Tepebaşını da içinde Dram Tiyatrosu’nun olduğu bir sanat merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, TRT binasını da kapsayacak bu alanla ilgili ihale hazırlıklarının sürdüğünün altını çizdi.

(Bakınız: Yapi.com.tr, "Muhsin Ertuğrul da 'Çağdaş Tiyatro' derdi".)

(NOT: Umarım, kaynak olarak linklerini verdiğimiz sayfalarda, bizim bu yazımızdan sonra birtakım "tuhaf" değişiklikler olmaz ya da sayfalar "görülemiyor" hale gelmez. Gelecekte, oldukça yakın olabilecek bir gelecekte, öyle bir adilikle karşılaşırlarsa, vicdan sahibi okurlarımız, ancak örtbas çabası olarak yorumlanabilecek o adilikle bizi ilişkilendirmemeli ve bizi durumdan haberdar etmeliler.)

Peki, daha bir yıl önce, Mart 2008'de, Kenan Işık'ın ve "Kazmacıbaşı" olarak tayin ettiği arkadaşınız Orhan Alkaya'nın yanında ve bir sürü gazetecinin ve "her şey hazır" izlenimi veren dev bir maketin önünde Kadir Topbaş'ın, “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” dediğini, fotoğraflı orijinal haber kaynaklarına link vererek kanıtladığımıza itiraz edilebilir mi? Kesinlikle edilemez. Çünkü gerçek bir tık ötede.

Peki, bugün itibariyle, Topbaş'ın dediği şey gerçekleşti mi? Yani, “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline" getirme sözü gerçekleşti mi? Hayır, gerçekleşmedi. Peki gerçekleşecek mi? Hayır, hiç de gerçekleşecek gibi görünmüyor. Niçin?

Çünkü her aileden "en az üç çocuk" istediğini söylerken samimi olan AKP, "her ilçeye bir salon" istediğini söylerken samimi değil. O yüzden, eski THY binasını tiyatro salonu yapacağına dair, Kenan Işık'ın ve "Kazmacıbaşı"sı Orhan Alkaya'nın yanında, bir sürü gazetecinin ve dev bir maketin önünde, söz vermiş olan Kadir Topbaş, bu sözünü yerine getirmeye hiç niyetli değildi. Çünkü Kadir Topbaş, “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” derken, aslında, eski THY binasını bir "evlendirme dairesi" yapmıştı bile...

Çünkü çocukların çoğalmasını isteyen AKP, aynı nedenle evliliklerin çoğalmasını da istiyordu. Çünkü katılmak istedikleri AB ülkeleri nikahsızlarla dolu olduğu halde, Kadir Topbaş, nikaha fazlasıyla önem veriyordu. (Bakınız: "AB için resmi nikah") Evliliklerin çoğalması ya da çoğalmasının kolaylaşması içinse daha fazla evlendirme daireleri gerekliydi. İşte o nedenle, eski THY binası, bugün, Kadir Topbaş'ın "Kazmacıbaşı" Orhan Alkaya'yı kandırmak için söz verdiği "Şehir Tiyatroları Beyoğlu Sahnesi" olmak yerine, "Beyoğlu Belediye Başkanlığı Evlendirme Dairesi" olmuştu.

Barış Büktel, gidip "Beyoğlu Belediye Başkanlığı Evlendirme Dairesi"nin fotoğraflarını çekti. Barış Büktel'in çektiği fotoğraflar arasında, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ın, söz konusu evlendirme dairesini ilçesine kazandırdığı için Kadir Topbaş'a teşekkürlerini ifade eden, bir pirinç tabela da var. Bu teşekkür tabelası iki adet yaptırılmış ve binanın iki ayrı duvarına asılmış. İşte Barış Büktel'in çektiği fotoğraflar:

 

 

Müracaattan bizzat benim üşenmeden gidip aldığım bilgiye göre, evlendirme dairesi 2007 Nisan'ının ilk haftasında faaliyete geçmiş. Kısacası, Kadir Topbaş, Mart 2008'te eski THY binasını tiyatro yapacağını söylerken, aslında 11 aydan beri, ortada artık eski THY binası yokmuş. Kadir Topbaş'ın tiyatro salonu yapacağını söylediği yerde, 11 aydır, gıcır gıcır bir nikah salonu faaliyet yürütmekteymiş. Ve o evlendirme dairesini Beyoğlu'na kazandıran kişi de, bizzat Kadir Topbaş'tan başkası değilmiş. Topbaş'ın adı, bu nedenle binanın duvarlarındaki pirinç tabelalara kazınmış. Kısacası, Kadir Topbaş, Mart 2008'de o koca maketin önünde, “Şişhane’deki Türk Hava Yolları (THY) eski binasını çok önemli ve ideal boyutta bir sahne haline getireceğiz” derken, ya Orhan Alkaya'yı, ya Kenan Işık'ı, ya gazete muhabirlerini (örneğin, "Beni ikna ettiniz!" diyen Üstün Akmen'i) ya da evlendirme dairesini Beyoğlu'na kazandırdığı için 11 ay önce kendisine pirinç tabelalarda teşekkür etmiş olan Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'ı veya hepsini, veya hepsi aracılığıyla tüm İstanbul halkını aldatmaktaymış.

Orhan Alkaya, "Düzeltmeye Başlıyoruz -1" başlığıyla yayınladığı ve seri halinde süreceği izlenimi veren, "düşüş" sonrası ilk yazısında bence bu binanın akıbetinden söz etmeli; düzeltmeler serisine önemsiz "kıtırcılardan" hesap sorarak değil, Kadir Topbaş'tan hesap sorarak başlamalıydı. Ama Kültür Bakanlarından, Genel Müdürlerden, Belediye Başkanlarından belgeler koyarak hesap sormak gibi "pis işler", tiyatromuzda nedense hep benim gibi "küfürbaz"lara(!) düşüyor. Oysa benim Kadir Topbaş'la hiçbir kişisel hesabım yok. Topbaş'ın kullandıktan sonra kirli bir mendil gibi çöpe attığı kişi ben değilim. Topbaş'ın reklamlarımı kestiği bir dergim de yok. Yine de niye ben uğraşıyorum bu işlerle? "Hakikati görmezden gelemediğim için"... Bence beni sanatçı yapan en temel özelliğim bu. Sizleri sanatçı değil de, en iyi ihtimalle "iyi birer tiyatro esnafı" yapan en önemli neden de bu: Nasırınıza basıp rahatınızı kaçırmadıkça, nahoş hakikati görmezden gelebiliyor, o hakikat yokmuş gibi davranabiliyor, yaşayabiliyorsunuz. Öyle olmasa, Kadir Topbaş'ın hepinizi aldatmış olmasının hesabını sormak, benden önce sizlere, en önce de, Topbaş'ın  "Kazmacıbaşı"sı Orhan Alkaya'ya veya danışmanı linççi Kenan Işık'a düşmez miydi? Ama onlar maaş karşılığı susuyor ve benim gibi "maaşsızları", sırf dünyalığı doğrultamadığımız için, kim bilir kendi akıllarınca ne kadar aşağılıyorlar.

 

COŞKUN BÜKTEL / 24 Haziran 2009

NOT: Yukarıda okuduğunuz metin, "İŞTİSAN bildirisine katkı" başlıklı ve 24 Haziran 2009 tarihli yazımızın 2 no'lu dipnotudur.

 

 

© coskunbuktel.com